Umut ÖZKIRIMLI



Bookmark and Share

Çözüm sürecine dair bilmek istediğiniz her şey


17.10.2014 - Bu Yazı 2024 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

Kobani çözüm sürecini neden etkiliyor?

1. Çünkü burnumuzun dibinde bir insanlık dramı yaşanıyor. Suriye’de daha önce de Türkmenler, Ezidiler, muhalifler katledildi demenin anlamı yok. Çünkü bu kez katliamın eşiğinde olan barış müzakereleri yürüttüğünüz, nüfusunuzun en cimri tahminle yüzde 15’ini oluşturan Kürtler.

2. Çünkü katliamın eşiğinde olan Kürtler Türkiye’de yaşayan Kürtlerin akrabası, yakını. Kobani’yi savunan YPG, barış müzakerelerini yürüttüğünüz PKK’nın parçası.

3. Çünkü Kobani sembolik bir anlam taşıyor. Afrin ve Cezire ile birlikte ‘demokratik özerklik’ projesinin hayata geçirilmeye çalışıldığı Rojava Kantonu’nun bir parçası. Milli bilinçlenme sürecini tamamlamış, konjonktürün de yardımıyla belirli bir coğrafya parçasında özerkliğini ilan etmiş Kürtler için bu projenin başarılı olup olmayacağının önemi yok. Nitekim bunu anlayan Barzani de Rojava’yı yok etmeye değil, Rojava’nın kontrolünü eline geçirmeye çalışıyor.

4. Çünkü Kürtler Türkiye’nin IŞİD’i kullanarak Kürtlere bir ders vermeye, Rojava Kantonu’nu boğmaya çalıştığına ‘inanıyor.’ Bu doğru mu, ne kadar doğru bilmiyoruz. Ama algı bu yönde. Türkiye Kobani’ye koridor açmayarak, silah ve savaşçı gönderilmesine engel olarak, yardımı Esad’ın devrilmesi ve bölge Kürtlerinin kuşkuyla yaklaştığı tampon bölge kurulması şartına bağlayarak bu algıyı güçlendiriyor.

Çözüm süreci neden tekliyor?

1. Çünkü iki senedir süren çatışmasızlık haline rağmen AKP iktidarı son derece yavaş hareket ediyor ve somut adımlar atmıyor (bu adımların ne olduğu iktidar ve Kürt siyasi hareketi arasında gerçekleşen sayısız görüşmede ve kamuoyu önünde açıkça dile getirildiği halde). Bu da Kürtleri, AKP’nin gerçek niyetini sorgulamaya itiyor.

2. Çünkü AKP iktidarı Kürt siyasi hareketini temsil eden çeşitli aktörlerin uyarılarına kulak asmıyor. Kürt tarafı ateşkes ilan ederek ve gerilla güçlerinin büyük bölümünü sınırdışına çekerek kendi üzerine düşeni yaptığını, adım atma sırasının hükümette olduğunu defalarca ifade etmesine rağmen AKP kozmetik reformların ötesine geçmiyor.

3. Çünkü AKP iktidarı barış müzakeresi yürüttüğü PKK’ya hala bir terör örgütü muamelesi yapıyor. Öcalan’la Kandil’i karşı karşıya getirerek böl-yönet politikası uygulamaya çalışıyor.

Çözüm süreci biter mi?

1. Öcalan süreçten vazgeçmediği sürece kolay kolay bitmez. Bunun farkında olan AKP iktidarı başı sıkıştıkça ‘Öcalan kartı’nı kullanıyor. Ve bu kart şu ana kadar hep işe yaradı.

2. Öte yandan Kürt siyasi hareketinin bir ‘önderlik hareketi’olması sadece ‘Öcalan kartı’nın limitinin kolay kolay dolmayacağı anlamına gelmiyor.

Aynı zamanda AKP’nin ve medyadaki tetikçilerinin iddia ettiğinin aksine, ortada bir ‘iyi polis-kötü polis’ oyunu olmadığını da gösteriyor. Öcalan isterse Demirtaş ortadan kayboluyor; sonra tekrar ortaya çıkıyor. HDP bir adım atıyor; Öcalan’ın mesajı üzerine geri adım atıyor. Sonra tekrar bir adım ileri. Öcalan istediğinde geri adım atan bir hareketin Öcalan’dan habersiz ileri adım attığını sanmak hayalcilik.

Bu bağlamda örneğin Demirtaş’ın meclis grubunda yaptığı ve muhtemelen önümüzdeki günlerde havuz medyasında çok eleştirilecek sert konuşmayı Öcalan’ın bilgisi dışında yaptığı düşünülemez (Elbette bu durum, Kürt siyasi hareketinin‘demokrasi anlayışı’ açısından son derece sorunlu, ama bu başka bir yazı konusu).

3. Gelişmeler, örneğin Kobani’nin düşmesi, Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiğinin kuşku bırakmayacak şekilde kanıtlanması, Türk ordusunun PKK’ya karşı devreye girmesi, Hizbullah gibi paramiliter örgütlerin giderek daha çok kullanılması, ‘limitsiz’gibi gözüken ‘Öcalan kartı‘nın geçerliliğini yitirmesine, kontrolün kaybedilmesine yol açabilir. Nitekim ‘Kürt gençlerinin biriken öfkesi’ne vurgu yapan Kürt siyasi hareketi yetkilileri bu konuda da hükümeti sürekli uyarıyorlar.

Süreç çökerse, lafı eğip bükmeye gerek yok, Türkiye’yi bekleyen iç savaştır.

Çözüm süreci nasıl kurtulur?

1. Kobani’ye yardım koridoru açarak. Bu koridor Kobani’nin düşmesine engel olmasa bile Türkiye’nin ‘Kürtlerin de devleti’olduğunu gösterecektir.

2. Söylem değişikliğine giderek. Bu konuda sorumluluk yine AKP iktidarında. IŞİD’le bir tuttuğunuz bir ‘terör örgütü’ ile barış müzakeresi yürütemezsiniz. Sonuç itibariyle her sıkıştığınızda yardım istediğiniz Öcalan o ‘terör örgütü’nün lideri. Gayrımeşru ilan etmeye çalıştığınız HDP de aynı örgütün siyasi, yani silahsız, kanadı.

3. Çözüm sürecinde vakit kaybetmeden (2015 seçimlerini beklemeden) somut adımlar atarak (anadilde eğitim, çözüm müzakerelerini şeffaf kılmak ve ‘bağımsız’ denetime açmak, yerel yönetimlere yetki devrini hızlandırmak, yeni anayasa için‘seçimden önce’ takvim açıklamak, vb.).

“İnsan yalnızca farkına vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, aptallar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurlardı. Ancak … insan bilmekle yükümlüdür. İnsan bilgisizliğinden sorumludur. Bilgisizlik bir hatadır.” Milan Kundera, Gülünesi Aşklar

DİKEN

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.04.2020
Korona ve milliyetçilik
24.03.2020
'Sakin ol champ... evdeyim'
16.03.2020
Cehaletin ve ırkçılığın vatanı var mıdır korona?
25.02.2020
İçimdeki şeytanlar...
10.02.2020
Faşizmin halleri…
16.12.2019
Ertuğrul Özkök ve Gaye Su Akyol
5.11.2019
Katalanlar, Kürtler ve şu gururlu Türkler
19.10.2019
Beklemek
12.10.2019
Savaşa hayır!
6.08.2019
Irkçı değilim, benim de Suriyeli arkadaşlarım var
2.07.2019
İkinci Kürt açılımı (!)
19.05.2019
Yedi Maddelik Eylem Planı: Oylar tereddütsüz İmamoğlu'ya verilmeli
15.3.2019
Dava
22.11.2018
Aslanlar ve koyunlar
25.10.2018
Hız. Ben hızım.
22.8.2018
İnkâr
3.8.2018
Partizan
26.7.2018
Kendi içine dönmek
18.7.2018
Yersiz Yurtsuz
11.6.2018
Başlıksız yazı
31.5.2018
Türk solu, bölünmek ve direniş üzerine bir not
10.5.2018
Bir endüstri olarak 'Türkiye uzmanlığı' ve saz çalan goygoycu
3.5.2018
Seçimler ya da "insanlık krizi'nden" çıkmak
18.4.2018
'İnsanlık krizi' ve imkansız seçimler
4.4.2018
Çağımızın vebası: Çoğunlukçuluk
8.3.2018
Şeyhin dönüşü: Türkiye'nin yeni olmayan milliyetçiliği üzerine
14.2.2018
Türklüğe layık olmak!
31.1.2018
Vatan için ölmek...
23.1.2018
Afrin ve bir iç siyaset aracı olarak savaş
18.1.2018
Yerli ve milli yeni bir Türkiye peşinde
18.12.2017
Osman Kavala, PODEM ve Türkiye'de açık toplumun hazin sonu
27.9.2017
Türkiye’nin akademiyle savaşı ve direniş üzerine…
2.8.2015
Dolmabahçe mutabakatını kim bozdu? Bir çarpıtmanın hikayesi
4.5.2015
Bir AKP karşıtından AKP sevdalılarına mektup
28.4.2015
‘Yeni Türkiye’ safsatası bir yana, bildiğiniz Türkiye Cumhuriyeti bitti
8.4.2015
‘Sert mi yumuşak mı, kanlı mı kansız mı?’
06.01.2015
Ali Bayramoğlu’na bir yanıt: Waldo sen neden burada değilsin?
31.12.2014
Otoriterleşme ve büyük resmi görmek!
25.11.2014
‘Yeni Türkiye’nin üç ‘genç aydın’ı üzerinden rakamlarla yandaşlık
11.11.2014
Ölü seçici bir ‘genç akil’
17.10.2014
Çözüm sürecine dair bilmek istediğiniz her şey
11.10.2014
Sokaklar neden mi karışıyor? Bizi aptal yerine mi koyuyorsunuz?
27.09.2014
‘Hitler’in Erdoğan’dan farkı sadece bıyığının biraz kısa olmasıydı’
20.09.2014
Alkışlamak ya da alkışlamamak, işte bütün mesele… Bu değil!
29.08.2014
Bir millet bölünüyor!
16.08.2014
Mahçupyan ve ‘tarihsel çirkinliğin bir parçası olmak’
01.08.2014
‘Bizde ırkçılık olmaz’
22.05.2014
Erdoğan nefreti ve Soma; Gülay Göktürk’e bir cevap
08.05.2014
Yeni Türkiye'nin 'Zinde devrim bekçileri!'
06.04.2014
Türkiye kendi kaderini tayin etti: Ayrışma!
31.03.2014
Gülen cemaati de yenilgiye uğruyor...
15.01.2014
Köprüden önce son çıkış!
05.01.2014
AKP, cemaat ve barışı ‘rehin tutmak’
30.12.2013
Bu bir darbedir!
22.12.2013
Siyaseti savunmak ve 'Konjonktürel demokratlar'
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive