Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Oktay Cansın EMİRAL

[email protected]



Bookmark and Share

KUANTUM TOPLUMU VE MAKRO-LİBERALİZM


06.03.2015 - Bu Yazı 4792 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Rasyonel Seçimlerin Faydasını Maksimize Etme Hakkı Üzerine

21. yüzyıl insanlığı sosyal hayatını sürdürebilmek için ihtiyacı olan enerjinin büyük kısmını halen fosil yakıtlardan karşılamaktadır.Fosil yakıtların doğaya saldığı gazlar tüm insanlığın yok oluşuna sebep olacak riskleri de beraberinde getirmektedir.Sizce insanlık doğayı mahvedip kendi sonunu hazırlayacak ortamdan kurtulup bir üst medeniyet seviyesine ulaşabilecek mi?

Dünyaca ünlü fizikçilerin yıldızların ve galaksilerin enerjisini kullanmaya yönelik yaptıkları deneylerin insanlığı ve doğayı kurtaracağını ümit ediyorum. Fakat bu başarı yalnızca Batı Medeniyeti’nin çalışmaları ile olacak şey değildir.Devrim niteliğinde olacak bilimsel çalışmaların başarıya ulaşması sonucu petrol ve doğalgaz üreticisi ülkelerin ekonomik kaynaklarının yok olacağı endişesi bilimsel faaliyetlere katılmalarını önlemekte ve doğanın yok oluşuna seyirci olarak kalmalarını sağlamaktadır.Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ortaya çıkan küreselleşme olgusunun bir neticesi olarak dünya ekonomisinin ulusüstü şirketlerin kontrolünde olması bu durumu zora sokan bir diğer faktördür.Kısacası tüm insanlık yok olmaya yemin etmişçesine doğanın yok oluşunu hiçbir şey yapmadan izlemektedir.

İnsanlığı bu duruma düşüren kültürel , psikolojik,sosyal vb. etmenler yüzyılımızın en derin problemi olarak düşünürlerin,sosyologların ,siyasetçilerin ve bilim adamlarının üzerinde kafa yorduğu aktüel meseledir.

İnsanların zihinsel kapasitesini düşüren ve düşünsel tembelliğe sürükleyen aynı zamanda bu kötü gidişattan hoşnut olmasını sağlayan sebepler nelerdir?

Bu sebepleri bertaraf edebilecek rasyonel tercihler hanisidir ve doğru düşünme kapasitemizi arttıracak yöntemler hangisidir? Tüm bu soruların cevaplarını grup psikolojisi çerçevesinden yorumlayarak bulmayı ümit etmeliyiz. Öncelikle grubu tanımlamalı ve sonra grubu ortaya çıkaran etmenleri irdelemeliyiz. Sonra ise doğa bilimlerinin bize önerdiği seçeneklerden faydalanarak çözüm üretmeli ve sorunları aşmalıyız.

21. yüzyılda CERN ‘de çalışan bilim adamlarının aralarında bilgi alış verişini sağlamak amacı ile oluşturulan world,wide,web ( w.w.w ) kısa sürede tüm dünyada yaygınlaşarak milyarlarca insanın tutkusu haline gelmiştir.İnsanlar günlerinin belli bir kısmını elektronik ortamlarda geçirmeye başlamışlardır.Elektronik ortamlarda gelişen kültür insanlığın bağımlılığı haline gelerek tarihte eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir insan grubunun oluşmasını sağlamıştır.Toplum bilimciler bu gruba ‘’Küresel Sivil Toplum’’ demektedirler.

Küresel sivil toplumun oluşumu kitlesel kültür patlamasının neticesi olmakla beraber benzer hız ile doğanın yoğun bir şekilde tahrip edilişi organik yineleme zorlantısının neticesidir. Örneğin göçmen kuşların göç uçuşları ve bazı balık türlerinin yumurtlama zamanlarında alıştıkları sulardan daha uzaklara zorlu yolculuklar yapmaları gibi doğayı yaşanmaz hale getirerek milyonlarca yıl önceki atalarımızın yaşadığı sosyal ortamlara geri dönmeye çabalamaktayız.


Küresel sivil toplumun elektronik ortamları kullanan insanlardan oluşan ,tarihte eşi benzeri görülmemiş nüfusa ulaşan toplumsal grup olarak tanımlamakla grup psikolojisi kuramını kullanılır hale getirmiş bulunmaktayız.Şimdi grubun psikolojik özelliklerini ,yaşadığı zorlukları ve bu zorluklardan kurtulma çarelerini inceleyeceğiz.Grup psikolojisini tanımlarken Le Bon ‘un grup zihni yorumunu kullanmak en uygunu olacaktır .Le Bon grubun fevri,değişken,asabi,etkilemelere açık,eleştirel kabiliyeti olmayan,birbiri ile alakalı şekillerde düşünen,uç noktalara eğilimli, güce saygı duyan ,yanılsama isteyen,tahammülsüz,tez canlı bir yapıda olduğunu ifade etmektedir.Bir grubun zihinsel kapasitesinin bir bireyin zihinsel kapasitesinden düşük olduğunu söylemektedir.Ayrıca Mc Dougoll gruptaki daha düşük zekanın anlayışının daha yüksek zekanın değerini kendi seviyesine düşürdüğünü söyler.

Grubun içindeki birey grubun etkisi altına girdiğinde zihinsel faaliyetlerinde büyük değişiklilikler meydana gelmektedir. Bütün bu istenmeyen sonuçları daha büyük bir grup örgütlenmesine katılım ile aşılabileceği ifade edilmektedir.

İnternetin tüm dünyada kullanılıyor olması ,her yaştan ve her cinsten geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşması ile dünyada küresel sivil toplumdan daha büyük bir grup kalmamışa benzemektedir.İnsanlığın zihinsel kapasitesini düşüren küresel sivil toplumunun/grubunun istenmeyen sonuçlardan kurtulabilmesi için gerekli olan daha büyük ve örgütlenmiş grup paralel evrenlerde bize benzeyen bizler ile oluşan ‘’Kuantum Toplumu’’dur.

Kuantum fiziğindeki temel gizemlerden biri olan Schöndinger’in Kedisi paradoksunda elektron gibi kuantum varlıklarının siz ona bakmıyorken ne yaptıklarını merak etmek anlamsızdır. Uzayın bir noktasında gözlemlenemeyen elektronların nesnel varlığına verilecek enlem yoktur.Elektronlar biz onları gözlemlediğimizde gerçek varlık kazanırlar. Basit bir çift yarık deneyinde gözlemci elektronların hangi delikten geçeceğini gözlemlerse girişim deseni oluşmaz , gözlemlemez ise girişim deseni oluşur.Ancak kuantum fiziğine getirilen bir başka yorum da elektronun nerede olduğuna baktığınızda dalga fonksiyonu çökmez fakat gözlemci de dahil tüm evren bölünür şeklindedir.Bu yorum David Deutsch’a aittir.Deutsch üst üste binme durumlarının ‘’Çoklu Evrenler’’ olduğunu savunmaktadır.Bu yorumda gerçekliğin birinde elektronu gören bir gözlemci vardır ,paralel evrenlerin diğer gerçekliğinde ise elektron görmeyen aynı gözlemcinin kopyası vardır.Bu yorum çoklu evrenlerin bazılarında bizim yaşadığımız dünyanın bir benzeri olma olasılığını da yaratmaktadır.Diğer evrenlerdeki bizlerin hayattaki tercihleri farklı olabilir.Örneğin bizim dünyamızda gözlemlenen bir elektron deneyi başka evrenlerdeki benzerimiz dünyada gözlemlememiş olabilir.Bunun gibi değişken olasılıkların neticesinde farklı yaşam dallanmaları meydana gelmiş olacaktır.Bütün çoklu evrenler modellerinde evrenlerin sonsuz olduğu varsayılmaktadır.

David Deutsch diğer evrenlerin bizim dünyamızın bulunduğu evreni doğrudan etkileme gücü olduğunu savunmaktadır dahası prensipte birbiri ile etkileşim içerisinde olan dünyaların etkilerini hissedebilen ve bize bunu ileten bilgisayarların inşa edilebileceğini söylemektedir.Diğer yandan Deutsch kuantum seviyesinde bir hafızası olan kuantum fenomenlerini hissedebilen yapay bir beyni inşa edebileceğimizi söylemektedir.Bu bilgisayarlar sadece üzerinde denenen deneylerin bir kaydını tutmaz aynı zamanda deneyin herhangi bir yerinde nasıl hissettiğini bildirebilir,basit bir biçimde neler olduğunun sürekli işleyen bir anlatımını çıktı olarak verebilir.Deutsch böyle bir zekanın iki kopyaya bölünüp tekrar birleşip bir olurken aynı anda her iki giden parçacığın etkilerini hissedebileceğini söylemektedir.

Yapay zekanın toplumsal hayata dahil olması ile insanların rasyonel seçimlerinin de daha doğru ve faydalı sonuçlara ulaşacağına şüphe yoktur. Bu duruma ulaşabilmek için yapay zekanın kullanım kontrolünün belli elit grupların kontrolünde olmaması gerekmektedir.Yapay zeka ile ilgili olarak Michio Kaku yapay zekanın insanlık için bir tehlike olduğu ve belirli programlar geliştirerek kontrol edilmesi gerektiğini söylemektedir.Böyle bir kontrolü gerçekleştirecek güç,insanlığı bilgisayar programları aracılığı ile yönetmeye kalkışacak ulus ötesi bir şirket olmamalıdır.

Liberal düşünce insanların rasyonel kararları olduğunu ve her kişinin kendi rasyonel kararını özgür iradesi ile vermesi gerektiğini vurgulamaktadır.Makro- liberal felsefe ise yapay zekanın kullanımı ile her bireyin rasyonalitesini maksimize etme hakkı olduğunu savunmaktadır.Michio Kaku ‘nun savunduğu yapay zekayı kısıtlayıcı bilgisayar programlarını oluşturmak sadece ABD merkezli küreselleşme politikalarını uygulamayı kolaylaştıracak bir olgudur. Bu söylemler insanların rasyonel kararlarını ABD lehine kısıtlayarak bilgisayar programlarının egemenliğindeki yeni bir dünya düzeni oluşturmaya yönelik hegemonyal açıklamalardır.Bu bağlamda yapay zeka özgür bırakılmalı ve insanların rasyonel kararlarının faydalarını maksimize etme hakkının uluslararası ortamda tanınması gerekmektedir.

 
 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.3.2017
Demokrasiye dair kaygılarımız
30.5.2016
Kapitalizm çöküyor mu
06.03.2015
KUANTUM TOPLUMU VE MAKRO-LİBERALİZM
25.02.2015
DEMOKRASİ VE DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ
24.02.2015
ULUSAL EGEMENLİK VE İSTİHBARAT SORUNSALINA LİBERAL YAKLAŞIMLAR
22.02.2015
GEZİ OLAYI VE PSİKOLOJİK SALDIRILARIN AÇILIMI
10.02.2015
İSLAM BİRLİĞİ VE MAKRO-LİBERALİZM
10.01.2015
İSLAMOFOBİ VE AVRUPA’NIN PSİKO-SOSYOLOJİSİ
05.01.2015
KÜRESEL SİVİL TOPLUM’DA ANNELİK ÖZGÜRLÜĞÜ VE MAKROLİBERALİZM
27.12.2014
Makro-liberalizmde nevrozizmden korunma hakkı
13.10.2014
LİBERALİZM’İN TÜRKÇE KARŞILIĞI OLARAK TUTUMLULUK
13.09.2014
ÇÖZÜM SÜRECİ’NİN SOSYO-PSİKOLOJİK YANSIMALARI
22.08.2014
YA RAB BU UĞURSUZ GECENİN YOK MU SABAHI ?
20.08.2014
Abdullah Gül ve Ahmet Davutoğlu
14.08.2014
TÜRKİYE’YE IŞİD TEHDİTİ
09.08.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimi ne işe yarar ?
07.08.2014
Liberalizm ve aile kurmak
03.08.2014
MAKRO LİBERALİZMDE NÜFUS VE SOSYAL POLİTİKA
01.08.2014
Makro liberalizm ve ilerlemecilik felsefesi Kuantum ve biotıp üzerine
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive