Perihan MAĞDEN

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı


17.11.2011 - Bu Yazı 4304 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Öncelikle hemen şunu belirteyim; ben 301’den yargılanmadım. Hani Kerinçsiz, Erenerol, Oktay Yıldırım gibi necip Ergenekon figürlerinin Sultanahmet Adliyesi koridorlarını basıp beni ve bana destek olmak için gelme yürekliliğini göstermiş bir avuç insanı İKİ SAAT KADAR terörize ettikleri mahkemem 318’den: yani HALKI ASKERLİKTEN SOĞUTMAKTAN açılmıştı.

Genelkurmay’ın “emriyle” Üstün Türk Guguku tarafından (tak-şrak usulüyle) açılan davada “Vicdanî Red bir insan hakkıdır” başlıklı yazım nedeniyle, 301’den değil, bir başka “inciyim inciyim/ sakillikte birinciyim” madde olan 318’den yargılandım. Zira anlaşılan, halkı askerlikten soğutmaktaydım! Çabalamıştım. (Keşke.)

Geçenlerde, zaplarken karşıma NTV ekranlarında Lale Kemâl çıktı. Kızgınlıktan nerdeyse soluksuz vaziyette, profesyonel orduya geçmemiz gerekliliğini savunuyordu.

Ondan önce ekrana kurulmuş şanlı bir emekli or-kor-bi şi general “Ne münasebet profesyonel ordu!” şeklinde esip üfürmüş zira.

Vicdanî red hakkı, Türk Ordusu’nda “buzz gibi soğurum senden” etkisi yaratıyor. Hatta: “bi tane çakarım, bi de disko çakar görürsün gününü” etkisi yaratıyor.

“Profesyonel ordu” gibi son derece mantıklı bir önerme de öyle.

“Bedelli askerliğe” de ağır kıl olduklarını, şahin askerlerimiz son yıllarda epeyce belirttiler. İspatladılar kitleler “Bedelliiii! Bedelliii!” diye bekleşip sessizce inleşirken.

Hakikat şu ki: Ordu’nun ayağının altından “kadiri mutlak” olarak kendilerini konumlamalarına dair, her türlü fantastik ve anormal halının çekilme girişiminde; Orducu + Laikçi + Kemalist + Milliyetçi + Militarist cephe kıyametleri kopartmaya başlıyor.

“Uluğsolcular” nerede yer alıyorlar –bilemiyorum. BDP Eşbaşkanı Demirtaş vicdanî redden yana olduklarını açıkladı; (ve fakat bedelliye karşılarmış!!) ama Kürt militarizminin yanında tam cephe yer alıp da, vicdanî redci olabilmek nasıl bir nev’i şahsına münhasırlığın eseridir–onu bilemiyorum. Kendileri mutlaka, biliyorlardır.

Oysa Kürtler; hem PKK için savaşan çocuklarını, hem de azımsanmayacak sayıda Türk Ordusu için askerlik görevini ifa eden çocuklarını “şehit” verdiler. Buna karşılık örgütlü bir vicdanî red hareketiyle “Türk Ordusu Hakiki Demokrasiye Tahammülsüz” mücadelesinde tam demokrasiye geçmemiz hususunda çok mühim mevziler kazanılabileceği muhakkak olduğu halde, vicdanî reddin yanında yer almadılar.

Demirtaş’ın son demecinde gördüğümüz gibi “teoride” yer aldılar. Ve herhalde şöyle yer aldılar/ almaktalar: “Beyaz Türk zibidi çocuklar olsun tabii vicdanî redci. Biz beğeniriz/ hoşlaşırız. Ama Kürt gençlerinin vicdanî redci olmalarına dair kitlesel bir hareket, genci (yani Kürt militarist/ milliyetçi: adı yerli yerince konulmayan duruşu) bozar!”

Kürtler, örgütlü bir vicdanî red hareketi başlatmış olsalardı “kirli savaş” diye nitelemeye doyamadıkları savaşın, hakikaten “temiz” kalmaya kararlı unsurları olduklarına dair, son derece inandırıcı bir duruşun sahibi olacaklardı.

Ama Kürt Milliyetçiliği/ Militarizmi ve onların otomatiğe bağlamış “vijdan şahini” görünümlü papağanları, vicdanî reddi yalnızca “beyaz çocuklara layık” bir hareket olarak görmekte o kadar kararlı ve (her konuda oldukları üzre) emin durdular, göründüler ki–

Benim Kürt hareketinin sorgulanamaz/ sonu getirilemez militarizminden bezmemin temelleri; vicdanî red yazım ve onun akabinde yaşadıklarımdan da ciddi anlamda kaynaklanmıştır.

Ergenekon Çetesi bana dair “PKK’nın fahişesi!” diye (her ne hikmetse) pankart açtığında, yanımda duran Kürt –pek tabiidir ki: meşgul onlar– yoktu.

Gücünü “Kemalizm”den aldığını varsaymamız üstüne oyununu kurmuş bulunan laikçiliğin bekçisi Türk Askeriyesi, hâlâ, bu zamanlarda DAHİ, alt sınıflardan çocukları dağlarda ovalarda havaya uçurtmakla/ keklik gibi avlatmakla kalmıyor, düşünün “disko” tabir edilen askerî işkencehanelerde bin bir eziyetten/ işkenceden geçirtip cesetlerini ailelerine teslim edebiliyor!

Bir de “zayiat” kategorisi altında kurban verdiğimiz çocuklarımız var. Onlara hiç girmiyorum: Askerî “zayiat”.

AK Parti hükümeti (el insaf! yüzde elli gibi bir oy oranıyla fevkalâde övünmeyi biliyor) kedi oldu olalı Askeriye’ye karşı DEMOKRASİ ADINA çok stratejik/ sembolik ve hayatî bir mevzî kazansın: Vicdanî red hakkını tanısın!

Avrupa Konseyi’ndeki 46 ülkeden bu hakkı tanımayan YALNIZCA 2 ülkeden biri olmak –Azerbaycan’la aynı demokrasi liginde/ sınıfında bulunmak, onurlarına –gururlarına –demokrasi anlayışlarına dokunuyorsa tabii.

Yoksa: aradıkları vicdanî red “modelini” bulamayacakları, muhakkak.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.10.2018
Kafa sesleri
5.8.2015
Çok alametler belirdi: Can çekişen ana akım medyanın bitmek bilmeyen işgali
2.8.2015
Başkanın bütün ‘düşmanları’!
28.7.2015
Meğer Amerika'nın babası tecavüzcüymüş! Karısı da, inkâr şampiyonu!
20.7.2015
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
14.7.2015
Sahiden yok mu aramızdaki ajanları merak eden yahu?
19.10.2014
Tercihi anlama/ algılama bozukluğu ve Twitter’da Sürek Avı/ Linç Kültürü
16.10.2014
Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavı
10.08.2014
Erdoğan'ın 'güler' yüzlü propaganda bakanı: Acun Ilıcalı
02.02.2012
Üç kare
29.01.2012
Umudunu kaybetmek davası
26.01.2012
Bir jet pilotu olarak Karolin Fişekçi’nin şöhret sergüzeşti
22.01.2012
Yalan Babalar/ Yalandan Dünyalar
21.01.2012
Çirkin ve Kalabalık Ülkem! Bi tek Atan mı güzel?
15.01.2012
Her Türk Asker-iye Yalakası Doğar– Orası Kesin!
12.01.2012
Ordu hükümet el ele; Lan Taraf sana ne?
08.01.2012
Ergenekonkafaların sahte-Barbie dilinden ırak; su gibi hakikî Kadın Dili
06.01.2012
İçgüdüsel dıngıllık tercihen pislik
05.01.2012
Yok artık Sayın Başbakan!!
29.12.2011
Kralın Tuvaleti
25.12.2011
Ne vereyim hediye: senin gibi kediye?
18.12.2011
Memleketin Erol Köse sorunsalı kartopulanıyor
15.12.2011
NATO hepimize lazım yasası
11.12.2011
Strapless tuvaletler, müstakil evler, iğfal edilen kızlar
08.12.2011
‘Hadi gel mailleşelim senle; bi daha mailleşelim biz senle’
04.12.2011
Muayyen (basınemekçileri) vijdan günüm
01.12.2011
Profesyonel askerlik çamaşır makinesine!!
27.11.2011
Kutlu Olsun: CHP Eşşbaşkan adayımı saçıklıyorum!
24.11.2011
CHP’yi dizayn etmek (de) başşa düştü!
20.11.2011
3 KADIN TÜRKİYE ya da bana eğitmenini söyle sana kim olmadığını söyleyeyim
17.11.2011
Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı
13.11.2011
Türk Kapitalisti’nin Kemalizme (ve kisvesi altında Askeriye’ye) Kara Zevdası
10.11.2011
Bebek kutuları, evlat edinme, çocuk canavarları
06.11.2011
Barışa Cesaretin Adı: Şivan Perwer
03.11.2011
Üç
28.10.2011
Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!
06.09.2011
Bu mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
16.08.2011
Müjde! Vijdan Kuaförleri sizin sitenizde de salon açabilir
24.06.2011
Bir Utanmazlığın Anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive