Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Oktay Cansın EMİRAL

[email protected]



Bookmark and Share

ÇÖZÜM SÜRECİ’NİN SOSYO-PSİKOLOJİK YANSIMALARI


13.09.2014 - Bu Yazı 2273 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Terörizm günlük hayatta var olan siyasal düzeni yıkmak ve bu düzene karşı nefret belirtmek amacıyla yapılan şiddet hareketleridir.1976 yılında Marksist ideoloji etrafında oluşmaya başlayan PKK terör örgütü Sovyetler Birliği’nin yıkılmasından sonra Kürt kimliğini ön plana çıkararak var olmaya çabalamaktadır.1980 darbesi sonrasında halkın kendi arasında konuştuğu dilin(Kürtçe) yasaklanması ve yerleşim yerlerinin isimlerinin Türkçeleştirilmesi halk arasında bir kimlik tehdidi olarak yaşanmış ve PKK terör örgütünün etnik ırkçı ve ayrımcı söylemlerine katkı sağlayarak güçlenmesini sağlamıştır.

         12 Eylül 1980 Askeri Müdahalesi’nden sonra bölge halkı grup kimliğini tekrar düşünmek zorunda kalmıştır.Çocuğuna istediği isimi koyamayan vatandaşlar onların haklarının çiğnendiği ,ezildikleri gibi mazeretleri kullanmaya hazır gruplarca istismar edilmişlerdir.Bu tür yasaklar Kürt kökenli vatandaşlarda  travma etkisi yaparak onların Kürt kimliğine daha sıkı bağlanmasını sağlamıştır.

         PKK’nın Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinde yaşayan Kürt ailelerinin çocuklarını zorla örgüte alması ,bölge halkını haraca bağlaması,uygarlaşma girişimlerini engellemesi örgüte karşı  toplumda tepkiye yol açmıştır.1990’lı yıllarda  askeri vesayetin diktası altında işleyen siyasetin ve PKK terör örgütünün arasında sıkışan toplum kurtuluşu 2002 yıllında yeni kurulan Ak Parti ‘de görerek demokratik seçimler sonucu siyasal iktidarı Ak Parti’ye vermiştir.

         12 eylül Askeri Müdahalesi’nden sonra oluşan çözümsüzlüklerin ,yavaş işleyen adaletin,bürokrasinin , yoğun kırtasiyeciliğin ,zamanında tamamlanamayan projelerin ,yerine getirilmeyen sözlerin yaratmış olduğu hayal kırıklıkları ,umutsuzluk,çaresizlik gibi duygular ve bunlara bağlı olarak ortaya çıkan saldırgan,düşmansal davranışların terör için  çok müsait bir ortam oluşturduğunu tespit eden Ak Parti Hükümeti ‘’Demokratik Açılım’’ ve ‘’Çözüm Süreci’’ politikalarını uygulayarak terörün bitirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin sağlanmasını amaçlamaktadır.

         Ak Parti’nin göreve gelmesinden kısa bir zaman sonra Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki olağan üstü hal uygulamasını kaldırması bölgede var olan Jandarma korkusunun yok olmasını sağlamıştır.Toplumun demokratik hak ve özgürlük talepleri Ak Parti tarafından ciddiye alınmıştır.Kürt kökenli yurttaşlara uygulanan devlet destekli şiddet politikalarından vazgeçilmesi neticesinde bireylerin terörizme  yönelmesinin önüne geçilmiştir. Ak Parti iktidarında Kürtçe isim almanın serbest hale gelmesiyle vatandaşların yaşadığı travmalar azaltılmıştır ve istismarcı grupların mazeretleri geçersizleştirilmiştir

         2005 yılında yürürlüğe giren’’ Etkin Pişmanlık Yasası’’ ile suça bulaşmamış terör kurbanlarının topluma kazandırılması amaçlanmıştır. Etkin Pişmanlık Yasası toplumsal bütünleşme  açısından çok faydalı neticeler doğurmuştur.Teröre karışan kişiler geçmişle ilgili üzüntü ve gerçekle ilgili korku içinde olmaktadırlar.Gelecekte olabilecek kayıplarla ilgili gerginlik ve sıkıntıyı engellemek için terör eylemleri yapmak zorunda kalırlar.Etkin Pişmanlık Yasası kapsamına giren terör kurbanları bu hastalıklı psikolojiden kurtularak  kendilerine devlet tarafından tanınan garantilerle toplumsallaşmayı başarabilmektedirler.Yasadan yararlanıp topluma adapte olan kişiler diğer teröre eğilimli gençlerin toplumsal seçeneklerini değerlendirir iken dikkate aldıkları rol model olmaktadırlar.Batı illerine göç ve PKK kamplarına katılım ikilemi arasında yaşayan Kürt gençleri gözlemledikleri geri dönüşlerin olumluluğu sayesinde sivil toplum içerisinde kalmayı ve PKK örgütünden uzaklaşmayı daha mantıklı bir seçim olarak  tercih etmektedirler.

          Çözüm Süreci’nin öncesinde uygulamada olan Kürtçe sanat eserlerinin ve medya yayınlarının yasaklı oluşu Kürt etnik kimliğine sahip olan vatandaşlarda günlük yaşama dair acı ve üzüntülerini daha yoğun yaşamasını beraberinde getirmekteydi.Sanat eserlerinin insan ruhuna vermiş olduğu haz ekonomik sefaletin acılarını tamamen yok etmese de sınırlı ve geçici bir narkoz etkisine sahiptir.Medya kuruluşlarının Kürtçe yayın yapma yasağının kaldırılması sanatsal eserlerin  yaygınlaşmasını ve çeşitlenmesini beraberinde getirmiştir. Halkın günlük hayatta mutluluk peşinde koşma özgürlüğü devlet tarafından bir hak olarak tanınmıştır.Düşünce özgürlüğü medya ile içi içe geçmiş bir kavram olması sebebi ile bu tür yasaklamaların ortadan kaldırılışı farklı ideolojilere ve düşünce sistemlerine yabancı olan bireylerin bilinçlenmesini beraberinde getirmektedir.Yerel halkın siyasi bilincinin artması kişisel amaç alternatiflerinin çoğalmasını beraberinde getirerek siyasal katılımın artmasına ve terör eylemlerine katılımın azalmasını sağlamıştır.Toplum devlet kurumlarından olan istek ve taleplerinde akılcılığı ön plana çıkararak terörist grupların uyguladığı apolitik ve sivil itaatsizlik eylemlerine karşı lokal düzeyde direnç gösterme yeteneği geliştirmiştir.Bunun en net örneğini toplumsal hareketlerde terör örgütünün isteğine rağmen kepenk kapatmayan esnafların direncinde görmekteyiz.

            1980 darbesinden sonra yapılan anti demokratik uygulamaların yaratmış olduğu can ve mal kayıplarının önüne geçmek için başlatılan Çözüm Süreci uygulamaları ile yurt genelinde yaşayan tüm vatandaşların kendilik değerleri yükselmiştir ve vatandaşlık duygularının niteliği artmıştır.Demokrasinin bir yaşam biçimi olarak topluma yerleşmesi sağlanmıştır.Geriye iade edilen kültürel haklar toplumda var olan ezilmişlik  ve geri plana itilmişlik duygularına bağlı olan mağduriyet psikolojisi engellenmiş durumdadır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.3.2017
Demokrasiye dair kaygılarımız
30.5.2016
Kapitalizm çöküyor mu
06.03.2015
KUANTUM TOPLUMU VE MAKRO-LİBERALİZM
25.02.2015
DEMOKRASİ VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ
24.02.2015
ULUSAL EGEMENLİK VE İSTİHBARAT SORUNSALINA LİBERAL YAKLAŞIMLAR
22.02.2015
GEZİ OLAYI VE PSİKOLOJİK SALDIRILARIN AÇILIMI
10.02.2015
İSLAM BİRLİĞİ VE MAKRO-LİBERALİZM
10.01.2015
İSLAMOFOBİ VE AVRUPA’NIN PSİKO-SOSYOLOJİSİ
05.01.2015
KÜRESEL SİVİL TOPLUM’DA ANNELİK ÖZGÜRLÜĞÜ VE MAKROLİBERALİZM
27.12.2014
Makro-liberalizmde nevrozizmden korunma hakkı
13.10.2014
LİBERALİZM’İN TÜRKÇE KARŞILIĞI OLARAK TUTUMLULUK
13.09.2014
ÇÖZÜM SÜRECİ’NİN SOSYO-PSİKOLOJİK YANSIMALARI
22.08.2014
YA RAB BU UĞURSUZ GECENİN YOK MU SABAHI ?
20.08.2014
Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu
14.08.2014
TÜRKİYE’YE IŞİD TEHDİTİ
09.08.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimi ne işe yarar ?
07.08.2014
Liberalizm ve aile kurmak
03.08.2014
MAKRO LİBERALİZMDE NÜFUS VE SOSYAL POLİTİKA
01.08.2014
Makro liberalizm ve ilerlemecilik felsefesi Kuantum ve biotıp üzerine
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive