Oya BAYDAR

T24.Com



Bookmark and Share

'Barış Eşekleri Olalım'


18.08.2011 - Bu Yazı 3472 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

2001’de Barış Girişimi’ni kurduğumuz sıralarda Hrant Dink böyle demişti. 11 Eylül terörist saldırısının ardından Bush ve şürekâsının Afganistan’ı bombaladığı, Irak’ı işgale hazırlandığı günlerdi. Irak’ta savaşa ve Türkiye’nin bu savaşa katılmasına ama’sız karşı çıktığımız için, “bir koyup beş alma” heveslisi koro, Kürt sorununu toptan halletmenin fırsatını yakaladığını sanan TSK ile ahenk halinde “milli menfaatlerimiz gerektiriyor” teraneleriyle, barışçılara demediğini bırakmıyordu. En hafifi aymaz/ahmak barışçılar, Saddam yanlıları, geri kafalı solcular, gürültücü azınlık (oysa o günlerde yapılan araştırmalarda Türkiye halkının yüzde 90’ının savaşa karşı olduğu apaçık ortaya çıkmıştı) olan aşağılamalarla karşı karşıyaydık. İşte o günlerde Hrant,  “Aldırmayın; bizler barış eşekleri olalım. Eşek dayanıklıdır, güçlüdür, inatçıdır da. Barışı yüklenelim, ne kadar sopa vururlarsa vursunlar ama’sız barışta inat edelim” demişti.

En ahlâki ama en zor konumun barış eşekliği olduğunu Hrant kendi deneyiminden biliyordu. Halklar arasında barışa sözde değil yüreğinin ve beyninin en ince kıvrımlarına kadar inandığı için Türkiye’de Ergenekoncu çetelerin, devlet içine yuvalanmış provokasyon odaklarının ve militarist devletin hedef tahtasındaydı. Daha da acısı, kendi cemaatinin önemli bölümü tarafından dışlanıyor, hele de diaspora Ermenilerince “Türk devletinin işbirlikçisi, Türk tohumu” diye, tam da bu sözcüklerle saldırıya uğruyordu. Fanatik çevreler katledilmesinden sonra sahip çıktılar ona.

Gerçek bir barış eşeğinin, çoğu zaman çatışmanın her iki tarafından da sopa yediğini, yine de inatla yoluna devam ettiğini ondan öğrendim. O gün bugün de iyi bir barış eşeği olmaya çalışıyorum.


Barış Eşeklerine Acil İhtiyaç Var

Türkiye’nin Kürt sorununda varılan nokta çözümsüzlüğe ve savaşa evriliyor. 1990’ların başına dönülmesinin, bugünün koşullarında o günden çok daha büyük bir felakete sürüklenmek olacağını Türk ve Kürt muktedirleri ya görmüyorlar ya da Türk, Kürt hepimizi, bütün ülkeyi felakete sürüklüyorlar.

Son bir hafta içinde iktidar Kürt sorununun barışçı çözümünden tümüyle vazgeçti yargısını pekiştirecek bir dizi gelişme oldu. Sonuncusu; Başbakan’ın “Bıçak kemiğe dayandı, fatura ağır olacak”sözleri.  Bu sözler aslında iktidarın sorunu çözmekten aciz olduğunun, kendisinden öncekiler gibi şiddet uygulamaktan, sindirmekten, savaştan başka bir önerisinin bulunmadığının itirafıdır.

Bu aşamaya varılmasında, geçen haftaki “Hükümete Açık Mektup” yazısının muhatabı olan siyasal iktidar (AKP) birinci dereceden sorumludur. Çözüm ikliminin değerlendirilebileceği her aşamada uzlaşmayı değil kavgayı tercih ederek, bir adım atmak yerine iki adım gerileyerek, vicdan ve empati dili yerine ötekileştirme ve savaş dilini yeğleyerek, uzlaşma değil biat hedefleyerek işlerin buraya varmasında başat rol oynamıştır. Çiller döneminin güvenlik konseptine dönülmesinin gerekliliğini savunan AKP’ye yakın kişilerin veya bizzat AKP’lilerin talihsiz¸ basiretsiz, bir o kadar da son otuz yıldan ders çıkarmamış söylemleri, çözüm adına en küçük bir umut kırıntısı bırakmamaktadır. Kısacası, durum vahimdir ve bugün AKP’den barışçı çözüm adımı beklemek ölü gözünden yaş beklemekten daha umutsuzdur. Peki ne yapacağız?


Kürt Arkadaşlara Açık Mektup


Hükümete Açık Mektup yazısı, çok farklı kişi ve kesimlerden olumlu tepkiler aldı, özellikle de Kürt arkadaşlarımdan, Kürt hareketinin çeşitli kanatlarından... Oradaki satırları ve satırların taşıdığı duyguları ne denge olsun diye, ne de Kürt hareketine hoş görünmek için yazdım. Vicdanımı dinledim, bire bir içimi yansıttım. Şimdi de öyle yapacağım.

Lafı dolandırmadan söyleyecek olursam, Kürtlerin haklı taleplerini sonuna kadar destekleyen; ezilmişliğe, yoksunluğa, haklarının kimliklerinin inkârına başkaldırmalarını haklı ve meşru sayan, yıllardır yanlarında durmaya çalışan ben ve benim gibiler varılan çözümsüzlük noktasında, Kürtlerin öfkesini, tepkisini, başkaldırısını, “yeter” çığlığını anlıyoruz, içimizde duyuyoruz. Ama varılan noktada Kürt hareketinin siyasetini, vizyonunu, hedefini kavramakta zorlanıyoruz. Temcit pilavı gibi tekrarlanan barış istiyoruz sözleri yaşananlar karşısında anlamsız bir tekerlemeye dönüşüyor. Halk savaşını yeniden başlatıyoruz diyerek, gözdağıyla, tehditle, ölerek öldürerek barış sağlanmaz. Biliyorum; geçen haftaki yazımı alkışlayan Kürt arkadaşlarımın bir bölümü, bu satırları okuyunca “Bizi pasifize etmek istiyorsun” diyecekler, silahlı harekete en yakın duran ve dünyaya silahın namlusundan bakanlar ise daha da ileri gidip, “TC devleti”yle, iktidarla işbirliği suçlamasına kadar vardıracaklar işi. Ama dedim ya, barış eşeği olmayı öğrendim ve giderek daha da tahammüllü, kararlı bir eşek olmaya çabalıyorum. Bu yüzden de, onların kendi durdukları noktadan göremeyecekleri kimi gerçekleri sakınmadan dile getirmek istiyorum.

Ayrılıktan yana olmayan ( ki bu da bir haktır ve gereğinde tartışılır, konuşulur) Kürt siyasal hareketi, Kürt insanları, Kürt demokratları yeniden başlayan/başlatılan savaşın çözüm olmadığını, olamayacağını, sadece yeni ölümlere, kana, nefrete, intikam duygularına yol açacağını bilerek silahı, mayını, öldürmeyi, ölmeyi hâlâ geçerli yöntem sayanlara dur diyebilmelidir. Yirmi yıl önce  işlevli ve anlaşılabilir olan, -ve itiraf etmemiz gerekir ki biz Türkleri aymazlığımızdan uyandıran- silahlı mücadele bugün ters tepmekte, hedef barışçı çözüm ise eğer (ki böyle değilse zaten söylediklerimizin, yazdıklarımızın bir hükmü yok), bu hedeften uzaklaştırmaktadır.

BDP’de ve DTK’da temsilcisini bulan Kürt siyasal hareketi , kendilerini de zor durumda bırakan, siyaset yapma alanlarını daraltan, haklılıklarına gölge düşüren bu türden eylemleri ama’lara sığınmadan eleştirmeye cesaret edebilirse; varılan aşamada çözümün anahtarının artık silahta olmadığını, atılan her kurşunun, patlayan her mayının çözümsüzlüğe bir düğüm attığını kendi kitlesine ve silahlı güce anlatmayı becerebilirse, Türk-Kürt büyük bir çoğunluğu arkasına alarak silahın başaramadığını siyasetle başarabilir.

Barış eşeği olabilmek kim ne derse desin, ne düşünürse düşünsün amaca vardıracak (burada barışçı çözüm) adımı atmaktan geri kalmamak,  ezberlenmiş şablon düşünceler, içeriksiz sihirli sözcükler, kof ajitasyon yerine içeriği kadar zamanlaması da iyi düşünülmüş, planlanmış projelerle ortaya çıkmak, bunları barış diliyle anlatabilmek demektir. Ve asıl, kendi cemaatinin, kendi hareketinin yanlış adımlarını görebilmek¸ yanlışlara kılıf uydurmadan korkusuzca ve açıkça karşı çıkmak demektir.

Barış istiyoruz demek tek başına hiçbir şey demek değildir. Barış için neleri feda etmeye razıyız, ne almak için neleri vereceğiz? Taleplerimizi uzlaşma masasına mı getiriyoruz, şantaj malzemesi olarak mı kullanıyoruz?  Bu ve benzer sorulara verdiğimiz cevaplardır barış sözcüğünün içini dolduran.

Hiçbir hareket ve siyaset noksansız, yanlışsız değildir. Kürt siyasal hareketi kendi muhasebesini cesaretle yaparsa, kendi yanlışları ve eksikleriyle özgürce yüzleşmeyi göze alırsa güçlenecektir. Bu eksiklere, yanlışlara, barışı sabote eden eylemlere söylemlere dikkat çeken dostlarını karalamak, iktidar yandaşlığıyla suçlamak; buna karşılık yanlışları, eksikleri hasır altı edenleri, silahı ve savaşı alkışlayanları dinleyip baş tacı etmek çözümsüzlüğü süregenleştireceği gibi, hareketi de zaafa uğratacaktır.

Bugün Kürt hareketi ve bağlaşığı olan Türkiyeli demokratlar, Hrant’ın deyimiyle “barış eşeği” olmak zorunda. Bu, belinize sopayı yiyip oturun anlamına asla gelmiyor. Barış eşeği olmanın anlamı, kim hangi provokasyonu yaparsa yapsın ısrarla barışçı konumda kalmak ve sürekli çözüm üretmek demek.

Demek ki iş başa düşüyor. Kürt siyasal hareketi ve Türkiye barış güçleri hiçbir zaman barıştan bu kadar sorumlu olmadılar. Bu sorumluluğu -hem de tek başımıza- yüklenmek zorundayız. Savaş diline aynı dilden cevap yetiştirmeye çalışmak yerine barış dilini öğretmek zorundayız. Çözümü güvenlikçi militarist politikalarda gören aymazlara karşı, boşluğa kılıç sallamak ve kof ajitasyon yerine en geniş kitleleri de inandıracak ve kazanacak gerçekçi çözüm önerileri üretmek zorundayız. Barış sorumluluğunu yüklenebilirsek, barış eşeği olmayı başarabilirsek siyasal iktidarın da, devletin de, Türk milliyetçiliğinin de kozları ellerinden alınır, ama’ları geçersiz kalır, aynada kendilerine kükreyen kağıttan kaplanlara dönerler. Oyunda piyon olmak yerine oyuncu olabiliriz ve savaş oyunu bozulur. İş ki cesaret edelim!
 

.

Facebook Yorumları

Kod8
9.12.2018
Havva Anamız'a, Adem'i baştan çıkardığı gerekçesiyle tutuklama kararı
3.12.2018
“Cumhuriyet olayı”nın ifşa ettikleri ve öğrettikleri
22.11.2018
Buna da susacaksanız Meclis'te ne işiniz var!
20.11.2018
Demet, yüreklerimizi peşinden sürükleyerek gitti
7.11.2018
Cihangir İslam'ı yalnız bırakmamak…
24.10.2018
Türküm, Kürdüm, Rumum, Ermeniyim; doğruyum, çalışkanım!
20.10.2018
Suudi'nin Kaşıkçı cinayeti, Türk yargısının Osman Kavala cinayeti
10.10.2018
Hapishaneleri boşaltmak mı istiyorsunuz? Biraz hukuk, biraz vicdan yeter
6.10.2018
Partiler siyaseti tükenirken, umut yurttaşta
12.9.2018
Derin ittifakın Cumhuriyet operasyonu
6.9.2018
Şırnak ne kadar Türkiye toprağıysa İdlib o kadar Suriye toprağıdır
30.8.2018
Cumartesi Anneleri, Osman Kavala, tutuklu Kürt siyasetçiler ve diğerleri: “Bizim” ayıbımız, “onların” suçu…
22.8.2018
Onlar içerde yatarken bayram haramdır
15.8.2018
Yerli ve milli Don Kişot'un yel değirmenleriyle savaşı
3.8.2018
Bakan Soylu'ya bir soru: PKK'nın cinayeti zulmünüzü ve hukuksuzluğunuzu aklar mı?
1.8.2018
Eski yapılar yıkılmadan yeni kurulamaz
28.7.2018
Ey AKP Reisi, ey AKP'liler! Bedelli'den elde edeceğiniz kârın bin misli öneriliyor, duydunuz mu?
6.7.2018
Her “idam” dediğinizde bir çocuk daha öldürülüyor
4.7.2018
PKK'nin cinayeti, Soylu'nun rezaleti karşısında susarsak…
1.7.2018
İnce'nin yüzde 30'u, MHP'nin sürprizi, CHP'nin hâli
19.6.2018
Dikkat! Uçurumdan önceki son çıkış
13.6.2018
Kandil'de bayrağı nereye dikeceksiniz? Savaşı seçim sandığına nasıl sokacaksınız?
6.6.2018
Erdoğan haklı; eline kan bulaşan bedelini ödemeli
30.5.2018
Ne “iktidarı nasıl olsa vermez” teslimiyeti, ne “kazandık gitti” kolaycılığı
24.5.2018
Vakit, edebiyle çekip gitme vaktidir
10.5.2018
Millet, 7 Haziran'da da “Tamam” demişti, ne oldu?
4.5.2018
İttifakınızın adı “Kürtlere Geçit Yok” misâkı olsun
26.4.2018
Bir komplo teorisi: Derin devletin Erdoğan'a kumpası mı?
17.4.2018
Dünya Trump'a, Türkiye Erdoğangiller'e kaldığında…
10.4.2018
Bir lokum kaç gencin hayatına bedeldir?
24.3.2018
Fetih'te yağma haktır, işgalin sembolü bayraktır
6.3.2018
"Afrin bizim niremiz olur Abla?"
28.2.2018
Doğma çocuk! Ya ırzına geçilecek ya tabutuna bayrak örtülecek
21.2.2018
Bu kadar kin ve nefreti içinizde nasıl barındırıyorsunuz?
17.2.2018
“Korkma anne, silah sesi değil, kovaya vuruyoruz”
7.2.2018
“Yaşasın Ölüm” diye bağırmadığımız için suçluyuz
31.1.2018
“Ulan ahlâksızlar, vatan hainleri, vicdansızlar, fikir soytarıları!”
21.1.2018
Gaflet ve dalâlet yolundan dönün, yalvarıyorum
18.1.2018
Canan Kaftancıoğlu'nu, “kıçı kirli” siyasete teslim etmeyelim
10.1.2018
Boğaziçi Üniversitesi iyi ki “yerli ve milli” değil
5.1.2018
Acil bir KHK çıkarılmasını talep ediyorum
28.12.2017
Rejimin niteliksel dönüşümü gerçekleşti, demokratik hukuk devleti bitirildi
21.12.2017
Durun! Suriye’den de beter bir adım atmak üzeresiniz
13.12.2017
“Ya sayı saymayı bilmiyorsunuz ya da hiç dayak yememişsiniz”(x)
7.12.2017
Kediye işkenceye kahrolanlar! Ölüye işkenceyi de görün
28.11.2017
Kürtleri ezmek için acelesi olanlar var
22.11.2017
Bugünkü Soçi Zirvesi’nden ne çıkacak?
15.11.2017
“Amerika gitsin Rusya mı gelsin, Allahsız Gomonistler!”
14.11.2017
Ergenekon’un Avrasyacı maskeyle dönüşü
7.11.2017
Mağdura kimlik soran, zulme ortak olur
20.10.2017
Osman'a kadar uzandıysanız, korkunuz büyük demektir
17.10.2017
Demirtaş’ın Seher’inin şifrelerini ifşa ediyorum
12.10.2017
Şehit cenazeleri gelmeye başlarsa sorumluluk kimin olacak?
4.10.2017
Ayşe Öğretmen’in mahkûmiyeti hukukî ve ahlakî çöküşün aynasıdır
3.10.2017
AKP hata’dan suç’a doğru ilerliyor
28.9.2017
Kimin beka sorunu? Türkiye’nin mi, Erdoğan’ın mı?
23.9.2017
"Bunlar"a sınır ötesi harekât yetkisi vermek, Türkiye'ye kurşun sıkmaktır
18.9.2017
Üç beş kendini bilmez değil, ‘baş’tan ayağa hepiniz
3.9.2017
CHP’nin hafızasını yitirdiği çıkmaz sokak
23.8.2017
Bülent Uluer için: “Bir düğün fotoğrafı”
12.8.2017
Tekçi bağnazlığımızın aynası: Cumhuriyet vakası
1.8.2017
Yine “lotocular” kazandı Sayın Yargıç
19.7.2017
“Ülke ve milletiyle bölünmez bütünlüğümüzü” ihlâl suç değil miydi?
12.7.2017
Demirtaş terörist, Berberoğlu casus, Özlem ajansa 79,5 milyon nedir?
1.7.2017
“Herkes İçin Adalet” diyemezsek, “Kahrolsun Adalet” diyenlere yeniliriz
23.6.2017
Adalet için, Erdoğan-Perinçek zihniyetine karşı yürümek…
17.6.2017
Adalet yürüyüşü Edirne’ye uzanırsa neler olmaz…
6.6.2017
Şimdi ben bu haberi gazeteye nasıl koyacağım Bilge’ciğim?
25.5.2017
Şimdi ben kime hakaret etmiş olacağım?
17.5.2017
Ölmeyin çocuklar! Siz eridikçe toplum çürüyor, vicdan ölüyor
4.5.2017
Acınacak hale gelmeyiniz Sayın Erdoğan?
27.4.2017
Bu halinizle ne bekliyordunuz Beyler!
18.4.2017
Hayır kazandı, şimdi yarınlara bakalım
15.4.2017
Evet veya Hayır sadece siyasî değil ahlakî bir tercihtir
12.4.2017
16 Nisan’dan sonra 17 Nisan
1.4.2017
Hayrettin Karaman işin ruhunu açıkladı, şimdi bin 'hayır’ım var
29.3.2017
Kırmızı çizginizi yanlış çizerseniz, olacağı budur
24.3.2017
“Çocuk istismarcısı, hırsız, terörist 149 gazeteci”
16.3.2017
Hollanda krizinin ardındaki asıl neden
11.3.2017
"Hayır"lı yazılar III: “Bullshit” dış siyasete Hayır
18.8.2015
Şehit cenazelerinde boy gösterenler! Varto sokaklarında sürüklenen çıplak bedeni gördünüz mü?
11.8.2015
Lan Devlet! Bize ne yapmadın ki?
6.8.2015
Bende yalı yok, viski yok, HDP’ye oy verdim; ben neyim?
1.8.2015
Erdoğan, Davutoğlu, Bayık, Karayılan ve diğerleri! İsteseniz bu kirli savaş bir saatte biter
30.7.2015
'Sözde aydınlar' adına, hodri meydan, diyorum
28.7.2015
Çare Türkiye’nin HDP’lileşmesinde
27.7.2015
Çözüm: HDP etrafında kenetlenmek
22.7.2015
Yeter artık! Hangi teröre karşı hangi ortaklık?
13.7.2015
Erken seçimden önce HDP'ye operasyon planı
8.7.2015
Çinli sanıp Koreliyi dövmek, Roboski’de Kürt katırı öldürmek, Artvin’de doğaya ‘koymak’…
2.7.2015
Devletin bölücülük, kin ve savaş nârası
24.6.2015
HDP’ye ayar vermek yerine, destek olmak
10.6.2015
HDP bu toprakların bağrından doğan güzel bir projedir
3.6.2015
Karanlıktan önceki son çıkış: HDP
27.5.2015
HDP’ye ayar verme hakkımız yok, Kürtlerden özür borcumuz var
21.5.2015
Yahu, kim kimi asıyor? Bilelim de engel olalım
19.5.2015
İdam cezasını savunmak bile insanlık suçudur
14.5.2015
Biz orada yoktuk ama sizler tam takım oradaydınız Sayın Özkök!
8.5.2015
Kamp Armen’e reva görülen, devletin ve AKP’nin aynasıdır
6.5.2015
Tayyip Bey’in paralel partisi
29.4.2015
Cin şişeden çıkınca
23.4.2015
Soykırım kadar ağır vicdan kırımımız
13.4.2015
'330 milletvekili için kaç şehit gerek?'
11.4.2015
Bir bilmece: Bu suç duyurusu kimi hedefliyor?
06.04.2015
Berkin'in elindeki ekmek, Yasin'in elindeki kurban eti
02.04.2015
HDP Türkiye partisi olursa…
25.03.2015
Korkulan provokasyon ‘Sürecin Mimarı’ndan geldi
20.03.2015
Kozmik Oda'nın esrarı
12.03.2015
Vezir edenler rezil de ederler, zavallı Hakan Fidan
08.03.2015
Kadınlar! Kendimizi bu adamlara kullandırmayalım
05.03.2015
Demirtaş’ı yıpratma projesine dikkat!
26.02.2015
IŞİD’den türbe kaçırma opereti: Hamaset, heyecan, yalan…
19.02.2015
Bebelerden katil yaratan eril iktidar
18.02.2015
Muktedir erkekliğin tecavüzcü fıtratı
11.02.2015
Vietnam’dan Türkiye’ye: Kutsal yaratmak, kutsalı kullanmak
25.01.2015
Hrant’ın Arkadaşları, CHP ulusalcılığı, Ergenekon’la flört
15.01.2015
İslamla terör yan yana gelemez (mi?)
09.01.2015
Tayyip Erdoğan’ın AKP’ye darbesi
03.01.2015
İsteyene Noel Baba, isteyene Cübbeli Hoca
31.12.2014
2014’ün en kullanışlı jokeri: Paralel yapı
25.12.2014
Zaman'ı, Cumhuriyet'i, Odatv'yi savunmak
19.12.2014
AKP iktidarı Ergenekon’la kucaklaşırken
10.12.2014
“Halk için halka rağmen”den, “İsteseler de istemeseler de”ye...
07.12.2014
İki tane aklıselim baayan, heyecan yaparak kapıdan giriş yaptılar...
03.12.2014
İşçiler: Ya ölün, ya aç kalın! - Kadınlar: Ya ölün ya erkeğe kul olun!
26.11.2014
Aydın kötücüllüğümüzün kaynağı
18.11.2014
Dersim: Ulusal vicdanın yarası, siyasetin yüz karası...
05.11.2014
Paşa paşa darbe yapanlardan şaşa şaşa darbe yapanlara
30.10.2014
Adını Cumhur(iyet) koyduk
20.10.2014
AKP’nin Türkiye’ye ve kendine ihaneti
11.10.2014
S.O.S! Acilen, herkes bir adım geriye...
07.10.2014
Kobane düştü düşecek, aceleniz ne?
01.10.2014
Aklı ve ahlâkı “şey”inde olan adamlar
24.09.2014
Sınırlarımızı Kürtler koruyor, farkında mısınız?
11.09.2014
CHP Bekaroğlu ile sağa değil sola açılır
03.09.2014
Hoyratlaşıyoruz, kötücülleşiyoruz, çirkinleşiyoruz
27.08.2014
Şaşkın ördek kıçtan dalar
20.08.2014
Demirtaş CHP’ye başkan olduğunda...
13.08.2014
“Edepsiz” bir kadından “aşağılık” düşünceler
06.08.2014
Neden mi Demirtaş?
30.07.2014
Bayram değil; kan, zulüm, kıyım günleri
16.07.2014
Sandığa 'adam gibi, tıpış tıpış' gitmeyeceğim!
02.07.2014
Ben cumhurbaşkanı adayımı buldum, darısı başınıza
26.06.2014
Darbecilerden kahraman yaratmayı başaranlara…
11.06.2014
Keşke Gezi zekâlı bir başbakanımız olsaydı...
04.06.2014
Gezi’deki çocuklar Dağ’daki çocuklarla buluşunca...
28.05.2014
Okmeydanı analarından, Dağ’a giden çocukların analarına...
22.05.2014
Soma’da, uygulamalı Das Kapital dersleri
18.05.2014
H...S...! Fıtratınız batsın, birbirinize müstahaksınız!
15.05.2014
Acımızı da suçumuzu da ortaklaştıralım
14.05.2014
Benim cumhurbaşkanım cadı avına çıkmaz
08.05.2014
İdamı savunmak insanlık suçudur
30.04.2014
'Millî irade' kimin iradesidir?
24.04.2014
Teslim olma Türkiye! Erdoğan’a mahkûm değiliz
15.04.2014
2.Cumhuriyet'e doğru:III Hâlâ umut var mı? Nerede?
10.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru II: Geçiş neden bu kadar sancılı?
09.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru I: Seçimin ardından hasar ziyan tespiti
26.03.2014
Her koyun kendi bacağından, her seçmen kendi oyundan asılır
19.03.2014
Çözüm sürecini Kürtlerin sırtına yükleyip kurtulduk!
12.03.2014
Aklını, ahlakını, vicdanını yitirmiş muktedirler! O çocuğu öldürdünüz...
27.02.2014
Manidar pislikler, pis manidarlıklar
18.02.2014
28 Şubat’ın Fadime'sinden Kabataş'ın Zehra'sına, örtülü kadının istismarı
13.02.2014
Bir gün yargılandığınızda, umudu öldürmekten hüküm giyeceksiniz
06.02.2014
Cemaat darbeci, muhalifler hain, Erdoğan mağdur, Ergenekoncular kahraman!..
29.01.2014
Siz hangi 'paralel'de(n)siniz?
16.01.2014
Sade vatandaştan naçizane uyarılar
09.01.2014
'Peki, biz bu kadar b.ku neden yedik Ağam?'
04.01.2014
Cumhurbaşkanlığı korkuluk değildir Sayın Gül
02.01.2014
Adalete hile karışırsa suç meşrulaşır
25.12.2013
Ne Cemaat ne Hükümet, bu çürümüş devlet...
12.12.2013
Özürsüz terbiyesizler!
11.12.2013
Erdoğan’ın zindanı, ya da Kedi bir yerini görmüş...
05.12.2013
AKP ile Cemaat’in devleti ele geçirme savaşı
27.11.2013
Muhafazakâr ulema! Kadın cinayetlerinde parmak izleriniz var...
21.11.2013
Diyarbakır düğün meydanındaki hançer
13.11.2013
Anıtkabir’de 1 milyon insan
08.11.2013
Ahlakı iki bacak arasına sıkıştıranlara aşkla cevap verin
23.10.2013
Bebelerin geleceğine ipotek koymayın beyler!
16.10.2013
Kanlı bayram
09.10.2013
AKP demokrat değil, doğru; peki 'biz' ne kadar demokratız?
02.10.2013
Ne kabaq ne devrim; kazanımların kerhen tescili
25.09.2013
Demokratik muhalefet boşluğunun çaresizliği
19.09.2013
Devlet dersinde öldürülen ve öldürülecek çocuklara...
04.09.2013
Erdoğan, Obama, durun! İntihara koşuyorsunuz
31.08.2013
1 Eylül öncesinde Obama’ya, Erdoğan’a, Esad’a sesleniyorum
30.08.2013
Suriye yangınını kundaklayanlara...
22.08.2013
Gezi ve Çarşı, darbeye karşı (mı?)
16.08.2013
'Şeyinin şeyini şey ettiğimin şeyi'
08.08.2013
Ergenekon var mı?
31.07.2013
Okurlarla dertleşme: Köşe yazarının iktidarı
25.07.2013
Kürdistan Kürtlerindir
18.07.2013
Tarihin vakti çok, bizim yok
12.07.2013
Darbe karşıtlığı demokratlık için yeterli midir?
04.07.2013
“Bir yanım Taksim, bir yanım Lice”
26.06.2013
Suç duyurum bâkidir: Ayaklar ne zaman baş oldu?
20.06.2013
Bu bir ihbar mektubu: Suç duyurusunda bulunuyorum
16.06.2013
Direniş meşruiyetini ve desteklerini yitirmemeli
14.06.2013
Kurtlar Vadisi’ne sığınan Başbakan
12.06.2013
Sonun başlangıcına doğru...
05.06.2013
Karizma çizildi, büyü bozuldu
22.05.2013
İnancıma, bedenime, yaşamıma karışamazsın!
15.05.2013
Reyhanlı'ya Rağmen, 'Savaşa Hayır!'
08.05.2013
Size Bir Masal Anlatayım: Tarihin Pandora Kutusundan Çıkan Kötülükler
01.05.2013
Taraf dersleri
24.04.2013
Müşrik'in putuna saygı göstermek
10.04.2013
Korkuları yenmek için
03.04.2013
‘Ser’den değil ‘o dil’den vazgeçin
27.03.2013
Demokratikleşerek helâlleşeceğiz
20.03.2013
Ergenekon yaşıyor, savaşıyor
13.03.2013
Çözüme Birlikte Yürüyebilmek İçin
06.03.2013
Hakları taviz sayarsanız...
27.02.2013
‘Bal bal demekle ağız tatlanmaz’
22.02.2013
'Oğlunu Arayan Köpekli Ana'
20.02.2013
Şarap da Olsun Şurup da Örtülü de Olsun Açık da
13.02.2013
Suriye Batağından Çıkmak İçin...
06.02.2013
Birgül A.Güler ile Sırrı Sakık’ın bize tuttuğu ayna
30.01.2013
Derin devletin sığ aklı
24.01.2013
Bir Soru Sormuştum, Cevabı: Hayır (mış)
16.01.2013
Küçük Bir Test Önerisi
09.01.2013
Türkiye Barışa Hazır, Ya Siz Siyasiler?
02.01.2013
2012'nin Özeti: 'Başbakan Ne Söylüyorsa Odur!'
26.12.2012
Başbakan'ın Rektör Kulları
19.12.2012
Taraf'ın Misyonu Neydi?
12.12.2012
Bir Devlet, Üç Dava
05.12.2012
13 + 13 X 100 = 2600 Mem û Zin Örgütü
05.12.2012
Darbeleri araştırmak: Bir zihniyet sorunu
28.11.2012
Kanuni’yi Siz Nasıl Tanırsınız Tayyip Bey?
21.11.2012
'Vatan hainleri' Ülkesinin Ağulu Dili
14.11.2012
Kan tutulmasına dur deyin!
07.11.2012
Açlık grevleri şantaj ise idam tehdidi nedir?
31.10.2012
Ya siz ne yiyorsunuz Sayın Başbakan?
18.10.2012
Mecbur kalınan bir açıklama
17.10.2012
‘Yetmez ama evet’ten ‘Yetti artık hayır’a
10.10.2012
Ama’sız barışçılık, ‘ahmak barışçılar’ ve iktidar
03.10.2012
Boş Meydanlar, Boş Vicdanlar
26.09.2012
Bir Balyozdan Bir Balyoza
19.09.2012
Şeytanlar Ülkesinde Aziz Yaratmak
12.09.2012
12 Eylül’den 12 Eylül’e
05.09.2012
Paniklemiş iktidar tehlikelidir
22.08.2012
Allahu Ekber Nidalarıyla İnsan Boğazlamak
15.08.2012
AKP'nin ve PKK'nin meşruiyet yitimi
08.08.2012
Rojbin... Kürt kızım, öz kardeşim benim
01.08.2012
Pınar Selek Davası Türkiye’nin Aynasıdır
26.07.2012
Başbakan’a bir çift sözüm var: Mi Yavvv!
19.07.2012
'Mağdurum Başbakan, Bi Talimat Ver!'
12.07.2012
Genel ahlak denilen genel yalan
27.06.2012
12 Eylül’e dönüş 'yine hapishane kapılarındayız'
13.06.2012
ÖYM Sınavından Çakanlar
08.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
06.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
31.05.2012
Rahmimizde, kalemimizde dış mihrak arayanlara...
23.05.2012
Riya’yı bırakın! Hepiniz askercilsiniz
16.05.2012
Önce kendi şiddetimizle yüzleşelim
10.05.2012
Mahalleyi yakmak mı, yeniden kurmak mı?
02.05.2012
1 Mayıs’ın ardından Başbakan’a acil şifa dilekleriyle
26.04.2012
Bir Ses, Bir Umut
18.04.2012
Yüzleşmek, Hesaplaşmak, Ödeşmek
12.04.2012
12 Eylül Topu Şimdi Bizde
04.04.2012
Eylül Yarası
07.03.2012
Tek Tip İnsan Yetiştirmek
29.02.2012
'Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Piçiz!'
22.02.2012
Dini Bütün, Kini Bütün Bir Gençlik
16.02.2012
Cemaat, Siyaset, İktidar
25.01.2012
Bizi ayıran ırmak
18.01.2012
Hrant’tan Denktaş’a Devlet
11.01.2012
Kar Değil Kan Kokusu
04.01.2012
İnsansız, Vicdansız, Akılsız...
28.12.2011
Yüzleşmek, Ödeşmek, İyileşmek
22.12.2011
Yalan Dünya Çökerken
14.12.2011
Tarikat, Cemaat, Siyaset
08.12.2011
'Sol Geçmişte Kalmadı mı?'
01.12.2011
Türk Solu
23.11.2011
CHP Dersim’le Neden Yüzleşemez?
16.11.2011
'Molotof Atan Vurulmalı!'
06.11.2011
Altında Kaldığımız Enkaz
26.10.2011
Kardeşlik Kokusu Düşmanlık Ağusu
19.10.2011
Dini Zerdüştlük Olan...
05.10.2011
BDP’nin Güç Seçimi
30.09.2011
Şimdi Hakikat Vakti
21.09.2011
Söz Konusu Barışsa Gerisi Teferruattır
14.09.2011
Darbe,Vesayet, Zihniyet
07.09.2011
Aynı Gemideyiz, Birlikte Batıyoruz
24.08.2011
Her Şeye Rağmen BDP’yi Savunmak
18.08.2011
'Barış Eşekleri Olalım'
10.08.2011
'Hükümete Açık Mektubumdur' -Öcalan-
05.08.2011
Nereye?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8