Nejat ERDİM

yazar_72@hotmail.com



Bookmark and Share

Gezi Eylemleri Neden Doğru Analiz Edilmedi?


15.07.2013 - Bu Yazı 1782 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gezi eylemleri ve sonrasında Türkiye siyasal yaşamında yaşanan gelişmeler kuşkusuz ki daha çok uzun süre etkisini gösterecek niteliğe sahiptir dersek yeridir.

Doğrusu Türkiye 68 ve 78 kuşağının gençlik hareketlerinden bu yana bu denli sahaya ve sokağa hâkim, otorite ile ciddi anlamda çarpışan bir siyasal “kalkışma” ile karşılaşmamıştı.

Elbette ki özellikle 80 sonrası giderek politize olan ve daha çok çatışmacı ve sisteme karşı yıpratıcı bir çizgide varlığını gösterip, gelişen PKK endeksli Kürt gençlik hareketi sözü geçen siyasal akımlarla belki bir yönü ile bağdaştırılabilir.

Fakat gerek bu hareketin ülkenin genel anlamda sadece belirli bölgelerinde yani Kürt nüfusun ağırlıklı olduğu yerlerde kendine destek bulması; başka bir deyiş ile ülke genelinde bakıldığında özellikle iç ve batı bölgelerinde tepki ile karşılık bulması bu akımı bugün oluşan tablodan bir ölçüde ayrıştırıyor dersek yeridir.

Gezi eylemlerinin mevcut iktidara karşı lidersiz ve örgütsüz bir şekilde meydanlarda oluşan kalabalıklarla bir “tusinami” gibi dalga dalga büyüyerek bütün ülkeye yayılıp kendine yer bulması ve özellikle iktidar kanadının tüm tepki ve eleştirilerine rağmen giderek güçlenmesi bu akımın iyi analiz edilmesi gerektiğini bize gösteriyor.

Kuşkusuz ki mevcut iktidara karşı hasmane duygular besleyen ve tabiri caiz ise ellerine fırsat geçerse hepsini bir kaşık suda boğacak kadar öfkeli marjinal grupların bir türlü kendilerine toplumda gerekli desteği bulamadıklarını hatırlayacak olursak bir anda büyüyüp ülkenin tüm kentlerini, kasaba ve hatta köylerini etkisi altına alan bu gençlik hareketini kendi saflarına doğru çekme gayretlerinin olması kimse için sürpriz olmadı, olmamalı.

Toplumsal hassasiyetlere duyarlı, otoritenin sosyal yaşama müdahalesine karşı öfkeli bu gençler ve bu akım hiçbir siyasal partiye yakın durmayarak ne denli bağımsız olduklarını göstermiş olsalar da zamanla aralarına sızan birtakım marjinal oluşumlardan etkilendiklerini de görebiliyoruz.

Elbette ki hiçbir iktidardan beklenmeyeceği gibi mevcut iktidarın da kendi varlığını zedeleyici bu harekete sempati ile bakması beklenemezdi ve nitekim de öyle oldu.

İktidar için iki seçenek vardı ortada. Birincisi ya sokağa dökülen kalabalıkların sesini dinleyecek ve talep ettikleri isteklere kulak kabartacak; veyahut ikinci bir seçenek olarak ta bu sokak hareketlerini şiddetle bastırıp kitleleri ürkütüp demoralize ederek dağıtma yoluna gidecekti.

Aslında AKP iktidarı ikisini de denedi dersek yanılmış olmayız.

Gerek İstanbul valisi ve gerekse Sayın Başbakanın birtakım kişi ve gruplarla görüşmesi bir anlamda doğru ve makul olarak algılansa da daha sonra şöyle bir sonucun ortaya çıktığını görebiliyoruz.

“Bakın biz sizinle görüştük ve sizi dinledik, ama bizim uygulamalarımıza sakın itiraz etmeyin…” şeklinde gelişti; yani görüşmeler daha çok aba altında sopa göstermek veya bir nevi ikna odlarından geçirilmek şeklinde gelişti ki sokağın nabzı düşeceğine çok daha yükseldi ve ciddi can kayıpları yaşandı ne yazık ki.

Öte yandan ikinci seçenek; yani kitleleri şiddet yolu ile dağıtma yöntemi ise aslında ilk başta denenen yöntem idi. Polisin sabah saat 00:05 gibi gezi parkında toplanan kalabalığa kontrolsüz ve öfkeli bir şekilde saldırıp çadırlarını yakması ve daha sonra iktidar kanadından bile bu kontrolsüz ve şiddet içerikli müdahaleye eleştiriler gelmesi bu yöntemin de tutmayacağının adeta habercisi gibiydi.

İktidarın şaşkınlığı ve çaresizliği giderek bir darbe paranoyasına dönüşürken meydanlarda toplanan kalabalıkların özellikle bir kısım çevrelerce desteklendiğini bu çevrelerin başında toplumun adına pek te aşina olmadığı “faiz lobisinin” himayesinde olduğunu ki bu lobinin merkezine bir takım çevrelerce Koç grubu oturtularak adeta iktidar tarafından karanlığın taşlandığını gördük.

Başta Ergenekonvari ve onun benzeri grup ve oluşumlara karşı olduklarını, özellikle şiddet ve nefret içerikli söylem ve eylemlere tepkili olduklarını dile getiren kalabalıkların büyük bir çoğunluğu kendilerine iliştirilen bu asılsız ve mesnetsiz yaftadan rahatsız oldukların belirtirken demin de değindiğimiz üzere adeta AKP iktidarına karşı kan davası güden bazı radikal ve marjinal gruplar adeta altın teside kendilerine sunulan bu kalabalık muhalefeti yanlarına çekme gayretinde bulunsalar da bunu başaramadılar.

Zaten kalabalıklar iyi analiz edildiğinde bu çok daha net görülebiliyor.BDP’lisinin, MHP’lisinin ve Anti Kapitalist Müslüman’ının aynı kadrajda yer aldığı bir hareketi siz nasıl adlandırabilirsiniz ki?

Evet iktidar şaşkın ve çaresiz kalmıştı bu kalabalıklar karşısında.

Sayın başbakanın olayların yatıştırılması adına sakin ve yapıcı davranması gerekirken adeta meydan okurcasına Ankara ve İstanbul’da peş peşe mitingler yapmış olması ve Gezi çıkışlı kalabalıklara derin bir restleşme içine girmiş olması doğrusu akla gelebilecek en kötü senaryonun devreye girmesine sebebiyet verdi; haliyle toplumsal kamplaşma ve çatışmalar için pusuda bekleyen marjinal gruplar iktidarın bu yanlış manevrasından oldukça faydalandı denilebilir.

Öyle olmalı ki önceleri masum ve sivil itaatsizlik şeklinde gelişen sokak hareketleri giderek sokak çatışmalarına ve polis ile Molotoflu, hava fişekli çatışmalara yol açtı.

Tüm bunlar yaşanırken iktidar için paniğin giderek bir paranoyaya dönüştüğü gözlemleniyordu.

Sayın Başbakanın toplanan kalabalıklara adeta meydan okurcasına 3 Haziran 2013 günü kuzey Afrika gezisi öncesi “% 50’yi evlerinde zor tutuyorum…” şeklindeki talihsiz açıklamasının hemen ertesinde polis ile beraber eli sopalı sivillerin göstericilere saldırdığına tanıklık ettik ve zamanla bu gruplara eli palalı ve silahlı kişiler de karışınca iş giderek çığırından çıktı.

Tüm bu yaşananlar gösteriyor ki Gezi eylemlerinin özellikle iktidar tarafından iyi analiz edilemediğini söyleyebiliriz; doğal olarak yanlış teşhis çok ta iç açıcı sonuçlar doğurmadı.

Görünen o ki günlerdir süren gezi çıkışlı eylem ve sokak hareketleri hala bir uzlaşma ile sonuçlanabilmiş değil, umulur ki ülkemiz daha çok zarar görmeden bu can sıkıcı durumdan kurtulur ve kanımca en önemli görev bu noktada iktidara düşüyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
21.7.2015
IŞİD,KÜRTLER VE KAPIMIZDAKİ TEHLİKE!
10.6.2015
VE KAOS PLANI DEVREDE!
4.6.2015
Türkiye koalisyona doğru!
19.5.2015
SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN HDP!
14.5.2015
Akp'den, Hdp'ye aşiret göçü ve sosyolojik bir devrim!
9.5.2015
Solcu ve Hümanist Lider Demirtaş!
7.5.2015
AKP-MHP KOALİSYONUNDA AKP’Lİ KÜRTLERİN ONUR SINAVI!
02.04.2015
KAOS VE İKTİDAR!
27.03.2015
Şİİ-SÜNNİ SAVAŞI KAPIDA!
24.03.2015
AKP'DE BÜYÜK DEPREM!
23.03.2015
ÖCALAN'IN MEKTUBU VE ERDOĞAN İLE HÜKÜMET RESTLEŞMESİ!
01.03.2015
BARIŞ'A BİR ADIM KALA!
10.02.2015
TEK MÜTTEFİK KÜRTLER!
23.01.2015
CİZRE'DE NELER OL(M)UYOR?
11.12.2014
Kürt meselesinde yüksek gerilim hattı
10.10.2014
Kaos ve İç Savaş Senaryoları!
03.10.2014
Kürtler Kobani için şantaj mı yapıyor?
22.09.2014
Zafer sarhoşu Türkler, ölüm ile savaşan Kürtler
19.09.2014
PKK fobisi IŞİD tehdinin önünde mi?
22.08.2014
HEYKEL KAVGASI VE BÜYÜK PROVOKASYON!
14.08.2014
Seçim Sonrası 3 Kritik Konu
12.08.2014
Demirtaş kazandı - Erdoğan Çankaya'ya!
08.08.2014
Erdoğan Sonrası AKP-HDP İttifakı Mümkün mü
03.07.2014
Bağımsız Kürdistan ve Türkiye
13.06.2014
BÖLGESEL SAVAŞ KAPIDA!
11.06.2014
Gezi'den Lice'ye Erdoğan'dan Öcalan'a !
07.06.2014
Dağa Çıkan Çocuklarımız Üzerine…
25.05.2014
KÜRTLERDEN SONRA SIRA ALEVİLERDE Mİ?
23.05.2014
SOMA VE SONRASI!
15.05.2014
KATİLLER ARAMIZDA, SUÇLU VİCDANLARIMIZ!
12.05.2014
One Minute Feyzioğlu!
09.05.2014
BAHÇELİ’NİN KÖŞK HESABI VE CHP İLE UZLAŞMA İHTİMALİ!
30.04.2014
HDP NE YAPMALI- NE YAPMAMALI!
25.04.2014
AKP'nin Kaderi de ANAP'ın Kaderi Gibi Olur!
20.04.2014
Cumhurbaşkanlığı Seçimi ve AKP'nin ''Çöküş'' sendromu
17.04.2014
Kürtlerin İntiharı!
12.04.2014
Rus Ruleti!
09.04.2014
Erdoğan’ın Köşk Hayali Öcalan’a Bağlı!
18.03.2014
Keşke Sayın Başbakan!
11.03.2014
HDP’ye Yapılan Saldırılar ve Devletin Sessizliği!
05.03.2014
Bu Seçimi Partiler Değil Adaylar Kazanacak!
21.02.2014
ERDOĞAN NEREDEN - NEREYE?
21.02.2014
İnternet yasası ve güme giden demokrasimiz
13.02.2014
Kaset savaşları ve toplumsal kaos yaratma çabaları!
05.02.2014
BDP İLE HUDA-PAR KAVGASINDA KAYBEDEN KİM OLUR?
02.02.2014
Haliç'teki Simonlar ve AKP - Cemaat Çelişkisi
23.01.2014
SURİYE GERÇEĞİ VE 2.CENEVRE GÖRÜŞMELERİ
20.01.2014
DALGA DALGA KAOS!
09.01.2014
ROBOSKİ’YE TAKİPSİZLİK VE VİCDANSIZLIK!
07.01.2014
CEMAAT’TEN MEKTUP VAR!
30.12.2013
ROBOSKİ CİNAYET VE CİNNET HALİ
21.12.2013
DERİN DEVLET-BÜYÜK ŞAVAŞ!
13.12.2013
ÖCALAN’IN “PARALEL DEVLET “ UYARISI NE ANLAMA GELİYOR?
06.12.2013
CEMAAT, DEVLET İÇİNDE DEVLET Mİ KURDU?
05.12.2013
Cemaat-Hükümet gerilimi ve yerel seçimler!
02.12.2013
Dershane savaşları!
30.11.2013
HUDA PAR VE AKP BDP İLE GÜREŞEBİLİR Mİ?
29.11.2013
Dershane savaşları!
19.11.2013
BARZANİ VE ERDOĞAN BULUŞMASINDAN KİM NEDEN RAHATSIZ?
13.11.2013
Öğrenci Evleri Tartışması Bir Siyasi İntihardır!
07.11.2013
Batman'daki Vahşi Cinayet 90'ların Habercisi mi?
30.10.2013
PYD ve Barzani arasındaki gerilimin sebebi ne?
23.10.2013
Esad'ın Kürt Kartı ne Anlama Geliyor?
08.10.2013
İstanbul Seçimleri, Gezi Ruhu ve CHP
03.10.2013
Demokrasi paketi kimi memnun etti?
30.09.2013
Ortadoğu'da Hakimiyet Savaşı ve Kürtler
28.09.2013
AKP'nin Seçim Hazırlığı ve Handikapları
29.08.2013
Suriye'ye müdahale ABD'nin bir prestij hamlesi mi?
23.08.2013
Kürt Petrolü ve Ortadoğu Savaşları
20.08.2013
Dış politika ve statlarda gezi protestolarının yasaklanmasına dair
11.08.2013
Kürtlerin Devletleşememe hastalığı:
29.07.2013
Ulusal Kürt konferansı ve Kürtlerin değişen kaderi!
15.07.2013
Gezi Eylemleri Neden Doğru Analiz Edilmedi?
10.07.2013
Mülteci Kızın Gözleri
14.06.2013
Erdoğan yumuşamalı, Gezi eylemleri bitmeli!
18.05.2013
Kürtlerin Coşkusu- Türklerin Korkusu
14.05.2013
Katillerden Özgürlük Savaşçısı Çıkar mı?
12.05.2013
Reyhanlı Saldırısının Kodları
09.05.2013
Ortadoğu'da Büyük Savaşa Doğru
30.04.2013
Welcome to Kürdistan! /Kürdistan’a hoş geldiniz!
21.04.2013
CHP’DE BÜYÜK KAVGA!
10.04.2013
MHP'NİN DİLİ BARIŞA ENGEL!
09.04.2013
Kürt sorunun çözüm yolunda CHP'nin çözümsüzlüğü
15.03.2013
EN BÜYÜK ZAFERİN ADIDIR BARIŞ!
12.03.2013
SURİYE VE VİCDAN!
27.02.2013
KÜRTLERE MÜDAHALE FELAKET DOĞURUR!
21.02.2013
KARDENİZİN HİZBULLAHI
20.02.2013
AKP İKTİDARI’NIN ARTILARI!
15.02.2013
İMRALI’YA İKİNCİ HEYET VE BEKLENTİLER
13.02.2013
Öcalan faktörü ve Kürt sorunu
12.02.2013
Devrim’e hazır olun!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive