Nuray MERT



Bookmark and Share

İslamcıların Suriye ile İmtihanı


10.4.2017 - Bu Yazı 1589 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İşte, İslamcıların antiemperyalist kükremelerinin sonu; Trump Suriye’yi vurdu diye sesler kesildi, dahası pek memnun oldular. Gerçi, ABD’nin Irak işgaline de pek çokları taraftardı, Turgut Özal’ın izinde ‘üç koyup, beş alma’ hayali içindeydiler. Şimdiki Avrupa Bakanı, Irak’ta işgale karşı çıkanları ‘direnişçi değil, katil sürüsü’ diye tanımlamıştı. Zaten mevcut Suriye siyaseti de, ABD’nin Suriye’de rejim değişikliği siyasetinin peşine takılmak şeklinde tezahür etmişti. Sadece bizimkiler değil, Suriye’nin İslamcı muhalefeti de umudunu ABD müdahalesine bağlamıştı, cihatçı adı altında dünyanın dört bir yanından yol verilen profesyonel savaşçı akını, aldıkları her tür destek ve silah yetmedi, sonunda ABD askeri müdahalesi için yalvar yakar oldular, Obama müdahele etmeyince sükûtu hayale uğradılar.

Arap Baharı’nı Mısır’da alkışlayıp, Bahreyn’de rejim ve Suudi müdahalesi ile bastırılmasına ses etmeyenler de aynı çevreler. Suudi Arabistan’ın Yemen müdahalesi esnasında, hastane vurmasına, binlerce sivili öldürmesine ses çıkarmayanlar da onlar. Zamanında, 1970 Kara Eylül’ünde Ürdün ordusunun Filistin kamplarına saldırıp binlerde binlerce Filistinliyi öldürüp, Ürdün’den kapı dışarı etmesine de ses etmemişlerdi. Daha eskilerde, antiemperyalizmleri, Fransa ve İngiltere’ye karşı Nazilerden medet ummaya, Soğuk Savaş da komünizmle mücadele adına ABD’nin kirli işlerine bulaşmaya mani olmamıştı. Uzun hikâye, şimdilik geçelim.

Gerçi, halihazırda Trump’a çok da güvenemiyorlar; operasyon önceden Rusya’ya bildirildi, onlar da Esad’ı bilgilendirdi, o nedenle “sadece altı kişi öldü” diye hayıflanan da var, Trump ile “enine-boyuna konuşmak lazım” diye kapıyı zorlamak hayali içine olan da. ‘Değerli yalnızlık’ çoktan rafa kalktı, Suriye ve Irak’ta bir küçük rol de onlara düşsün diye çalmadık, (İsrail dahil) aralanmadık kapı bırakmadılar. Bu arada, en büyük çıkmazları, kaygıları, Rusya’yı gücendirmemek. Artık nasıl antiemperyalistseler, en büyük umutları ABD ve Rusya’nın anlaşıp, Suriye’de rejimi değiştirmesi, Suriye’ye yeni bir şekil vermesi. Hani, bölgenin emperyalistler tarafından cetvelle çizilmesine isyan ediyorlardı? Aslında, tek dertlerinin cetvelin onların elinde olmaması idi, hâlâ en büyük umutları cetvel değilse bile bir küçük pergelin de onların eline geçmesi. Belli ki, Trump’ın onlardan önce Sisi ile içli dışlı olmasının burukluğu çok taze ama hiçbir şey umutlarını kırmıyor. Yeter ki, Batılı güçler Esad’ı devirmek için el ele versin, bir de bölgede Kürtlerin önü kesilsin. Bu gelişmelerden en çok İsrail’in en sağcı hükümetinin sevinç duyması, sıranın İran’a gelmesi için ellerini ovuşturması umurlarında değil. Nitekim, bölgesel boyutta İslamcıların fetvacıbaşısı Kardawi, daha 2008’de ‘en büyük tehlike’nin İran olduğunu ilan etmişti.

Aslında, Trump’ın Suriye gösterisi, kimlerin aynı saflarda olduğunun iyi bir göstergesi oldu. Bakalım kimler bunlar; öteden beri Suriye’de rejim değişikliğinin, bu uğurda askeri operasyonun en ateşli savunucusu Hillary Clinton ve ‘liberal müdahaleci’ savaş çığırtkanı çevresi, Trump’ın geldiği noktadan son derece memnun. Cumhuriyetçi Parti’nin Trump karşıtı neo-conları da öyle. Suudi Arabistan, Körfez, İsrail memnun, Suriyeli ‘muhalifler’ memnun, bölgesel ölçekte Sünni İslamcılar memnun, bizimkiler memnun! ‘Bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim’ dememişler miydi?

Hâlâ, Suriye üzerine hoşlanmadıkları en ufak bir şey söyleyenlere ‘vay, demek ki Esad rejiminden yanasın’ diye laf çevirme peşindeler, nitekim, Batılı savaş çığırtkanları da, başından beri benzer bir yol izliyor. Şimdilerde, onca laf ettikleri Trump Suriye’yi vurdu diye, liberal savaş çığırtkanları, neo-conlar ile kol kola girdi, CNN’nin Farid Zekeriya’sı ‘işte şimdi ABD Başkanı oldu’ şeklinde bir vecize yumurtladı. Onların çıkar hesapları yüzünden Suriye harabe oldu, milyonlar ya öldü, ya perişan oldu umurlarında değil, bari küçük ölü çocukların fotoğraflarını pis işlerine bulaştırmasalar. En katlanılmazı, en iç acıtıcı olan da bu!

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.01.2021
Bir Biden'ınız bile yok. Anlıyor musunuz?
4.03.2020
Şehitler tepesi boş kalsın!
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive