Nuray MERT



Bookmark and Share

Referandum sonrası Kürt meselesi


28.4.2017 - Bu Yazı 1969 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktidar çevresi, referandum sonrası, Kürt meselesi üzerine hızlıca bir kanaat edinmiş görünüyor, bu kanaat şu: “Kürtlerin çoğu ‘evet’ dedi, mesele halloldu”. Belki, sahiden öyle olduğunu düşünüyorlardır, ne de olsa, tüm toplumsal, siyasal meseleleri sayısal çoğunluk hesabı çerçevesinde kavrayan bir siyaset zihniyetinden söz ediyoruz.

Diğer taraftan, siyaset giderek daha fazla din, mezhep penceresinden görülüp, tanzim edilme yoluna gidiyor. Bu yaklaşıma göre de “Küfür tek bir millettir, karşısındaki ümmet de tek millettir, o halde Türk- Kürt meselesi yoktur, İslam ve düşmanları meselesi vardır”. Zaten mevcut iktidarın “çözüm”den anladığı, başından beri, konuyu bu zemine taşıma gayretinden başka bir şey değildi. Nitekim, referandum öncesi mevzu geldi, yine İslam kardeşliğine ve hatta “aşiretler evet diyor”a kadar dayandı; demokrasi, özgürlük, kimlik vs. kavramlar çoktan rafa kalktı. Söz konusu olan Kürtler olunca, hak, hukuk, özgürlük kavramlarının yerini, aşiret, din ve mezhep bağı alıyor. Hatırlarsak geçmişte bu anlayışın ucu, kirli savaş döneminde karanlık olaylara, Hizbullah vakasına kadar gitti.

Doğrusu, hâlâ Kürt çevreleri içinde bu yaklaşımın karşılığı yok değil, Kürtleri bu kalıplar, yapılar üzerinden sindirme ve bunun üzerinden siyaset yapmaya hevesliler çok. Yine de, Cumhurbaşkanı’ndan asıl “aferin”i yine HÜDA-PAR aldı. Diğer taraftan, “bu referandum Kürtleri ilgilendirmiyor” veya “Bu işi çözse çözse Erdoğan çözer” diyenler ne umuyorlar, ne bulacaklar belli değil. Ama asıl önemlisi, referandum sonuçlarının Kürt meselesinin halli açısından, kestirmeden iddia ve ilan edildiği gibi, umut verici falan olmadığı. Kürtlerin pek çoğunun yeni sistemden umduğu ile, bu sistemin vaat ettikleri arasındaki gerilim er geç sorun olacak.

Diğer taraftan, milyonlarca Kürt’ün oy verip, temsilcileri olarak seçtiği binlerce siyasetçi ve bu arada partilerinin eş genel başkanlarının tutuklu/tutsak olması, siyaset sahnesinin boşaltılmasından, buna maruz kalan çevre dışında söz eden yok. Siyasi görüşünüz ne olursa olsun, siyasi haysiyet önce, karşınızdakinin elini kolunu bağlamaya itirazı gerektirir. Kürt siyasetinin sorunlarından çok söz ettik, bu sorunların Kürtlerin bir kısmını küstürdüğü de belli, ama siyasi partilerinin yerle yeksan edilmesinin sonuçlarda hiç mi payı yok? İktidar çevresi zaten bu kafada siyaset yapıyor, ya diğer “analizatör”ler? Anladık korkularından Kürtlere dair hiçbir farklı şey söyleyemiyorlar, ama insan apaçık bir gerçeğin kıyısına bile değmeden, nasıl utanıp sıkılmadan, televizyonlarda saatlerce yorum yapar? Gerçi, bunlar işin teferruatı, asıl önemlisi, baskı ve dayatma yolu ile Kürt meselesinin artık tartışma, konuşma konusu olmaktan bile çıkarılması.

HDP, Kürt siyasetçileri, genelde Kürt siyaseti konusundaki düşüncemiz ne olursa olsun, böylesine önemli bir meselenin yok sayılarak yok olmayacağını bilmek zorundayız. Sadece iktidar partisinin siyaseti ve zihniyeti değil, bu ülkede milliyetçi/militarist dogmalar sorgulanmadığı sürece çıkış yolu bulamayacağız, dahası milliyetçiliğe rehin düşme riski demokratik muhalefetin alanını hep daraltacak. Diğer taraftan, bazı Kürt çevrelerinde ifade bulan “bu ülkede rejimin ne olduğu Kürtlerin meselesi değil” yanılsamasının bedelini de hep birlikte ödeyeceğiz. O rejimin nasıl bir rejim olduğunu hep birlikte görüp, yaşayacağız, ama bu arada birbirimizden de çok uzağa düşmüş olacağız.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.01.2021
Bir Biden'ınız bile yok. Anlıyor musunuz?
4.03.2020
Şehitler tepesi boş kalsın!
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive