Ramazan RASİM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Fosil Takvimi


23.11.2012 - Bu Yazı 4381 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hicri yeni yılımız kutlu olsun. Türkiye’nin resmî takvimi Hicri Takvim olsaydı, geçtiğimiz perşembe akşamı gonklar akşam namazı vaktini çaldığı saniyelerde TRT ekranlarında geri sayımı bitirip, 1433’ün ak sakallı bir dede olarak gidişini, 1434’ün badem bıyıklı taze bir delikanlı olarak gelişini izleyecektik.

Peygamberimiz Hazreti Muhammed elli üç yaşındaydı. Demek oluyor ki; peygamberliğinin yaklaşık on üçüncü yılıydı. Mekke’deki baskılar tahammül sınırlarını çoktan aşmıştı. On üç sayısının uğursuzluğunun Müslümanlara sökmediğinin kanıtı olarak o yıl Yesrib şehrinden davet aldı. Yesrib şehrinin halkı, Mekkeliler kadar asil soylu değildi ancak burjuvazi yükseliyordu. Şehre daha önceden gelmiş Müslümanların anlattıkları da ilgilerini çekiyordu. Aynı zamanda rakip şehirde zuhur eden peygambere sahip çıkarak Mekke’nin karizmasını çizecek bir koz elde etmeyi düşünmüşlerdi.

Peygamber için önemli olan tek şey ise ifade özgürlüğünün olmasıydı. Ancak bu sayede Allah’tan gelen öğütleri daha fazla kişiye anlatabilirdi. Beklentilerin bu derece kesişmesi neticesinde Hazreti Peygamber çok sevdiği şehrini bırakıp daha sonra Medinetü’l Münevvere adını vereceği Yesrib’e gitmek üzere yola çıktı.

Bu hadisenin gerçekleşmesinden on yedi yıl sonraydı. Ömer Halife olmuştu. Artık toprakları iyice genişlemiş bu devletin bir takvime ihtiyacı vardı. Özgün bir takvim yapmak gerekiyordu ve bu takvimi de bir yerden başlatmak lazımdı. Düşündüler, taşındılar. İslamiyet’in hikâyesinde en önemli kırılma noktalarından biri olan Hicret’e karar verdiler. Ay Takvimi için gökyüzü bir skorbord gibi günleri belirliyordu. Hilâl sağa dayandığında ayın başı, dolunay olduğunda ortası ve sola dayandığında da sonu oluyordu. Ancak Peygamber’in Medine’ye girdiği gün (hani Çağrı’da Taleal Bedru Aleyna ile karşılaşıldığı sahne) Ay’ın hilâl olduğu güne denk gelmiyordu. Yolculuğun son aşamalarında, ilk mescidin inşa edildiği Kuba mevkiine vardığı günün gecesi ise Ay hilâl evresindeydi. İşte yılın birinci günü olarak bu tarihi seçtiler.

Sonuç olarak Müslümanların, Hazreti Muhammed’in doğduğu günü, ilk vahyin geldiği günü ifade edemedikleri bir takvimleri oldu.

Şu anda kullanmakta olduğumuz Miladi Takvim de Hazreti İsa’nın doğum gününe göre başlatılmış malum. Bu takvim Güneş’e göre çalışıyor. Güneş’in Ay gibi evreleri olmadığı için 365 günün herhangi birisi 1 ocak olabilirdi. Anlayacağınız bize her gün yılbaşı. Papa’nın son çıkan kitabına göre İsa’nın doğduğu yılın tesbitinde beş altı yıllık bir kayma olmuşsa da gün açısından nokta tayin yapılabilmiş. Mesela; Ay Takvimi olsaydı belki hilâl, doğduğu güne değil göbek bağının kesildiği güne denk gelecekti ve yıl göbek bağının düştüğü günden başlatılacaktı.

Papa demişken, şimdi 2012 değil pekâlâ 2018 yılında bile olabilirdik. Bu benim hoşuma giderdi doğrusu ama Başbakan’ı zor durumda bırakırdı. 2023 hedefleri biraz kasardı o zaman.

Benim asıl anlamadığım; mahalle arasındaki pideci bile “Since 1988” yazabilmek için takvimini rüyasında pide dükkânı açtığı geceden başlatmanın hesabını yaparken, insanoğlu neden yaşadığı yıllardan bu kadar kolay vazgeçmiş ve binlerce yılı gözünü kırpmadan çöpe atabilmiş.

Takvimlerimizi en eski insan fosilinin bulunduğu yıla sabitleseydik bugün 23 Kasım 41.456 olabilirdi. Bence de çok havalı olurdu.


[email protected]

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
26.04.2013
‘Kibir en sevdiğim günah’
19.04.2013
Zindandaki piyanist
12.04.2013
Bilimin ve teknolojinin dini
29.03.2013
Airbagli dinimiz
22.03.2013
Seccade fetişizmi
15.03.2013
Tanrı’nın çırakları
08.03.2013
Chávez ölmedi, içimizde yaşıyor
01.03.2013
Okyanusun dibi
15.02.2013
Papa
08.02.2013
Peynir mucizesi
01.02.2013
Rüya kanalı
25.01.2013
Ruhun paçası
18.01.2013
Benim içim temiz değil
11.01.2013
Hudeybiye sürecinde çözüm ve barış
04.01.2013
Genç İslam
28.12.2012
Huzur Sokağı’nda IN-OUT/2012
21.12.2012
Huzur kıyamette
14.12.2012
Çamın ışıkları göründü
30.11.2012
Bir film, bir cenaze
23.11.2012
Fosil Takvimi
16.11.2012
Dikkat, oruçlu var
09.11.2012
Eşit günler
19.10.2012
Ağzında kürdan, lahmacun siparişi vermiş Brigitte Bardot
12.10.2012
İsim hakkı
05.10.2012
İmanın ilk şartı ateizmdir...
28.09.2012
Bir namazlık saltanatı bile çok görmek
14.09.2012
Bilmiyorlar Rabbim, bilseler yapmazlardı
17.08.2012
Bayram yan gelip yatma yeri değildir
16.08.2012
Doğal ibadet oruç
15.08.2012
Peygamberin mucizesi
14.08.2012
Geçti Kadir Gecesi sür kendini Umre’ye
13.08.2012
Ramazan yaz oyunları biterken
12.08.2012
Televizyonda Ramazan
11.08.2012
Cimri atalara kulak asmadan
10.08.2012
Peki ya ucube camiler
09.08.2012
Hocalar arası reyting savaşları
08.08.2012
Ramazan yedirmez
07.08.2012
Bir bütünleme şansı olarak Kadir
06.08.2012
Floresan ışığı altında rabıta-i mevt
05.08.2012
Bütün AVM mescitlerini dolaştım İstanbul’un...
04.08.2012
Tam adrenalin tutkunlarına göre
03.08.2012
Bu bayram occupy camii
02.08.2012
Bırakınız salyangoz satsınlar
01.08.2012
Deneysel oruç
31.07.2012
Kirden gelen kul hakkı
30.07.2012
The Medium is the message
29.07.2012
Bir Ramazan’la bahar olmaz
28.07.2012
İslam’ın franchising hakkı kimde
27.07.2012
Devlet cennete turlar düzenleyen bir turizm acentesi değildir
26.07.2012
Oruç tut, devrim bul
25.07.2012
Avokado soslu ördekli iftara methiye
24.07.2012
Türbelerdeki teyzeleri rahat bırakın...
23.07.2012
1400 yıldır orucu aynı şeyler bozuyor
22.07.2012
Teravih mideyi değil ruhu sindirir
21.07.2012
Ramazan’ın puan katalogu
20.07.2012
Nefs İdman Yurdu Spor’luyuz artık
13.07.2012
Diyanet’in kara fetvalar tarihi
06.07.2012
Memur Müslümanlık
29.06.2012
Yalan
08.06.2012
İstihbarat ya Rasulüllah
01.06.2012
Papa her an AK Parti’yi kutsayabilir
25.05.2012
Peygamber Efendimiz Uludere için ne demişti
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive