Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Nuray MERT



Bookmark and Share

‘Hans’ın ne dediği’


1.8.2017 - Bu Yazı 1516 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktidardakilerin deyimi ile ‘Hans’ın ne dediği’ tabii önemli değil. Önemli olan bu ülkede insan hakları, basın, ifade, muhalefet özgürlüğü gibi, kim icat etmiş olursa olsun, insana yakışır değerlerin toptan yok sayılır hale gelmesi.

Bu ülkede yaşayan insanların, gölgesinden korkar, birbiri ile kavgalı hale gelmesi, pek çoğumuzun hak ve hukuktan umudunu kesmesi. Bu ülkenin sadece dünyadan kopması değil, kendi gerçeğinden kopması, korkması. Muhalefette olanların olduğu kadar, iktidarda olanların da korku içinde yaşaması. Korktukça çareyi baskıyı artırmakta görmesi, tam bir kısırdöngü içine girilmesi.

Evet, iktidarda olanlar da korku içinde yaşıyor olmalı ki yeri göğü düşman olarak görüyor hale geldiler. Kendileri de, bunun normal bir hal olmadığını, bir ülkenin bu kadar çok ve çeşitli düşmanı olmasının akla mantığa sığmadığını biliyorlar. Tam da bu nedenle, bu garip hale gerekçe olarak, Türkiye’nin, güçlendiği için, içerde ve dışarda husumet çekip, dört koldan yıkılmaya çalışıldığını iddia ediyorlar. Belli ki pek çoğu da buna gerçekten inanıyor.

Doğrusu, dışardaki eski dost ve müttefikleri, şimdilerde gerçekten de, Türkiye’ye kötü davranıyor, doğrusu, uluslararası ilişkilerde iddia edildiği gibi, ilişkileri evrensel ilkeler belirlemiyor, bu konuda muazzam bir ikiyüzlülük söz konusu. Yoksa, Suudi Arabistan gibi ülkeler ile kimse ilişki kurmazdı. Ama bu gerçekler hep vardı ve Batılı müttefikleri çıkarları gereği pek çok kez Türkiye’de yaşanan hak ihlallerini de görmezden geldi. Yok, sadece ‘Batıcı vesayet’ döneminde değil, AK Parti, kuruluş ve yükseliş yıllarında ‘Batılı’ dostların gözbebeği idi. O dönemler Türkiye’de kötü giden her şeyden Kemalistler sorumlu tutuluyordu.

Sonra işlerin neden değiştiğinin cevabı, Türkiye’nin İslami kimliğine sahip çıkıp, Batı’ya diklenmesi falan değil. Şimdilerde, emperyalizmle mücadele havasına girenler, Batılı güçler Suriye’de Esad rejimini yıkmak için askeri müdahale etsin diye az uğraşılmadı. Zaten küslük, Suriye’de işler karıştığı, Türkiye’nin iktidarının istediği netice alınmadığı, Batılılar Müslüman Kardeşler’i himaye etmekten vazgeçtiği için başladı. Tüm bunlar, iktidardakilerin iddia ettiği gibi Türkiye’nin güçlenmesi ve daha da güçlenmesinden korkulduğu için olmadı, tam tersine Türkiye gücünün sınırlarına vardığı ve bunu fark etmediği, ayrıca Ortadoğu’da beklendiği kadar tesirli olamadığı için oldu. Takdir edersiniz ki, ABD neden Suriye’ye daha fazla müdahale etmiyor diye şikâyetçi olmak pek de güç göstergesi sayılmaz, olsa olsa ‘siz müdahale edin de biz de bölgede daha güçlü olalım’ hayalinin neticesi olabilir. Son ümit Trump’tı o da olmadı, işin gerçeği bu. Kısacası dış güçler, emperyalistler, Ortadoğu’ya istendiği şekilde müdahale ederse dost, etmeyince düşman oldu. Batılı ülkelere gelince, onlar da çıkarları, bölgesel hesapları Türkiye ile uyuştuğu sürece, muhtemelen Türkiye’de yaşanan sorunlara gözlerini yummaya devam edeceklerdi, karşılıklı hesaplar tutmadı, hepsi bu.

Bu arada, geçen günlerde evrim teorisi üzerine yazdıklarım nedeniyle koparılan kıyamet, sergilenen fanatizm, işi hakarete götürmek gibi pespayelikler, bu ülkede hiçbir kesimin farklı görüşlere saygı, özgürlükler ve tartışma edebi açısından birbirinden daha ilerde olmadığını bir kez daha ortaya serdi. Bu konuyu daha uzun yazmak isterdim, ama önceliğim şimdilik bu değil, gerekirse kaldığım yerden devam edeceğim.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
24.01.2021
Bir Biden'ınız bile yok. Anlıyor musunuz?
4.03.2020
Şehitler tepesi boş kalsın!
29.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
24.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
13.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
2.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
26.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
24.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
9.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
1.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
15.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
31.3.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
27.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive