Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Nihat ERKAN

[email protected]



Bookmark and Share

“MOBBİNG’İN ÖNLENMESİNDE SİYASETE DÜŞEN ROL”*


23.05.2012 - Bu Yazı 3856 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

“Değerli Başkan, Sayın Milletvekilleri ve değerli konuklar ‘Dekanlar Rektörler anabilim dalı başkanları ‘

Mobbing kavramı yeni tartışılmaya başladığı yıllarda bu konuda mesleği insan kaynakları olan biri olarak yakından ilgilenmiştim. Hatta şirketim aracılığıyla Türkiye’de mobbing vakalarını araştırmak amacıyla 2008 yılında yaptırdığım ankette, ki anketteki veriler Nisan 2011 tarihinde TBMM’de Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonun mobbing raporunda da kullanılmıştır, önemli veriler elde etmiştik. Yaptığımız ankete 100 kişi katılmış, katılanların yüzde 56’sını erkekler, yüzde 44’ünü kadınlar oluşturmuştur. İş yaşamında mobbinge maruz kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 81 olurken, hiç karşılaşmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 2 olmuştur. Ankete katılanların yüzde 70’i yöneticilerinden mobbing gördüklerini ifade ederken, yüzde 25’i eşitler arasındaki ilişkilerde mobbing gördüklerini ifade etmişlerdir. Anket sonuçlarına göre, mobbing vakalarının yüzde 27’si istifa, yüze 25’i bilmezden gelip işe devam etmiştir.  Vakaların yüzde 17’si ise maruz kaldıkları baskıyı üst yönetime ya da insan kaynakları birimine iletme ile sonuçlandırmıştır. Yapılan araştırmalar bazı mesleklerin diğerlerine kıyasla daha fazla mobbing’e maruz kaldığının göstermektedir: Bunu Türkiye Psikiyatri Derneği’nin “hemşirelerin son bir yılda mobbing’e maruz kalma oranının yüzde 86.5 olduğunu” verisi ile örneklendirebiliriz. Sağlık sisteminde yapısal dönüşümler gerçekleştirerek getirilen performans sistemi, gün aşırı nöbetler, çalışma koşullarındaki olumsuzluk mobbing vakalarında da artış sağlamaktadır. Mobbinge ilişkin verilere bakarken Mobbing ile Mücadele Derneği’ne son bir yıl içinde elektronik posta, mektup, telefon, yüz yüze görüşme yoluyla 5 bin civarında kişi başvurdu verisiyle karşılaştım. Bu oldukça önemli bir rakam. Tabii bu buz dağının görünen yüzüdür.  Mobbing 1990’ların sonlarından itibaren sorunsallaşmaya başlamıştır. Özellikle gelişmiş ülkelerde bu sorunla daha fazla karşılaşılmaktadır. Türkiye’de mobbingle mücadele için kat edilmesi gereken uzun ince bir yol vardır. Ülkemizde mobbing konusunda değerli çalışmalar yapan dernekler var. Çok sayıda panel, konferans düzenlenmekte. TBMM’de mobbinge ilişkin hazırlanmış komisyon raporu bulunuyor. Başbakanlık’tan bir genelge yayınlandı. Ama yeterli değil. Gelinen mesafeyi asla küçümsemiyorum, bundan sonraki adımların daha hızlı, daha çözüme yönelik olması gerektiğini düşünüyorum.

Akademik çalışmalar, işsizliğin artması, şirketlerin küçülmesi, taşeronlaştırmanın artması, ücretsiz fazla mesai zorlaması, performans kriterleri, işgücü maliyetini düşürme amacıyla fabrikayı başka bölgelere taşıma gibi uygulamalar ile mobbing olaylarındaki artış arasındaki ilişkiye dikkati çekmekte ve bu durumun bir rastlantı olamayacağı vurgusunu yapmaktadırlar. (Lutgen-Sandvik ve Sypher, 2009: 50)

Avrupalı uzmanlar bu hastalığa yakalanan bir kişinin, topluma maliyetinin yıllık gelirden fazla olduğunu ileri sürüyorlar.

İsveç'te 1993'te çıkarılan 'İşyerinde Kişilerin Mağdur Edilmesi' adlı kanun dünyada ilk örnek: Çalışana sürekli olumsuz davranışların  nasıl cezalandırılacağı tanımlanmış.

Avusturalya'da bir diğerinin çalışmasını engelleyecek şekilde rahatsız eden çalışan üç ay ağır hapis cezası alabiliyor.

Fransa'nın 2002 tarihli 'Sosyal Modernizasyon' kanunu, İngiliz ve Kanada kanunları gibi işyerinde duygusal tacizi konu ederken, kamu ve özel sektör çalışanlarına eşit yaklaşmadığı eleştirisi alıyor.

Türkiye’de Durum: Mobbingle mücadelede öncelikle mobbing ne olduğunun anlatılması gerektiğini düşünüyorum. İnsanlarımızın yeni bir kavramla karşılaştıklarında yaşadıkları yabancılaşma duygularını yok etmeliyiz. Çalışanlar mobbinge maruz kaldıklarını fark etmeden yıllarca iş yerlerinde mutsuz bir şekilde çalışmaya devam etmek zorunda kalıyorlar.

Mobbing nedir? Mobbinge maruz kalınca ne yapmak gerekir? Mobbingle baş etmenin yolları nelerdir? şeklindeki soruların cevaplarının ulaşılabilirliğini sağlamak gerekmektedir. Ülkemizde mobbingle mücadelenin kurumsallaşması için siyasetçilere önemli görevler düşmektedir. Siyasetçiler mobbing sorununu sıklıkla dile getirmeli, bu konuda çalışan sivil toplum örgütlerine destek vermeli ve taleplerinin gerçekleşmesi için çalışmaları gerekmektedir. Mobbingin tanımı çerçevesinde yasal zeminin sağlanması gerekmektedir. Hukuki çerçeve hazırlanırken cezaların caydırıcı olması elzemdir.

Avrupa Konseyi Sosyal Şartı’na taraf olan Türkiye, bu anlaşmanın maddelerine de uymak durumundadır. Sosyal Şart’a göre tüm çalışanların adil çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır; tüm çalışanların güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarına sahip olma hakkı vardır. Sosyal Şart’ın önemli maddelerinden biri de 26’ncı maddedir. Bu madde “onurlu çalışma hakkı” başlığı altında şu hükümleri içerir: “Akit Taraflar, tüm çalışanların onurlu çalışma haklarının etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak amacıyla işverenlerin ve çalışanların örgütlerine danışarak, 1- Çalışanların işyerinde ya da işle bağlantılıcinsel taciz konusunda bilinçlenmesi, bilgilenmesi ve bunun engellenmesini desteklemeyi ve çalışanları bu tür davranışlardan korumaya yönelik tüm uygun önlemleri almayı; 2- Çalışanların birey olarak işyerinde ya da işle bağlantılı olarak maruz kaldıkları kınanılacak ya da açıkça olumsuz ya da suç oluşturan, yinelenen eylemler konusunda bilinçlenmesi, bilgilenmesi ve bunların engellenmesini desteklemeyi ve çalışanları bu tür davranışlardan korumaya yönelik tüm uygun önlemleri almayı taahhüt ederler.”

Mobbinge yönelik bilinçlendirme ve mobbingi önlemek için Milli Eğitim Bakanlığı’nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı siyasi aktörler olarak yerlerini almalıdır. Mobbinge ilişkin farkındalık yaratmak için kurum içi eğitimler düzenlenmelidir. Eğitim müfredatına mobbing ile ilgili bilgilendirici dersler konulmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı işçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda eğitimler düzenlemelidir. İş Kanunu’nda, Ceza Kanunu’nda caydırıcı ceza hükümleri getirilmelidir. Sağlık Bakanlığı mobbinge maruz kalan bireyler için psikolojik destek hizmetleri açmalıdır.  Mobbing davası açan kişilerin iş güvenliğinin sağlanması gerekmektedir. Mobbing mağduru bireyler maruz kaldıkları baskıyı dile getirmekte farklı kaygılarla zorlanmakta, çekinmektedirler. İşi kaybetme korkusu ile çatışmaya girmekten çekinen bireylerin iş hayatlarına bu baskı altında devam ettikleri gerçeği söz konusudur. Mobbingle mücadelede siyasete düşen rol başlıklı panelde söylenmesi gereken bir diğer önemli nokta da hükümetin sayısal çoğunluğu üzerinden Meclis Genel Kurul görüşmelerinde muhalefete yaptıklarıdır. Genel Kurul’da kürsüde konuşan muhalefet partisi milletvekillerine sürekli laf atmakta, pes ettirmeye çalışmakta ve en sonunda da kürsüden itmeye kadar giden fiziksel şiddete başvurmaktadır.  siyasi görüşlerinin, politik kimliklerinin işe girme, yükselme ve atamalarda belirleyici rol oynaması da aslında şu anda ülkemizde insanların iktidar eliyle yaşamak durumunda kaldıkları mobbing uygulamasıdır.TBMM, toplumun bir izdüşümü olmakla beraber topluma örnek olmak ve toplumsal barışı sağlamaya ve korumaya yönelik çalışmalar yapmak zorundadır.  Aylin Nazlıaka Ankara Milletvekili *7 Nisan 2012 Cumartesi Ankara Barosu Eğitim Merkezi nde  Mobbing İle Mücadele Derneği 2. Başkanı Prof.Dr. İ.Hamit Hancı tarafından yönetilen ve  Mobbing İle Mücadele Derneği’nce  düzenlenen “MOBBİNG’İN ÖNLENMESİNDE SİYASETE DÜŞEN ROL” Panelindeki Aylin Nazlıaka’nın konuşma metnidir.”

Öyle anlaşılıyor ki mobing uygulayanların ve onların arkalarında durup destekleyenlerin ülke ekonomisine ve insanlığa zararının ve ihanetinin boyutlarına tanık olmak adına üzerinde durulmasında zarur     i olan bu konu hassasiyetle izlenmelidir.  

.

Facebook Yorumları

Emlak8
19.11.2013
Diyarbakır buluşması ve sanatçılar
17.10.2013
Beden eğitimi öğretmeninden başhekim olur mu demeyin
30.09.2013
İslam neyi emrediyorsa Müslümanlar onu yapmıyor
16.09.2013
İslam ülkelerindeki iç savaştan kimler kazançlı çıkıyor?
10.09.2013
BÜYÜK PROJELER KÜÇÜK KALKIŞMALARI BİTİRECEKTİR
20.08.2013
Türk demokrasisinin dönüm noktası ve Ergenekon davası
01.06.2013
Hasan Cemal çok önemli bir görev yapıyor
25.05.2013
"CHP’nin Demokratik Batı anlayışı Silivri’ye kadar.."
24.05.2013
Bir yılda üç seçim
27.04.2013
Çekilme ve demokratik siyasetle çözüme doğru
09.04.2013
BİR DÖNÜŞÜM VİRAJINDA
30.08.2012
YENİLİKÇİ ÇAĞDAŞ DEMOKRATLAR BİRLİĞİ HAREKETİ VE DEĞİŞİM TARTIŞMASI
30.07.2012
“KARANLIKTAN ŞİKAYET SORUNU ÇÖZMEZ.”
12.06.2012
DÜNYA SANATCIYA SUNULMUŞ BİR ŞÖLENDİR
26.05.2012
BİR SAĞLIK SERÜVENİ VE HAYATA YENİDEN TUTUNMAK
23.05.2012
“MOBBİNG’İN ÖNLENMESİNDE SİYASETE DÜŞEN ROL”*
17.05.2012
DEMOKRATİK SİVİL YENİ ANAYASA VE KÜRT SORUNU
15.05.2012
BAŞKANLIK SİSTEMİ KARŞI OLSAK DA TARTIŞILMALIDIR.
11.05.2012
MUHAFAZAKAR SANAT OLMAZ
03.05.2012
ŞİDDET UYGULAYARAK İKTİDAR OLMA YOLUNU SEÇENLER
16.04.2012
“SORMAK GEREKİYOR”
12.04.2012
MERAL OKAY SERVETİNİ NESİN EĞİTİM VAKFINA ARMAĞAN ETTİ
12.04.2012
DEMOKRASİ KAVRAMI ÜZERİNE
06.04.2012
BUYUR KÜRKÜM
03.04.2012
MUHAFAZAKAR’LIK KÜLTÜRÜ VE SEÇMELİ KUR’AN DERSİ
31.03.2012
KIZILDEREDEN ON İKİ EYLÜL’E
26.03.2012
Darbeciler vesayet ve demokratikleşme süreci
22.03.2012
Bir tertibe bigane kalarak devleti zarara uğratanlar
19.03.2012
Üniversitelerimizdeki bilimsel ve bireysel çalışmaların toplumsal yansımaları
17.03.2012
Acı türküler ve hüzünlü nağmeler...
13.03.2012
HER MÜZİSYEN BİR RUH RESSAMIDIR
07.03.2012
ON İKİ YILLIK EĞİTİMDE TÜSİAD ÖNERİSİ
01.03.2012
“CHP Lİ OLMAK DEMEK MUSTAFA KEMAL OLMAK DEMEKTİR “
27.02.2012
BÜYÜK SANATÇI VE EĞİTİMCİ SABAHATTİN ALİ DOSYASI
24.02.2012
BEN
21.02.2012
KARDELEN’İM
20.02.2012
KILIÇDAROĞLUNUN DIŞ BASIN ATAĞI VE GAF’I
17.02.2012
HAKAN FİDAN VE MİT
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive