Perihan MAĞDEN

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Üç kare


02.02.2012 - Bu Yazı 21698 Kez Okundu.
Yorum : 2 - Onay Bekleyenler : 0

Bir polis köpeği varmış: Adı Gediz. Bugün okudum gazetede.

Gedizliler çok çok çok çok alınmışlar. “Siz bizim yerimizin- yurdumuzun adını bir köpeğe nasıl verirsiniz?” diye.

Allahtan son derece yaratıcı bir zihin yapımız var.

Ben mesela yaratıcılıktan nasibini almamış biri olduğum için tuttururdum “Gediz adının NE sakıncası var? Üstünüze tapulu mu bu isim? Ayrıca bu kadar güzel/ faydalı bir köpeğin adının sizin yaşadığınız yerin de adı olması, çok hoş değil mi?” diye.

Kıvrak zekâlı Türk Polisi derhal Artemis yapmış köpeğin adını. Gediz de, pardon, Artemis de şıp diye alışmış yeni adına. Şimdi “Artemiiis!” deyince geliyor.

Böylesine hassas sinirli insanların mütemadiyen doğanın içine ederek, yeşil alanları yok ederek, topraklarımızın altını üstüne getirerek, geceplazalar/ gecedelenler çakarak/ dikerek yani saygısız ve inanılmaz kaygısızlıkta yaşadığı Bu Topraklar’da–

Onların hassas sinirlerini “bozan” aklımızın alamayacağı konularda orantısız çıngarlar çıkartarak bizleri terörize etmesiyle yaşıyoruz/ yaşamaya çalışıyoruz.

Kasım, aralık, ocak: ÜÇ AY BOYUNCA yazarım “düzenli nizamda” diye ve “üç” başlığıyla başlamıştım. ÜÇ aylık süremin sonuna geldim.

Yani artık ancak arada bir (o da çok arada bir) yazıcam/ yazarım Taraf’ta Kıymetli Okur!

Hatırlatırım: BU ülkede BU şartlarda BU kronik ifade özgürsüzlüğünde yazmaya daha fazla tahammül edemediğimden bıraktım (tam) üç yıl önce Eski Radikal’deki köşemi.

Ancak Taraf’ı o denli beğenip o kadar sahiplendim ki dışardan, işlerine müdahil olmaya başladım dayanamayıp.

Ama “dışardan” bunca müdahil olmaktan da utanıp (zira hayatta en iğrendiğim insan tipi “yaralı parmağa işemeyen” insan tipidir) “Pamuk eller taşın altına!” oldum BARİ haftada iki kez yazayım, bir faydam dokunacaksa –oldum.


Taraf
, her türlü maddi ve manevi baskıya insanüstü bir gayretle göğüs geren kahramanlar sayesinde çıkartılıyor.

Günde on iki ilâ on dört saat çalışıp bu gazetenin her gün bayilerde yer almasını sağlayan çekirdek kadro–

Onlar, hakikaten benim kahramanlarım.

Benim okumak istediğim gazete Taraf. Bu ülkede okumaya tahammül edebildiğim yegâne gazete. Ayrıca.


Taraf
’ın çıkmadığı bir Türkiye demek ifade özgürlüğüne dair her türlü ümidin yok edildiği bir Türkiye demek; bu kadar basit.

Sürekli ekonomik ve psikolojik bir darboğazda tutuluyor Taraf. Bir nevi abluka altında “Yok olsa da kurtulsak!” kafasıyla dört bir yanından kuşatılmış, HİÇBİR ama hiçbir yardım görmeyerek/ destek verilmeyerek/ maddi ve manevi katkı sağlanmayarak batırılmaya, yok edilmeye çalışılıyor.

Belki ismimin, belki kalemimin, belki yazılarımın bir nebze katkısı, faydası, hayrı olur diyerek–

Ve hakikaten iki yıldır filan üstünde debelendiğim kitabımı (ümit ederim son kez) terk ederek yazmaya başladım burada.

“Haftada iki kezden nolur yani?” yaptım. Zira bir oturuşta, taş çatlasa kırk beş- elli dakikada yazıyorum köşe yazılarını.

AMA kazın ayağı öyle değil!

Bir kere siyasete/ gündeme kilitleniyorum köşe yazmaya başlayınca. Elimde değil.

“İki kez” yazıyor olmak ruhumun tamamen bu mevzulara seferber olmasına engel teşkil etmiyor. Tam tersi.

Oysa şimdi ruhumu Türk Siyasetsizliğinin kayalarından kurtarıp romanımın sularına açılmam gerekiyor.

Çıkış tarihini beş- altı kez erteledim.

Öylesine vahim durum!

Başbakan bu arada bir değil iki yazıma dava açmış. Ve de yalnızca tazminat değil, ceza davası da açmış! Avukatlarının sayfalar boyunca döktürmeleri geldi.

Yani o yazılarımdan ötürü “hapis yatma” olasılığımı da diri tutuyor. Tebrikler!

Pazartesi günü Neşe Düzel’in Yücel Sayman mülâkatında her şey harikulade bir berraklıkla açıklanıyordu.

Yücel Sayman’dan alıntılarla BİTİRİYORUM.

“Asıl vesayet, halkın üzerinde kurulan vesayettir. Bu ülkede halkın üzerindeki vesayet kaldırılmadı! Sadece vasi değişti. Bir miktar asker geriledi, yerine siyasi iktidar geldi.”

“Mesela yargı bağımsız hale getirilebilirdi ama getirilmedi. Nitekim AK Parti daha ilk adımda HSYK’yı kendine bağımlı olabilecek bir şekilde kurdu.”

“Eskiden kimin tehlike ve tehdit olduğu kararını Millî Güvenlik Kurulu’nda askerler verirdi. Şimdi bu kararı hükümet veriyor ve yargıya nelerin bertaraf edilmesi gerektiğini, nelerin tehdit ve tehlikeler olduğunu o söylüyor.”

“Tutuklama dört yıldan fazla olmaz dersiniz ve yargıcın buna uymasını sağlarsınız. Ama reform adı altında bunu BİLE getirmediler.

Terörle Mücadele Yasası’nı ve Türk Ceza Yasası’nın 301. maddesini kaldırırsınız. Üstelik Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararı var bunu kaldırın diye. BUNLARIN HİÇBİRİ YAPILMADI. Ayrıca YARGIYI DEVLETE KARŞI BAĞIMSIZLAŞTIRMAK LAZIM. Yargıçlardaki devleti koruma kültürünün değişmesi lâzım. AK Parti bütün bunları yapmıyor çünkü referandumdan sonra vesayet sisteminin bittiğini düşündü bu ülkede.”

Kendi vesayet sistemini devreye soktu AKP. Bunun saadeti içinde şişiniyor. Şişiyor.

Bu son cümle bana ait tabii ki. Maalesef, belli oluyor!

Hoşçakalın Sevgili Okur. Sağlıcakla kalın.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
25.10.2018
Kafa sesleri
5.8.2015
Çok alametler belirdi: Can çekişen ana akım medyanın bitmek bilmeyen işgali
2.8.2015
Başkanın bütün ‘düşmanları’!
28.7.2015
Meğer Amerika'nın babası tecavüzcüymüş! Karısı da, inkâr şampiyonu!
20.7.2015
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
14.7.2015
Sahiden yok mu aramızdaki ajanları merak eden yahu?
19.10.2014
Tercihi anlama/ algılama bozukluğu ve Twitter’da Sürek Avı/ Linç Kültürü
16.10.2014
Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavı
10.08.2014
Erdoğan'ın 'güler' yüzlü propaganda bakanı: Acun Ilıcalı
02.02.2012
Üç kare
29.01.2012
Umudunu kaybetmek davası
26.01.2012
Bir jet pilotu olarak Karolin Fişekçi’nin şöhret sergüzeşti
22.01.2012
Yalan Babalar/ Yalandan Dünyalar
21.01.2012
Çirkin ve Kalabalık Ülkem! Bi tek Atan mı güzel?
15.01.2012
Her Türk Asker-iye Yalakası Doğar– Orası Kesin!
12.01.2012
Ordu hükümet el ele; Lan Taraf sana ne?
08.01.2012
Ergenekonkafaların sahte-Barbie dilinden ırak; su gibi hakikî Kadın Dili
06.01.2012
İçgüdüsel dıngıllık tercihen pislik
05.01.2012
Yok artık Sayın Başbakan!!
29.12.2011
Kralın Tuvaleti
25.12.2011
Ne vereyim hediye: senin gibi kediye?
18.12.2011
Memleketin Erol Köse sorunsalı kartopulanıyor
15.12.2011
NATO hepimize lazım yasası
11.12.2011
Strapless tuvaletler, müstakil evler, iğfal edilen kızlar
08.12.2011
‘Hadi gel mailleşelim senle; bi daha mailleşelim biz senle’
04.12.2011
Muayyen (basınemekçileri) vijdan günüm
01.12.2011
Profesyonel askerlik çamaşır makinesine!!
27.11.2011
Kutlu Olsun: CHP Eşşbaşkan adayımı saçıklıyorum!
24.11.2011
CHP’yi dizayn etmek (de) başşa düştü!
20.11.2011
3 KADIN TÜRKİYE ya da bana eğitmenini söyle sana kim olmadığını söyleyeyim
17.11.2011
Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı
13.11.2011
Türk Kapitalisti’nin Kemalizme (ve kisvesi altında Askeriye’ye) Kara Zevdası
10.11.2011
Bebek kutuları, evlat edinme, çocuk canavarları
06.11.2011
Barışa Cesaretin Adı: Şivan Perwer
03.11.2011
Üç
28.10.2011
Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!
06.09.2011
Bu mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
16.08.2011
Müjde! Vijdan Kuaförleri sizin sitenizde de salon açabilir
24.06.2011
Bir Utanmazlığın Anatomisi
2 0
Murat Eer 02.02.2012 - 11:06:50
Perihan Mağden bu ülkede muhakkak yazması gereken kalemlerden biri. Türkiye'de senebesene değişen çok şey olmadığına/olmayacağına bakılırsa, ve yazarımızın eski yazılarının tazeliğini koruduğunu gördükçe, biz okurlarına bu kalemi özlememek için, Eski vefakat hep Yeni kalmayı başarmış güftelerini okumak düşecek desenize!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%46,89
Ad Soyad Giriniz... 02.02.2012 - 10:36:38
bizim gibi insanların işi bu ülkede gerçekten zor. İnsan kalmak ne zor iş...........
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,75
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive