Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Nuray MERT



Bookmark and Share

Toplum yorgunluğu


3.6.2017 - Bu Yazı 1588 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kimse söylemeye cesaret edemiyordu, Cumhurbaşkanı söyledi; AK Parti’de ‘metal eskimesi’ var dedi. Bu duruma benzer bir tabir ile ‘metal yorgunluğu’ da denilir. Cumhurbaşkanı, bunu fark etmiş, ama belli ki, kafasındaki çözüm AK Parti’yi bu yorgunluktan kurtarmak için işe girişip, diğer yandan Türkiye’nin tamamını AK Partilileştirmekten ibaret. Oysa asıl sorun, toplum, ülke yorgunluğu. Bilhassa tüm toplumu tek tipleştirmek çabasından doğan memnuniyetsizlik, gerilim, öfke ve yorgunluk.

Burası, artık kavgadan, didişmeden ve dahası baskıdan, susturmadan yorgun düşmüş bir ülke. Fazlasıyla gergin, kafası karışık, savruluşlar içinde bir ülke. Sadece siyasal çekişme düzeyinde değil, birbirine sevgisi, saygısı, güveni tükenmiş, kafası bozulanın silahını çekip karısını, sevgilisini, ailesini vurduğu, sokaklarında kavgadan geçilmeyen, şiddetin gündelik zemine indiği bir memleket. Bunun pek çok nedeni var, ama en büyük sorumlu on beş senedir iktidarda olan zihniyet, parti, siyaset olması gerekir. Bunu açıkça konuşamamanın gerginliği, işi daha da zorlaştırıyor, öfkeli bir toplum ve ortam yaratıyor.

Diğer taraftan siyasal muhalefet alternatiflerinin tükenişine sahne olmuş bir ülke burası. Alternatif deyince, sadece parti, lider değil mesele; asıl sorun; farklı bir Türkiye muhayyilesinin ufukta gözükmemesi. Demokrasi yoksunluğundan şikâyet edenlerin hayalleri nasıl bir ülkedir, belli değil. Artık, mevcut demokrasi yoksunluğundan, hak ihlallerinden sadece şikâyet etmenin zamanı geçti, zaten bu sınırlar içinde kalmanın bir sonucu olsaydı, bugünlere gelmezdik.

Referandum sonrası, ‘Hayır’ oyu veren yüzde 49’u temel alan siyaset kurguları aslında muhalefetin de iflasının ilanı. Evet, bu önemli bir rakam, bu denli muktedir bir yönetim, tüm çaba ve baskılara rağmen yüzde 51’i zor bulmuşsa, toplumun yarısı olan bitenden hiç memnun değil demektir. Ama, memnun olmayanın, bırakın birbirleri ile son derece ihtilaflı olmasını, gerçekten demokratik bir Türkiye hayalinin olup olmadığı meçhul. Daha doğrusu, pek meçhul değil, ana muhalefet partisinin dönüp dolaşıp ulusalcılıkta karar kılması sıradan bir körlük değil, demokratik bir gelecek iddiasından vazgeçmeleri demek.

Bu iktidar ve zihniyetinin yerini, başka türden antidemokratik anlayışlar alacaksa, neyin kavgasını yapıyoruz? Demokrasi yoksunluğundan şikâyet edenin, güçlü bir demokrasi, hak, hukuk ufku olması gerekir, yoksa siyaset güç yarışına döner, güçlü olan diğerini yener, konu kapanır, Türkiye’de olan budur. Vatan Partisi, ideolojisi, Genel Başkanı Doğu Perinçek nasıl bir gelecek vaat edebilir Türkiye’ye Allah aşkına? Benzer bir şeyi Saadet Partisi ve diğer dar ufuklu siyaset çevreleri için de söyleyebiliriz. AK Parti ve zihniyeti, dar görüşlülüğe hapsolduğu, demokrasi meselesini dert etmemeye başladığı, milliyetçiliğe demir attığı için bu noktaya geldik. Benzer bir çerçeveden çıkış yapmak mümkün mü? Bu nasıl bir akıl veya akılsızlıktır?

Baskı, zulüm bir yere kadar işler, asıl zaaf güçlü bir karşı siyasi ufkun, daha doğrusu sadece bir değil, birbirinden farklı ve güçlü alternatif Türkiye muhayyilelerinin olmayışı. Oysa, demokrasi bu yarış içinden çıkar. Bu ülkede böyle bir yarış yok, kimse kusura bakmasın, Kürt siyaseti de çoktan bu yarıştan çekildi, Kürtlerin sadece hak ve özgürlükleri değil, izzetini Türkiye’nin demokratikleşmesi çerçevesinde temsil eden bir siyaset ufkundan çok uzağa düştü. Toplum yorgunluğunun bir ucunda yaşanan ve artan baskılar, gerilimler varsa, diğer ucunda da umut vaat edici gelecek umutlarının tükenişi var.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.01.2021
Bir Biden'ınız bile yok. Anlıyor musunuz?
4.03.2020
Şehitler tepesi boş kalsın!
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive