Oya BAYDAR

T24.Com



Bookmark and Share

Tayyip Erdoğan’ın AKP’ye darbesi


09.01.2015 - Bu Yazı 1469 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hatırlıyorum; epeyce önceydi, o zamanlar başbakan olan Tayyip Erdoğan bir konuşmasında “Partimizin adı AK Parti’dir, AKP demek şerefsizliktir, düşmanlıktır” diye gürlemişti. O günden sonra Adalet ve Kalkınma Partisi’ne hiç AK Parti demedim, diyemedim. Bu saçma sapan, bir o kadar da küstah dayatmacılığı kendi çapımda protesto için partinin resmî adı olan AKP’den şaşmadım. İyi ki de böyle yapmışım; varılan noktada bu partiye AK demek, akla karayı birbirine karıştırmak olurdu. Hele de “A”sındaki adaletten, hukuktan eser kalmadığı şu günlerde.

Yolsuzluk-hırsızlık-rüşvet zanlısı dört bakan ve suç ortakları hakkındaki soruşturmaların önce mahkemelerde kapatılması, dosyalarındaki delillerin imhası, sonra da Meclis Soruşturma Komisyonu’nda AKP’li komisyon üyelerinin oylarıyla aklanmaları, programında ve seçim vaadlerinin başında yolsuzlukla mücadele gelen AKP’yi kapkara etti.

Yolsuzluk mızrağı, darbe kılıfına sığmıyor

Çeşitli kamuoyu yoklamalarına göre, bu ülke seçmenlerinin yüzde 70’e varan (kimi anketlerde yüzde 74 görünen) çoğunluğu 17-25 Aralık 2014 soruşturmalarıyla ortaya dökülen yolsuzlukların-hırsızlıkların gerçek olduğuna inanıyor. Ortaya çıkan deliller, montaj olmadığı yetkili kurumlarca açıklanan dinleme kayıtları, TV ekranlarında izlediğimiz canlı görüntüler öyle makul şüphe, hatta kuvvetli şüphe falan değil, apaçık suçüstüne işaret ediyordu. Zaten, bütün bunlar gerçek değil de Tayyip Erdoğan ve şürekasının bir yıldan bu yana halkı inandırmaya çabaladıkları gibi “Paralel’in kumpası” olsaydı, bu kadar telaşlanmalarına, darbe paranoyasına, zanlıları adaletten yargıdan kaçırmak için kırk takla atmalarına gerek kalmazdı. Yargılamanın önü açılır, meclis komisyonuna baskı yapılmaz, Yüce Divan’dan korkulmazdı. Zanlılar yargılanır, ya temize çıkarlar ya da mahkûm olurlardı ki, mahkûmiyet durumunda bile partileri temize çıkar, AK’lanırdı.

Bu şeffaf, kısa, namuslu yol yerine, işin ucunun kendine dokunacağını gören Tayyip Erdoğan’ın baskı ve müdahalesiyle, hamuduyla götürenleri gözlerden saklayacak bir kılıf bulundu: Darbe…

Bunca askerî darbe yaşamamış olsaydık belki saf saf inanırdık ama Erdoğangillerin çakma darbesi yandaşları ile suç ortakları dışında kimse için inandırıcı değil. Gemi azıya almış görünen ve giderek tehlikeli bir güç elde etmiş olanTayyip Erdoğan, iktidarın gölge ortağı Cemaat tarafından silkelenmek, sarsılmak, hizaya sokulmak istendi; hepsi bu.

Devletin önemli kurumlarında, yargıda, poliste yuvalanmış Cemaat’in 17-25 Aralık operasyonlarının masum olmadığını, zamanlamanın “manidar” olduğunu, Tayyip Erdoğan ve yakın çevresinin hedefe konduğunu düşünenlerdenim. Ancak, pek çok ülkede benzerleri yaşanmış hükümeti sarsma, zayıflatma, değiştirme operasyonları ile rejimi ve iktidarı silahlı güce dayanarak değiştirmek anlamındaki darbe birbirine indirgenemeyecek iki farklı siyasal hamledir. Zamanın başbakanı, günün cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, darbe kavramının ürkütücü ağırlığının ardına sığınarak, hem kendisini hem de yakın çevresini darbe zırhıyla korumaya almıştır. Üstelik bir taşla iki kuş vurmuş; eski iktidar ortağı Cemaat’i güçsüzleştirip devlette ele geçirdiği köşebaşlarından temizlerken, adalet mekanizmasını berhava etme pahasına yargıyı bütünüyle kendine bağlamış, demokrasinin olmazsa olmazı kuvvetler ayrılığı ilkesini çiğnemiştir.

Diyelim ki bu darbe, ya bizim kedi nerde?

Hani bir Nasreddin Hoca hikayesi vardır; Hoca eve üç kilo et getirir, karısı komşulara ziyafet çeker, akşam tarhana çorbasına talim eden Hoca eti sorduğunda, Ah Hoca, eti hırsız kedi yedi, der. Hoca inanmaz, alır sıska kediyi tartar, kedi üç kilo gelir. Diyelim ki bu kedi, ya üç kilo et nerde; diyelim ki bu ettir ya bizim kedi nerde? diye sorar Hoca Nasreddin.

Biz de Hoca gibi soruyoruz: Diyelim ki bu darbe; ya o babacımlı, parayı hemen erit’li telefon konuşmaları, ayakkabı kutuları, para sayma makinaları, 700 bin liralık saatler, çikolata kutuları içindeki rüşvetler, Zarrap’lar marraplar nerde? Diyelim ki Cemaat Erdoğan Hükümeti’ne kumpas kurmuş, peki delilli ispatlı, montajsız, hilesiz kayıt altına alınmış bunca suçu kedi mi işledi?

Bu ülkenin kafası biraz işleyen, hakkaniyet duygusuna sahip, sağduyulu, namuslu, gözleri vicdanları yandaşlıkla, çıkar ortaklığıyla körleşmemiş bütün insanları suçların örtbas edilmek istendiğinin farkında. Velev ki Tayyip Erdoğan’a, hükümete, AKP iktidarına karşı bir kumpas kurulmuş olsun, kumpas kurma suçu, yolsuzlukları, hırsızlıkları aklar mı? Daha önemli soru: Kendi içindeki çürük elmaları temizleyen, yolsuzlukların üzerine gitmekten çekinmeyen bir AKP mi daha güçlü, daha güvenilir olurdu, yoksa suçları kedi pisliğini örter gibi örtmeye çalışan bir AKP mi?

 Erdoğan kendi partisini karartıyor

Herkes, hepimiz biliyoruz; hepimizden iyi de bizzat Tayyip Erdoğan, AKP milletvekilleri, bakanlar, AKP çevreleri yaşayarak biliyorlar. Ne kadar, vicdanımıza göre karar verdik, bağımsız karar verdik edebiyatı yapılsa da, dört bakanın Yüce Divan’a gönderilmemesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve en yakın kurmaylarının bütün güçlerini kullandıklarını bilmeyen, duymayan, hissetmeyen yok. Düz mantık, yargılanmaktan bu kadar korkulup kaçınıldı mı ortada bir suç olduğuna hükmeder. Suçun ortaya çıkmaması için böylesine canhıraş çaba gösterildiği yerde de mutlaka suç ortaklığı vardır.

Yargıya müdahale ederek, darbe umacısının gölgesine sığınıp Meclis Soruşturma Komisyonu’na baskı yaparak, AKP Meclis grubunu markaja alıp özgür iradeleri ve vicdanları üzerine ipotek koyarak suçluları gizlemeye, böylece soruşturmaların kendilerine uzanmasını engellemeye çalışanlar öncelikle kendi partilerine kötülük yapıyorlar. Partisine AK denmemesini düşmanlık, şerefsizlik sayan Erdoğan, gücünü iradesini iddiaların aydınlatılması yönünde değil suçun saklanması yönünde kullanarak kendi partisini töhmet altında bırakıyor.

Ben, AKP’de de namuslu, onurlu, siyasal ahlak sahibi insanlar olduğuna inanıyorum. Bu türden partilerde, hele de iktidar olduklarında, partililerin lidere karşı kendi özgür iradeleriyle davranmalarının güçlüğünü biliyorum. Kimse, ben çıkarcıyım, namussuzum, vicdansızım, ben siyasal ahlaktan yoksunum, demez. Yanlıştan, suçtan yana tavır almak zorunda kaldığında/bırakıldığında, davranışının partinin ve ülkenin yüce çıkarları için olduğuna, “darbe”ye, haine, düşmana karşı mücadele için böyle tavır aldığına kendini inandırmaya çalışır, inandırır da. Gün geçip farklı havalar esmeye başladığında, sisler dağılıp gerçekler saklanamaz olduğunda, suçun ağırlığı çöker vicdanlara, ama artık geç olmuştur.

17-25 Aralık soruşturmalarının önce yargıya baskıyla, sonra Meclis Soruşturma Komisyonu’nun AKP’li üyelerinin ikna edilmeleriyle önünün kesilmesi, başta Davutoğlu olmak üzere Hükümet’e ve AKP’ye indirilmiş bir darbedir. Olayın en büyük kaybedeni daha on gün önce yolsuzluğu kim yaparsa yapsın göz yumulmayacağını çarpıcı ifadelerle beyan eden Başbakan Davutoğlu’dur. Yolsuzlukları bilen ve yargılanmalarını isteyen namuslu AKP’lilerdir. Ve asıl, ömür boyu töhmet altında kalacak olan, suç isnatlarını siyasî hayatları boyunca omuzlarında taşıyacak o dört bakandır. Tayyip Erdoğan’ın, kendisine ve yakınlarına uzanabileceğinden korktuğu yolsuzluk soruşturmalarını darbe umacısına sığınarak def etme taktiği, bumerang gibi dönüp kendi partisini vurmuştur.

Bir küçük umut daha var

Yine de AKP milletvekillerinin, dolayısıyla AKP’nin önünde bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Muhalefet, dört bakanın Yüce Divan’a sevk edilmeleri talebini önümüzdeki günlerde Meclis’e getirecek. Bilindiği gibi oylama gizli yapılacak, yani Reis’ten korkmaya gerek yok. AKP grubundan çıkacak her evet oyu Parti’nin namus hanesine yazılacak, partiyi AK’layacak. Her hayır oyu ise, AKP’yi kamu vicdanında karartacak.

Kitleler budala değildir, sonsuza kadar kandırılamaz. Bir sonraki seçimi ve başkanlığı suç karartmasıyla garantilemeye çalışanlar, ummadıkları sonuçlarla karşılaşabilirler. Bazı cin taktikleri ters teper. Gün olur, devran döner.

Şimdi gözler AKP grubunun üstünde. Hak hukuk tanıyan, namuslu, onurlu AKP’liler aranıyor.

SON DAKİKA NOTU

Sağ olsun Cumhurbaşkanımız dilimize, kültürümüze hizmete devam ediyor. Son olarak bir üniversite kampusunun açılışında “gavurca” kampus sözcüğü yerine Arapça külliye sözcüğünü önerdi. Külliye, “büyük bir cami ve etrafındaki medrese, türbe, hastahane, mektep, çarşı, han, hamam, çeşme, sebil, vb. binaların bütünü” demek. Tayyip Bey bu parlak önerisini yaparken sıra sıra prof’lar, rektörler, dekanlar, üniversite mensupları kendisini hararetle alkışlıyorlardı.

Bilim insanı kisvesi altında bunca yalakanın olduğu bir yerde, Tayyip Bey’in alkışlanmasına şaşmamak gerek. Benden de bir katkı olsun: “gavurca” üniversite sözcüğünün yerine öz be öz Arapça medrese sözcüğünü kullanalım. Sözlükteki anlamı: İslam dininin koyduğu esaslara göre eğitim öğretim yapılan mektep.

Bu arada kampus için Türkçe “yerleşke” sözcüğü uzun süredir kullanılıyor. Cumhurbaşkanı duymamış olabilir, hatırlatayım.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.1.2018
Gaflet ve dalâlet yolundan dönün, yalvarıyorum
18.1.2018
Canan Kaftancıoğlu'nu, “kıçı kirli” siyasete teslim etmeyelim
10.1.2018
Boğaziçi Üniversitesi iyi ki “yerli ve milli” değil
5.1.2018
Acil bir KHK çıkarılmasını talep ediyorum
28.12.2017
Rejimin niteliksel dönüşümü gerçekleşti, demokratik hukuk devleti bitirildi
21.12.2017
Durun! Suriye’den de beter bir adım atmak üzeresiniz
13.12.2017
“Ya sayı saymayı bilmiyorsunuz ya da hiç dayak yememişsiniz”(x)
7.12.2017
Kediye işkenceye kahrolanlar! Ölüye işkenceyi de görün
28.11.2017
Kürtleri ezmek için acelesi olanlar var
22.11.2017
Bugünkü Soçi Zirvesi’nden ne çıkacak?
15.11.2017
“Amerika gitsin Rusya mı gelsin, Allahsız Gomonistler!”
14.11.2017
Ergenekon’un Avrasyacı maskeyle dönüşü
7.11.2017
Mağdura kimlik soran, zulme ortak olur
20.10.2017
Osman'a kadar uzandıysanız, korkunuz büyük demektir
17.10.2017
Demirtaş’ın Seher’inin şifrelerini ifşa ediyorum
12.10.2017
Şehit cenazeleri gelmeye başlarsa sorumluluk kimin olacak?
4.10.2017
Ayşe Öğretmen’in mahkûmiyeti hukukî ve ahlakî çöküşün aynasıdır
3.10.2017
AKP hata’dan suç’a doğru ilerliyor
28.9.2017
Kimin beka sorunu? Türkiye’nin mi, Erdoğan’ın mı?
23.9.2017
"Bunlar"a sınır ötesi harekât yetkisi vermek, Türkiye'ye kurşun sıkmaktır
18.9.2017
Üç beş kendini bilmez değil, ‘baş’tan ayağa hepiniz
3.9.2017
CHP’nin hafızasını yitirdiği çıkmaz sokak
23.8.2017
Bülent Uluer için: “Bir düğün fotoğrafı”
12.8.2017
Tekçi bağnazlığımızın aynası: Cumhuriyet vakası
1.8.2017
Yine “lotocular” kazandı Sayın Yargıç
19.7.2017
“Ülke ve milletiyle bölünmez bütünlüğümüzü” ihlâl suç değil miydi?
12.7.2017
Demirtaş terörist, Berberoğlu casus, Özlem ajansa 79,5 milyon nedir?
1.7.2017
“Herkes İçin Adalet” diyemezsek, “Kahrolsun Adalet” diyenlere yeniliriz
23.6.2017
Adalet için, Erdoğan-Perinçek zihniyetine karşı yürümek…
17.6.2017
Adalet yürüyüşü Edirne’ye uzanırsa neler olmaz…
6.6.2017
Şimdi ben bu haberi gazeteye nasıl koyacağım Bilge’ciğim?
25.5.2017
Şimdi ben kime hakaret etmiş olacağım?
17.5.2017
Ölmeyin çocuklar! Siz eridikçe toplum çürüyor, vicdan ölüyor
4.5.2017
Acınacak hale gelmeyiniz Sayın Erdoğan?
27.4.2017
Bu halinizle ne bekliyordunuz Beyler!
18.4.2017
Hayır kazandı, şimdi yarınlara bakalım
15.4.2017
Evet veya Hayır sadece siyasî değil ahlakî bir tercihtir
12.4.2017
16 Nisan’dan sonra 17 Nisan
1.4.2017
Hayrettin Karaman işin ruhunu açıkladı, şimdi bin 'hayır’ım var
29.3.2017
Kırmızı çizginizi yanlış çizerseniz, olacağı budur
24.3.2017
“Çocuk istismarcısı, hırsız, terörist 149 gazeteci”
16.3.2017
Hollanda krizinin ardındaki asıl neden
11.3.2017
"Hayır"lı yazılar III: “Bullshit” dış siyasete Hayır
18.8.2015
Şehit cenazelerinde boy gösterenler! Varto sokaklarında sürüklenen çıplak bedeni gördünüz mü?
11.8.2015
Lan Devlet! Bize ne yapmadın ki?
6.8.2015
Bende yalı yok, viski yok, HDP’ye oy verdim; ben neyim?
1.8.2015
Erdoğan, Davutoğlu, Bayık, Karayılan ve diğerleri! İsteseniz bu kirli savaş bir saatte biter
30.7.2015
'Sözde aydınlar' adına, hodri meydan, diyorum
28.7.2015
Çare Türkiye’nin HDP’lileşmesinde
27.7.2015
Çözüm: HDP etrafında kenetlenmek
22.7.2015
Yeter artık! Hangi teröre karşı hangi ortaklık?
13.7.2015
Erken seçimden önce HDP'ye operasyon planı
8.7.2015
Çinli sanıp Koreliyi dövmek, Roboski’de Kürt katırı öldürmek, Artvin’de doğaya ‘koymak’…
2.7.2015
Devletin bölücülük, kin ve savaş nârası
24.6.2015
HDP’ye ayar vermek yerine, destek olmak
10.6.2015
HDP bu toprakların bağrından doğan güzel bir projedir
3.6.2015
Karanlıktan önceki son çıkış: HDP
27.5.2015
HDP’ye ayar verme hakkımız yok, Kürtlerden özür borcumuz var
21.5.2015
Yahu, kim kimi asıyor? Bilelim de engel olalım
19.5.2015
İdam cezasını savunmak bile insanlık suçudur
14.5.2015
Biz orada yoktuk ama sizler tam takım oradaydınız Sayın Özkök!
8.5.2015
Kamp Armen’e reva görülen, devletin ve AKP’nin aynasıdır
6.5.2015
Tayyip Bey’in paralel partisi
29.4.2015
Cin şişeden çıkınca
23.4.2015
Soykırım kadar ağır vicdan kırımımız
13.4.2015
'330 milletvekili için kaç şehit gerek?'
11.4.2015
Bir bilmece: Bu suç duyurusu kimi hedefliyor?
06.04.2015
Berkin'in elindeki ekmek, Yasin'in elindeki kurban eti
02.04.2015
HDP Türkiye partisi olursa…
25.03.2015
Korkulan provokasyon ‘Sürecin Mimarı’ndan geldi
20.03.2015
Kozmik Oda'nın esrarı
12.03.2015
Vezir edenler rezil de ederler, zavallı Hakan Fidan
08.03.2015
Kadınlar! Kendimizi bu adamlara kullandırmayalım
05.03.2015
Demirtaş’ı yıpratma projesine dikkat!
26.02.2015
IŞİD’den türbe kaçırma opereti: Hamaset, heyecan, yalan…
19.02.2015
Bebelerden katil yaratan eril iktidar
18.02.2015
Muktedir erkekliğin tecavüzcü fıtratı
11.02.2015
Vietnam’dan Türkiye’ye: Kutsal yaratmak, kutsalı kullanmak
25.01.2015
Hrant’ın Arkadaşları, CHP ulusalcılığı, Ergenekon’la flört
15.01.2015
İslamla terör yan yana gelemez (mi?)
09.01.2015
Tayyip Erdoğan’ın AKP’ye darbesi
03.01.2015
İsteyene Noel Baba, isteyene Cübbeli Hoca
31.12.2014
2014’ün en kullanışlı jokeri: Paralel yapı
25.12.2014
Zaman'ı, Cumhuriyet'i, Odatv'yi savunmak
19.12.2014
AKP iktidarı Ergenekon’la kucaklaşırken
10.12.2014
“Halk için halka rağmen”den, “İsteseler de istemeseler de”ye...
07.12.2014
İki tane aklıselim baayan, heyecan yaparak kapıdan giriş yaptılar...
03.12.2014
İşçiler: Ya ölün, ya aç kalın! - Kadınlar: Ya ölün ya erkeğe kul olun!
26.11.2014
Aydın kötücüllüğümüzün kaynağı
18.11.2014
Dersim: Ulusal vicdanın yarası, siyasetin yüz karası...
05.11.2014
Paşa paşa darbe yapanlardan şaşa şaşa darbe yapanlara
30.10.2014
Adını Cumhur(iyet) koyduk
20.10.2014
AKP’nin Türkiye’ye ve kendine ihaneti
11.10.2014
S.O.S! Acilen, herkes bir adım geriye...
07.10.2014
Kobane düştü düşecek, aceleniz ne?
01.10.2014
Aklı ve ahlâkı “şey”inde olan adamlar
24.09.2014
Sınırlarımızı Kürtler koruyor, farkında mısınız?
11.09.2014
CHP Bekaroğlu ile sağa değil sola açılır
03.09.2014
Hoyratlaşıyoruz, kötücülleşiyoruz, çirkinleşiyoruz
27.08.2014
Şaşkın ördek kıçtan dalar
20.08.2014
Demirtaş CHP’ye başkan olduğunda...
13.08.2014
“Edepsiz” bir kadından “aşağılık” düşünceler
06.08.2014
Neden mi Demirtaş?
30.07.2014
Bayram değil; kan, zulüm, kıyım günleri
16.07.2014
Sandığa 'adam gibi, tıpış tıpış' gitmeyeceğim!
02.07.2014
Ben cumhurbaşkanı adayımı buldum, darısı başınıza
26.06.2014
Darbecilerden kahraman yaratmayı başaranlara…
11.06.2014
Keşke Gezi zekâlı bir başbakanımız olsaydı...
04.06.2014
Gezi’deki çocuklar Dağ’daki çocuklarla buluşunca...
28.05.2014
Okmeydanı analarından, Dağ’a giden çocukların analarına...
22.05.2014
Soma’da, uygulamalı Das Kapital dersleri
18.05.2014
H...S...! Fıtratınız batsın, birbirinize müstahaksınız!
15.05.2014
Acımızı da suçumuzu da ortaklaştıralım
14.05.2014
Benim cumhurbaşkanım cadı avına çıkmaz
08.05.2014
İdamı savunmak insanlık suçudur
30.04.2014
'Millî irade' kimin iradesidir?
24.04.2014
Teslim olma Türkiye! Erdoğan’a mahkûm değiliz
15.04.2014
2.Cumhuriyet'e doğru:III Hâlâ umut var mı? Nerede?
10.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru II: Geçiş neden bu kadar sancılı?
09.04.2014
2. Cumhuriyet’e doğru I: Seçimin ardından hasar ziyan tespiti
26.03.2014
Her koyun kendi bacağından, her seçmen kendi oyundan asılır
19.03.2014
Çözüm sürecini Kürtlerin sırtına yükleyip kurtulduk!
12.03.2014
Aklını, ahlakını, vicdanını yitirmiş muktedirler! O çocuğu öldürdünüz...
27.02.2014
Manidar pislikler, pis manidarlıklar
18.02.2014
28 Şubat’ın Fadime'sinden Kabataş'ın Zehra'sına, örtülü kadının istismarı
13.02.2014
Bir gün yargılandığınızda, umudu öldürmekten hüküm giyeceksiniz
06.02.2014
Cemaat darbeci, muhalifler hain, Erdoğan mağdur, Ergenekoncular kahraman!..
29.01.2014
Siz hangi 'paralel'de(n)siniz?
16.01.2014
Sade vatandaştan naçizane uyarılar
09.01.2014
'Peki, biz bu kadar b.ku neden yedik Ağam?'
04.01.2014
Cumhurbaşkanlığı korkuluk değildir Sayın Gül
02.01.2014
Adalete hile karışırsa suç meşrulaşır
25.12.2013
Ne Cemaat ne Hükümet, bu çürümüş devlet...
12.12.2013
Özürsüz terbiyesizler!
11.12.2013
Erdoğan’ın zindanı, ya da Kedi bir yerini görmüş...
05.12.2013
AKP ile Cemaat’in devleti ele geçirme savaşı
27.11.2013
Muhafazakâr ulema! Kadın cinayetlerinde parmak izleriniz var...
21.11.2013
Diyarbakır düğün meydanındaki hançer
13.11.2013
Anıtkabir’de 1 milyon insan
08.11.2013
Ahlakı iki bacak arasına sıkıştıranlara aşkla cevap verin
23.10.2013
Bebelerin geleceğine ipotek koymayın beyler!
16.10.2013
Kanlı bayram
09.10.2013
AKP demokrat değil, doğru; peki 'biz' ne kadar demokratız?
02.10.2013
Ne kabaq ne devrim; kazanımların kerhen tescili
25.09.2013
Demokratik muhalefet boşluğunun çaresizliği
19.09.2013
Devlet dersinde öldürülen ve öldürülecek çocuklara...
04.09.2013
Erdoğan, Obama, durun! İntihara koşuyorsunuz
31.08.2013
1 Eylül öncesinde Obama’ya, Erdoğan’a, Esad’a sesleniyorum
30.08.2013
Suriye yangınını kundaklayanlara...
22.08.2013
Gezi ve Çarşı, darbeye karşı (mı?)
16.08.2013
'Şeyinin şeyini şey ettiğimin şeyi'
08.08.2013
Ergenekon var mı?
31.07.2013
Okurlarla dertleşme: Köşe yazarının iktidarı
25.07.2013
Kürdistan Kürtlerindir
18.07.2013
Tarihin vakti çok, bizim yok
12.07.2013
Darbe karşıtlığı demokratlık için yeterli midir?
04.07.2013
“Bir yanım Taksim, bir yanım Lice”
26.06.2013
Suç duyurum bâkidir: Ayaklar ne zaman baş oldu?
20.06.2013
Bu bir ihbar mektubu: Suç duyurusunda bulunuyorum
16.06.2013
Direniş meşruiyetini ve desteklerini yitirmemeli
14.06.2013
Kurtlar Vadisi’ne sığınan Başbakan
12.06.2013
Sonun başlangıcına doğru...
05.06.2013
Karizma çizildi, büyü bozuldu
22.05.2013
İnancıma, bedenime, yaşamıma karışamazsın!
15.05.2013
Reyhanlı'ya Rağmen, 'Savaşa Hayır!'
08.05.2013
Size Bir Masal Anlatayım: Tarihin Pandora Kutusundan Çıkan Kötülükler
01.05.2013
Taraf dersleri
24.04.2013
Müşrik'in putuna saygı göstermek
10.04.2013
Korkuları yenmek için
03.04.2013
‘Ser’den değil ‘o dil’den vazgeçin
27.03.2013
Demokratikleşerek helâlleşeceğiz
20.03.2013
Ergenekon yaşıyor, savaşıyor
13.03.2013
Çözüme Birlikte Yürüyebilmek İçin
06.03.2013
Hakları taviz sayarsanız...
27.02.2013
‘Bal bal demekle ağız tatlanmaz’
22.02.2013
'Oğlunu Arayan Köpekli Ana'
20.02.2013
Şarap da Olsun Şurup da Örtülü de Olsun Açık da
13.02.2013
Suriye Batağından Çıkmak İçin...
06.02.2013
Birgül A.Güler ile Sırrı Sakık’ın bize tuttuğu ayna
30.01.2013
Derin devletin sığ aklı
24.01.2013
Bir Soru Sormuştum, Cevabı: Hayır (mış)
16.01.2013
Küçük Bir Test Önerisi
09.01.2013
Türkiye Barışa Hazır, Ya Siz Siyasiler?
02.01.2013
2012'nin Özeti: 'Başbakan Ne Söylüyorsa Odur!'
26.12.2012
Başbakan'ın Rektör Kulları
19.12.2012
Taraf'ın Misyonu Neydi?
12.12.2012
Bir Devlet, Üç Dava
05.12.2012
13 + 13 X 100 = 2600 Mem û Zin Örgütü
05.12.2012
Darbeleri araştırmak: Bir zihniyet sorunu
28.11.2012
Kanuni’yi Siz Nasıl Tanırsınız Tayyip Bey?
21.11.2012
'Vatan hainleri' Ülkesinin Ağulu Dili
14.11.2012
Kan tutulmasına dur deyin!
07.11.2012
Açlık grevleri şantaj ise idam tehdidi nedir?
31.10.2012
Ya siz ne yiyorsunuz Sayın Başbakan?
18.10.2012
Mecbur kalınan bir açıklama
17.10.2012
‘Yetmez ama evet’ten ‘Yetti artık hayır’a
10.10.2012
Ama’sız barışçılık, ‘ahmak barışçılar’ ve iktidar
03.10.2012
Boş Meydanlar, Boş Vicdanlar
26.09.2012
Bir Balyozdan Bir Balyoza
19.09.2012
Şeytanlar Ülkesinde Aziz Yaratmak
12.09.2012
12 Eylül’den 12 Eylül’e
05.09.2012
Paniklemiş iktidar tehlikelidir
22.08.2012
Allahu Ekber Nidalarıyla İnsan Boğazlamak
15.08.2012
AKP'nin ve PKK'nin meşruiyet yitimi
08.08.2012
Rojbin... Kürt kızım, öz kardeşim benim
01.08.2012
Pınar Selek Davası Türkiye’nin Aynasıdır
26.07.2012
Başbakan’a bir çift sözüm var: Mi Yavvv!
19.07.2012
'Mağdurum Başbakan, Bi Talimat Ver!'
12.07.2012
Genel ahlak denilen genel yalan
27.06.2012
12 Eylül’e dönüş 'yine hapishane kapılarındayız'
13.06.2012
ÖYM Sınavından Çakanlar
08.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
06.06.2012
Vicdanın isyanı: Yeni bir muhalefet için
31.05.2012
Rahmimizde, kalemimizde dış mihrak arayanlara...
23.05.2012
Riya’yı bırakın! Hepiniz askercilsiniz
16.05.2012
Önce kendi şiddetimizle yüzleşelim
10.05.2012
Mahalleyi yakmak mı, yeniden kurmak mı?
02.05.2012
1 Mayıs’ın ardından Başbakan’a acil şifa dilekleriyle
26.04.2012
Bir Ses, Bir Umut
18.04.2012
Yüzleşmek, Hesaplaşmak, Ödeşmek
12.04.2012
12 Eylül Topu Şimdi Bizde
04.04.2012
Eylül Yarası
07.03.2012
Tek Tip İnsan Yetiştirmek
29.02.2012
'Hepimiz Ermeniyiz, Hepimiz Piçiz!'
22.02.2012
Dini Bütün, Kini Bütün Bir Gençlik
16.02.2012
Cemaat, Siyaset, İktidar
25.01.2012
Bizi ayıran ırmak
18.01.2012
Hrant’tan Denktaş’a Devlet
11.01.2012
Kar Değil Kan Kokusu
04.01.2012
İnsansız, Vicdansız, Akılsız...
28.12.2011
Yüzleşmek, Ödeşmek, İyileşmek
22.12.2011
Yalan Dünya Çökerken
14.12.2011
Tarikat, Cemaat, Siyaset
08.12.2011
'Sol Geçmişte Kalmadı mı?'
01.12.2011
Türk Solu
23.11.2011
CHP Dersim’le Neden Yüzleşemez?
16.11.2011
'Molotof Atan Vurulmalı!'
06.11.2011
Altında Kaldığımız Enkaz
26.10.2011
Kardeşlik Kokusu Düşmanlık Ağusu
19.10.2011
Dini Zerdüştlük Olan...
05.10.2011
BDP’nin Güç Seçimi
30.09.2011
Şimdi Hakikat Vakti
21.09.2011
Söz Konusu Barışsa Gerisi Teferruattır
14.09.2011
Darbe,Vesayet, Zihniyet
07.09.2011
Aynı Gemideyiz, Birlikte Batıyoruz
24.08.2011
Her Şeye Rağmen BDP’yi Savunmak
18.08.2011
'Barış Eşekleri Olalım'
10.08.2011
'Hükümete Açık Mektubumdur' -Öcalan-
05.08.2011
Nereye?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı