Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye


28.03.2014 - Bu Yazı 1835 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üzerinde yaşadığımız coğrafyanın devlet sistemi ve toplumsal örgütlenmeleri, yüz yıldır “tek tip insan yaratan makineler” gibi çalıştı. Liberali ile muhafazakarı, dindarı ile solcusu “aynı kalıptan” çıkmışçasına yer aldılar sosyal yaşamda. Militarizmin kontrolünde sürdürülen Kemalist ideoloji ve bu ideolojinin daha ilkokuldan başlayan yönlendiriciliği, sadece garabet bir devlet değil, garabet bir toplum da yarattı. Ermeni soykırımı, Rum sürgünleri ve imhası, Kürtlerin inkar ve katliamlara maruz kalmaları, Alevilerin aşağılanması, dindarların doğuştan “gerici” olmaları itirazsız kabul gördü. Demirel’in eski Dışişleri Bakanı Çağlayangil “Dersim Kürtlerini mağaralarda nasıl fare gibi zehirlediklerini” anlatırken, “Sosyal Demokrat” partinin yöneticisi Onur Öymen “Kürt sorununun Dersim yöntemi ile çözüleceğini” söyledi. Seçim bürolarının önüne Berkin Elvan’ın resmini asan Sarıgül, aynı şekilde vurulan 10 yaşındaki Kürt çocuğu için konuşurken, yüzündeki maskeyi çıkarıverdi.

Devlet 30 yıl önce Kürtlerle yeni bir kavgaya tutuştuğunda, sert bir kayaya çarptığını uzun süre anlamadı. Toplum da anlamadı. Herkesi “yenmeye” alışkındılar, ama ilk kez hesap tutmadı. Ve tutmayan hesap nedeniyle tüm boyaları dökülmeye, yalanları, çirkinlikleri, kirli çamaşırları etrafa saçılmaya başladı. Kurdukları sistemlerini ayakta tutmak için piyasaya çıkan tüm partileri ve politikacıları teker teker dağılırken, Kürtlerin direnişi ve örgütlenmesi derinleşip kökleşti. Bu sayede darbeciler, Ergenekoncu katiller görünür hale geldi.

Bir yıl önce Öcalan’ın bir milyon kişinin önünde ilan ettiği barış süreci Türk tarafındaki toplumsal muhalefetin ortaya çıkmasını sağladı. Gezi Direnişi patladı, milyonlarca genç sokaklara çıktı.

Aynı günler, Kürtlerle Türkiyeli demokratların politik bir yapı altında bir araya geldiği günlerdi. HDP kurulmuştu. Üstelik Gezi olaylarının fitilini de HDP’li Sırrı Süreyya Önder ateşlemişti.

Sonraki günleri herkes iyi biliyor. Önce dört bakan ve çocuklarının bulaştığı yolsuzluk ve rüşvet, ardından başbakan ve oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmeleri, Gülen Cemaati ile hükümet arasında başlayan kapışma, düne kadar düşman görünen CHP ve Cemaat yakınlaşması, MHP ve CHP arasında gelişen “dünür ilişkileri” vb.

Bir de tüm Kürt halkının tek yürek olmuşçasına barış sürecinin ve BDP’nin etrafında kenetlenmesi.

Bu topraklar devrimcilere, demokratlara fazla politik olanak sunmadı. Uzun yıllar insanlar “özü aynı” partiler arasında bir tercihle karşı karşıya kaldılar. Sol adına piyasada yer tutanlar Stalinist barbarlığı,  Kemalist diktatörlüğü “kurtuluş” olarak sundular ve itibar görmediler.

Belki ilk kez, milyonlarca Kürtün barış ve demokrasi özlemiyle, metropollerde yeşeren demokrat muhalefetin ete kemiğe bürünebilme şansı yakalandı. İçinde bir takım eksiklikler, acemilikler barındırsa da HDP ortaya çıktı. Bu hareketin en sevimli sıcak yüzü Sırrı Süreyya İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan Adayı oldu. HDP tüm ülkede seçimlere girdi.

Irkçılığın alasını içinde barındırmaya devam eden, Maraş, Çorum katliamlarının sorumlusu MHP ile kol kola girip onları aday gösteren bir CHP ile gırtlağına kadar yolsuzluğa bulaşmış iktidar partisi arasında süren “kayıkçı kavgasında” taraf olmak bir demokratın işi olamaz. Böylesi bir tarihsel momentte HDP’ye oy vermemek, sadece “kendi ayağına sıkmak” değil, aynı zamanda tarihsel bir vebal altına girmektir. Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmektir. Sırrı Süreyya’ya “sen politika yapma, ırkçılara ve yolsuzlara bırak” demektir. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive