12. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yemin töreni sırasında bir kere daha dikkatimi çekti: Cumhuriyete veya anayasaya değil, devletin kurucusu Atatürk’ün ilke ve inkılaplarına ve laikliğe bağlı kalmaya ant içiliyordu. Siz de merak ettiniz mi: Acaba tarihimizde cumhurbaşkanı yeminleri nasıldı?

Demokratik bir devlette şahsa yemin edilmez. Bu ancak monarşilerde veya meşruti monarşilerde mümkündür. Bu tarz yönetimlerde krala veya padişaha sadakatten ayrılmamaya kutsal kitap üzerine yemin edilir. Cumhuriyetle yönetilen ve demokratik olduğu iddiasındaki bir devletin başkanı, kutsal kitabına yemin eder de ölmüş bile olsa bir şahsa ve ilkelerine yemin edemez. Bu, çağdışı anayasamızın sakat taraflarından biri olup en kısa zamanda değiştirilmesi gerekir.

Tarihe dalmadan önce mevcut Anayasa’nın 103. maddesindeki Cumhurbaşkanlığı yeminini görelim:

“Cumhurbaşkanı sıfatıyla, devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılâplarına ve lâik cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.”

  • Abone ol