Mustafa Karaalioğlu

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Dilimize dolanan bir beste bile yok


23.10.2017 - Bu Yazı 168 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kişilerin de devletlerin de en kıymetli sermayesi zaman olmalıdır. Boşa akıp giden veya gerektiği gibi değerlendirilemeyen vakit kadar büyük bir kayıp olamaz. Zaman akıp gider ve büyük meseleler onun altında büyüdükçe büyür. Şimdi Türkiye’nin problem sepetinin büyümesi gibi.

***

Meşguliyetimiz fazla, enerji sarfiyatımız ileri düzeyde ama gündelik veya konjonktürel meselelerin çözümüne ayrılan vakit ana meselelerin varlığı ve çözüm beklediği gerçeğini değiştirmiyor. Birçok aktüel mesele de esasen çözülemeyen ana sorunlardan besleniyor. Sözgelimi Kürt meselesini çözemediğimiz için PKK terörü bitmiyor; PKK bitmediği için de Türkiye’nin milli çıkarları baskı altında kalıyor. Bugün Suriye’de ve Irak’ta yaşadığımız tam olarak budur. Beraberinde ABD ile ilişkilerimizin giderek gerilemesinin temelinde bu bir türlü çözemediğimiz sorunun ortaya çıkardığı yumuşak karın gerçeği yatıyor. Öylesine çetrefilli bir mesele ki PKK’yı terör örgütü olarak tanıyan ama YPG’ye silah veren ABD ile, PKK’yı terör örgütü olarak görmeyen ama bizimle iyi ilişkiler içerisinde bulunan Rusya sahada yine aynı örgütle ittifak kuruyor. Toplamda PKK ve uzantısı YPG bizim için büyük bir sorun ama uluslararası alanda buna dayalı bir rest ve dolayısıyla sonuç alabilmek asla mümkün olamıyor.

Sadece Kürt meselesi veya PKK değil çözemediğimiz veya çözümünü ertelediğimiz her büyük problem gündelik hayata ve diplomasiye; toplamda güvenlik ve refah ihtiyacımıza darbe indiriyor. Can yakması için her meselenin illa da uluslararası pazarda kullanım değeri olması gerekmiyor. Bazıları var ki içeride başlayıp içeride bitiyor ama yine de aynı güvenlik ve refah problemine tesir ediyor.

Eğitim, kültür, şehirleşme meseleleri böyledir. Bu alanlardaki eksiklikler de ileri düzeyde açık üretmekte ve topyekün kalite, verimlilik ve ülkenin marka değeri olarak Türkiye’yi geriletmektedir.

Kürt meselesiyle birlikte Alevi meselesi ve devletle vatandaşın ilişkileri meseleleri de ayaktaki başka prangalar… Yakın geçmişe kadar dindarların devletle problemi vardı şimdi ise laiklerin veya kendisini Kemalist olarak tanımlayanların var. Problemli bir kesim gitti ama yerine başka bir kesim kendisini iyi hissetmeyen kitleler olarak aynı yere transfer oldu.

Sorun adacıkları artık birbiriyle irtibatlanacak kadar obezleşiyor ve hacim kazanıyor. Her mesele kendi çeperinin dışına taşarak ortak potansiyeli zehirliyor. Hiçbiri küçümsenemez ve yok sayılamaz. Etnik olanı da, dinsel olanı da, genel olanı da özel olanı da gerçekçi bir yüzleşme ve sahici bir çözümü hak ediyor.

Herkesin demokrasi ve hukuk zemininde bütün haklara eşit erişim hakkının olmadığı bir ülke kimse için keyifli olamaz bunu akıldan çıkamayalım. Dünya ile yarışan, bilim üreten ve sorgulayan bir eğitim sistemi Türk için de Kürt için de zaruridir. Kürtlerin ve Alevilerin yüzünün gülmesi, Türkler için de Sünniler için de zarurettir, bunu da bilelim. Öte yandan, ihanet etmediğimiz şehirler inşa etmek, hepimizin hayat kalitesi için olmazsa olmazdır.

***

Kültürel çoraklaşmaya mahkum bir ülke olmak da ayıptır. Roman, şiir, hikaye neredeyse unutuldu, dilimize dolanan bir beste bile yapılmaz oldu. Giderek ağırlaşmakta olan bir kültür meselemiz vardır. Zihinleri özgür bırakıp, düşünceyi prangalarından kurtarıp bilimi olduğu gibi sanatı da özgürleştirmek için kaybedecek vakit yoktur.

Birikmiş ve zaman içinde derinleşmiş meseleleri olan Türkiye’nin yüksek düzeyli bir acil eylem planına ihtiyacı vardır.

Hem siyasi meselelerde hem kültürde hem şehirleşmede velhasılı hapsinde vakit geçtikçe çözüm zorlaşır. Zorlaşması bir yana ilaveten sinsi bir umutsuzluk peydah olur. Neredeyse o umutsuz eşikteyiz; hiçbir şey bizi harekete geçirmiyorsa bunu hatırlayalım da gerçekle yüzleşelim…

.

Facebook Yorumları

reklam
24.11.2017
Biri bile olamazdı şimdi ikisine de mi evet diyeceğiz?
21.11.2017
Bir fikrin değil fikrin sonuna doğru
17.11.2017
Spekülatif diplomasinin sunduğu imkanlar
15.11.2017
Sisifos’un kayası birkaç kez yuvarlansa da...
14.11.2017
Suriye’de en zor aşamaya geldik
13.11.2017
Seçimlerin seçimine doğru
30.10.2017
Millet ne kadar estetikse devlet de o kadar
27.10.2017
O teoriyi gözden geçirmenin vakti geldi galiba
26.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
25.10.2017
Obez devlet obezleşen sorunlar
23.10.2017
Dilimize dolanan bir beste bile yok
20.10.2017
Coşkulu komplo çaresiz makuliyet
17.10.2017
Semboller ve gerçekler
14.10.2017
Vize yasağı kalkar kalkmasına da
10.10.2017
Vize
9.10.2017
Ya hep ya hiç seçimi
6.10.2017
Koltuğu boşaltmanın en doğru yolu
3.10.2017
En azından bir ertesi gün planı...
2.10.2017
Bekleyin geliyoruz…
29.9.2017
Bilek gücü
26.9.2017
Pazartesi ve sonrası
22.9.2017
Baştan yanlış iliklenen bir düğme
16.9.2017
Gele gele buraya geldik, öyle mi?
13.9.2017
Bir karar verelim artık
12.9.2017
Çözemediğimiz büyük meselelerin bilmem kaçıncı yıldönümü
1.9.2017
Bayramın trajediyle bitmeyen imtihanı
30.8.2017
Biz isyan ederken dünya uyuyor mu?
25.8.2017
Atlet, gömlek, devlet
23.8.2017
Erdoğan’ın kredisi ve imkanları
22.8.2017
Bir basit soru
19.8.2017
Terör dünyası
15.8.2017
Türkiye neden ‘seçim malzemesi’ oluyor?
11.8.2017
Yüzde 50+1 artı yeni bir öykü
8.8.2017
Nerede durulacağını bilmek
2.8.2017
15 Temmuz’un selası’na selam
29.7.2017
Basit ama gerçek
26.7.2017
Dedektör
24.7.2017
Müfredat
22.7.2017
Almanya
19.7.2017
Mecalsiz söz, kudretli racon
18.7.2017
Bir yıl sonra Köprü’den Çengelköy’e
15.7.2017
15 Temmuz’un mirası
12.7.2017
Suriyeli dilsizlerin dili olmak
11.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
10.7.2017
15 Temmuz’un hesabını gerçekten sormak için
8.7.2017
6 aylık programa hassas bir ilave
4.7.2017
Ertelenemeyecek hamleler
29.6.2017
Dünyadaki FETÖ orada duruyor
25.6.2017
Gerçek olağanüstü hal
23.6.2017
Değişimin mirası
22.6.2017
Değişimin mirası
19.6.2017
Norm
18.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
14.6.2017
Stratejik konum demokratik konum
13.6.2017
Onarım
9.6.2017
Trump gerçeğini anlama dersleri
7.6.2017
Madem dost kazanma politikası bitti...
6.6.2017
Suudiler bunu nasıl yapabiliyor?
1.6.2017
İşimiz zor
29.5.2017
6 aylık program 12 aylık takvim
26.5.2017
Kahır ve vicdan
23.5.2017
Yeni dönemin anahtarı
19.5.2017
ABD ziyareti başarılı mı başarısız mı?
17.5.2017
Demokratlardan Cumhuriyetçilere bir Beyaz Saray geleneği
16.5.2017
‘Teker teker gelin’ dedirten bir atmosfer
13.5.2017
Yeni durumda masada ne olacak?
12.5.2017
Haklı olmak yetmiyor
10.5.2017
Makulün zaferi
5.5.2017
Kilidi açmak için yeni fırsat
2.5.2017
Erdoğan’lı Ak Parti ne yapacak?
29.4.2017
Avrupa bizi sevmesin
26.4.2017
AKPM kararından sonra ne olur, ne olmalı?
24.4.2017
Domates
21.4.2017
Obama bizi aldattı mı?
19.4.2017
Pozitif gündem
17.4.2017
Sandığın kararı Erdoğan’ın başarısı
15.4.2017
Yarın ve sonrası
12.4.2017
Putin’in yüzü niye bir türlü gülmüyor?
11.4.2017
Kampanyanın en iyi cümleleri
8.4.2017
Trump ne yapmış oldu?
7.4.2017
ABD’yi Esad kadar ciddiye alan lider yok!
4.4.2017
Demokrasiyi ıskalayan bir dünya
1.4.2017
Tillerson’ın Ankara turu nasıl geçti?
31.3.2017
FETÖ iadelerinden daha öncelikli meselemiz yok
28.3.2017
Ne ihanet ne kurtuluş
25.3.2017
Laptopu valize koyunca hangi sorun çözülür?
24.3.2017
Bu terazi bu sıkleti çekemez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı