Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Sabahattin İZCİOĞLU

[email protected]



Bookmark and Share

Sıfır düşünce, sıfır özgürlük, sıfır yönetim


03.09.2014 - Bu Yazı 1995 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pamucak’a arada, sırada sadece güneşin batışını seyretmek için gitmenin dışında İki yıl sonra ilk defa pazar günü sıcak kumda yürümek için sahile indim. Her zamanki gibi sahil pek iç açıcı gözükmüyordu. Traktörle bağırarak bir şeyler satmaya çalışan satıcılar,  denize elbiseleri ile giren kadınlar, çocukların bağrışları, kadınlı erkekli grupların deniz içinde şakalaşmaları, bağrışları, erkeklerin güreş tutup boğuşmaları, arabaların yanlarına yaptıkları bezden gölgelikler, sahil kenarına getirdikleri kilimler, oraya buraya konulmuş eşyalar, küçük tüpler üzerinde çaydanlıklar, tencereler, kumda yatanlar, kuma gömülenler velhasıl rengârenk, gürültülü patırtılı ortam. Bunun yanında yine sahil boyunca, naylon poşetler, pet şişeleri, kâğıtlar, meyve, çiğdem kabukları, sigara izmaritleri, boş bira şişeleri yani her zaman görmeye alıştığımız atıklar. Sanki bu durum insanlarla eşyaları bütünleştirip pazılın tamamlanmasını sağlıyor. Dikkatimi çeken, elliden fazla araç ve bu araçlarla gelen yüzlerce insan içinde büfeleri işletenlerin dışında bir Selçukluya rastlayamayışım oldu.

Yaklaşık bir saat yürürken ve de daha sonra akşama kadar, dünyanın sayılı sahili olan Pamucak’ın fiziki görünümü, durumu böyle mi şöyle mi olmalı? Derken, hadi yerel yönetimler, yıllardır bunu gerçekleştirmedi, Cumhuriyetin yetiştirdiği! Modern insanının davranışı böyle mi olmalı? Diye düşünürken insan ve algı üzerine genellemeler de kaçınılmaz oluyor.

Öncelikle yereli bir kenara bırakıp bu iş sadece yerel yönetimin tek başına yapacağı bir iş olmayacağı düşüncesi kafamda şekillendi, şöyle ki,  her insanın yanına çöp kovası koysanız, hatta bir adam dikseniz insanoğlu yapacağını yapıyor. Yonca köy de adam karpuzu yemiş bir metre ötesinde bulunan çöp tenekesine kabukları atmadan gidiyor. Bu iş okumuş, okumamış cahillik işi de değil. Yine Yoncaköyün Kayılıklar bölgesinde, kelli felli adam, belli ki okumuş, site sakini,  yüzme yerinde insanların yüzüne baka baka olta atıyor, kimi, aynı yerde zıpkınla balık avlıyor, kimi denizin içinde yanında yüzerken burnunu sümkürüyor, tükürüyor. Bir örnekte,  Kuş adasından vereyim, ada girişinde bulunan Gazi Beğendi Cafe özellikle günün her saati tıklım tıklım, ortalama her statüden, gruptan, sınıftan  250-300 kadar insan saatlerce burada oturuyor.  Burada oturan mübarek insanlar olarak iki satır magazin gazetesi bile okumuyoruz, hemen hemen hepimiz yüksek sesle konuşuyor, birbirimizi gözlüyor, birbirimizin konuşmalarına kulak kabartıyoruz, aile içi bütün sorunları, mahremiyetlerimizi öğreniyoruz, sadece en görünen eylem olarak arada çocukları yanlarımıza alıp Mustafa Kemal heykeliyle resim çektiriyoruz, günlük yaşamamızın her alanında bunun gibi yüzlerce örnek bulabiliriz, yalnız bu örnekleri verirken hiçbir kişiyi grubu kastetmek istemiyorum hepimiz şu veya bu şekilde hayatın bir yerinde bu tür davranışları  yapıyoruz.  

Peki bu durum nasıl açıklanır. Bu durumu açıklamak çok karmaşık, çok kompleks ve zor bir iş, ama öncelikle bir algıyı iyi ayırt etmemiz gerek. ‘’Bireycilik başka, özgür birey olmak başka’’, biz eğitimde, aile içi ilişkilerde, toplumsal ilişkilerde, hatta ideolojilerde bireyciliğe karşı, özgür bireyi değil, toplumculuğu koyduk. Toplumculuğu da Vatan, Millet Sakarya edebiyatı ile çok genel ve nasihat olarak anlattık ve kutsadık. Etrafa çöp atan, yüksek sesle bağıran, oynaşan kişilere sorsanız hepsi milliyetçidir, sözde vatan için ölmeye de hazırdır. Ama gel gelelim vatan için ölmeye hazır bu insanlar, İstanbul da bir anlık mangal keyfi için Belgrat ormanlarında ağacın gövdesinde ateş yakılamayacağını düşünemiyor, arabanın camından sigara izmaritini, çöpünü atmamayı, kendisinin dışında ki insanlarında yaşama hakkı, kendisini ifade etme hakkı olduğunu düşünemiyor demek.  Özgür birey olarak,  analitik düşünüp sentezler yapabilen, soran, sorgulayan, araştıran, irdeleyen, neden sonuç ilişkisini kuran, gelecekle ilgili tasarımlar sunan, özgürlüğün sınırlarını bilen, kendi hakkı kadar diğer insanlarında hakkını hukukunu gözeten insanlar olsa aynı sorunları yaşar mıydık acaba?  ‘’yüce toplumsal amaçlar için’’!  Yetiştirdiğimiz insanımız, bakıyor Vatan, Millet, Sakarya hikaye, ‘’gemiyi kurtaran kaptan’’ iktidar olan işi götürüyor anlayışı ile, günlük yaşam telaşı içinde küçük kurnazlıklar, kısa yoldan köşe dönme mantığı, anı yaşama, sırtını kamuya dayayıp buradan tırtıklama istekleri olan birey,  özgür birey olabilir mi? Her şeyden önce eğitimin ideolojilerden arındırılmış olarak özgürce verilmediği ve de eğitim sürecinde bireyi yetiştirecek özgür eğitimcilerin cezalandırıldığı, sürüldüğü, açığa alındığı, işlerin liyakata göre değil iktidar yandaşlığına göre yürüdüğü, hayatın her alanında lümpen kültürün hakim olduğu, seçme seçilme hakkı özgür olmayan bir toplumda özgür bireyler yetişir mi? Özgür birey olmadan toplumcu olunur mu? Bırakın birey olmayı daha insan olamamış bizler demokrat olabilir miyiz?

                       

.

Facebook Yorumları

Emlak8
21.10.2016
DÜNYAYI KİM İSTİYORSA ALSIN AMA!
20.10.2016
İnsan kalitesi mi? Kaliteli insan mı?
4.10.2016
Sistemin yerine ne koyulabilir?
27.9.2016
Eğitim ve öğretimin temel ilkesi ne olmalıdır?
11.7.2016
ÖZLEM Mİ ARAYIŞ MI?
21.6.2016
ŞU DEMOKRASİ NE MENEM BİR ŞEY!
11.6.2016
DOĞA NE DİYOR BU İŞLERE?
7.6.2016
DIŞ GÜÇLER HİKAYESİ VE BAĞIMSIZLIK!
13.5.2016
NELER OLUYOR?
22.4.2016
EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN TEMEL İLKESİ NE OLMALIDIR?
1.5.2015
DEVLET, MİLLET, DİN ÜZERİNE
23.4.2015
OYUM HANGİ PARTİYE?
03.01.2015
Yanlış çözümler öneriyorsunuz hocam
10.12.2014
TkMM toplantısına katıldım
23.10.2014
Göz göre göre kanser olunur mu?
11.10.2014
Bu riyakârlık, bu ikiyüzlülük ne zaman bitecek
11.09.2014
Halka cahil, aptal diyenlere! ithaf olunur
03.09.2014
Sıfır düşünce, sıfır özgürlük, sıfır yönetim
23.08.2014
Haydi, bir cesaret
13.08.2014
Kabaca da olsa hesaplaşıp yüzleşelim mi?
01.08.2014
GÜREŞİN DEVELERİ
19.07.2014
DEMOKRASİ Mİ? FAŞİZM Mİ?
11.07.2014
Yengeç aklıyla olur mu?
01.07.2014
Aynayı kim kırdı?
25.06.2014
‘’Yeterli değil’’ ama desteğim İhsanoğlu’na
17.06.2014
Bildim bileli hep aynı terane
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive