Nuray MERT

Cumhuriyet



Bookmark and Share

‘Türbe, tarih, siyaset’


16.5.2017 - Bu Yazı 1093 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Onca yıl, “Hasankeyf sular altında kalmasın” denildi, çalışıldı, çabalandı, olmadı. Gerçi insan hayatının değerinin hiçe sayıldığı, Soma’daki 301 işçinin ölüm yıldönümünü utançla idrak ettiğimiz bir zamanda, binlerce insanın tutuklu olduğu, tutuklu hastaların ölüme terk edildiği, işini kaybettiği için açlık grevine giren iki akademisyenin durumları kötüye gittiği halde parmak kıpırdamadığı bir ülkede doğa ve tarihe saygı kimin umurunda olabilir? Bunların hepsi bir bütün, dünyaya, insana bakış açısının açılımları. Ama yine de Hasankeyf’de olanları geçiştirmeyelim diyorum.

Bir doğal, tarihsel, kültürel zenginlik havzası daha inşaatlar, sular altında kalacak, Hasankeyf için harcanan bunca sivil toplum çabası boşa çıktı. Dahası, “Hasankeyf meselesi aslında siyasal, kasıtlı olarak Kürt kimliğine mal ediliyor” diye ortaya dökülen kabahatten büyük bahaneler var. Sonuçta, tarihsel mirasa sahip çıkma adına düşünülen çözüm olan türbe taşıma projesi de büyük başarı olarak selamlandı. Muhafazakârlığın tarihsel miras ile sorunlu ilişkisi, daha doğrusu çelişkisi bir kez daha gözler önüne serildi. İstanbul’a geniş yol açmak adına türbeleri yıkan Demokrat Parti’den, medeniyet denince aklına öncelikle barajlar, yol ve inşaat Adalet Partisi’nden AK Parti’ye kadar bu hep böyle. Tarihle de, doğayla da ilişkileri iddia ettiklerinin tam tersine işliyor. O nedenle, ‘yapmayın etmeyin’ diyen muhafazakâr/İslamcı çıkmadı.

Bu arada, tarihsel miras demişken taşınan Zeynel Bey türbesinin tarihi arka planı gözlerden kaçtı. Gerçi, tarihsel eserleri kimin, ne için yaptırdığının önemi olmamalı, ama biz bu noktaya gelmiş bir ülke değiliz. Hele son zamanlarda, adeta geçmişte yaşıyoruz, tarihsel zaferler, kahramanlar yeni husumetlerin arka planı olarak görülüyor. Tam da bu nedenle, türbe sahibi Zeynel Bey’in, Akkoyunlular ve Osmanlılar arasında geçen Otlukbeli (1473) savaşında, Fatih Sultan Mehmet’e karşı savaşan Uzun Hasan’ın oğlu olduğu ve bu savaşta ‘şehit’ olduğunu hatırlamakta fayda var. Fayda var, çünkü Türk Birliği, İslam Birliği gibi kavramların, bunlara dayalı ideolojilerin tarihsel geçmişten ne kadar kopuk, ne kadar ‘modern icatlar’ olduğunu hatırlama imkânı sunuyor. Mesele, Türklük, Müslümanlık ve hatta Sünnilik olmuş olsa idi, bu savaşta her iki taraf da aynı kodlara sahipti. Demek ki, tarihsel geçmişi, savaşları, çatışmaları, bu kodlar üzerinden anlamak mümkün değil. Dahası, bu durumun istisnai olmaması, Osmanlıların Anadolu’yu egemenlikleri altına alması zaten pek çok durumda diğer Türk beyliklerine karşı verdikleri savaşlar ile mümkün olmuş, bunu ilkokul okumuş hepimiz biliyoruz. Daha geniş ölçekte, tarih boyunca aynı kavim, aynı din mensupları pek çok kez birbiri ile savaşmış, dahası birbirlerine karşı başka kavim ve din mensupları ile ittifak içine girmiş. Demek ki, mesele iktidar alanları, hegemonya savaşları; mesele din, kavim, onlar adına yüce seferler değil, güzel bir Farsça atasözünde dendiği gibi, “İki derviş bir seccadeye sığmış, iki cihangir bir cihana sığmamış.”

Asıl önemlisi, bu sadece, bir tarihsel ‘gerçekler’ meselesi değil, bu gerçekler insanlık durumu üzerine düşünmek için bize iyi fırsatlar sunuyor. Bırakalım, kavgaya, çatışmaya tarihi kılıf bulmayı, kavgayı, dövüşü tarih, din, millet üzerinden yüceltmek suretiyle yeniden üretmeyi. Savaşmak, dövüşmek için insanlığın ne geçmişte ne de şimdi yüce gerekçeleri hiç olmadı, olmayacak.

Konu tarihe uzanmışken son günlerin gündemi olan ‘Atatürk’e hakaret’ tartışmasına ve daha önemlisi şu ‘Derin Tarih’ konusuna değinmek isterdim ama bir başka yazıda inşallah! Ama, gecikmeden hemen belirteyim, ben Mustafa Kemal dahil tarihsel kişilerin tabulaştırılmasına karşıyım, ama zaten söz konusu olan eleştirel bir bakış değil, düzeysizlik, pespayelik ki, o da bir tutuklanma nedeni olmamalı. Asıl önemlisi, sadece bir derginin adı olmanın ötesinde Kemalizme alternatif tarih yazımı iddiası olan ‘Derin Tarih’ tezini adamakıllı tartışmak, nasıl bir karton tarih yazımı olduğunu görmek/göstermek.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive