Yalçın ERGÜNDOĞAN

yalcin.ergundogan@gmail.com



Bookmark and Share

Bu kış İngiltere’ye mi uğrayacak yoksa?..


23.10.2017 - Bu Yazı 641 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 27 Mayıs 1960 askeri darbesi ile alaşağı edilen Türkiye’nin üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar (1883-1986) ilerlemiş yaşında, kendisini ziyaret eden politikacı ve gazetecilerin “ne olacak bu memleketin hali” tarzı sorularına sürekli; “Bu kış Türkiye’ye komünizm gelecek” derdi. 

12 Eylül 1980 darbesi öncesi yıllarda, işçi sınıfı eylemliliğine paralel olarak, sol ve sosyalist hareketlerin de ivme kazanmış olması, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) varlığı, Bayar’ın sözlerine sürekli güncellik kazandırırdı. Bayar’ın anti- komünizm  pompalayıcılığı, ileriki yıllarda çeşitli çevrelerde, artık mizah niyetine, gülmece konusu yapılır olmuştu. 

Ama ne o kış, ne daha sonraki kışlar Türkiye’ye komünizm gelmediği gibi, dünyada da SSCB sahneden çekildi, ”sosyalist sistem” diye anılan ülkeler ise bir bir “kapitalist dünya”ya entegre oldular.

Dünyada bir küreselleşme ve neo-liberalizm rüzgarı esti. 

Bu esinti, SSCB’nin önünü kesmek için yürürlüğe konulan “yeşil kuşak” projesinin yerine, bu kez Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ve “Arap Baharı” diye adlandırılan kanlı uygulamaları getirdi.  

Bu proje kapsamında esen rüzgarla, yelkenlerini şişiren (şişirtilen) AKP, rejimleri değiştirilmeye soyunulan Ortadoğu ülkelerine “İslamla, demokrasinin uyumluluğu” çerçevesinde rol model olarak Türkiye’de iktidara taşındı… 

Ardından yaşanan süreçlere ve ‘tüm dünya ile kavgalı’ bugüne varışımıza ise, hepimiz tanığız. 

Dünyada yaşanmakta olan aslında kapitalizmin “büyük krizleri” olarak tanımlayabileceğimiz durum, savaşlar, göç dalgaları gibi vahşi sonuçlarla, neo-liberal rüzgarı, sert fırtınalara dönüştürmeye başladı.  Avrupa’nın ortasında, “popülist”, milliyetçi, ırkçı, faşizan rejimlerin kurulmasına ya da bu doğrultudaki siyasi odak ve partilerin güç kazanmasına tanıklık eder olduk… (ABD, Almanya, Fransa, Avusturya gibi ülkelerdeki gelişmeler, Macaristan, Rusya ve Türkiye’deki rejimler vb.)

Karamsar olmak için yeterince veri ve gelişme var… Ama, Çetin Altan ustanın dediği gibi “enseyi karartmamak” için, direnme ruhunu canlandıracak gelişmeler de yok değil.

* * *

O, hiç bir zaman “yıldız” bir siyasetçi olmamıştı. Genç bir lider de değildi. 67 yaşındaki "eski tüfek" sosyalist,sakin hitap tarzıyla hep bir ayağını mecliste, diğer ayağını da sokakta muhalif kimliğiyle tutmuştu. 

Diğer siyasetçilere hiç benzemiyordu. Giysilerini büyük markaların mağazalarından değil yerel esnaftan alırdı. BBC’de yayınlanan bir röportajında üzerine giydiği kazağı annesinin ördüğünü söylemişti. Arabası yok, işine ve birçok etkinliğe bisikletle gidiyor…

Hatta, bisiklete olan tutkusunu ‘Stylist’ dergisine verdiği bir röportajda şöyle açıklıyor: “en büyük hayalim ‘Criterium’ model bir bisiklete sahip olmak. Zira o bisiklet hafif ve hızlı. Şehir içi uzun sürüşlerde büyük rahatlık…”, “ancak değiştirmek yerine tamir etmeye inanan birisiyim. Yakın zamanda bisikletimi değiştirmeyi düşünmüyorum…” (Röportajda sözü edilen, ünlü İngiliz bisiklet firması Raleigh’in 475 Sterlin (yaklaşık 3 bin TL) fiyatlı bir ürünü.)

İki yıl önce İngiliz İşçi Partisi yeni bir lider arayışındaydı. Onun ise, liderlik yarışına girmek gibi bir niyeti yoktu. Ancak partisinde liderlik için adaylığını koyan isimlerin hiç birisinin sol, sosyalist  görüşü temsil etmediğini görüp, düşündüğünde fikri değişti. 

Jeremy Corbyn, önce partisi içinde girdiği mücadeleyi kazandı, sonra da başına geçtiği partisiyle, İngiltere’de yaşanan seçimlerde hiç beklenmedik oranda bir başarı göstererek oylarını ve milletvekili sayısını ciddi oranda arttırdı, İşçi Partisi’ni canlandırdı ve iddialı bir pozisyona soktu.

İngiltere İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn, geçtiğimiz hafta Artı Gerçek’te yer alan Armağan Kargılı imzalı haberde belirtildiği üzere; Brüksel’de Avrupa Merkez Sol partileri tarafından düzenlenen “Birlikte Avrupa”konferansında adeta bir kahraman gibi karşılanıp, ayakta alkışlandı. Corbyn’in, toplantıda tüm Avrupa sol partilerine “kazanmanın ve başka bir dünyanın mümkün olduğu” mesajını verdiği konuşması da önemli öğeler içeriyor. 

 

“RADİKAL  ALTERNATİF, YÜZYILIN ANA GÜCÜ OLABİLİR”

Corbyn’in radikal sol söylem ve programıyla İngiltere’de elde ettiği büyük başarı, neo liberal dalganın, popülist faşizan rüzgarını kesmede, bir umut kapısı aralıyor: 

 “…Radikal siyasi söylemlerin sol tarafından terk edilmesi Avusturya ve Fransa’da olduğu gibi aşırı sağın ve reaksiyoner partilerin yükselişine yol açtı. Bozulan sistem, milliyetçi ve yabancı düşmanı politikaların gelişmesi için verimli bir zemin sağladı. Hepimiz, aşırı sağın bu nefrete ve bölünmeye dayalı politikalarının ve suçlamalarının sorunların çözümüne bir yanıt olmadığını biliyoruz. 

Ancak, karşı karşıya olduğumuz sorun için açık ve inandırıcı radikal bir alternatif sunamazsak, bozuk sistemi değiştirme şansımızın olduğunu topluma anlatamazsak, onlara gelecekte daha iyi bir yaşam umudunu veremezsek olsa olsa aşırı sağın toplumun en derin noktalarına kadar ulaşmasının yolunu açarız. Onların mesajları olan ‘korku’ ve ‘bölünme’ bizim de politikamızın temeli haline dönüşür.

Ancak biz, radikal bir alternatif sunabiliriz, ilerici siyaseti bu yüzyılın ana gücü yapacak fikirlere sahibiz. Ancak mesajımızı doğru seçmezsek, temel inançlarımız için ayağa kalkmazsak ve değişimi savunmazsak batarız ya da yerimizde sayarız. 

Neo-liberal ekonomik model çöktü. İnsanların çoğu için artık işe yaramıyor. Eşitsizlik ve zenginlerden düşük vergi, artık IMF'nin bile kabul ettiği gibi toplumumuza da, ekonomiye de zarar veriyor.

Ancak bu politikaları bir yana bırakır toplumla bütünleşirseniz kazanmak mümkün arkadaşlarım. Biz, bunu yapmaya devam edeceğiz. Eğer mesajımız yeterince cesur ve radikal ise, eğer gerçekten çoğunluğun ne dediğini dinlersek, elitlerin de onların uzmanlarının da yanlış olduklarını kanıtlarız…"

* * *

Yazının başında söz ettiğim, Celal Bayar’ın “bu kış gelecek” dediği komünizm ne yaz, ne kış; hiçbir zaman Türkiye’ye uğramadı. 

İngiltere’ye mi uğrayacak yoksa?.. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
17.9.2018
Havaalanının adı Abdülhamit mi, Atatürk mü olsun derken…
10.9.2018
Annelere yasak koyan, Cumhuriyet’i ‘havuz’a iten güç…
27.8.2018
Cumartesi Anneleri’ne neden saldırıldı?
16.7.2018
Mevzubahis devletin bekası ise, gerisi teferruattır…
18.6.2018
‘Kuyudan adam çıkarmak’ mı, kendini kuyuya itmek mi?
11.6.2018
İnce neden iktidar koalisyonunun zayıf kanadına saldırıyor?..
4.6.2018
Siyasetin boğuculuğuna Ahlat Ağacı molası…
7.5.2018
“Devlet ittifakları”nın gözleri Kürt oylarında…
1.5.2018
‘Sanığı’nın gözünden 1 Mayıs 77’nin hatırlattıkları
30.4.2018
Tünelin ucundaki ışığa erişebilmek…
23.4.2018
Toplum olmamızı engelleyen ‘inkârcılık’ olmasın sakın?
16.4.2018
CHP yoksa iktidardaki koalisyonun ortağı mı?
19.3.2018
İktidardaki koalisyonun büyük ortağı kim?
13.3.2018
Kadınların isyanı Türkiye’de umudu ateşliyor…
19.2.2018
Otoriter rejimler kendi ‘mezar kazıcılarını’ mı yaratıyor?..
12.2.2018
Tarihe not: HDP kongresi ve Hacamatçıların protestosu…
6.2.2018
CHP tarih sahnesinden çekilirken…
29.1.2018
CHP içinden bir çıkış: Anti-faşist mücadele ve sol siyaset!
22.1.2018
Hz. Nuh’tan, Afrin’e saldırıya uzanan ‘Zeytin Dalı’…
15.1.2018
Artık “yepyeni” Türkiye’deyiz!..
8.1.2018
Aslında rejimin en sağlam dayanağı kim?
25.12.2017
Eyyy CEHAPE, hepsini alma, birazı kalsın bari…
18.12.2017
CHP’ye ‘ti borusu’ çaldırtan Saray korkusu…
11.12.2017
Ergenekon’un intikamı…
4.12.2017
Türkiye’de toplum, gereksizler sınıfına mı dönüştü?
27.11.2017
Yaşam savunucuları hedefte…
20.11.2017
TBKP: Sürece müdahalede hatırda tutulması gereken bir örnek…
6.11.2017
Ekim Devrimi: Devleti ele geçirmenin yetmediği kanıtlandı…
31.10.2017
Soğuk savaş yıllarında solun arkasında SSCB mi vardı?
23.10.2017
Bu kış İngiltere’ye mi uğrayacak yoksa?..
27.9.2017
“İşkenceyle tehdit ederlerse, elini ateşe sok da konuş…”
07.04.2014
AKIL TUTULMASI ve VİCDAN...
07.03.2014
Tarihi TKP'nin gizlilik koşullarındaki örgütçüsü A. Sipahi hayata veda etti
09.06.2013
İstanbul'da kediler, köpekler, kuşlar, tüm canlılar direnişe katıldı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8