Talat ULUSOY



Bookmark and Share

Gizli Alevi Örgütü!


01.07.2013 - Bu Yazı 1933 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İttihatçı Cumhuriyet sadece Kürtler, sadece doğudaki Aleviler, sadece Dersim ile uğraşmadı. Güney Marmara, Ege ve Akdeniz’in Alevilerine, Tahtacı milletine de çok çektirdi 

 Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmalarına başlanan Kapıkaya Köyü’nden sanıkları Cumhuriyet Savcısı şunlarla suçluyor:


1- Şeyhliğin, tarikatların ortadan kaldırılması hakkındaki 677 numaralı devrim yasasına karşı gelmek,

2- Halkı askerlikten soğutma yolunda telkinlerde bulunmak,

3- Kurallara aykırı vergi toplamak,

4- Suç işlemek için örgüt kurmak.

Ardından “Bu suçlardan her biri yalnız başına bile devletin güvenliği ve halkın huzuru adına olağanüstü öneme sahip olmakla birlikte özellikle birinci ve ikinci maddelerdeki suçlar doğrudan doğruya devrime karşı doğrudan doğruya gerici bir hareket oluşturması nedeniyle dikkat ve özen ile izleme ve hadlerini bildirmeye değer görülmektedir...” buyuruyor Bay Savcı, ve muhabir:

“Sanık sandalyesinde oturan bu şahısların gelişmiş ulusların en çağdaş yasalarıyla ulusa hayat, bilim ve anlayış sunan Cumhuriyet ’in nimetlerinden uzak kalarak gizli bir örgütle cahillik ve taassup geleneklerinin karanlıkları içinde yaşamayı seçmeleri ve bugün hiçbir akıl ve mantığın kabul edemeyeceği gizli inançlarla maddi âlemle ilişkilerini kese kese dağlarda sefil bir görünüşte insanlıktan uzaklaşmalarının nedeni, Cumhuriyet’in kahredici darbelerle başını ezdiği ve bugün hâlâ gücü tükenmiş, can çekişme çırpınışlarına tanık olduğumuz irtica planının ruhundan ibaret olduğu”nu ve“Cumhuriyet’in devrim törelerini kurduğunu ve devrim yasaları karşısında herhangi bir tarikatın, gizli inancın kabulüyle birtakım ayinler yapılmak suretiyle o kötü geleneklerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşamasına olanak kalmadığı...”nı yazarak yorumlu haberini sürdürüyor.

Yukarıdakiler, bin yıldan beri Anadolu’ya kök salmış bir inanç ve geleneğin “ölüm fermanı” gibi. Alevilerin Osmanlı’dan çektiği yetmemiştir, haklarında devlet yine ferman etmiştir, ama devlet saltanat değil, artık Cumhuriyet’tir.

Sene 1933, günlerden nisan 1! Ama yukarıdaki satırlar şaka değil. “Onuncu Yıl” marşının doğduğu yıla ait bir İttihatçı Cumhuriyet Mahkemesi’nden. Kaynak 3 nisan tarihli Yeni Asır gazetesi.

Yargılananlar Ege’nin Alevileri. Kapıkaya Bergama’nın bir Tahtacı köyü. Gazetede duruşma bütün ayrıntılarıyla anlatılıyor. Ben sadeleştirdim, kısalttım ve koyular da bana ait. Bir de beşinci suçlama var, onu yukarıda yazmadım: Şapka giyme zorunluluğu hakkındaki yasaya karşı gelmek! Eğer yazsaydım “eski zaman” haberi olduğu hemen anlaşılacaktı. Oysa ilk dört “ağır cezalık suç” ve kullanılan dil ne kadar da “taze”liğini koruyor değil mi? Bugün kimi Alevi dedelerinin o devirde babalarına, dedelerine zorla giydirilen “şapka” ile dolaştığını görürseniz şaşırmayın! Cumhuriyet’in başarısı: Unutma kültürü!

Alevi yurttaşlar arasında bile “Cumhuriyet Aleviler için kurtuluş olmuştur” gibisinden yaygın bir kanı var. Burada derin bir unutturma, hafıza silinmesi olgusuyla karşı karşıyayız. Sıkıştırın yaşlıları, karıştırın 1926 sonrası gazeteleri, yurt çapında birçok “Alevi millete zulüm” örnekleriyle karşılaşırsınız. “Tekke ve zaviyelerin kapatılması”ndan sonra, sadece Sünni tarikatlar üzerinde değil, Aleviler üzerinde de yıllarca süren baskılar başlamıştı. İttihatçı Cumhuriyet sadece Kürtler, sadece doğudaki Aleviler, sadece Dersim ile uğraşmadı. Güney Marmara, Ege ve Akdeniz’in Alevilerine, Tahtacı milletine de çok çektirdi.

Bugünün siyasi rolleriyle yetinmeyen her düşünceden ve inançtan özgürlüğüne düşkün insan, her şeyden önce geçmişi “belgeler”i ile hafızaya geri çağırmalıdır. Yoksa “her çalana oynamak”zorunda kalır ve ömür boyu özgürlük bekler.

Türk-İslam sentezinin “Amerikan emperyalizminin Türkiye’ye biçtiği rol” olduğuna mı inanıyorsunuz? Hayır, Türkİslam sentezi İttihatçı Cumhuriyet’in ana ayaklarındandır ve Cumhuriyet tarihi boyunca dönemine göre ayar verilir. Bugün AK Parti’nin Aleviler konu olunca“ayak sürümesi” biraz da bu “hassas ayar” çabasındandır.

İttihatçı Cumhuriyet eliyle kurulan Diyanet bir “dinler dairesi” olarak değil, “Türkİslam dini”nin, yani “tek din”in “yorum, kurum ve kadro” merkezi olarak tasarlandı. Bugün de bu özelliği ısrarla sürdürülmektedir. Bu devlet dairesine İslam’ı “Kemalizm ile terbiye” veya “dinî vesayet” kurumu demek pek yanlış olmaz.

“Devrim” savcısı Alevilik’i ilkellik olduğu için değil, “tek din” anlayışına aykırı olduğu için“sakıncalı” buluyor. “Tek din” dışında kalan her inanç ilkeldir İttihatçı Cumhuriyet zihniyeti için. Bin yıllık tasavvuf ve irfan geleneği de ilkellikti, değil mi?!

Yıllardır analar, babalar korku içinde çocuk büyüttüler: Dışarıda “sakın Ermeni’yim deme”, “SakınAlevi’yim deme”, “sakın Çerkez’im deme”, “sakın ‘hu’ çektiler deme” dediler. Sadece örgün eğitim değil, korku temelli korumacılık da sildi süpürdü geçmişimizi.

İttihatçı Cumhuriyet ile AK Parti’nin Alevilere bakışındaki yakınlık ilginçtir. İttihatçı Cumhuriyet tamamlanmış, bitmiş bir yapıdır ve hâlâ hepimiz o köhne yapıda oturuyoruz. Orada “tek din” vardır ve “yüzde doksan dokuz Türkİslam” nüfusu rekoruna erişilmiştir! AK Parti Diyanet üzerinden“tek din mümini” yetiştirmek istemekle; hem “oy” olarak dünyalığını, hem de “sevap” olarakahretliğini kazanmak istiyor. Hem benim vergimle, hem de Kemalizm’in “kara” yolundan! Bu işte“haram” yok mu? Bir de Atatürk gibi protokolde Diyanet İşleri Başkanı’nı ön sıraya alabilseler tamam...

İttihatçı Cumhuriyetçi’lerin gönlü ferah olsun, yapı sağlam kurulmuş! Alevilerin “inanç ve ibadet” özgürlüğünün tanınmasına AK Parti’nin hâlâ yanaşmaması, İttihatçı Cumhuriyet’in “dinî vesayeti”nin dışına çıkamadığını gösteriyor. Yeni anayasayla bu engel aşılmalı.

İnançlara eşit davranmayan devlette, millet eşit olur mu?
 

ulusoytalat@yahoo.com

Taraf

.

Facebook Yorumları

Emlak8
21.9.2017
İzmir’in Hafızası
18.7.2017
15 Temmuz Bayramı Kutlu Olsun!
21.4.2015
Buyurun, işte belge!
14.4.2015
Ermenilerle uyuşmak söylentileri
09.01.2015
Kurtuluşçu keramet ve ihanet
27.12.2014
Kurban Kubilay
14.09.2014
İzmir hatırlıyor! Resmî ezberleri tersinden okuyor...
17.06.2014
Leylek konmaz bacana
14.05.2014
Mutlu mesut Ermeni
22.04.2014
Türkleştiremediklerimizden misiniz
06.04.2014
Derdim çoktur, hangisine yanayım
27.03.2014
Seçmekten kim usanır...
03.03.2014
Tek yol inkâr çizgisidir...
15.02.2014
Yeniden İstiklâl Harbi
28.01.2014
‘Onbeşler’, faili meçhul mü
21.01.2014
Evren geleceğine Enver gelsin!
04.01.2014
Hem mimar değil, hem de Ermeni
30.12.2013
Cumhuriyet dindir, imandır, yolsuzluktur!
04.12.2013
Tekkeler ve Hicazkâr
25.11.2013
Şapka’dan çıkan devrim
18.11.2013
Milli birlik beraberlik
11.11.2013
Heykeller ülkesi
04.11.2013
Köşküm var körfeze karşı
29.10.2013
Doksan sekiz yaşında!
21.10.2013
Çerçi! Ya sev, ya sev!
14.10.2013
Masumiyet müzesi
07.10.2013
Kurban ve ‘ötekiler’
30.09.2013
Padişahım sen ölmedin!
22.09.2013
Yüz yıllık bekleyiş
16.09.2013
Bir ‘öteki’ hikâyesi: Hoşsohbet kalafatçı
09.09.2013
İzmir: Fetih, Kurtuluş ya da İstila
03.09.2013
Dört kısa kıssa
26.08.2013
Zaferler, kahramanlar, kusurlar...
20.08.2013
Haramzade haramiler!
30.07.2013
Χαδί εγβαλλαχ!
17.07.2013
Helalleşsek mi helal, yüzleşsek mi helal
13.07.2013
Safları sıklaştıralım! Türkiye ‘yüzleşecek’
01.07.2013
Gizli Alevi Örgütü!
24.06.2013
Barış için ‘gömlek’ ve ‘kimlik’
18.06.2013
Hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz!
11.06.2013
Gel teskere gel!
04.06.2013
Taksim süreci ve “ne yapmalı?
25.04.2013
24 Nisan Ermeni Soykırımını anarken...
15.02.2013
KÜRTLER BENİM NEYİM OLUR?
09.02.2013
Çılgın bir bir “ırk" doğuyor!
29.01.2013
İTTİHATÇI CUMHURİYET ve ONBEŞLER’İN İSMİ
15.01.2013
NAZIM HİKMET ‘in ORTAÇAĞI
10.11.2012
Atatürk ölmedi !
07.11.2012
BARİKATLARA !!!
06.11.2012
‘Güzel İzmir’ yüzleşmesi!
06.11.2012
KÜRDİLİ HİCAZKAR
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive