Taha Akyol



Bookmark and Share

Sizden, bizden


1.05.2019 - Bu Yazı 220 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu gittiği şehit cenazesinde saldırıya uğradığında TBMM Başkanı Mustafa Şentop şu açıklamayı yapmıştı:

“Çok üzüntülüyüm, kendisine geçmiş olsun diliyorum. Bu hareketleri kınıyorum. Türkiye’de siyasetçilere, hiç kimseye karşı bu davranışta bulunmaya hakkı yoktur. Bunun bir provokasyon olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de farklı siyasi görüşten insanlar var. Bunlar tartışabilirler, farklı görüşler ortaya koyabilirler. Beğenen olur beğenmeyen olur, ayrı şeylerdir. Bu tür davranışlar hem milletimizin ahlakına yakışmaz hem hukuken zaten suçtur…”

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün açıklaması da şöyleydi:

“Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik menfur saldırıyı kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Şiddetin hiçbir türünün demokratik siyasete gölge düşürmesine izin vermeyeceğiz.”

İktidardan benzer bir iki açıklama daha olmuştu ama ben iki hukukçunun sözlerini buraya aldım.

Kim değil, nasıl?

Sayın Şentop’u ve Sayın Gül’ü, sistem değişikliği sırasında kuvvetler ayrılığı ilkesine duyarsız kaldıkları için eleştiririm. Fakat yukarıya aldığım sözleri elbette takdire şayandır, hukukçuya yakışan sözlerdir. Saldırıyı kınamışlardır, “suç” olduğunu, “izin” verilmeyeceğini söylemişlerdir.

Fakat bu açıklamalar ‘münferit’ kaldı, arkası gelmedi. Aksine saldırgan bırakıldı, Sayın Kılıçdaroğlu “niye gittin?” diye suçlandı! 

Mesele “kim?” meselesi değil; ister Kılıçdaroğlu ister başkası…

Mesele parti meselesi de değil; ister CHP ister başka parti…

Mesele “nasıl?” meselesidir: Kim olursa olsun siyasetçilere, fikir adamlarına, sporculara, sanatçılara ve birbirimize “nasıl?” davranmalıyız meselesidir.

Medeni, normal ve protestolarda bile ölçülü mü?.. 

Kaba, küstah, saldırgan mı?..

Çirkin bir davranış “siz”e yapılınca iyi, “biz”e yapılınca kötü olabilir mi?!

  

Madalyonun öbür yüzü

HDP’li bazı belediye başkanlarının seçildikleri halde “bunlar KHK’lı” diyerek mazbatalarının verilmemesi kesinlikle kanuna aykırıdır. İktidar bundan memnun oldu; ya aksi olsaydı?...

Hatta iktidar bloku, İstanbul seçimlerinin iptalini isterken “17 bin KHK’lı oy kullandı” diye de gerekçe gösterdi!

Ama madalyonun öbür yüzü de var. Geçenlerde konuşurken Cemil Çiçek hatırlattı.

“Evet, seçilmişlerin KHK’lı diye mazbatalarının iptali yanlış. Ama Merve kavakçı da seçilmişti, dahası mazbatasını da almıştı. Yemin etmesini engelleyen hiçbir kanun ve iç tüzük hükmü yoktu fakat yemin ettirilmedi. Hukuk devletinde sana göre, bana göre olamaz.”

Hukuk kültürünün ve kurumlarının kökleşmediği toplumlarda “kim?” güçlüyse, “öteki”ne hükmetmeye, hatta tahakküm etmeye başlıyor.

Bu hastalıklı siyasi kültür yüzündendir ki, Türkiye’de yargı, siyasi güce göre el değiştiriyor, hakemlik yapacak üstünlükte bir bağımsızlığa ve tarafsızlığa sahip olamıyor. 

“Sıra bizde” sarmalından çıkamıyoruz…

  

Karl Popper yazmıştı

Ama artık 21’inci yüzyıldayız. Eski kabile çağlarından insanoğlunun şuuraltında kalan “sizden, bizden” kültürü zamanımızda ekonomide verimsizlik, eğitimde kalitesizlik, devlet kurumlarında liyakatsizlik yaratıyor.  

Artık ülkenin “nasıl?” yönetilmesi gerektiğine dair kurallar ve kurumlar üzerinde kafa yormalıyız. 

20’nci yüzyılın en büyük bilim felsefecisi Karl Popper bu fevkalade önemli ayırıma dikkat çekmişti: “Ülke yönetimi açısından doğru soru bizi ‘kim’ yönetecek sorusu değil; bizi ‘nasıl’ yönetecek sorusudur.”

Kim? diye baktığımızda ideolojik ve karizmatik bağlılıklar öne çıkar, denetlenmesi zor olur.

Popper ilk totaliter düşünür Platon’dan başlayarak örnekler veriyor.

“Nasıl?” diye sorarak baktığımızda ise ilkeler öne geçer. Bu ilkeler demokrasilerde hukukun üstünlüğü, insanların hak ve onur eşitliği, yönetimlerde denetim ve denge gibi ilkelerdir. (Karl Popper, Lessons of This Century, s. 68-71)

Fakat “nasıl?” diye sormanın bir anlamı da “bizim partimiz”i sorgulamaktır; partimizde kurallar, kurumlar ne ölçüde geçerlidir?

Buna var mıyız, yoksa itaat edip mevki makam beklemek mi işimize geliyor?!.

En önemlisi ülkede hukukun “biz”den üstün olduğunu içimize sildirebilmektir.

Bunu yapabildiğimizde ölçüde gelişmiş toplum oluruz; ancak o zaman kişi başına milli gelirimiz 25 bin doları bulur, başka yolu yok.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
16.07.2019
Darbe ve örgüt
14.07.2019
Ortadoğu devleti
10.07.2019
l‘Faiz belası’
7.07.2019
Bilimde İran’ın gerisinde kalmak!
5.07.2019
Çocuklarımız neden başarısız?
3.07.2019
Yeni dip dalgası
2.07.2019
Sistem çalışıyor mu?
1.07.2019
Akşener’e FETÖ soruşturması
28.06.2019
Seçilmiş başkanları çalıştırmamak?
26.06.2019
AK Parti nereye?
25.06.2019
İktidarın işi zorlaşıyor
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
10.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
16.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
6.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
26.4.2019
Medya böyle giderse
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
20.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
18.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
11.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive