Talat ULUSOY



Bookmark and Share

Heykeller ülkesi


11.11.2013 - Bu Yazı 2053 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Çok partili ve “Tek sultanlı saltanat” düzeninden; tek partili ve “Tek Adam’lı Cumhuriyet”e geçilirken başarılanlar arasında “heykel devrimi” sayılmaz. Oysa “harf devrimi” kadar önemlidir. Her iki devrim “hurafe”ye karşı savaşın temelidir.

“Allah, ne yerdedir, ne göktedir, mekânı münezzehtedir.” Dinî “inanç”taki bu metafizik tarif “aydınlanma inancı”na uymaz. Uyumsuzluk heykeli “put”a benzetenlerin genellikle dindarlar, “put”a heykel diyenlerin genellikle laikler arasında bulunmasından da anlaşılır.

“Aydınlanmacı” Cumhuriyet heykelciliğinde model tektir: “Ulu Önder.” Her il ve ilçede göndere bayrak çekilen anlamlı günlerde, “Tek Adam” için “farz” kılınmış “tören”ler heykel önünde eda edilir.

Serbest Fırka “travma”sının ardından, 1932’de peş peşe iki “Ulu Önder heykeli” sipariş edilir. Biri “karaya çıktığı” Samsun’a, diğeri “Yunan’ı denize döktüğü” İzmir’e. Her iki şehir seçimlerde açık ara “serbest” düşünceden yana olduğunu göstermiştir.

HEYKEL’DE İNECEK VAR!

Samsun’u bilmem, ama size İzmir’dekini tanıtmak isterim. Dolmuş jargonuyla “Heykel”i tanıdıktan sonra, umarım “Ulu Önder” daha iyi canlandırılabilir.

Heykel, İtalyan sanatçı Pietro Canonica’nın eseridir. Canonica Heykel’i yaptığı sıralar İtalya’da faşizmin altın yıllarıdır, ama bu,1938’de “Önder (yani Duçe) Mussolini”nin heykelini yapmış olsa bile, sanatçının da faşist olduğu anlamına asla gelmez.. Böylesi anlamsız bir tartışma yerine şu sorunun yanıtını aramak daha önemli gelir bana: Ulu Önder heykeli niçin Türk heykeltıraşlarına emanet edilmedi?!

“Atatürk Devrimleri”nden hiçbiri için İzmir halkı “Heykel”de olduğu kadar dara düşmemiş, fedakârlığa katlanmamıştır. Dünya “Büyük Ekonomik Buhran”ın etkisindeyken yapılan bu fedakârlık için “halkın heykeli” dikilse yeriymiş doğrusu.

İzmir’deki Heykel kadar seçilen yer de anlamlıdır; yangın yerinin ortasına, denize karşı dikilir. “Önder”in kaşları çatıktır, pek denize bakamaz. Yangında çok insan ölmüştür ve gözlerin kaçırıldığı Körfez’e dökülmüştür. Belki de “hüzün”dür yüzdeki ifade!

İzmir Belediyesi’ne “heykel yapılacak-yap” emri Vali Kâzım Paşa’dan gelir. Gecikmesin diye yarışma açılmaz, “ısmarlama” yoluna gidilir. “Ulu Önder”in Heykel’den “hiç” haberi yoktur. Ama İzmir’in haberi vardır. Heykel bütün ağırlığıyla şehrin üzerine çöker. Belediye Meclisi üyeleri dertlidir, çare aramaktadır:

“Geçen gün yağan yağmur yaz yağmuru olduğu hâlde yine birçok lağımlarımızı patlatmıştır, her sene zararımız artmaktadır. Buna rağmen önümüzdeki sene için bütçemize bir şey koymak imkânını bulamadık... Bütçede görüleceği gibi lağım için ancak altı bin lira kadar bir para koyamadık... İlk tedbir olarak 70 bin lira lazımdır...” sözleri Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz’a aittir (İzmir Belediyesi Şehir Meclisi toplantısı, Nisan 1932/ 3. dönem, 3.oturum, zabıtname defteri, s.19)

 

 

Meclis üyesi Dr. Mithat Bey: “Bu gidişle yağmur yağdığında şehir içinde karşıdan karşıya geçmek ancak sandal ile kabil olacak... Bugün memleket ihtiyaç içindedir... Eğer şu İzmir şehrinin bir tarihçesi yapılsa ve onu zaten hakkımızda pek de uygun bulunmayacak olan gelecek kuşaklar okusa (filan vakitte bir meclis varmış, bunun elinde parası da varmış, o sıralarda şehrin hâli de harapmış, ufak bir yağmur şehri perişan edermiş...) derse her halde hakkımızda iyi yargıya varmayacak... Kış kıyamet gününde sokaklarda çoluk çocuk sular içinde... Tramvay yok işleyemez... Halkı kurtarmak lazımdır.” (age, s.20)

21 Nisan tarihli encümen kararı: “Gazi Heykeli mahallinin tesis, tanzim ve teşciri (ağaçlandırma) için bütçeye mevzu tahsisatın, tediyesi (ödenmesi) icap eden masariften 4000 lira noksan (eksik) bulunup bu masrafın istikraz (borçlanma) parasından adi bütçeye ... 28 fasılda muharrer (yazılı) 50000 liradan 23ncü faslının 5inci maddesine naklinin temini...”

Bu arada Gazi Heykeli’nin geçici kabulü için Roma’ya gönderilen üç kişinin 1900 liralık yollukları heykel bütçesinden ödenmiştir, o da genel bütçeye aktarılır. (24 Nisan, 4. oturumda s.8-9) Hem de memur ve müstahdemin elbise bedelleri faslından! Ayrıca halı tüccarı Ermeni Takfor Efendi’den kalan Gazi Konağı’nın tefrişi için de altıncı oturumda 1500 lira ayrılır.(1 Mayıs 1932)

YETİM HAKKI

Peki, gereken para nereden bulunacaktır? Yeni vergiler salmaktan başka çare bulunmaz. “Keçiboynuzu”ndan (3. oturum, s.6), süs ve av “köpek”lerinden de (4. oturum, s.17) vergi alınır. Yetmez. Bütün harcamalarda kısıntıya gidilir, çocuk yuvası ve itfaiye bütçesi bile kısılır!

Belediye bütçesi gelir faslı dokuz yüz kırk dört bin üç yüz kır beş liradır (4 Mayıs, 7. oturum, s.15-32) ve Heykel ve meydan düzenlenmesinin yuttuğu para bütçenin dörtte biridir (İki yüz kırk bin lira. Kaynak: www.işte ataturk.com). İş Bankası’ndan alınan borcun taksiti ödenemeyecektir.

İş Bankası’na borcun faizi katlansa da, yokluk içinde yüzen İzmir büyük fedakârlığa katlansa da, Cumhuriyet’in ve İş Bankası’nın kurucusu ve en büyük hissedarı “Ulu Önder”in heykeli tamamlanır.

27 Temmuz 1932 günü Heykel resmî törenle açılır. Başbakan İsmet Paşa bir konuşma yapar ve heykeli açar. Basın “devrimci” adımı coşkuyla duyurur.

“Ulu Önder”in Heykel’den “hâlâ” (!) haberi yoktur.

ulusoytalat@yahoo.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
21.9.2017
İzmir’in Hafızası
18.7.2017
15 Temmuz Bayramı Kutlu Olsun!
21.4.2015
Buyurun, işte belge!
14.4.2015
Ermenilerle uyuşmak söylentileri
09.01.2015
Kurtuluşçu keramet ve ihanet
27.12.2014
Kurban Kubilay
14.09.2014
İzmir hatırlıyor! Resmî ezberleri tersinden okuyor...
17.06.2014
Leylek konmaz bacana
14.05.2014
Mutlu mesut Ermeni
22.04.2014
Türkleştiremediklerimizden misiniz
06.04.2014
Derdim çoktur, hangisine yanayım
27.03.2014
Seçmekten kim usanır...
03.03.2014
Tek yol inkâr çizgisidir...
15.02.2014
Yeniden İstiklâl Harbi
28.01.2014
‘Onbeşler’, faili meçhul mü
21.01.2014
Evren geleceğine Enver gelsin!
04.01.2014
Hem mimar değil, hem de Ermeni
30.12.2013
Cumhuriyet dindir, imandır, yolsuzluktur!
04.12.2013
Tekkeler ve Hicazkâr
25.11.2013
Şapka’dan çıkan devrim
18.11.2013
Milli birlik beraberlik
11.11.2013
Heykeller ülkesi
04.11.2013
Köşküm var körfeze karşı
29.10.2013
Doksan sekiz yaşında!
21.10.2013
Çerçi! Ya sev, ya sev!
14.10.2013
Masumiyet müzesi
07.10.2013
Kurban ve ‘ötekiler’
30.09.2013
Padişahım sen ölmedin!
22.09.2013
Yüz yıllık bekleyiş
16.09.2013
Bir ‘öteki’ hikâyesi: Hoşsohbet kalafatçı
09.09.2013
İzmir: Fetih, Kurtuluş ya da İstila
03.09.2013
Dört kısa kıssa
26.08.2013
Zaferler, kahramanlar, kusurlar...
20.08.2013
Haramzade haramiler!
30.07.2013
Χαδί εγβαλλαχ!
17.07.2013
Helalleşsek mi helal, yüzleşsek mi helal
13.07.2013
Safları sıklaştıralım! Türkiye ‘yüzleşecek’
01.07.2013
Gizli Alevi Örgütü!
24.06.2013
Barış için ‘gömlek’ ve ‘kimlik’
18.06.2013
Hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz!
11.06.2013
Gel teskere gel!
04.06.2013
Taksim süreci ve “ne yapmalı?
25.04.2013
24 Nisan Ermeni Soykırımını anarken...
15.02.2013
KÜRTLER BENİM NEYİM OLUR?
09.02.2013
Çılgın bir bir “ırk" doğuyor!
29.01.2013
İTTİHATÇI CUMHURİYET ve ONBEŞLER’İN İSMİ
15.01.2013
NAZIM HİKMET ‘in ORTAÇAĞI
10.11.2012
Atatürk ölmedi !
07.11.2012
BARİKATLARA !!!
06.11.2012
‘Güzel İzmir’ yüzleşmesi!
06.11.2012
KÜRDİLİ HİCAZKAR
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive