RAGIP DURAN

Artı Gerçek



Bookmark and Share

Kızıl Afiş’in Adıyamanlı Silahlı Şairi


24.02.2020 - Bu Yazı 174 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ben üniversiteyi Fransa’da, Aix-en-Provence ve Paris’te okumuştum. (1974-78) Öğrenci derneğimiz vardı: Fransa Türkiyeli Öğrenciler Birliği (FTÖB). Ve her yılın 21 Şubat tarihinde İranlı, Afrikalı, Mağripli, Madagaskarlı, Etiyopyalı…vs…arkadaşlarımızla Anti-Emperyalizm Gününde etkinlikler düzenlerdik. Herkes kendi ülkesindeki bağımsızlık ve özgürlük mücadelesini anlatır, filmler gösterir, şarkılar, şiirler okurdu. O zaman demek ki 21 Şubat tarihinin anlamını merak etmemişim. Yıllar sonra Léo Ferré’nin söylediği “Affiche Rouge” şarkısını dinlediğimde öğrendim: 2. Dünya Savaşının sonlarına doğru, işgal altındaki başkentte, Misak Manuşyan’ın önderliğindeki 23 kişilik bir Direnişçi grubu yakalanmış ve Paris’in Batı banliyölerinden Suresnes’deki Nazi karargâhına çevrilen Mont Valérien kalesinde 21 Şubat 1944 günü kurşuna dizilmiş. Bu grup, İspanya İç Savaşındaki Uluslararası Tugaylar gibi. Polonyalı, Macar, İtalyan, İspanyol, Romen ve tabi ki Fransız Direnişçilerden oluşuyor. Bir tür yabancı işçi tugayı. Çoğu sendikacı, çoğu da Fransız Komünist Partisi (FKP) militanı.

Kayıtlara göre 1941-44 arasında Mont Valérien’de 1014 Direnişçi kurşuna dizildi.

Grubun lideri olan Manuşyan, esaslı bir adam. 1906 Adıyaman doğumlu. Yani bizden, Anadolu çocuğu. 1915 Soykırımında ailesini yitirmiş. Demek ki 9 yaşında “Kafle”ye koymuşlar, Suriye üzerinden Lübnan’a gitmiş. Orada Fransızların yönettiği bir öksüz-yetim yurdunda büyümüş, 1934’de Paris’e taşınmış. Demek ki 28 yaşında. Misak, ki ben bir yazımda “Kendisi Hrant Dink’in abisi olur” demiştim, şiir, öykü yazan, çeviri yapan, edebiyat dergisi yayımlayan bir aydın. Fransız şiirinin kuyruklu üç yıldızı Baudelaire, Verlaine ve heeyt… Rimbaud’yu Ermeniceye çevirmiş. Paris’e geldiğinde Citroen’de işçi olarak çalışıyor, sendikacı, aynı zamanda FKP üyesi. Manuşyan’ın grubu çeşitli suikast ve silahlı eylemlerle işgalcilere ağır darbeler vuruyor.

2009 Ekim ayında Istanbul’da Aras yayınevi, eşi Melinée Manouchian’ın kaleminden “Bir Özgürlük Tutsağı” başlığıyla yayımladığı kitapta, Misak’ın öyküsünü ayrıntılı olarak anlatıyor.

Charles Aznavour’un annesi babası da Manuşyanların yakın dostu. Savaş boyunca uzun süre Misak ve Melinée’yi evlerinde saklamış.

Ermeni tabusu yıkılıp memleket demokratik bir ortama kavuştuğunda, - ben aslında öyle beton ya da çelik devasa anıtları pek sevmem ama- heykeli dikilecek Adıyaman’ın bir meydanına herhalde. Vefadır tarihi yaşatabilen değil mi? Biraz da geçmiş onurlarımız.

21 Şubat akşamı Artı TV’de Artı Gerçek programına Manuşyan’ın Kızıl Afiş’i ile başladık. (İlk 05’25’’)

Kızıl Afiş’in üç kahramanı var: Misak Manuşyan, Louis Aragon ve Léo Ferré.

Aragon, Fransız edebiyatı ve şiiri açısından bir mihenk taşı. 1897 doğumlu, 1982’de Victor Hugo’nun yanına göçmüş. O da uzun süre FKP’li idi. Karısı Elsa için yazdığı “Elsa’nın Gözleri” Fransız şiirinin şaheserlerinden biri. Elsa Triolet, Lili Brik’in kız kardeşi. Lili Brik de Mayakovski’nin sevgilisi. Elsa, Lili ve Mayakovski Rus aydınları, Aragon Fransız. Şairler hep kardeştir denir ya, burada hem hakiki kardeş hem de akraba.

Aragon, Kızıl Afiş’i 1955’te yazmış. Şiirde, infazdan “11 yıl sonra” diyor. 23 enternasyonalist Direnişçinin öyküsünü anlatıyor, Fransız halkının onlara bakışını betimliyor, uzun şiirin sonunda da karısı Melinée’ye yazdığı mektuptan cümleler var: Evlenirsin, çocuk sahibi olursun, sonra Erivan’a gidersin…gibi.

Hangisi söylemiş ya da yazmış bilmiyorum ama 23 Direnişçiden birinin bir satırı çok şey anlatıyor: “Ben hiç Alman öldürmedim sadece Nazi vurdum.” Zaten şiirde de “Hiçbir nefretim yok Alman halkına” dizesi var.

Şiir, Nazi propagandasını da söküyor. Hitler’in Paris’teki adamları işbirlikçi Fransızların da yardımıyla, Direnişçileri karalamak amacıyla hazırlıyor bu Kızıl Afişi… “Bunlar mı kurtarıcı?” diye soruyor. “Cinayet Ordusu ile mi Kurtuluş?” demiş afişin altında. 23 kahramanın fotoğraf ve isimleri var. Hepsi yabancı isim. Telaffuzu bile zor. Akıllarınca sıradan Fransıza yönelik olarak milliyetçi propaganda yapacaklar. Klasik bir “Dış düşmanlar” senaryosu. Ama işlemiyor. Çünkü gece karanlıkta, sağduyu sahibi Fransızlar, afişin üzerine “Fransa için öldüler” sloganını yazıyor. Üstelik esas “Dış Düşman” Naziler!

Propaganda tekniği açısından da sorunlu, hatalı bir afiş bu. Sene 1944 artık Goebbels’in hali takati kalmamış anlaşılan. Can düşmanın bellediğin Direnişçileri “Ordu” diye nitelemek zaaf ya da rakibinin gücünü kabul etmek anlamına gelmiyor mu? Bir de iki satırda iki kez “Kurtuluş” sözcüğünü kullanmak, Direnişin semiolojik egemenliği altında ezilmek olarak yorumlanır. Neyse… Bana ancak Nazilerin beceriksizliğini teşhir etmek kalır.

Gelelim üçüncü kahramanımıza: Léo Ferré. Benim arslan yeleli anarşist şarkıcıma. “Ne Tanrı Ne Efendi”, “Anarşistler” şarkılarının bestecisi ve güftecisi. Baudelaire, Verlaine, Rimbaud şiirlerinden şahane şarkılar yazmış adam. Aragon’un da şiirlerini bestelemişti.

Siyaset, yani Direniş, şiir ve müzik Kızıl Afiş şarkısında ne güzel bir araya gelmiş…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
6.04.2020
Salgının öğrettikleri ve gelecek (*)
31.03.2020
Turuncu alarm
27.03.2020
Dünya nerede, Türkiye nerede?
19.03.2020
Mat rejime şeffaf Bakan, bozuk ekonomiye maske ve kolonya
10.03.2020
Moskova Bozgunu
3.03.2020
İdlib bozgunu
28.02.2020
COVID-19’a karşı dut pekmezi, kelle paça çorbası ve silah
24.02.2020
Kızıl Afiş’in Adıyamanlı Silahlı Şairi
21.02.2020
Diyalektik
17.02.2020
Tek adam rejimi insanları öldürüyor
13.02.2020
Deli Kral, Aptallar ve Salaklar
10.02.2020
Boykot, peki sonra?
6.02.2020
Cumhuriyet’in Diplo’su Türkçede
4.02.2020
TV tartışmalarındaki şiddet ve bayağılık normaldir
27.01.2020
Enkaz altında kalan devlet ve resmi gazetecilik
23.01.2020
Yeni sansür
20.01.2020
Sakallı Dedeyi ziyarete gittik
16.01.2020
Köln’de Gestapo Merkezi
14.01.2020
Charlie Hebdo Türkçeye nasıl çevrildi?
12.01.2020
Vedalaşma
9.01.2020
'Kaos Mühendisleri'
7.01.2020
Basında 78’liler
31.12.2019
Yurttaş Gazeteciliği
27.12.2019
Kalabalığa ve kabalığa karşı hakikat
20.12.2019
1 bakan, 1 provokatör, 1 futbolcu ve 1 devlet… Pöh pöh pöh!
16.12.2019
Ah Mahmut Vah Kemal Ah Kenan Vah Recep!
13.12.2019
Nobel’den bahisle…
2.12.2019
Yalanlar arşivi
29.11.2019
Çevre de aslında bir sınıf meselesi
25.11.2019
Kim daha önemli, değerli ve kalıcı?
22.11.2019
Hakiki gazetecilik
19.11.2019
Beyaz Saray’da sahte bir gazeteci yakalandı
11.11.2019
Jambon Müzesi, Prado, Sofia ve İnebahtı…
7.11.2019
İki yeni slogan
4.11.2019
İstibdat üzerine
2.11.2019
İlişkiler kanıtlanırsa eyvaaah!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive