Şeyhmus DİKEN

seyhmusdiken@gmail.com



Bookmark and Share

Kalekol, Ya Duvarlar!


07.06.2014 - Bu Yazı 1565 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Geçen yılın (2013) Ocak ayının üzerinden nerdeyse bir buçuk yıl geçti. Çatışmasızlık hali “yol kazaları” dışında sürüyor. Kirli savaşın mağduru Kürtler olanca fedakârane davranışları ve vakarlarıyla zamanın bütün ağırdan alma dayanılmazlığına rağmen bekliyor.

Devlet ise zamana yayıyor barışı ve barış sürecini, çözümü ve artık adı her ne ise!

Kürdistan’ın dağlarına, ovalarına, yollarına, sarp doruklarına, vadilerine kalekollar yapılıyor. Aldığımız bilgilere göre 300 civarında dört başı muhkem güvenlik noktasının yüz’ü şimdiye kadar yapıldı bile. Geriye kalan ikiyüzünü ise ne pahasına olursa olsun devlet yapmaktan yana!

Halk ne pahasına olursa olsun Kalekollara karşı direniyor ve yaptırmamaktan yana. “Madem Barış sürecindeyiz diyorsunuz Müstahkem Kaleler benzeri Kakekollar da neyin nesi.” Deyip direniyor.

Kürt siyaseti halkın bu duyarlılığına cepheden sahip çıkarak destek oluyor.

Bu çok anlamlı…

Bir ayağı eksik yalnız!

Devlet sadece kırsalda kalekol benzeri Karakol yapmıyor.

Şehir merkezlerinde de duvarlar örüyor.

Çok değil bundan 10-15 yıl öncesine kadar Diyarbakır Dağkapı Meydanından eski Yıldız sinemasına (şimdiki Büyükşehir Belediyesi ve Diyar Galeria civarı) doğru yürüdüğünüzde sağlı sollu iki devlet binasının önünden geçerdiniz. Soldaki halk arasında Gökdelen diye tabir edilen Momozgilin (Tatlıcıların) oteli idi. Karşısındaki de Ordueviydi. Oteli de asker satın aldı ve subay orduevi yaptı.

İki binanın önünden geçtiğinizde bahçesini, avlusunu şeffaf bir şekilde görürdünüz. Önce cam bölümleri iptal edildi duvar yapıldı. Sonra yol boyu en az üç metrelik duvarla yükseltildi. Ardından duvarın üzerine tel örgü çekildi. Sonra güvenlik kameraları yerleştirildi. Duvarlara da askeri bölge girilmez ve fotoğraf çekilmez levhası çakıldı.

Sadece bu mu! Değil elbette. Seyrantepe yolu üzerindeki MİT binası ve diğerleri de öyle. Kale gibi mübarek.

Yani anlayacağınız Kürdistan coğrafyasında sadece kırsal coğrafya değil, şehirlerde de devlet, mekânları ile halk arasına duvar örüyor.

Devlet, adeta kendini korumak, güvenceye almak gibi bir arayış ve çaba içerisinde.

O duvarlar ve güvenlikli alanlar içerisinde kendilerine ait bir dünya örüyorlar. Ne oluyor ne bitiyor oralarda yerel halkın pek haberi yok, ilgisi de yok sanki. Doğunun doğusuna doğru gidildikçe bu kopuş daha bir belirginleşiyor. Kum torbaları, korunaklı kıyafetler, elleri her an tetikte güvenlik mensupları görüntüleri.

Sanki olası bir savaşın öncesindeki hazırlık evresi görüntüleri.

Hakkâri girişinde bir park dikkatimi çekmişti. Surma Hanım Parkı. Fotoğrafını çektim yolun öte yakasından. Parkın önünde duran sivil giyimli biri koşarak aracımızın yanına geldi ve sordu. Benim fotoğrafımı mı çektiniz diye. Hayır dedik, parkın fotoğrafını çektik, sizin fotoğrafınızı ne diye çekelim ki! Ben polisim de fotoğraf karesine girmemişsem mesele yok deyiverdi.

Bu gidişat hayra alamet değil.

Karakol, Kalekol, muhkem duvarlar, tel örgüler, kameralar, askeri güvenlik noktaları bir yere götürmez.

İnandırıcılığınızı yitirmiş durumdasınız.

Benim bu satırları yazdığım gün ve saatlerde; bir yandan çözüm süreci deyip medyada sürekli boygösteren şahsiyetlerinizi Diyarbakır’a toplayıp bilindik laf-ı güzaf-ı bir kez daha dillendireceksiniz. Öte yandan hızla güvenlik harcamalarına devam edeceksiniz.

Böyle Barış gelmez…

http://www.bianet.org/biamag/siyaset/156229-kalekol-ya-duvarlar

.

Facebook Yorumları

Emlak8
10.6.2018
Behice Boran Kitabı; Destansı Hayat
21.5.2017
Yeni Sürece Doğru (mu)...
16.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
24.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive