Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Taha Akyol



Bookmark and Share

Bu seçimlerde partiler


30.3.2019 - Bu Yazı 298 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Pazar günü sandık başındayız; son 17 yıldır AK Parti’nin girdiği ‘en sıkıntılı seçim’ olması, bu seçimlerin en önemli özelliğidir.

Önceki seçimlere tek başına kazanma özgüveniyle ve iyimserlikle girmiş olan AK Parti, bu seçimlere tedirgin ve öfkeli bir halde giriyor.

MHP ile “kanka” olması, seçim özgüveni yaratmaya yetmiyor demek ki.

Nitekim AK Parti’nin İstanbul adayı Binali Yıldırım, partinin bu seçimlerdeki “genel politikasından” farklı olarak yumuşak, kapsayıcı ve sıcak bir dil kullanıyor, HDP tabanından da oy istiyor ve diyor ki:

31 Mart referanduma dönüştü. Adaylar konuşulsaydı, adayları mukayese etme imkânı olsaydı çok daha farklı bir sonuç doğurabilirdi.” (Cumhuriyet, 27 Mart)

AK Parti, dünden bugüne

AK Parti 2011 seçimlerinde tek başına yüzde 50 oy almıştı. Çünkü geleceğe dair umut veriyordu: 2011 seçim bildirgesinde reformları vurguluyor, AB sürecinin yararlarını anlatıyor, “medeniyetler ittifakı”nı övüyordu…

Daha önemlisi “2023 Hedefleri”ni ortaya koyuyordu:

- Kişi başına gelirimiz 2019 yılında 18 bin dolara, 2023 yılında 25 bin dolara çıkacaktı.

- İhracatımız 2019 yılında 317 milyar dolar, 2023 yılında 500 milyar dolar olacaktı.

Siyasette iddiaların abartılı olması tabiidir, fakat bu hedeflerin yakınına bile gelemedik. Zira temel politikalar buna uyarlanmamıştı. Mesela ekonomi çevrelerinin ısrarla talep ettiği “yapısal reformlar” yapılmamıştı.

Ve işte, 2019 yılında 317 milyar dolar olması amaçlanan ihracat, 170 milyar dolardadır. Bu yüzden yeterli döviz kazancımız olmadığı için bugünkü sorunları yaşıyoruz.

2011’de iyimserlik ve umut yaratan AK Parti şimdi, Binali Yıldırım’ın bile faydasız bulduğu bir politika izliyor; öfkeli, sert, suçlayıcı politikalar.

Kriz içindeyiz, ekonomiyi en az konuşan parti iktidar partisi!

Mesela yabancı sermayeyi nasıl getireceğiz?

Muhalefet partileri

İktidar partisinin bu durumu ister istemez muhalefete ilgi yaratıyor, moral veriyor. Fakat bundan ibaret değil, muhalefette değişimler de görülüyor.

Evvela bu seçimlerde eski din-laiklik tartışması yok. Etkileri elbette var ama propaganda gündeminden çıkmış durumda.

Kılıçdaroğlu öteden beri partisini bu eskimiş gündemin dışına çıkarma ve farklı kesimlere açılma yönünde politikalar izliyor. CHP’de böyle isimler dikkat çekici konumdalar: Abdüllatif Şener, Mehmet Bekaroğlu, İstanbul adayı Ekrem İmamoğlu, Ankara adayı Mansur Yavaş gibi…

CHP’deki bu açılımı AK Parti görüyor, herhangi bir oy kaymasını önlemek için kitlere hâlâ 1930’ların otoriter uygulamalarını hatırlatıyor.

İYİ Parti, MHP içindeki kongre sürecinin yargı koridorlarında engellenmesiyle ortaya çıktı. Medya ambargosuna maruz kaldı, hazine yardımı da yoktu ama yüzde 9.96 oyla Meclis’e girdi. Belli ki sosyolojik bir zemine oturdu: Şehirli, dışa açık, hukuk ve demokrasi vurgulu bir milliyetçilik diyebiliriz.

Meral Akşener mücadeleci bir lider olarak kendini kabul ettirmiştir.

Saadet Partisi, Temel Karamollaoğlu ile “hukuk, kuvvetler ayrılığı” gibi kavramları vurgulayan, açıklamaları ilgi toplayan bir parti haline geldi.

HDP ve demokrasi

HDP çizgisindeki partiler 2000’lerin başına kadar yüzde 4-5 civarındaydı; her seçimde barajı aşıyor; sosyo-etnik bir zemine sahiptir artık.

Sorun bu partinin terörle arasına mesafe koyamamış ve KCK’nın “komünler birliği” dedikleri Stalin-Kaddafi karışımı totaliter ideolojiyi esastan reddedememiş olmasıdır.

Özgürlükler bakımından AB ilkelerini benimsemesi gerekir değil mi? Hayır, bu yüzünden AB ilkeleri konusunda ikircikli davranıyor.

HDP terörle arasına mesafe koyup hukuk devleti ilkesini ve Batılı anlamdaki demokrasiyi benimserse kendisi de demokrasimiz de rahatlar.

Diğer partilerin HDP’li seçmen kitlesinden oy almak istemesi tabiidir. Onlar da vatandaşımız olduğu gibi bu seçmen kitlesinin belli bir akışkanlık kazanması demokrasinin yararına olacaktır.

Duvarları aşmak

Pazar günkü seçim sonuçları ne olursa olsun, AK Parti’nin 2011’deki cazibesinde önemli aşınmalar olduğu, muhalefette de belirli açılım bulunduğu apaçık bir gerçektir.

AK Parti’nin yıllardır sürdürdüğü demokrasi, özgürlükler, hak, hukuk, dışa açık büyüme kavramları şimdi daha çok muhalefetçe kullanılıyor.

Tabii ki AK Pati hala en büyük partidir fakat bütün bu sebeplerle en sıkıntılı seçimlerine giriyor.

Türkiye’nin geleceği her şeyden önemlidir, demokrasimizin normalleşmesi zorunlu bir ihtiyaçtır.

Öteden beri bizde partileri adeta savaş kaleleri haline getiren siyasi ve ideolojik duvarları aşmanın zamanı geldi de geçiyor bile.

Savaşmıyoruz, seçim yapıyoruz.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
14.07.2019
Ortadoğu devleti
10.07.2019
l‘Faiz belası’
7.07.2019
Bilimde İran’ın gerisinde kalmak!
5.07.2019
Çocuklarımız neden başarısız?
3.07.2019
Yeni dip dalgası
2.07.2019
Sistem çalışıyor mu?
1.07.2019
Akşener’e FETÖ soruşturması
28.06.2019
Seçilmiş başkanları çalıştırmamak?
26.06.2019
AK Parti nereye?
25.06.2019
İktidarın işi zorlaşıyor
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
10.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive