Taha Akyol



Bookmark and Share

Zihnimizi farklı ışıklara açmak


12.2.2019 - Bu Yazı 246 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Öteden beri yazı ve kitaplarıma gelen okur tepkilerine değer veririm, onlar üzerinden toplumsal zihniyet haritamızı okumaya çalışırım.

Bazı tepkiler olumludur, bazıları bana gözümden kaçmış bilgileri gösterir, memnun olurum tabii.

Bazı tepkiler şu veya bu yönde partizandır, yani yazılarda “bizim taraf”a mutlak destek, “karşı taraf”a mutlak kötüleme beklerler. İlkeler, veriler, bulgular ve hayatın deneyimleri değil, “bizden yana” olup olmamak önemlidir.

Halbuki gelişmiş toplum olmanın yolu zihnimizde yeni ışıklara, yeni verilere, yeni bilgilere pencereler açmaktır.

Verilere göre düşünmek

Şimdi, bilimsel yayın sayısında İran’ın bizi geçtiğini gösteren yazım üzerine gelen şu yoruma bakalım:

“Şu an Türkiye’yi Demirel ya da Ecevit yönetiyor olsa idi, Akyol bu makaleyi nasıl yazardı? Her halde ülkenin enerjide, ulaşımda, savunma sanayiinde, sağlıkta, eğitimde, ihracaatta, geldiği konumu yere göğe koyamazdı…”

Sanki ortada rakamlar yok da ben o yazıyı AK Parti’ye karşıtlık olsun diye yazdım; Demirel veya Ecevit dönemi olsaymış, onları yere göre koyamazmışım.

Halbuki eleştirinin böyle siyasi önyargıya değil, bilimsel yayın sayılarına ilişkin veriler üzerinden yapılması gerekirdi, değil mi?

Kaldı ki, benim “Bilim ve Yanılgı” adlı kitabımın 1997’deki ilk baskısında üniversitelerimizin 1980’lere kadar aşırı politizasyon, hizipçilik ve dünyaya kapalılık gibi hastalıklar yüzünden çöktüğünü yine rakamlarla yazmıştım.

Amacım Demirel ve Ecevit’i kötülemek değil, “olgu”yu analiz etmekti.

Aynı kitabın 2010’daki genişletilmiş baskısında, Türkiye’nin dünyada da “bilimde yükselen ülkeler” arasında görüldüğünü yazmıştım: 1980’den itibaren üniversitelerimiz toparlanmış, yayın sayısında İran’ın önüne geçmişti.

O zamanki bu gerçeği de AK Parti’yi övmek için değil, yine analiz için yazmıştım.

‘Bizden-sizden’ sorunu

Bir okurum da “seksen yıllık Kemalist tahribatı unutmayın” diyordu; Türkiye bu yüzden 2010’dan itibaren İran’ın gerisinde kalmış imiş…

Ama Türkiye’nin kabaca 1990’lı yıllarda ve 2000’lerin ilk yıllarında “bilimde yükselen ülkeler” arasında yer almasına ne diyeceğiz?!

O zaman İran’ın artan performansına da dikkat çekmiştim. İşte bugün İran indekse giren bilimsel yayınlarda bizim önümüzdedir. Bu, üniversitelerin performansı konusunda göstergelerden biridir.

Şubat 2017’de çıkan genişletilmiş 6. baskısında ise, yine rakamlar vererek, Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’ten alıntılar yaparak Türkiye’nin ekonomide de performans kaybına dikkat çektim. Amacım AK Partiyi kötülemek değil, iktisatçıların bugün haklı çıkmış bulunan uyarılarını paylaşmaktı.

Bazılarımız olaylara “bizden-sizden” gözlüğüyle bakabilir ama bazılarımızın da bunun dışına çıkarak verilerle, bulgularla, analizlerle düşünmesi gerekmiyor mu?

Kamuda, hatta yargıda bile liyakat yerine öteden beri “bizden” kıstasının geçerli olmasının maliyetini hiç araştırdık mı?

Tarihe bile somut olgular üzerinden araştırarak bakmak yerine, “Ulu Önder” ve “Ulu Hakan” kutuplaşmasıyla bakıyoruz!

Türkiye’nin beka davasının en önemli konularından biri olan eğitim ve üniversite sorunlarımızı soğukkanlılıkla tahlil edemiyoruz.

Eğitim beka sorunudur

Sorunlara, olgulara, olumlu ve olumsuz gelişmelere ideolojik ve siyasi tarafgirlikle mi, yoksa somut verileri araştırarak analitik zihniyetle mi bakacağız?

Temel zihniyet sorunumuz budur.

İlahiyatçı Emin Işık’ın yeni çıkan “Çağdaş bir Dervişin Dünyası” adlı kitabında, merhum Nurettin Topçu hocamızın şu sözlerinin altını çizdim:

“İlim zihniyetine sahip olmadan ilim yapılamaz. Aksi takdirde söylenenler ve yazılanlar safsatadan ibaret kalır. İlim zihniyeti olaylara tarafsız ve objektif birer gözle bakmayı gerektirir.” (Dergah Yay. s. 127)

Verilerin araştırılmasına dayalı analitik düşünce açısından bakmadığımız takdirde, ideolojimizin ne olduğu çok da önemli değildir; toplumsal kaliteyi düşürürüz elbirliğiyle.

Demokrasilerde elbette geniş ‘taraftar’ kitleler olacak; bunlar bir ölçüde partilerin ve rejimin istikrarını sağlar. Fakat parti bağımlığı olmadan, verilerle, bulgularla düşünen ve hareket eden geniş bir orta sınıf da olmalıdır ki, demokrasi siyasi kabileler savaşına dönmesin.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
10.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8
Emlak8.Net