Oya BAYDAR

T24.Com



Bookmark and Share

Ama’sız barışçılık, ‘ahmak barışçılar’ ve iktidar


10.10.2012 - Bu Yazı 3755 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Yazının özetini ve son cümlesini başa alacak olursam: Ama’sız barışçılık öncelikle ahlakî bir tutumdur, iktidarla bağdaşmaz.

Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve iktidar çevrelerinin; Suriye’de savaşı körükleyen, iç savaşta taraf olan, daha da ürkütücüsü Türkiye’nin sınırda sürdürmekte olduğu düşük yoğunluklu savaşı sıcak savaşa dönüştürme tehlikesi taşıyan politikalarını alkışlayan, cesaretlendiren, haklı çıkarmaya çalışan yazarları, sözcüleri, televizyon yorumcularını izlerken düşündüm bunu.

Ve on bir yıl öncesini hatırladım...

11 Eylül 2001’de New York’da İkiz Kuleler çöktüğünde, perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. 1 Aralık 2001 günü, kendilerini “ama’sız barışçılar” diye adlandıranlar, “Gücün terörünü de, terörün gücünü de reddediyoruz” diyerek (Türkiye) Barış Girişimi’ni kurdular. Tanıdığım en ama’sız, en çekincesiz barışçı olan Hrant Dink de aramızdaydı. Kendimize düstur edindiğimiz “Ama’sız barışçılık” ve “Barış eşeği olmak” kavramları ona aittir. Ama’sız barışçılığı anladık da barış eşeği de nedir, diye sorduğumuzda, “Barışı, her koşulda inatla, bıkıp usanmadan ve cefakârlıkla savunmak” diye açıklamıştı.

Sonra korkulan ve beklenen oldu. Bush’un başkanlığındaki neo-con’lar (yeni muhafazakârlar) Amerikası sadece Afganistan’ı bombalamakla kalmadı, Irak’ı işgal etti. Bush ve ardındaki kanlı silah/ petrol sanayii lobisinin Irak’ı işgal gerekçesi, (bütünüyle düzmece olduğu sonradan ayan beyan ortaya çıkan) Irak’ın nükleer silahlara sahip olması ve de Saddam’ın baskı ve yıldırmaya dayalı diktatörlüğüydü. Bush ve destekçileri Irak’a demokrasi götüreceklerini iddia ediyorlar, haklılıklarını bu gerekçeye dayandırmaya çalışıyorlardı.

Barış Girişimi, Irak’a askerî müdahalenin çılgınlık olacağını, bölgede büyük yıkıma yol açacağını, hele de ABD’nin baskıları ve “bir koyup on alma” mantığıyla Türkiye’nin bu savaşa sürüklenmesinin mutlaka engellenmesi gerektiğini yüksek sesle dile getirdi. Tek başına değildi, “Irak’ta savaşa hayır” diyen bütün güçlerin, örgütlerin, siyasetlerin birliği sağlandı. Mitinglerle, gösterilerle, imza kampanyalarıyla, yazılarla, afişlerle, vinyetlerle, TBMM’ne ziyaretlerle, tek tek milletvekillerine gidilerek, semt toplantıları düzenlenerek bu savaşın haksızlığı ve vahim sonuçları anlatılmaya çalışıldı. Kamuoyu yoklamalarına göre de halkın yüzde 97’sinin karşı olduğu bu savaşa Türkiye olarak fiilen katılmamız, 1 Mart 2003’te sınır ötesi tezkeresinin Meclis’te kabul edilmemesiyle engellendi. Bu; her kesimden barışçıların, özellikle de ama’sız barışçıların zaferiydi. Aradan geçen yıllarda, ABD’nin uğradığı hezimet ve bugün Irak’ın içinde debelendiği durum, savaşa hayır diyenlerin haklılığını tartışma kabul etmez şekilde ispatladı. Hayat ve tarih barışçıları haklı çıkardı. Bir milyondan fazla Iraklı’nın ölümüne, bir o kadarının (kimilerine göre 3   milyon kişi) ülkelerini terketmelerine, şehirlerin yanıp yıkılmasına, dünya mirası eserlerin müzelerden çalınmasına, kültürel zenginliklerin tahribine mâl olan savaşın ardcıları, hergün onlarca kişinin öldüğü terörist eylemlerle hâlâ sürüyor. Irak’a ne demokrasi geldi ne de istikrar.

 

Gürültücü azınlık, ahmak barışçılar

 

O günlerde ana akım medya, anlı şanlı köşe yazarları ve Türkiye kamuoyunu oluşturmaya çalışan çeşitli odaklar, Irak’ta savaşa hayır diyenlere saldırmakta, barışçıları aşağılamakta, hatta vatana ihanetle suçlamakta birbirleriyle yarışıyorlardı. Onlara göre Türkiye’nin millî menfaatleri, Irak savaşında ABD’nin taşeronu olmaktan geçiyordu. İşte o günlerde, Barış Derneği’nin adı da verilerek savaşa karşı olanlara yöneltilen nitelemeler, gürültücü azınlık (halkın yüzde 97’sinin sözcülüğünü yaptığımız unutularak), ahmak barışçılar, bön hayalciler, tuzu kuru saftorikler, vb. gibi sıfatlar; ve tabii, Saddam’ı destekleme, Saddam’ın dostu olma gibi suçlamalardı. Bunları hatırlayınca, Suriye’de savaşa hayır diyenlere atılan Beşar Esad despotizmini destekleme çamurunu düşünüp, tarih olmasa bile, belli çevrelerin söylemleri tekerrürden (tekrarlanmadan) ibaret dememek mümkün değil.

Yazılarda, intikamcı bir tavırla ad vermekten kaçınırım. Ama, Irak savaşı sırasında ABD’li neo-con’ların, dolayısıyla da savaşın destekçiliğini üstlenmiş, medyanın “amiral gemisi”nin başyazarı Ertuğrul Özkök’ü anmadan geçersem barışçılara haksızlık etmiş olurum. Özkök, gürültücü azınlık diye nitelediği barışçılara karşı en ağır ve aşağılayıcı sıfatları kullananların başında geliyordu. O sırada aynı gazetede yazan H. Uluengin de kıvrak ve saldırgan üslubuyla yayın yönetmenini aratmıyordu. Bugün, Türkiye’nin Suriye politikasına ve muhtemel bir savaşa karşı çıkan pek çok yazarımız ve çeşitli çevreler de o günlerde neredeyse çizmelerini çekip ABD ile birlikte Irak’a yürüyecek haldeydiler.

2003’te Irak’ta savaşa hayır diyenler koalisyonu; siyasal karşıtlıkları aynı bildiriye imza atmakta, aynı eylemde buluşmakta bile zorlanacak kadar derin olan çok çeşitli kesimlerden oluşuyordu. Ortak paydaları, her biri kendine özgü nedenlerle de olsa, barışı savunmalarıydı. Kendi payıma, cuntacı, ulusalcı sol kesimin önde gelen adlarıyla aynı bildiriyi imzalamakta zorlandığımı hatırlıyorum. Ama, aslolan barışsa gerisi teferruattır diyerek bağrıma taş basıp imzalamıştım. Bir de, kadın eli sıkmayacak kadar koyu Müslüman, bir o kadar da sol ve komünizm karşıtı Abdurrahman Dilipak’la televizyon televizyon dolaşmamızı, Meclis’e birlikte gitmemizi, mitinglerde yan yana yürüyüşümüzü, aynı pankartı taşımamızı, barış söz konusuysa en derin ayrılıkların bile teferruat oluşunu... Özlemle olduğu kadar, gururla da hatırlıyorum o günleri.

 

Ama’lar başlayınca sonu gelmez

 

Savaşa hayır sloganını eleştirenlere katıldığım bir nokta var. Şu veya bu savaşa hayır demek yetmiyor. Slogan kof kalıyor, içi boşaltılıyor, söylenmesi gereken güzel söz derekesine düşürülüyor. Bize gereken ama’sız barışçılık; hani bazı çok akıllı, çok bilmiş, çok güçlü, çok hırslı zevatın avanak barışçılık, bön hayalcilik diye adlandırdığı o biricik ahlakî duruş. Çünkü ama’lar bir başlayınca bitip tükenmez. “Savaş kötüdür ama millî menfaatlerimiz... Savaş tabii çok kötüdür ama din kardeşlerimiz ya da ırk kardeşlerimiz... veya müttefiklerimiz... veya ekonomik çıkarlarımız... veya bölge hâkimiyetimiz... veya, veya, veya...

Bölge gücü olma, Sünnî İslam dünyası liderliği, iktidarını fetihle pekiştirme hayalleriyle Suriye’de iç savaşı kışkırtıp bunca kanın dökülmesine katkıda bulunan iktidarın ve yandaşlarının söylemleri, bu kof ama’lara sığınarak savaş kışkırtıcılığı yapmanın örnekleriyle dolu. Suriye’deki iç savaşın değirmenine su taşımamak gerektiğini, hele de Suriye ile savaşın bölgeyi ve ülkeyi ateşe atacak bir hata olacağını söyleyen barışçılara, on yıl öncesinin Özkök’lerinin üslubuyla karşı çıkan, daha da ileri gidip onları Esad’cılıkla, daha da ötesi ihanetle suçlayanların ama’ları ne kadar birbirine benziyor.

Ama’lı barışçı olmak yanar döner olmayı, eyyamcılığı, kendi çıkarlarınız ve yandaşlıklarınız adına barışçılıktan vazgeçmeyi getiriyor. On yıl önce savaşa karşı birlikte çalıştığımız Dilipak şöyle yazıyor kendi sütununda: “Savaş olmadan bulunacak çözüm elbette daha iyidir. Ama eğer başka çare yoksa, savaş kaçınılmaz olur.” Konjonktürel barışçılıkla yetinip ama’sız barışçı olmadıkça geleceğiniz nokta Dilipak’ın geldiği yerdir.

 

İktidarlar savaşçıdır

 

Sadece siyasal iktidar değil, her çeşit iktidar çatışmacı ve savaşçıdır. Muktedirin gücü hasmı yenmek, zafer kazanmak, fethetmek üzerine kuruludur. Bu güç, savaşlara, çatışmalara haklı gerekçeler bulmak, bulunamasa da o gerekçeleri yaratmakla sağlanır. İktidarlar, savaş politikalarını sonsuz ama’lar üzerine inşa ederler. Yalnızca iktidarı ellerinde bulunduranlar değil, onların etrafında hale oluşturanlar, destekleyenler, sözcülüğünü yapanlar da iktidarın savaş dilini konuşmaya başlarlar; savaşa karşı çıkanları, onların söylemini ve eylemini, destekledikleri iktidarı yıpratmaya yönelmiş kötü niyetli çıkışlar olarak görüp saldırıya geçerler. Son günlerde gazete köşelerinde, televizyon ekranlarında, siyaset çevrelerinde bu durumun örnekleri sergileniyor. AKP’li veya AKP yandaşı kişiler, yazarlar, çevreler Suriye/savaş politikasına karşı görüşleri, eleştirileri, uyarıları AKP’ye yönelmiş yıpratma taktiği, iktidar partisine karşı bir tavır olarak görmek ve göstermek eğilimindeler.

Gerçekten de, AKP ne derse, ne yaparsa, iyiye de kötüye de karşı çıkmayı kendi kısır siyasetlerinin odak noktası haline getirmiş kişiler, siyasetler, partiler, çevreler var. Kendileri siyaset üretemeyenler, muhalefeti istemezükçülük olarak anlayanlar, kerterizlerini AKP’ye göre alanlar, iktidar ak derse kara demeyi muhalefet sananlar, böyle bir algıyı besliyorlar. Ama, bu çevrelerin dışında geniş, çok geniş bir savaş karşıtı blok da var. Türkiye halkı savaşa karşı, Surdiye’ye müdahaleye karşı. Tıpkı on yıl önce Irak’ta savaşa karşı olduğu gibi.

Bana trajik gelen, yıllar önce Irak’ta savaşa karşı olanların Suriye’de iç savaşın desteklenmesine ve Suriye ile savaşa, bin dereden su getirerek, çeşitli ama’larla yandaş olmaları. Kimse koşullar farklı falan demeye kalkışmasın. Koşullar da, söylem de, gerekçeler de, ama’lar da tıpa tıp aynı. Değişen nedir peki? Çok basit: Bizimkiler savaş istiyor, bizimkilerin çıkarları savaşı gerektiriyor. O zaman, savaş iyidir, haklıdır...

Tayyip Erdoğan’ın tek adam iktidarı, Suriye meselesinde ülkeyi, halkı, hepimizi batağa sürüklüyor. Dün, Irak batağına batmayalım, demiştik; aklıselim galip geldi, batmadık. Bugün de, Suriye batağını derinleştirmekten vazgeçin, Suriye’de savaştan başka çözümler var, diyoruz. Hızla batağa sürükleniyoruz. Bu bataklık hepimizi yutar, en başta da Ortadoğu sultanlığına soyunan, kof hayaller peşinde koşan iktidar elebaşılarını. Bencileyin ahmak, kof hayalci ama’sız barışçılar dün haklı çıktılar, yarın da öyle olacak. “Kalem ile yazılan balta ile sökülmez” derdi bir arkadaşım. Savaşı çağıran, ama’larla gerekçelendiren, ille de barış diyenlerle dalga geçen ya da onları aşağılayan satırlarınız kalacak geriye. Size de yazık olacak.

Ama’sız barışçılık ahlakî bir duruş olduğu kadar, gerçekçidir de. Ben kendi payıma savaş dilinin küstahlığı ve çakma kahramanlığı yerine barışçı ahmaklığı ve barış eşekliğini yeğliyorum.Suriye’de ve her yerde savaşa hayır diyorum savaşçı saldırganlığınıza hedef olmayı göze alarak.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.06.2019
Şapkadan çıkarılan Öcalan tavşanı
29.05.2019
Türk milliyetçiliğinin turnusol kağıdı: Dersim
14.05.2019
Kürt halkını küçümsemek, HDP’yi yok saymak…
12.05.2019
Her şeyin çok güzel olabilmesi için…
26.4.2019
Kim ki “ama” diyor, kim ki mahkûm etmiyor, suç ortağıdır
12.4.2019
Sandığın içine edenler, üstüne tüy dikenler
31.3.2019
Meşruiyetini yitirmiş seçimde oy kullanmanın dayanılmaz ağırlığı
28.3.2019
HDP sınavından çakanlar bütünlemeye hazırlansın
27.3.2019
Ölümlere dur demeyen herkes sorumludur
19.3.2019
Erdoğan’ın Tekirdağ mitingi TMK’nın 7/2 maddesinin ihlalidir
14.3.2019
Erdoğan çağında hakikatin ölümü
4.3.2019
Cumhurbaşkanı vatandaşına “defol git” derse, İçişleri Bakanı da Ahmet Türk’e dil uzatır
21.2.2019
Diyanet’ten fetva bekliyorum; hangi kadınlara parmak atmak caizdir?
20.2.2019
HDP’yi kapatın, Leyla Güven’i ölüme gönderin, 6 milyon seçmeni yok edin!
11.2.2019
Aslolan hayattır! İnsanlar ölecek, farkında mısınız!
8.2.2019
-A+ Yalçın Yusufoğlu’nun ardından: Madrid’de Ölmeyi Özlediğimiz Akşam
19.1.2019
CHP'nin üzerinde bir hayalet dolaşıyor: HDP hayaleti
26.12.2018
Ülkenin yüz akı, namuslu, sorumlu 170 yurttaş
9.12.2018
Havva Anamız'a, Adem'i baştan çıkardığı gerekçesiyle tutuklama kararı
3.12.2018
“Cumhuriyet olayı”nın ifşa ettikleri ve öğrettikleri
22.11.2018
Buna da susacaksanız Meclis'te ne işiniz var!
20.11.2018
Demet, yüreklerimizi peşinden sürükleyerek gitti
7.11.2018
Cihangir İslam'ı yalnız bırakmamak…
24.10.2018
Türküm, Kürdüm, Rumum, Ermeniyim; doğruyum, çalışkanım!
20.10.2018
Suudi'nin Kaşıkçı cinayeti, Türk yargısının Osman Kavala cinayeti
10.10.2018
Hapishaneleri boşaltmak mı istiyorsunuz? Biraz hukuk, biraz vicdan yeter
6.10.2018
Partiler siyaseti tükenirken, umut yurttaşta
12.9.2018
Derin ittifakın Cumhuriyet operasyonu
6.9.2018
Şırnak ne kadar Türkiye toprağıysa İdlib o kadar Suriye toprağıdır
30.8.2018
Cumartesi Anneleri, Osman Kavala, tutuklu Kürt siyasetçiler ve diğerleri: “Bizim” ayıbımız, “onların” suçu…
22.8.2018
Onlar içerde yatarken bayram haramdır
15.8.2018
Yerli ve milli Don Kişot'un yel değirmenleriyle savaşı
3.8.2018
Bakan Soylu'ya bir soru: PKK'nın cinayeti zulmünüzü ve hukuksuzluğunuzu aklar mı?
1.8.2018
Eski yapılar yıkılmadan yeni kurulamaz
28.7.2018
Ey AKP Reisi, ey AKP'liler! Bedelli'den elde edeceğiniz kârın bin misli öneriliyor, duydunuz mu?
6.7.2018
Her “idam” dediğinizde bir çocuk daha öldürülüyor
4.7.2018
PKK'nin cinayeti, Soylu'nun rezaleti karşısında susarsak…
1.7.2018
İnce'nin yüzde 30'u, MHP'nin sürprizi, CHP'nin hâli
19.6.2018
Dikkat! Uçurumdan önceki son çıkış
13.6.2018
Kandil'de bayrağı nereye dikeceksiniz? Savaşı seçim sandığına nasıl sokacaksınız?
6.6.2018
Erdoğan haklı; eline kan bulaşan bedelini ödemeli
30.5.2018
Ne “iktidarı nasıl olsa vermez” teslimiyeti, ne “kazandık gitti” kolaycılığı
24.5.2018
Vakit, edebiyle çekip gitme vaktidir
10.5.2018
Millet, 7 Haziran'da da “Tamam” demişti, ne oldu?
4.5.2018
İttifakınızın adı “Kürtlere Geçit Yok” misâkı olsun
26.4.2018
Bir komplo teorisi: Derin devletin Erdoğan'a kumpası mı?
17.4.2018
Dünya Trump'a, Türkiye Erdoğangiller'e kaldığında…
10.4.2018
Bir lokum kaç gencin hayatına bedeldir?
24.3.2018
Fetih'te yağma haktır, işgalin sembolü bayraktır
6.3.2018
"Afrin bizim niremiz olur Abla?"
28.2.2018
Doğma çocuk! Ya ırzına geçilecek ya tabutuna bayrak örtülecek
21.2.2018
Bu kadar kin ve nefreti içinizde nasıl barındırıyorsunuz?
17.2.2018
“Korkma anne, silah sesi değil, kovaya vuruyoruz”
7.2.2018
“Yaşasın Ölüm” diye bağırmadığımız için suçluyuz
31.1.2018
“Ulan ahlâksızlar, vatan hainleri, vicdansızlar, fikir soytarıları!”
21.1.2018
Gaflet ve dalâlet yolundan dönün, yalvarıyorum
18.1.2018
Canan Kaftancıoğlu'nu, “kıçı kirli” siyasete teslim etmeyelim
10.1.2018
Boğaziçi Üniversitesi iyi ki “yerli ve milli” değil
5.1.2018
Acil bir KHK çıkarılmasını talep ediyorum
28.12.2017
Rejimin niteliksel dönüşümü gerçekleşti, demokratik hukuk devleti bitirildi
21.12.2017
Durun! Suriye’den de beter bir adım atmak üzeresiniz
13.12.2017
“Ya sayı saymayı bilmiyorsunuz ya da hiç dayak yememişsiniz”(x)
7.12.2017
Kediye işkenceye kahrolanlar! Ölüye işkenceyi de görün
28.11.2017
Kürtleri ezmek için acelesi olanlar var
22.11.2017
Bugünkü Soçi Zirvesi’nden ne çıkacak?
15.11.2017
“Amerika gitsin Rusya mı gelsin, Allahsız Gomonistler!”
14.11.2017
Ergenekon’un Avrasyacı maskeyle dönüşü
7.11.2017
Mağdura kimlik soran, zulme ortak olur
20.10.2017
Osman'a kadar uzandıysanız, korkunuz büyük demektir
17.10.2017
Demirtaş’ın Seher’inin şifrelerini ifşa ediyorum
12.10.2017
Şehit cenazeleri gelmeye başlarsa sorumluluk kimin olacak?
4.10.2017
Ayşe Öğretmen’in mahkûmiyeti hukukî ve ahlakî çöküşün aynasıdır
3.10.2017
AKP hata’dan suç’a doğru ilerliyor
28.9.2017
Kimin beka sorunu? Türkiye’nin mi, Erdoğan’ın mı?
23.9.2017
"Bunlar"a sınır ötesi harekât yetkisi vermek, Türkiye'ye kurşun sıkmaktır
18.9.2017
Üç beş kendini bilmez değil, ‘baş’tan ayağa hepiniz
3.9.2017
CHP’nin hafızasını yitirdiği çıkmaz sokak
23.8.2017
Bülent Uluer için: “Bir düğün fotoğrafı”
12.8.2017
Tekçi bağnazlığımızın aynası: Cumhuriyet vakası
1.8.2017
Yine “lotocular” kazandı Sayın Yargıç
19.7.2017
“Ülke ve milletiyle bölünmez bütünlüğümüzü” ihlâl suç değil miydi?
12.7.2017
Demirtaş terörist, Berberoğlu casus, Özlem ajansa 79,5 milyon nedir?
1.7.2017
“Herkes İçin Adalet” diyemezsek, “Kahrolsun Adalet” diyenlere yeniliriz
23.6.2017
Adalet için, Erdoğan-Perinçek zihniyetine karşı yürümek…
17.6.2017
Adalet yürüyüşü Edirne’ye uzanırsa neler olmaz…
6.6.2017
Şimdi ben bu haberi gazeteye nasıl koyacağım Bilge’ciğim?
25.5.2017
Şimdi ben kime hakaret etmiş olacağım?
17.5.2017
Ölmeyin çocuklar! Siz eridikçe toplum çürüyor, vicdan ölüyor
4.5.2017
Acınacak hale gelmeyiniz Sayın Erdoğan?
27.4.2017
Bu halinizle ne bekliyordunuz Beyler!
18.4.2017
Hayır kazandı, şimdi yarınlara bakalım
15.4.2017
Evet veya Hayır sadece siyasî değil ahlakî bir tercihtir
12.4.2017
16 Nisan’dan sonra 17 Nisan
1.4.2017
Hayrettin Karaman işin ruhunu açıkladı, şimdi bin 'hayır’ım var
29.3.2017
Kırmızı çizginizi yanlış çizerseniz, olacağı budur
24.3.2017
“Çocuk istismarcısı, hırsız, terörist 149 gazeteci”
16.3.2017
Hollanda krizinin ardındaki asıl neden
11.3.2017
"Hayır"lı yazılar III: “Bullshit” dış siyasete Hayır
18.8.2015
Şehit cenazelerinde boy gösterenler! Varto sokaklarında sürüklenen çıplak bedeni gördünüz mü?
11.8.2015
Lan Devlet! Bize ne yapmadın ki?
6.8.2015
Bende yalı yok, viski yok, HDP’ye oy verdim; ben neyim?
1.8.2015
Erdoğan, Davutoğlu, Bayık, Karayılan ve diğerleri! İsteseniz bu kirli savaş bir saatte biter
30.7.2015
'Sözde aydınlar' adına, hodri meydan, diyorum
28.7.2015
Çare Türkiye’nin HDP’lileşmesinde
27.7.2015
Çözüm: HDP etrafında kenetlenmek
22.7.2015
Yeter artık! Hangi teröre karşı hangi ortaklık?
13.7.2015
Erken seçimden önce HDP'ye operasyon planı
8.7.2015
Çinli sanıp Koreliyi dövmek, Roboski’de Kürt katırı öldürmek, Artvin’de doğaya ‘koymak’…
2.7.2015
Devletin bölücülük, kin ve savaş nârası
24.6.2015
HDP’ye ayar vermek yerine, destek olmak
10.6.2015
HDP bu toprakların bağrından doğan güzel bir projedir
3.6.2015
Karanlıktan önceki son çıkış: HDP
27.5.2015
HDP’ye ayar verme hakkımız yok, Kürtlerden özür borcumuz var
21.5.2015
Yahu, kim kimi asıyor? Bilelim de engel olalım
19.5.2015
İdam cezasını savunmak bile insanlık suçudur
14.5.2015
Biz orada yoktuk ama sizler tam takım oradaydınız Sayın Özkök!
8.5.2015
Kamp Armen’e reva görülen, devletin ve AKP’nin aynasıdır
6.5.2015
Tayyip Bey’in paralel partisi
29.4.2015
Cin şişeden çıkınca
23.4.2015
Soykırım kadar ağır vicdan kırımımız
13.4.2015
'330 milletvekili için kaç şehit gerek?'
11.4.2015
Bir bilmece: Bu suç duyurusu kimi hedefliyor?
06.04.2015
Berkin'in elindeki ekmek, Yasin'in elindeki kurban eti
02.04.2015
HDP Türkiye partisi olursa…
25.03.2015
Korkulan provokasyon ‘Sürecin Mimarı’ndan geldi
20.03.2015
Kozmik Oda'nın esrarı
12.03.2015
Vezir edenler rezil de ederler, zavallı Hakan Fidan
08.03.2015
Kadınlar! Kendimizi bu adamlara kullandırmayalım
05.03.2015
Demirtaş’ı yıpratma projesine dikkat!
26.02.2015
IŞİD’den türbe kaçırma opereti: Hamaset, heyecan, yalan…
19.02.2015
Bebelerden katil yaratan eril iktidar
18.02.2015
Muktedir erkekliğin tecavüzcü fıtratı
11.02.2015
Vietnam’dan Türkiye’ye: Kutsal yaratmak, kutsalı kullanmak
25.01.2015
Hrant’ın Arkadaşları, CHP ulusalcılığı, Ergenekon’la flört
15.01.2015
İslamla terör yan yana gelemez (mi?)
09.01.2015
Tayyip Erdoğan’ın AKP’ye darbesi
03.01.2015
İsteyene Noel Baba, isteyene Cübbeli Hoca
31.12.2014
2014’ün en kullanışlı jokeri: Paralel yapı
25.12.2014
Zaman'ı, Cumhuriyet'i, Odatv'yi savunmak
19.12.2014
AKP iktidarı Ergenekon’la kucaklaşırken
10.12.2014
“Halk için halka rağmen”den, “İsteseler de istemeseler de”ye...
07.12.2014
İki tane aklıselim baayan, heyecan yaparak kapıdan giriş yaptılar...
03.12.2014
İşçiler: Ya ölün, ya aç kalın! - Kadınlar: Ya ölün ya erkeğe kul olun!
26.11.2014
Aydın kötücüllüğümüzün kaynağı
18.11.2014
Dersim: Ulusal vicdanın yarası, siyasetin yüz karası...
05.11.2014
Paşa paşa darbe yapanlardan şaşa şaşa darbe yapanlara
30.10.2014
Adını Cumhur(iyet) koyduk
20.10.2014
AKP’nin Türkiye’ye ve kendine ihaneti
11.10.2014
S.O.S! Acilen, herkes bir adım geriye...
07.10.2014
Kobane düştü düşecek, aceleniz ne?
01.10.2014
Aklı ve ahlâkı “şey”inde olan adamlar
24.09.2014
Sınırlarımızı Kürtler koruyor, farkında mısınız?
11.09.2014
CHP Bekaroğlu ile sağa değil sola açılır
03.09.2014
Hoyratlaşıyoruz, kötücülleşiyoruz, çirkinleşiyoruz
27.08.2014
Şaşkın ördek kıçtan dalar
20.08.2014
Demirtaş CHP’ye başkan olduğunda...
13.08.2014
“Edepsiz” bir kadından “aşağılık” düşünceler
06.08.2014
Neden mi Demirtaş?
30.07.2014
Bayram değil; kan, zulüm, kıyım günleri
16.07.2014
Sandığa 'adam gibi, tıpış tıpış' gitmeyeceğim!
02.07.2014
Ben cumhurbaşkanı adayımı buldum, darısı başınıza
26.06.2014
Darbecilerden kahraman yaratmayı başaranlara…
11.06.2014
Keşke Gezi zekâlı bir başbakanımız olsaydı...
04.06.2014
Gezi’deki çocuklar Dağ’daki çocuklarla buluşunca...
28.05.2014
Okmeydanı analarından, Dağ’a giden çocukların analarına...
22.05.2014
Soma’da, uygulamalı Das Kapital dersleri
18.05.2014
H...S...! Fıtratınız batsın, birbirinize müstahaksınız!
15.05.2014
Acımızı da suçumuzu da ortaklaştıralım
14.05.2014
Benim cumhurbaşkanım cadı avına çıkmaz
08.05.2014
İdamı savunmak insanlık suçudur
30.04.2014
'Millî irade' kimin iradesidir?
24.04.2014
Teslim olma Türkiye! Erdoğan’a mahkûm değiliz
15.04.2014
2.Cumhuriyet'e doğru:III Hâlâ umut var mı? Nerede?
10.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru II: Geçiş neden bu kadar sancılı?
09.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru I: Seçimin ardından hasar ziyan tespiti
26.03.2014
Her koyun kendi bacağından, her seçmen kendi oyundan asılır
19.03.2014
Çözüm sürecini Kürtlerin sırtına yükleyip kurtulduk!
12.03.2014
Aklını, ahlakını, vicdanını yitirmiş muktedirler! O çocuğu öldürdünüz...
27.02.2014
Manidar pislikler, pis manidarlıklar
18.02.2014
28 Şubat’ın Fadime'sinden Kabataş'ın Zehra'sına, örtülü kadının istismarı
13.02.2014
Bir gün yargılandığınızda, umudu öldürmekten hüküm giyeceksiniz
06.02.2014
Cemaat darbeci, muhalifler hain, Erdoğan mağdur, Ergenekoncular kahraman!..
29.01.2014
Siz hangi 'paralel'de(n)siniz?
16.01.2014
Sade vatandaştan naçizane uyarılar
09.01.2014
'Peki, biz bu kadar b.ku neden yedik Ağam?'
04.01.2014
Cumhurbaşkanlığı korkuluk değildir Sayın Gül
02.01.2014
Adalete hile karışırsa suç meşrulaşır
25.12.2013
Ne Cemaat ne Hükümet, bu çürümüş devlet...
12.12.2013
Özürsüz terbiyesizler!
11.12.2013
Erdoğan’ın zindanı, ya da Kedi bir yerini görmüş...
05.12.2013
AKP ile Cemaat’in devleti ele geçirme savaşı
27.11.2013
Muhafazakâr ulema! Kadın cinayetlerinde parmak izleriniz var...
21.11.2013
Diyarbakır düğün meydanındaki hançer
13.11.2013
Anıtkabir’de 1 milyon insan
08.11.2013
Ahlakı iki bacak arasına sıkıştıranlara aşkla cevap verin
23.10.2013
Bebelerin geleceğine ipotek koymayın beyler!
16.10.2013
Kanlı bayram
09.10.2013
AKP demokrat değil, doğru; peki 'biz' ne kadar demokratız?
02.10.2013
Ne kabaq ne devrim; kazanımların kerhen tescili
25.09.2013
Demokratik muhalefet boşluğunun çaresizliği
19.09.2013
Devlet dersinde öldürülen ve öldürülecek çocuklara...
04.09.2013
Erdoğan, Obama, durun! İntihara koşuyorsunuz
31.08.2013
1 Eylül öncesinde Obama’ya, Erdoğan’a, Esad’a sesleniyorum
30.08.2013
Suriye yangınını kundaklayanlara...
22.08.2013
Gezi ve Çarşı, darbeye karşı (mı?)
16.08.2013
'Şeyinin şeyini şey ettiğimin şeyi'
08.08.2013
Ergenekon var mı?
31.07.2013
Okurlarla dertleşme: Köşe yazarının iktidarı
25.07.2013
Kürdistan Kürtlerindir
18.07.2013
Tarihin vakti çok, bizim yok
12.07.2013
Darbe karşıtlığı demokratlık için yeterli midir?
04.07.2013
“Bir yanım Taksim, bir yanım Lice”
26.06.2013
Suç duyurum bâkidir: Ayaklar ne zaman baş oldu?
20.06.2013
Bu bir ihbar mektubu: Suç duyurusunda bulunuyorum
16.06.2013
Direniş meşruiyetini ve desteklerini yitirmemeli
14.06.2013
Kurtlar Vadisi’ne sığınan Başbakan
12.06.2013
Sonun başlangıcına doğru...
05.06.2013
Karizma çizildi, büyü bozuldu
22.05.2013
İnancıma, bedenime, yaşamıma karışamazsın!
15.05.2013
Reyhanlı'ya Rağmen, 'Savaşa Hayır!'
08.05.2013
Size Bir Masal Anlatayım: Tarihin Pandora Kutusundan Çıkan Kötülükler
01.05.2013
Taraf dersleri
24.04.2013
Müşrik'in putuna saygı göstermek
10.04.2013
Korkuları yenmek için
03.04.2013
‘Ser’den değil ‘o dil’den vazgeçin
27.03.2013
Demokratikleşerek helâlleşeceğiz
20.03.2013
Ergenekon yaşıyor, savaşıyor
13.03.2013
Çözüme Birlikte Yürüyebilmek İçin
06.03.2013
Hakları taviz sayarsanız...
27.02.2013
‘Bal bal demekle ağız tatlanmaz’
22.02.2013
'Oğlunu Arayan Köpekli Ana'
20.02.2013
Şarap da Olsun Şurup da Örtülü de Olsun Açık da
13.02.2013
Suriye Batağından Çıkmak İçin...
06.02.2013
Birgül A.Güler ile Sırrı Sakık’ın bize tuttuğu ayna
30.01.2013
Derin devletin sığ aklı
24.01.2013
Bir Soru Sormuştum, Cevabı: Hayır (mış)
16.01.2013
Küçük Bir Test Önerisi
09.01.2013
Türkiye Barışa Hazır, Ya Siz Siyasiler?
02.01.2013
2012'nin Özeti: 'Başbakan Ne Söylüyorsa Odur!'
26.12.2012
Başbakan'ın Rektör Kulları
19.12.2012
Taraf'ın Misyonu Neydi?
12.12.2012
Bir Devlet, Üç Dava
05.12.2012
13 + 13 X 100 = 2600 Mem û Zin Örgütü
05.12.2012
Darbeleri araştırmak: Bir zihniyet sorunu
28.11.2012
Kanuni’yi Siz Nasıl Tanırsınız Tayyip Bey?
21.11.2012
'Vatan hainleri' Ülkesinin Ağulu Dili
14.11.2012
Kan tutulmasına dur deyin!
07.11.2012
Açlık grevleri şantaj ise idam tehdidi nedir?
31.10.2012
Ya siz ne yiyorsunuz Sayın Başbakan?
18.10.2012
Mecbur kalınan bir açıklama
17.10.2012
‘Yetmez ama evet’ten ‘Yetti artık hayır’a
10.10.2012
Ama’sız barışçılık, ‘ahmak barışçılar’ ve iktidar
03.10.2012
Boş Meydanlar, Boş Vicdanlar
26.09.2012
Bir Balyozdan Bir Balyoza
19.09.2012
Şeytanlar Ülkesinde Aziz Yaratmak
12.09.2012
12 Eylül’den 12 Eylül’e
05.09.2012
Paniklemiş iktidar tehlikelidir
22.08.2012
Allahu Ekber Nidalarıyla İnsan Boğazlamak
15.08.2012
AKP'nin ve PKK'nin meşruiyet yitimi
08.08.2012
Rojbin... Kürt kızım, öz kardeşim benim
01.08.2012
Pınar Selek Davası Türkiye’nin Aynasıdır
26.07.2012
Başbakan’a bir çift sözüm var: Mi Yavvv!
19.07.2012
'Mağdurum Başbakan, Bi Talimat Ver!'
12.07.2012
Genel ahlak denilen genel yalan
27.06.2012
12 Eylül’e dönüş 'yine hapishane kapılarındayız'
13.06.2012
ÖYM Sınavından Çakanlar
08.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
06.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
31.05.2012
Rahmimizde, kalemimizde dış mihrak arayanlara...
23.05.2012
Riya’yı bırakın! Hepiniz askercilsiniz
16.05.2012
Önce kendi şiddetimizle yüzleşelim
10.05.2012
Mahalleyi yakmak mı, yeniden kurmak mı?
02.05.2012
1 Mayıs’ın ardından Başbakan’a acil şifa dilekleriyle
26.04.2012
Bir Ses, Bir Umut
18.04.2012
Yüzleşmek, Hesaplaşmak, Ödeşmek
12.04.2012
12 Eylül Topu Şimdi Bizde
04.04.2012
Eylül Yarası
07.03.2012
Tek Tip İnsan Yetiştirmek
29.02.2012
'Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Piçiz!'
22.02.2012
Dini Bütün, Kini Bütün Bir Gençlik
16.02.2012
Cemaat, Siyaset, İktidar
25.01.2012
Bizi ayıran ırmak
18.01.2012
Hrant’tan Denktaş’a Devlet
11.01.2012
Kar Değil Kan Kokusu
04.01.2012
İnsansız, Vicdansız, Akılsız...
28.12.2011
Yüzleşmek, Ödeşmek, İyileşmek
22.12.2011
Yalan Dünya Çökerken
14.12.2011
Tarikat, Cemaat, Siyaset
08.12.2011
'Sol Geçmişte Kalmadı mı?'
01.12.2011
Türk Solu
23.11.2011
CHP Dersim’le Neden Yüzleşemez?
16.11.2011
'Molotof Atan Vurulmalı!'
06.11.2011
Altında Kaldığımız Enkaz
26.10.2011
Kardeşlik Kokusu Düşmanlık Ağusu
19.10.2011
Dini Zerdüştlük Olan...
05.10.2011
BDP’nin Güç Seçimi
30.09.2011
Şimdi Hakikat Vakti
21.09.2011
Söz Konusu Barışsa Gerisi Teferruattır
14.09.2011
Darbe,Vesayet, Zihniyet
07.09.2011
Aynı Gemideyiz, Birlikte Batıyoruz
24.08.2011
Her Şeye Rağmen BDP’yi Savunmak
18.08.2011
'Barış Eşekleri Olalım'
10.08.2011
'Hükümete Açık Mektubumdur' -Öcalan-
05.08.2011
Nereye?
1 0
F. C. 12.10.2012 - 11:36:00
Yalnız değilsiniz. (Ama-sız)SAVAŞA HAYIR!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,51
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive