Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

İnsaf be Yıldıray Oğur !


08.05.2012 - Bu Yazı 5153 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kanlı 1 Mayıs 1977 üzerine bu andan itibaren “hayır öyle değil böyle oldu, solcular yapmadı devlet yaptı” başlığı ile bir tartışma yürütmek abesle iştigal haline geldi.

Benim bu yazıyı tekrar kaleme almamın nedeni, Yıldıray Oğur’un 06.05.12 tarihli “hiç yanlışsız, hep mağdur” başlıklı yazısının öldürülen ev ve okul arkadaşım, yoldaşım Sadık Canaslan’la ilgili olmasıdır.

Sadık ile ilgili yazdıklarına geçmeden önce birkaç söz söylemek isterim.

Bu satırların yazarı 1980 öncesi solun “yanlışları” üzerine en acımasız eleştirileri yazmış, ama halen solculukta ısrar eden biridir.

Bu arkadaşlar, bu “yanlışları” önümüze “solun geçmişteki hatalarını eleştirmek için” koymadı. Aksine, halen sorumluları açığa çıkarılmamış ve solcuların kurban olarak seçildiği bir derin devlet provokasyonunun solcular tarafından gerçekleştirildiği olarak sundu.

Geniş kitleler nezdinde bugüne kadar “solun hataları üzerine” günlük medya üzerinden böyle bir tartışmanın yürütülmemiş olması, içinde benim de bulunduğum solcuların bir kısmının daha önce böyle bir eleştirel tutum almadıkları anlamına asla gelmiyor. (Hatta kendi adıma, "bana SOL'UKSUZ u yazdıran temel dürtü solun bu hatalarına karşı hissettiklerimdir" diyebilirim.)  Bugün bu coğrafyada, darbelere, soykırımlara , 12 Eylülcüler ve tüm darbecilerin yargılanmasına karşı mücadele eden başka bir sol varsa, bu “hataların” eleştirilip, yeni bir anlayışın yaratılmasıyla mümkün oldu. Bu elbette, şimdiye kadar yapılan eleştiri ve tartışmaların yeterli olduğu anlamına gelmiyor. Ama bu arkadaşlar, bir yandan sanki bu eleştiriyi ilk kez kendileri yapıyormuş gibi davranıp, diğer yandan solun doğrudan mağduru olduğu 1 Mayıs 1977’nin kanlı gömleğini solculara giydirmeye çalışarak, sol politik ortamı zehirliyor, her şeyi alt üst ediyorlar.

Yıldıray Oğur bu yazılarındaki bilgileri kimlerden alır bilmiyorum, ama o dönemin farklı tanıklarına ulaşmak ve elden geldiğince objektif şeyler yazmak konusunda çabası da, isteği de yok. En azından ben kendi adıma çeşitli –internet- gazetelerinde de yer alan (1 Mayıs 1977 de ne oldu gibi) yazılarımı kendine gönderiyorum. Anlaşılan o ki, kendi tezlerine arka çıkmayan tüm yazıları dikkate almıyor, çöpe atıyor.

Şimdi –en azından bu yazımı okuyanların o olayı doğru bilmeleri için- Oğur’un o yazısındaki birkaç noktaya temas edip bu yazımı noktalayacağım. “Bu çok mu gerekli?” diye soranlar olabilir ve belki de çok gerekli değildir, ama en azından arkadaşıma karşı küçük bir ahlaki düzeltme yapmış olurum.

1-Sadık Canaslan 18 Nisan 1977 değil, 19 Nisan 1977 tarihinde sabah saatlerinde öldürüldü.

2-Sadık, tek başına “İGD’lilerin afişini yırtıp yerine 1 Mayıs afişlerini asarken” değil, içinde benimde olduğum 30-40 kişilik bir grupla, o sıralar faşistlerin tüm öğrenci yurtlarını ele geçirip silahlı saldırı üssü olarak kullanmalarına karşı bastırılmış “Yurtlarımıza sahip çıkalım” başlıklı afişleri asarken benim yanımda öldürüldü. Öldüren henüz 18’ine basmamış bir çocuktu.

3- Oğur'un yazısında, “Sadık’ın öldürülmesinden sonra,  Maocu Halkın Sesi’nin bir karşı bildirisi…” diye geçen Halkın Sesi, Sadık’ın taraftarı olduğu grup ile alakası olmayan –ve bugün de aynı isimle varlığını devam ettiren-  Aydınlık grubunun gazetesiydi… vb… vb… 

Eğer Yıldıray Oğur, bir gün yazılarının artık kendisi için de inandırıcılığı kalmadığını fark ederse, ona senaryo yazmasını önermek isterim. Eminim bunda daha başarılı olacaktır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive