Nabi YAĞCI

yagnabi@gmail.com



Bookmark and Share

ZORUNLU OLMASA DA GEREKLİ BİR AÇIKLAMA: “TKP” ve TKP


20.06.2019 - Bu Yazı 539 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “SİP-TKP’nin” 23 Haziran seçimi için sandığa gitmeyeceklerini açıklaması üstüne facebook paylaşımlarında yazılanlara baktığımda açık bir bilgisizlik gördüm ve üzüldüm. Birkaç paylaşımla sınırlı kalmış olsaydı değinmek gereği de duymazdım. Gördüm ki “SİP-TKP” ile hiçbir ilgisi olmayan Tarihsel TKP birbirine karıştırılıyor. En azından gerçeği bilmeyen gençleri aydınlatmak gerekir diye düşündüm.

1920’de kurulmuş olan TKP ile bu bugün bu açıklamayı yapmış olan “TKP” arasında isim benzerliğinden başka hiçbir ilgi yoktur. Zaten bu nedenle geçmişteki TKP’yi bu partiden ayırmak için ‘Tarihsel’ eki kullanılıyor.

Tarihsel TKP 1991 yılına dek 70 yıl yasak altında tutulmuştu, 12 Eylül faşist darbesi halen sürmekteyken TKP, TİP yani Türkiye İşçi Partisi ile (bugünkü TİP değil) birleşerek Türkiye Birleşik Komünist Partisi (TBKP) adını almış ve kendini dogmatik görüşlerden arındırıp yenileyerek Türkiye'nin 12 Eylülden demokrasiye dönme sürecine müdahale edebilmek için yasallık, özgürlük, demokrasi mücadelesi vermiş ve nihayet bu özgürlüğü kendi bileğinin gücüyle kazanmış ve 1991 yılında komünistler özgürlüklerine kavuşmuş, yasal TBKP’yi kurmuşlardı. Ne var ki, bütün baskılara rağmen programımızdan Kürd halkının özgürlüğü talebini çıkarmayı reddettiğimiz ve partimizin adında “komünist” ibaresi olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi tarafından partimiz kapatılmıştı. Fakat bu mücadelenin sonucu olarak bir süre sonra Anayasa değişikliği yapılmış ve komünist adıyla parti kurmak serbest olmuştu. Bugün birden fazla komünist partisi vardır. Geçmişteki TKP ile hiçbir ilişkisi olmayan SİP de bu özgürlükten yararlanıp adını değiştirip TKP adını almıştır.

Komünist partilerinde geçmişte bir gelenek vardır, bu partilerin organik devamı kongrelerle belirlenir. TİP ve TKP'nin son kongrelerinde aldıkları birleşme kararıyla oluşan TBKP Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmazdan önce yaptığı son kongresinde solu dağınıklıktan kurtarabilmek ve solun geniş birliğini sağlayabilmek için kendi örgütsel varlığından feragat etmiş ve daha geniş bir sol birlik için çaba harcama kararı almış, bu kararla Sosyalist Birlik Partisi (SBP) oluşumu içinde yer almıştır, bu parti de son kongresinde daha geniş birlik hedefiyle kendi varlığına son verip Özgürlük ve Demokrasi Partisi’ni (ÖDP) oluşturmuştur. Kısacası 1991’de Ankara’da yapılan TBKP kongresi hem Tarihsel TKP hem Tarihsel TİP açısından son kongredir. Bundan sonrasında artık komünistler/sosyalistler bireysel olarak kendi tercihleriyle var olmuşlardır. Biliyorum ki bugün pek çoğu HDP içinde yer aldılar.

Ne TKP ne de TİP ismi kimsenin tekelinde değildir kuşkusuz, kimsede parti mührü de yoktur , isteyen TKP’nin de TİP’in de tarihini benimseyebilir, paylaşabilir ama artık hiçbir parti kendilerinin Tarihsel TKP’nin ve TİP’in organik devamı olduğunu söyleyemez. Her biri yeni oluşumlardır. Parti olarak otorite kazanmak istiyorlarsa kendi güçleriyle, kendi mücadeleleriyle kazanmalıdırlar, tarihi referans göstererek değil. Her şeyden önce bu kadar çok parti akla ziyandır, bu durum zaten her birinin marjinalliğinin göstergesidir. (Verdiğim bu bilginin ayrıntılarını ve belgelerini görmek isteyenler benim Elele Özgürlüğe kitabıma bakabilirler).

Kuşkusuz bütün solun döl yatağı olan Tarihsel TKP de eleştiriden muaf değildir, bilindiği gibi benim de ciddi eleştirilerim olmuştur, ama “SİP-TKP” üzerinden onunla hiç ilgisi olmayan Tarihsel TKP eleştirisi yapmak hem tarih bilgisi açısından yanlıştır hem de Tarihsel TKP’ye haksızlıktır.

Dahası facebook’ta bu bilgi eksikliğiyle, SİP-TKP’den söz ederek kimileri 60, kimileri 100 yıllık geçmişi olan bu parti diye başlayan eleştirileriyle farkında olmadan “SİP-TKP’nin” kendilerini 1920 de kurulmuş TKP’nin organik devamıymış gibi gösterme gayretkeşliklerine haklılık kazandırıyorlar. Ayrıca bu parti üzerinden sol hareket üstüne eleştirel genellemeler yapmak da kanımca yanlış oluyor.

Komünistlerin kararlı direnişleri ve demokrasi güçlerinin büyük desteğiyle verilen özgürlük mücadelesiyle komünist partisi üstündeki yasak kırılmıştır fakat o tarihte ısrarla savunmaktan vazgeçmediğimiz ve bu nedenle de partimizin kapatılma gerekçesi olan Kürd halkının özgürlüğü talebi halen demokrasi mücadelesinin merkezinde duruyor. Eğer “SİP-TKP’yi” eleştirecekseniz 23 Haziran için aldığı marjinal karar nedeniyle değil Kürd sorunundaki Kemalist devletçi, ulusalcı yaklaşımları nedeniyle eleştirin. Bizler de esas olarak kendimizi ve dünümüzü, Tarihsel TKP’yi bu noktada eleştirmiştik. Zira İstanbul seçimi 5 gün sonra bitecek, eğer iktidar zorbalık yapmazsa muhtemelen İmamoğlu mazbatasını alacak, ama ertesi sabah İstanbul’un sorunlarına değil Türkiye’nin sorunlarına uyanacağız ki bu sorun demokrasiyi kazanma sorunu olacak. Demokrasi ile İstanbul’u yönetebilme arasındaki devlet-merkezci ilintiyi de görmeye başlayacağız. Demokrasiyi kazanabilmek için ise Kürd sorununun barışçıl çözümü zorunluluğuyla bir kez daha yüzyüze geleceğiz yani en azından 100 yıllık kadim bir sorunla.

İstanbul’un kazanılması güzel olacak, Kürd sorununun barışçı çözümüne yöneldiğimizde ise her şey güzel olacak.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.12.2019
BİR KEZ DAHA VE BİR KEZ DAHA
15.11.2019
Cezaevi çantanız hazır mı?
24.10.2019
Şaşıyorum gerçekten…
18.10.2019
Çürüme filizlenmenin de gübresi olur
16.10.2019
Tek hedef Savaşa Hayır olmalı
22.09.2019
Tek hedef: Cezaevleri boşaltılmalı…
2.09.2019
Bu bir skandaldır...
28.08.2019
Batının kendisiyle yüzleşmesi için bir fırsat...
5.07.2019
Efelenmek yetmez…
26.06.2019
AYNALARINI KIRMAMALIYDILAR..
22.06.2019
Öcalan’ın mektubu üstüne…
20.06.2019
ZORUNLU OLMASA DA GEREKLİ BİR AÇIKLAMA: “TKP” ve TKP
20.05.2019
Neyi kutluyorsunuz siz orada?
17.05.2019
Açlık grevleri ve bir kritik uyarı
8.8.2018
Umuda tutunmak ve Hüseyin Çakır üstüne
12.5.2018
Marx’ı Anarken, “İdeoloji Sorunu” Üstüne Düşünceler (1)
3.4.2017
Muhalif Ruh ve Referandum
5.6.2015
HDP üstüne sakin düşünme zamanı
21.02.2015
HDP ve Radikal Demokratik Değişim İhtiyacı
14.06.2013
Kritik eşikteyiz, tutum alma zamanıdır.
24.04.2013
Tarihsel ittifaka doğru /mu?
03.11.2012
Ölüm oruçları, sorumluluklarımız ve utanç tabloları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive