Tayfun Atay

T24



Bookmark and Share

Binali Yıldırım: Elde var hüzün…


17.06.2019 - Bu Yazı 152 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Binali Yıldırım’ın Ekrem İmamoğlu ile birlikte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday bir “lider” olarak dün gece ekran sahnesine çıkışı, konuşmasının akışını izlerken beni onun aynı şekilde “liderlik” hedefiyle ilk sahneye çıktığı ana götürdü. Hüzünle!..

Yıldırım, ilk kez Ankara’da 22 Mayıs 2016’daki AK Parti Olağanüstü Büyük Kongresi’nde bir lider olarak sahneye çıktı. Oradaydım…

Ve üzülerek belirtmeliyim ki bir “lider” olarak o, “yok hükmünde” idi.

***

Mevzubahis kongre, esas itibarıyla Ahmet Davutoğlu’nun “saray darbesi” ile devrilmesiyle AKP içinde, zayıf ve titrek bir mum ışığı kabilinden son “farklı duruş”un da sönümlenmesinin zemini idi.

Her şeye rağmen Davutoğlu, AKP’nin hâlâ bir parti olduğuna dair son resimdir.

Bu kongre sonrasında AKP artık bir parti değil “ibadetgâh” olmuştur.

Bu kongre sonrasında AKP artık bir kült şahsiyetin Başkanlık sürecine giden yolda bir “koreografi” ünitesine dönüşmüştür.

Böylesi bir ibadetgâh ve koreografi ünitesine dönüşme durumunu o kongrede Divan Kurulu Başkanlığı’na oturtulmuş Bekir Bozdağ ne kadar güzel örneklemişti yaptığı konuşmada:

“AK Parti, Tayyib’in Partisi’dir!.. Ve var oldukça da ‘Tayyib’in Partisi olacaktır.”

Bitmedi! Parti’nin sahibi olarak kaydettiği “Tayyib”e hitaben de adeta ant içercesine şöyle seslenmişti Bozdağ:

“Size sadakatle, açtığınız yolda, gösterdiğiniz istikamette bu kutlu yolda, yolculukta yürümeye azimle devam edeceğiz.”

***

İşte Binali Yıldırım’ın liderlik serüveninin başlaması, kendisinin yeni “lider” olarak esamisinin okunmadığı böylesi bir “Tayyip Ayini” ile oldu.

Kendisini Parti’nin yeni lideri, ülkenin de başbakanı yapacak bir seremonide salonu turlarken salondakilerin“Reeeeceeeep Tayyiiiiip Erdoğaaaaann” naraları üzerinden oldu.

Hatta Parti’deki siyasi kariyeri bu kongre ile sıfırlanan Ahmet Davutoğlu’nun dahi ondan kat be kat fazla bir tezahüratla selâmlanmasıyla oldu.

Üstelik kaderin garip bir cilvesi olarak, yapılan “tiyatro” seçimle liderliği resmileşip sahnede konuşmaya başladığında da sesinin “fiziksel” olarak çıkmadığı, bu yüzden sağlıklı bir konuşma da gerçekleştiremediği bir liderlik başlangıcı yaptı Yıldırım.

Binali Bey, fiziksel olarak da siyasal olarak da sesi çıkmayan bir lider olarak başlangıç yaptı!

Diğer deyişle, başlangıcı olmayan bir lider olarak “başlangıç” yaptı.

Liderliğe başladığında bitmiş bir lider olarak başlangıç yaptı.

***

O günden bugüne, 3 yıllık bu tırnak içinde “liderlik”ler performansında; o her daim “sıfır noktası”ndaki Başbakanlık, Meclis Başkanlığı dönemlerinde onu hep hüzünle izledim ben…

Dün gece ekranda da hüznüme hüzün ekleyerek izledim Binali Bey’i.

Hüzün en çok, “kural” tâ en baştan sıkı sıkı hatırlatılmış olmakla birlikte profesyonelliğe hiç mi hiç yakışmayan şekilde Ekrem İmamoğlu’nun konuşmasını mütemadiyen kesmesi ve bu bakımdan moderatörden sürekli uyarı almasıyla katmerlendi.

Ekrem İmamoğlu hiç kesmedi, Binali Yıldırım hep kesti.

***

Tabii İmamoğlu da fırsatı kaçırmadı ve bu ha bire söz kesmeleri kâh mağduriyet vurgusu kâh mizahî motiflerle bezeli olgunluk gösterileriyle ciddi bir avantaja dönüştürdü.

Sonuçta konuşmada zikredilenler, yani yapılmış ya da yapılmamış hizmetler, bol keseden yapılacağı vaat edilenler, rengarenk posterler eşliğinde görsel veriler ve rakamlar, rakamlar, rakamlar…

Bunların hepsi uçuuuup gider.

Televizüel performans, geriye bıraktığınız imgelerle hesaba çekilir.

O yüzden tarihi buluşmadan geriye en çok kalacak olanların başında, benim 10’uncu kez olduktan sonra artık saymayı bıraktığım söz kesmeleri gelecektir Binali Bey’in…

Bunlar bir yetersizlik ve yenilgi göstergesi olarak alınacak ve anılacaktır.

***

Ekrem İmamoğlu ise başta belirtilen söz kesmeme kuralına hassasiyetle riayet etti. Yıldırım’ın dayanılmaz kışkırtıcı ifadeleri karşısında dahi soğukkanlılığını kaybetmeyip sakince bekledi. Ve tam aksi istikamette, Yıldırım’a cevap vermek üzere söz aldığında tekrar tekrar müdahaleye uğradı Yıldırım tarafından…

İmamoğlu hareketli, dinamik ve dinçti.

Yıldırım telaşlı, müdahaleci ama alttan alta, derinden derine de fark edilir olduğu üzere yorgundu.

***

Üstüne üstlük, yine bir başka unutulmayacak ve muhtemelen dünden itibaren seçime kadar ha bire işlenecek Sayıştay’la ilgili verdiği vahim açık, kendisinin en büyük avantajı olarak öne sürdüğü yılların devlet adamlığı iddiasına da fazlasıyla gölge düşürdü Yıldırım’ın.

Sayıştay raporunun “Ekrem İmamoğlu’nu yalanladığını, “Ekrem Bey’in yalan söylediğini ifade ettikten sonra, İmamoğlu, “İşte Sayıştay raporu, 753 milyon zarar var” diye elindeki metni gösterip okuduğunda İsmail Küçükkaya döndü sordu ona, “Siz okudunuz mu bu raporu” diye…

Cevap, ölümcüldü: “Hayır, okumadım.”

***

Sonuçta vücut dili, yüz jestleri, konuşma temposu, sinirsel dayanıklılık; neresinden bakarsanız bakın psikolojik üstünlük açık ara İmamoğlu’daydı.

Çünkü, yazı başında aktardıklarım doğrultusunda tamamlamam gerekirse, Binali Yıldırım, yukarıdan aşağı güdümlü bir mobilizasyonla liderlik sahnesinde karşımıza çıkmış bir figürdür.

Ekrem İmamoğlu ise aşağıdan yukarıya gürül gürül bir mobilizasyonla liderlik sahnesinde karşımıza çıkan bir figür.

Böyle olunca, İmamoğlu açısından seçimde sonuç ne olursa olsun, kazansa da kaybetse de bu onun için gelecek açısından kazanç hanesine işlenecek bir aktivite oldu.

Binali Yıldırım için de yine seçimin sonucu ne olursa olsun…

Yine aynı şekilde…

Elde var hüzün!..   

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.07.2019
Ümmet-i Muhabbet!
2.07.2019
Geç gelen doğruluk, doğruluk değildir
27.06.2019
AKP zarâfetle düşmesini bilecek mi?
25.06.2019
Bitmiş bir iktidarın yakın ölümü
20.06.2019
Dinbazlığı doğrulukla birleştirmek olanaksızdır
17.06.2019
Binali Yıldırım: Elde var hüzün…
10.06.2019
“Yeni Türkiye”de dinî hiyerarşi ve dinbaz sıkışıklık
3.06.2019
Dinbazlığın kırılma noktası: Gezi
27.05.2019
Bir 'dinî-ortodoksi' deklarasyonu: Diyanet raporu
26.05.2019
‘Devletin Tunç-eli’ yine mi inecek Dersim üzerine?
23.05.2019
Yeni Zelanda İslam’ı!
19.05.2019
"Hasta Türk’ün gençleşmesi": 19 Mayıs
9.05.2019
Bir ‘Ümmet-i iktidar’ komedisi
22.4.2019
Cumhuriyet’i cezasıyla sevdik biz!
21.4.2019
İmamoğlu’nun işareti: Dünya dünyevî yaşanır!
18.4.2019
Ya Cumhurbaşkanı ya ‘Biz’!
15.4.2019
‘Erkeklik kabuğu’nu kıran adam: Şener Şen
14.4.2019
Etnografi ‘mızrağı’nın İslamcılık ‘çuvalı’na sığmadığı Sudan
11.4.2019
'AKP Katolisizmi', Cadılar ve Seçimler
8.4.2019
Doktorun iyisi ‘palyaço’ olur!
5.4.2019
Kürdün olduğu kadar kurdun da hakkını gözeten Fatih Başkan
2.4.2019
'Beka sorunu’nun sonucu: Balkondaki yalnızlık
31.3.2019
İslam’da ilk seçim: Halifelik
28.3.2019
Bir ‘kriko’ olarak AKP
25.3.2019
Reis’e İskenderpaşa vız gelir tırıs gider
22.3.2019
Hangi Erdoğan?
4.3.2019
İslamiyet’te evrim
1.3.2019
Evet, Türkistan yoksa Kürdistan da yoktur!
25.2.2019
Komünizm ve din
21.2.2019
Hukukun ‘intikam’ olduğu yer: Cumhuriyet davası
18.2.2019
Siz ‘insan’ olun, kadından imam da olur peygamber de!
14.2.2019
Bir ‘ağıt’ olarak Sevgililer Günü
11.2.2019
Dede’cim seni söylüyorum, Reis’im sen anla!
4.2.2019
Hazzı kazıyın, altından hüzün çıkar: ‘Sex Education’
3.2.2019
Gutenberg asıl şimdi ölürken…
24.1.2019
A’dan Z’ye hep ‘memuriyet’tir işimiz!
21.1.2019
Hız zehri
14.1.2019
Kamu spotlarının ‘Kamu'dan bîhaberliği!
10.1.2019
Katil, adın ‘Şöhret' olsun!
27.12.2018
Bugünün ‘Abuzer'i kim?
24.12.2018
Kim milyonlara rezil olmak ister?
20.12.2018
Murat ve Acun, papağan ve aslan: 7 farkı bulun!
17.12.2018
Kadın vaiz, imanınızı mı gevşetir?!
13.12.2018
‘Usta'ya veda!
10.12.2018
Sırrı Süreyya: 'Ferhad'dır, Kerem'dir ve Keloğlan'dır!'
6.12.2018
Tesettür 'açılımı'
3.12.2018
Yine de ‘ucuz' kurtuldu Acun!
29.11.2018
Geçin ‘helâl turizm'i, ‘helâl porno' kapıda!
26.11.2018
'BİSMİLLAH'
22.11.2018
“Mühendis olmuş, matematik bilmiyor hocam!”
19.11.2018
Çocuk, insanın babasıdır!
15.11.2018
Mısıroğlu meselesi: Galip kim, mağlup kim?
12.11.2018
Türkçe ezan kimin fikriydi?
10.11.2018
Atatürk, cesarettir
5.11.2018
Birbirimizi yaşamak
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive