Nuray MERT



Bookmark and Share

Adalet istiyoruz!


24.6.2017 - Bu Yazı 1733 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CHP’nin yürüyüş kararını yurtdışında öğrendim, “Acaba iyi fikir mi?”, “Aman memleket iyice karışmasa” falan derken, dönüşte ülke gerçeği tokat gibi yüzüme çarptı. Başta Cumhurbaşkanı ve partisi, tüm iktidar çevresi muhalefete öyle şeyler söylüyor, öyle yükleniyor ki, çekinceler gölgede kalıyor, “Adalet istiyoruz” demekten öte söz söylemeye utanır hale geliyorsunuz.

En kötüsü, Cumhurbaşkanı’nın, yürüyüşe izin verilmesini “iktidarın, nezaketi, lütfu” olarak tanımlaması, ardından “Siz de mahkemeye çağırılırsanız şaşmayın” diye ‘uyarması’. “Muhalefet zamanında doğru dürüst muhalefet yapamadı, parlamenter rejim de elden gitti, şimdi acaba aslında Niğde’ye mi yürünüyor” diyecek oluyoruz, ama adamların öyle üzerine gidiliyor, nihayetinde barışçıl bir protesto çabası, öyle suçlamalara, bağlantılara maruz kalıyor ki, önceliğin protesto hakkını savunmak olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.

Fikirlerini beğenin, beğenmeyin birileri bir şeye itiraz ediyor ve bunu ellerinde kalan son imkân olan sivil bir eylem ile gerçekleştirme yolu seçiyor, karşılığında ise “suç çetesi” isnadı, “15 Temmuz darbecileri” ile eşitlenmek gibi bir itham ile karşı karşıya kalıyor. Kılıçdaroğlu’nun çok eleştiri alan sözünü tekrarlamamak mümkün değil; “Böyle bir şey olabilir mi?” “Oluyor işte” deyip geçmek mümkün değil, bu tür şeyler olan bir ülkenin geleceği karanlık, bunu en önce bu ülkeyi yönetme sorumluluğu olan iktidar çevresi kavramalı. “Bal gibi oluyor, olur, işinize geliyorsa” anlayışında bir iktidar gerginliği, kavgayı derinleştirmekten çekinmiyor demektir. Barışçıl, demokratik itiraz yollarının tamamının kapandığı, gücü gücüne yetenin diğerini sindirdiği bir ülkede geçim, huzur olmaz, bu kadar basit bir gerçeği anlamak çok mu zor?

Bu arada, siyasetin bitpazarına nur yağdırılmasını da anlamak zor; zamanında Demirel, “Yollar yürümekle aşınmaz” demiş, şimdiki iktidar bu noktada değilmiş! Ben o devirleri hatırlayacak yaştayım, vaktiyle o laf da siyasi bir skandaldı. O söz ve tavır, “protesto hakkı”na gönderme yapmıyordu, tam tersine, “İstediğiniz kadar yürüyün, size kulak asan olmayacak”, “Zaten yürümekten başka gücünüz de yok” manasında bir siyasal aymazlık ifadesi idi. Zaten siyasetin bugün bu hale gelmesinde, o zamanlar söylenen ve yapılanların rolü, sorumluluğu çok büyük, bu gerçeği kavrayamazsak, bu devran böyle gidecek, gelen gideni aratacak. Siyasal geçmişimiz hiç de parlak sayfalarla dolu değil, bugünler veya AK Parti iktidarı, bazılarının iddia ettiği gibi, o günlerden “kopuş” değil, o günlerin devamı. Keşke, AK Parti o günlerden, o siyasi zihniyetlerden, o alışkanlıklardan, demokratikleşme doğrultusunda bir kopuş gerçekleştirmiş olsa ve gerçekten eski Türkiye’nin yerini, daha demokratik manada yeni Türkiye alsaydı. Kendimi de aralarında saydığım farklı düşüncede de olsak, tüm demokratların hayali bu idi.

Unutmayalım, bu ülkenin selameti, hâlâ bu hayali canlı tutmaktan, hayata geçirmeye çalışmaktan geçiyor. Ülkenin yarısını veya daha azını “düşman”, “hain” olarak gören bir yönetim anlayışı, kaçınılmaz olarak daha fazla baskı ve dayatmaya yönelir. Baskılar kavgayı bitirmez, büyütür. Korkulması, kaygı duyulması gereken, muhalefetin ses çıkarması, yürümesi, itiraz etmesi değil, önünün kesilmesidir. Bu açıdan CHP’nin yürüyüşünü toplumsal barış adına bir tehdit değil, bir şans olarak görmek gerekiyor, gören göz varsa tabii, yoksa kör dövüş sürecek demektir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.01.2021
Bir Biden'ınız bile yok. Anlıyor musunuz?
4.03.2020
Şehitler tepesi boş kalsın!
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive