Euro Bölgesi’nin en büyük ekonomisi Almanya işçi aramaya başladı. 1990’larda Batı ve Doğu Almanya birleşmesinin ekonomik sorunlarını yaşayan, daha sonra 2008 krizinde sarsılan Almanya hızla toparlandı. Ve Boston Consulting Group’un yaptığı araştırmaya göre bugünden başlayan işçi açığı 2020’de tam 2,4 milyona ulaşacak. Yine aynı rapora göre işçi açığı 2030’da 10 milyona ulaşacak Almanya’da.

 

Halen Almanya’da işsizlik oranı yüzde 6,7 düzeyinde seyrediyor. Bildiğiniz gibi gelişmiş ülkelerde yüzde 4-6 arasındaki işsizlik oranı tam istihdam düzeyi sayılıyor artık. Dolayısıyla Alman ekonomisi tam istihdama yakın duruyor. Hemen belirtelim Almanya’da sadece mühendis ve bilişim elemanı aranmıyor her alanda işgücüne ihtiyaç var.

 

Gelelim emek arzının ve insan sermayesinin önemine...

 

Bir ekonomide yeterli emek arzı olmadığı takdirde ücret enflasyonunun hızla artması ekonomik büyümeyi engelliyor.

 

Peki, Almanya büyümeye devam edebilmek için ihtiyacı olan insan sermayesin nereden bulacak?

 

Bu soruya Boston Consulting Group şu cevabı veriyor; halen Euro Bölgesi’nde ortalama işsizlik oranı yüzde 11,7 oranında seyrediyor. Ve İspanya ve İtalya’da 2020’ye kadar işçi fazlası olacağı tahmin ediliyor. İşte Almanya’nın bu kaynakları kullanabileceği düşünülüyor. Ama 2020’den sonra bu iki ülkede de işçi açığı başlayacak yani İspanya ve İtalya’da emek arzı azalacak, emek talebi çoğalacak. Dolayısıyla Almanya’da emek arzı azalırken, İspanya ve İtalya da benzeri sorunları yaşayacak. Böylece emek arzının daralmasıyla Avrupa ekonomileri bu defa emek yetersizliğinden dolayı büyüme sorunuyla karşı karşıya kalacaklar. İşte Boston Consulting Group, bu konunun pek önemsenmediğini ama üzerinde önemle durulması gerektiğini belirtiyor. Ve sözkonusu raporda, Almanya’nın 2030’da emek açığını kapatabilmesi için bugünden yılda net 100 bin ilave göçmen almasının şart olduğu ileri sürülüyor. Yine kadınların işgücüne katılımının yüzde 71’den yüzde 80’e yükseltilmesinin şart olduğu söyleniyor.

 

Gelelim bütün bunları niye anlattığımıza...

 

Almanya’nın emek açığının kapanması pek mümkün görünmüyor. Hatta 2020’den itibaren İspanya ve İtalya da emek açığı sorunuyla karşı karşıya kalacaklar. Almanya’da bugün 43 milyon olan emek arzı 2030’da 37 milyona gerileyecek.

 

O hâlde AB’nin Türkiye’ye üç buçuk yıl içerisinde vize serbestisi uygulayacağı ve Türkiye ile AB Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın geçen hafta TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesini Boston Consulting Group’un raporuna bağlayabiliriz.

 

Anlayacağınız bugüne kadar direnen Avrupa’nın aniden bu geri kabul anlaşmasını önümüze getirmesi boşuna değilmiş. Avrupa’nın Türkiye’den acil emek ihtiyacı olduğunu söylemek herhalde yanlış olmaz bu durumda.

 

[email protected]

  • Abone ol