Nihat ERKAN

[email protected]



Bookmark and Share

BİR DÖNÜŞÜM VİRAJINDA


09.04.2013 - Bu Yazı 3260 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tarihimizin en büyük gerilimini, en büyük kopuşlarından birini

yaşamakta olduğumuz bir dönemeçte, “âkil insanlar” kavramının

büyük bir tatışmaya neden olması doğaldır. Türkiye Cumhuriyeti’nin

kuruluş paradigması dâhil her türlü kurumlaşmanın ve yasal

yapılanmanın dönüşümü söz konusu sonuçta. Tayyip Erdoğan da,

Kemal Kılıçdaroğlu da, böylesine köklü bir barış mücadelesinin

yol açacağı altüst oluşu öngörecek verilere sahipler. Mesele şu

noktada düğümleniyor: Bu değişime hazır olup olamamak/ bu

değişimle birlikte gerçekleşecek yeni yapılanmayı kabullenmemek

veya karşı çıkmak... CHP ise bu geçmişi olumlu, sahip çıkılması

gereken bir tarih olarak görüyor, zaten büyük ölçüde o tarihin

yapıcısı olarak biliniyor. Kendileri de bunu böyle algılıyorlar.

Bu bağlamda, “paradigmayı değiştirecek” bir yolculuğa

olumsuz yaklaşmaları, büyük ölçüde bu “benimseme ruhu”ndan

kaynaklanıyor. “Âkil İnsanlar Heyeti”, Kürt sorununun barışçı bir

çözüme ulaştırılmasını destekleyen insanlardan oluşuyor. Barışçı

çözüm nasıl olabilir? Ancak Kürtlerin hakkını hukukunu kabullenen

yeni bir yapılanmayla.Bu nedenle Kılıçdaroğlu sürekli soruyor...

“Ne verdiniz onlara?” diyor. “Verilecek olan”ın ya da “verilmesi

gereken”in içeriği (vermek kelimesi belki çok şık durmasa da) az

çok belli: Kürtlerin varlığını kabul eden yeni bir zihniyet ve devlet

yapılanması... Hepimiz kanın durmasını, anaların ağlamamasını,

acıların bitmesini istiyoruz.

Ama, yaşadığımız “barış sürecinde”, endişeleri, korkuları olanlar da

var.

Soruyorlar:

Acaba bölünecek miyiz?

Acaba Türk kimliği yok mu olacak?

Acaba Başkanlık sistemine mi geçiyoruz?

Kritik öneme sahip sorular.

Doğru, barış sürecine toplumsal destek güçlü.

Ama, bu sorular temelinde endişelerin, korkuların, tepkilerin

olduğu da, aynı derecede doğru. Ancak insanların eşit değerde

olmaları, farklı yeteneklere sahip olmadıkları anlamına gelmez.

İnsanları haklarda değil, ekonomik koşullarda eşit kılma çabası,

totaliter sosyalizm uygulamalarının gösterdiği üzere, özgürlüklerin

boğulmasıyla sonuçlanmıştır.İnsanların mensup oldukları kimlikler, milletler, dinler, kültürler

de eşit değerdedir, eşit saygıya layıktır; bunlar arasında üstünlük

sıralaması yapılamaz. Uzlaşmazlıklar, şiddet ve dayatma ile değil,

ancak konuşma ve uzlaşmayla çözülebilir. Toplumda otorite

gönüllü kabule, insanlar arasındaki ilişkiler anlaşmaya, yönetim de

yönetilenlerin rızasına dayanmalıdır.

19. yüzyılda liberaller, temel hak ve özgürlüklerle sınırlı yönetime

inanıyorlardı, ama seçimle gelen hükümetlerle yönetime, yani

siyasi demokrasiye inanmakta zorlandılar. Ama zamanla “bir kişi,

bir oy” ilkesini benimsediler; bu ilke Batı’da liberal ve demokratik

sosyalist partilerin ortak mücadeleleriyle yerleşti. Bugün siyasi

demokrasiye ve insan haklarıyla sınırlı özgürlüğe inanmayan, liberal

değildir. Siyasi demokrasi, hangi hükümet biçiminde olursa olsun,

iktidarın kötüye kullanılmasını önleyecek güçlü denetim ve denge

mekanizmalarını gerektirir. Hükümetten bağımsız yargı ve medya,

üniversitelerde akademik özgürlük siyasi demokrasinin vazgeçilmez

şartları arasındadır. Özgür bir toplum yalnız siyasi bakımdan değil,

ekonomik ve kültürel bakımdan da çoğulcu, yani kararların birden

çok merkezden alındığı bir toplum olabilir. Özel mülkiyete dayalı

piyasa ekonomisi, demokratik toplumun yeterli değil, ama gerekli

şartıdır. Yolumuz aydınlık olsun bu dönüşüm ve değişim virajında.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
19.11.2013
Diyarbakır buluşması ve sanatçılar
17.10.2013
Beden eğitimi öğretmeninden başhekim olur mu demeyin
30.09.2013
İslam neyi emrediyorsa Müslümanlar onu yapmıyor
16.09.2013
İslam ülkelerindeki iç savaştan kimler kazançlı çıkıyor?
10.09.2013
BÜYÜK PROJELER KÜÇÜK KALKIŞMALARI BİTİRECEKTİR
20.08.2013
Türk demokrasisinin dönüm noktası ve Ergenekon davası
01.06.2013
Hasan Cemal çok önemli bir görev yapıyor
25.05.2013
"CHP’nin Demokratik Batı anlayışı Silivri’ye kadar.."
24.05.2013
Bir yılda üç seçim
27.04.2013
Çekilme ve demokratik siyasetle çözüme doğru
09.04.2013
BİR DÖNÜŞÜM VİRAJINDA
30.08.2012
YENİLİKÇİ ÇAĞDAŞ DEMOKRATLAR BİRLİĞİ HAREKETİ VE DEĞİŞİM TARTIŞMASI
30.07.2012
“KARANLIKTAN ŞİKAYET SORUNU ÇÖZMEZ.”
12.06.2012
DÜNYA SANATCIYA SUNULMUŞ BİR ŞÖLENDİR
26.05.2012
BİR SAĞLIK SERÜVENİ VE HAYATA YENİDEN TUTUNMAK
23.05.2012
“MOBBİNG’İN ÖNLENMESİNDE SİYASETE DÜŞEN ROL”*
17.05.2012
DEMOKRATİK SİVİL YENİ ANAYASA VE KÜRT SORUNU
15.05.2012
BAŞKANLIK SİSTEMİ KARŞI OLSAK DA TARTIŞILMALIDIR.
11.05.2012
MUHAFAZAKAR SANAT OLMAZ
03.05.2012
ŞİDDET UYGULAYARAK İKTİDAR OLMA YOLUNU SEÇENLER
16.04.2012
“SORMAK GEREKİYOR”
12.04.2012
MERAL OKAY SERVETİNİ NESİN EĞİTİM VAKFINA ARMAĞAN ETTİ
12.04.2012
DEMOKRASİ KAVRAMI ÜZERİNE
06.04.2012
BUYUR KÜRKÜM
03.04.2012
MUHAFAZAKAR’LIK KÜLTÜRÜ VE SEÇMELİ KUR’AN DERSİ
31.03.2012
KIZILDEREDEN ON İKİ EYLÜL’E
26.03.2012
Darbeciler vesayet ve demokratikleşme süreci
22.03.2012
Bir tertibe bigane kalarak devleti zarara uğratanlar
19.03.2012
Üniversitelerimizdeki bilimsel ve bireysel çalışmaların toplumsal yansımaları
17.03.2012
Acı türküler ve hüzünlü nağmeler...
13.03.2012
HER MÜZİSYEN BİR RUH RESSAMIDIR
07.03.2012
ON İKİ YILLIK EĞİTİMDE TÜSİAD ÖNERİSİ
01.03.2012
“CHP Lİ OLMAK DEMEK MUSTAFA KEMAL OLMAK DEMEKTİR “
27.02.2012
BÜYÜK SANATÇI VE EĞİTİMCİ SABAHATTİN ALİ DOSYASI
24.02.2012
BEN
21.02.2012
KARDELEN’İM
20.02.2012
KILIÇDAROĞLUNUN DIŞ BASIN ATAĞI VE GAF’I
17.02.2012
HAKAN FİDAN VE MİT
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive