Umut ÖZKIRIMLI



Bookmark and Share

Sokaklar neden mi karışıyor? Bizi aptal yerine mi koyuyorsunuz?


11.10.2014 - Bu Yazı 2635 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hatırlatalım.

Kürdistan

“Kürtler 40 milyona dayanan nüfuslarıyla dünyanın kendi devleti olmayan en büyük uluslarindan biri (evet, “ulus”; milliyet, etnik grup filan değil) ve, Türk milliyetçilerinin kalbine inecek ama, bu ulusun bir noktada kendi devletine kavuşması kaçınılmaz.

Kuzey Irak’taki Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bu devletin nüvelerini taşıdığını görmek için siyaset bilimci olmaya da gerek yok.” (4 Mayıs 2013)

Fotoğraf: Reuters

Fotoğraf: Reuters

“…jeopolitik koşullar değişir, konjonktür buna uygun hale gelir ve Kürtler bağımsız bir ulus-devlet kurmak isterlerse bunun önünde bölgesel hiçbir güç duramaz. Ön koşulların altını bir kez daha çizelim: “Jeopolitik koşullar değişir, konjonktür buna uygun hale gelirse…”

Ortaya çıkacak olan sonuç Kürtleri (ya da yeni ulus-devletin sınırları içinde kalacak azınlıklıkları) mutlu etmeyebilir. Ama öyle ya da böyle 18 ve 19. yüzyıllarda pek çok ulusun geçtiği yollardan daha yeni geçen Kürt ulusu kendi devletini kurar.”(11 Mayıs 2013)

Çözüm süreci

kurtce okul muhur

Fotoğraf: DHA

“Başbakan Erdoğan Türkmenistan gezisi dönüşünde yaptığı açıklamada kesin bir dille anadilde eğitimin demokratikleşme paketinde yer almayacağını belirtiyor ve devam ediyor: ‘O konu bizim için şu anda ele alınacak durum değil … Ne neyi getirir, götürür kimse düşünmüyor. Biz düşünmeye mecburuz. Biz, ülkemizi bölecek konular üzerinde AK Parti olarak adım atamayız.’

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ise katıldığı bir televizyon programında benzer bir görüşü bu topraklarda yaşayanlara yabancı olmayan bir dille, ‘Kürtçe öğrenmek isteyenler Kuzey Irak’a gitsin’ şeklinde ifade ediyor!

Anadilde eğitim, hem bireysel bir hak, hem de grup hakkı. Bu hakkın bugüne dek tanınmamış olması, iktidarın (ve elbette diğer siyasi partilerin) sorumluluğunu azaltmıyor, tersine arttırıyor …

Üstelik bugün koşullar geçmişten farklı. Üç nedenle. Birincisi, Kürt kimliği siyasileşme sürecini tamamlamış durumda. Daha örgütlü ve arkasında büyük bir halk desteği var… Ve bu kimlik kendini büyük ölçüde dil üzerinden tanımlıyor.

İkincisi, uluslararası konjonktür Kürtlerin yanında. Kürtler belki de ilk defa kendilerini ayıran sınırları aşmaya, birlikte hareket etmeye çalışıyor. PKK geri çektiği gerillalarını Rojava’ya yolluyor örneğin.

Üçüncüsü, AKP (hangi niyetle olursa olsun) barış sürecini başlatarak … beklentileri de arttırdı. Bu noktada durmak ya da süreci geri çevirmek artık mümkün değil.

Demokratikleşme paketi ve barış süreci AKP’nin Gezi olayları sonrası derin bir yarılma yaşayan toplumu rahatlatma yolunda tek, belki de son şansı … Ha Başbakan Erdoğan … barış sürecini, dolayısıyla Kürtleri kutuplaştırma stratejisine feda etmeye karar verdiyse, o zaman yapacak fazla bir şey yok. Yalnız unutmamakta fayda var. Kürtler, bırakın ülkeyi bölmeyi, Gezi eylemleri patlak verdiğinden beri bu ülkeyi bir arada tutan güç. Bu gücü anadillerini öğrenmek için ‘Kuzey Irak’a göndermeyi düşünüyorlarsa şimdiden söyleyelim: Bu‘yetmez ama evet’lik bir durum değil sayın Başbakan.” (21 Eylül 2013)

Kürtleri oyalamak

Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA

“Barış sürecinin kesintiye uğramaması için aylardır hükümeti uyaran, olmazsa olmazlarını çeşitli şekillerde dile getiren Kürt tarafı, büyük bir pazarlama kampanyasıyla sunulan demokratikleşme paketinden ‘tavşan çıkınca’üslubunu sertleştirdi. 

Altını çizelim: Ateşkesi sona erdirmedi, siyasi mücadeleden vazgeçtiğini açıklamadı. Sadece AKP’nin oyalama taktikleri karşısında duyduğu haklı hayalkırıklığının etkisiyle ses tonunu yükseltti.

KCK … sürecin canlanmasına yönelik temel koşulları açıkladı. Kısaltarak hatırlatalım: Kürtlerin kimliğinin anayasal ve yasal güvence altına alınması, demokratik özerkliğin kabulü ve her düzeyde anadilde eğitimin kabul edilmesi. İktidarı, bu taleplerin tümünü hemen yerine getirme imkanı olmasa bile, yapıcı bir diyalog kurmaktan, bu yönde adımlar atmaktan alıkoyan ne?

Kürt tarafının anlaşmaya niyeti yok; bu adım atılsa başkasını talep ederlerdi demeyin. Kandil’in derdi silahlı mücadeleyi yeniden başlatmak olsa savaş şu ana kadar çoktan başlamış olurdu. Ayrıca demokratikleşme yönünde atılacak her adım iktidara yönelik kamuoyu desteğini arttırır, Kürt tarafının maksimalist taleplerde bulunma ihtimalini düşürürdü.” (26 Ekim 2013)

Sabrın sonu

Fotoğraf: DHA

Fotoğraf: DHA

“Defalarca uyardık. Bir kez daha uyaralım. Siz dinlemeseniz de tarihe not düşmüş olalım. Toplumu germeye, toplumun sinir uçlarıyla oynamaya devam ediyorsunuz. Önce Aleviler, şimdi Kürtler. Bunun altında kalırsınız. Türkiye bunun altında kalır. Bizden söylemesi.” (26 Ekim 2013)

“Asıl sorulması gereken soru şu: Kürtler daha ne kadar sabredecek? AKP’nin arkasına saklandığı ‘Cemaat barış istemiyor’ varsayımının, doğru bile olsa, bugünkü konjonktürde bir önemi yok. Hükümetin ‘işine geldiğinde’neler yapabildiğini artık biliyoruz. Dolayısıyla iktidarın kamuoyunu ya da Kürtleri daha fazla oyalaması mümkün değil.

Nitekim BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın Nursel Aydoğan’ın konuşmasıyla aynı güne denk gelen ‘Süreci Cemaat bozuyor, hükümet mağdurdur yaklaşımını kabul etmiyoruz’şeklindeki sözleri bu görüşü doğruluyor. Yani AKP’nin artık barışı ‘rehin tutmak’ gibi bir lüksü yok! Erdoğan, somut adımlar atmak, barışı ne kadar istediğini göstermek zorunda.” (4 Ocak 2014)

Okumadınız, dinlemediniz

erdogan-davutogluYazdım. Yazdık. Okumadınız.

Uyardık. Uyardılar. Dinlemediniz.

Onun yerine lideriyle barış müzakereleri yürüttüğünüz PKK için, “Ey dünya, IŞİD gibi bir terör örgütü çıkınca ayaklanıyorsun da PKK gibi bir terör örgütü ortadayken niye ayaklanmıyorsun? Ona karşı niye ortak mücadele verelim demiyorsun?” dediniz.

Yanan canlar ne olacak?

Injured Kurdish protester is carried by his friend as they clash with riot police in Diyarbakir

Fotoğraf: Reuters

Daha da ileri gittiniz, “Bizim için IŞİD neyse PKK da odur” diye ilan ettiniz.

Şimdi ise HDP’yi, PKK’yı suçluyorsunuz. Anladık, ülkeyi yangın yerine çevirmeden rahat etmeyeceksiniz. Peki yanan canlar ne olacak?

http://www.diken.com.tr/sokaklar-neden-mi-karisiyor-bizi-aptal-yerine-mi-koyuyorsunuz/

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.04.2020
Korona ve milliyetçilik
24.03.2020
'Sakin ol champ... evdeyim'
16.03.2020
Cehaletin ve ırkçılığın vatanı var mıdır korona?
25.02.2020
İçimdeki şeytanlar...
10.02.2020
Faşizmin halleri…
16.12.2019
Ertuğrul Özkök ve Gaye Su Akyol
5.11.2019
Katalanlar, Kürtler ve şu gururlu Türkler
19.10.2019
Beklemek
12.10.2019
Savaşa hayır!
6.08.2019
Irkçı değilim, benim de Suriyeli arkadaşlarım var
2.07.2019
İkinci Kürt açılımı (!)
19.05.2019
Yedi Maddelik Eylem Planı: Oylar tereddütsüz İmamoğlu'ya verilmeli
15.3.2019
Dava
22.11.2018
Aslanlar ve koyunlar
25.10.2018
Hız. Ben hızım.
22.8.2018
İnkâr
3.8.2018
Partizan
26.7.2018
Kendi içine dönmek
18.7.2018
Yersiz Yurtsuz
11.6.2018
Başlıksız yazı
31.5.2018
Türk solu, bölünmek ve direniş üzerine bir not
10.5.2018
Bir endüstri olarak 'Türkiye uzmanlığı' ve saz çalan goygoycu
3.5.2018
Seçimler ya da "insanlık krizi'nden" çıkmak
18.4.2018
'İnsanlık krizi' ve imkansız seçimler
4.4.2018
Çağımızın vebası: Çoğunlukçuluk
8.3.2018
Şeyhin dönüşü: Türkiye'nin yeni olmayan milliyetçiliği üzerine
14.2.2018
Türklüğe layık olmak!
31.1.2018
Vatan için ölmek...
23.1.2018
Afrin ve bir iç siyaset aracı olarak savaş
18.1.2018
Yerli ve milli yeni bir Türkiye peşinde
18.12.2017
Osman Kavala, PODEM ve Türkiye'de açık toplumun hazin sonu
27.9.2017
Türkiye’nin akademiyle savaşı ve direniş üzerine…
2.8.2015
Dolmabahçe mutabakatını kim bozdu? Bir çarpıtmanın hikayesi
4.5.2015
Bir AKP karşıtından AKP sevdalılarına mektup
28.4.2015
‘Yeni Türkiye’ safsatası bir yana, bildiğiniz Türkiye Cumhuriyeti bitti
8.4.2015
‘Sert mi yumuşak mı, kanlı mı kansız mı?’
06.01.2015
Ali Bayramoğlu’na bir yanıt: Waldo sen neden burada değilsin?
31.12.2014
Otoriterleşme ve büyük resmi görmek!
25.11.2014
‘Yeni Türkiye’nin üç ‘genç aydın’ı üzerinden rakamlarla yandaşlık
11.11.2014
Ölü seçici bir ‘genç akil’
17.10.2014
Çözüm sürecine dair bilmek istediğiniz her şey
11.10.2014
Sokaklar neden mi karışıyor? Bizi aptal yerine mi koyuyorsunuz?
27.09.2014
‘Hitler’in Erdoğan’dan farkı sadece bıyığının biraz kısa olmasıydı’
20.09.2014
Alkışlamak ya da alkışlamamak, işte bütün mesele… Bu değil!
29.08.2014
Bir millet bölünüyor!
16.08.2014
Mahçupyan ve ‘tarihsel çirkinliğin bir parçası olmak’
01.08.2014
‘Bizde ırkçılık olmaz’
22.05.2014
Erdoğan nefreti ve Soma; Gülay Göktürk’e bir cevap
08.05.2014
Yeni Türkiye'nin 'Zinde devrim bekçileri!'
06.04.2014
Türkiye kendi kaderini tayin etti: Ayrışma!
31.03.2014
Gülen cemaati de yenilgiye uğruyor...
15.01.2014
Köprüden önce son çıkış!
05.01.2014
AKP, cemaat ve barışı ‘rehin tutmak’
30.12.2013
Bu bir darbedir!
22.12.2013
Siyaseti savunmak ve 'Konjonktürel demokratlar'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive