Geçmişte farklı düşünce ve duruşlarına yakından tanık olduğumuz 101 AKSAÇLI,  21 Temmuz Salı günü YUTUBE’da, İktidara, Muhalefete, Gençlere tarihi bir çağrıda, deklarasyonda bulundular. Heyecanlandım. Heyecanımı ve düşüncelerimi vakit geçirmeden köşemde paylaşmak isterim.

Yakında Yutube, gibi Facebook gibi sosyal medya araçları da kontrol altına alınacak, bu tür çağrıları alacak kanal da bulamayacağız muhtemelen.

Yaşar Okuyan’dan Ahmet Türk’e, Ali Sirmen’den Baskın Oran’a, Murat Belge’ye, Genco Erkal’a kadar yakından tanıdığımız, farklı düşünce ve kesimlerden gelen; ama toplumun entelektüel birikimini, moral dayanağını temsil eden her biri ileri yaşlarda aydın, bilim insanı, yazar ve siyasetçiden oluşan AKSAÇLILAR videoda siyasi aktörlere, gençlere şöyle sesleniyorlar:

 “Görüp geçirdiklerimize dayanarak söylüyoruz:

Ülkemiz bugüne kadar böylesine koyu bir karanlık, haksızlık, hukuksuzluk, adaletsizlik, toplumsal doku çürümesi, dünyada yalnızlaşma, itibarsızlaşma yaşamamıştı.

Anayasa fiilen askıya alınmış durumda, bağımsız ve tarafsız olması gereken yargı Saray'ın emri altında, kolluk güçleri keza. Cumhuriyetin teminatı bütün kurumlar, tek tek işlemez hale getiriliyor.

Tam bir keyfîlik ve baskı ortamında demokrasinin ve hukukun son kırıntıları da süpürülüyor.

Vatandaşın mal ve can güvenliğini tehdit eden, insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, yurttaşlık haklarımızı yok eden, meslekî örgütlenmemizi iktidara tâbi kılan, haber alma hakkımızı kısıtlayan, ifade özgürlüğünü budayan yasa ve uygulamalar tepemize art arda balyoz gibi indiriliyor.

Yayılmacı, fetihçi heveslerle; "yurtta barış, dünyada barış" ilkesinin yerini yedi düvelle savaş, çatışma, düşmanlaşma alıyor.

En önemlisi: cephelere bölünüyoruz. Aramıza nifak sokuluyor ki, dindarı laiki, Sünni’si Alevi’si, Sağcısı Solcusu, Türkü Kürdü, genci yaşlısı bu gidişata "dur" demesin.

Hepimiz tehdit altındayız

Kimse, 'bana dokunmaz, beni ilgilendirmez' rehavetine kapılmasın, hepimiz tehdit altındayız. Bizler ekonomik güçlüklerle, aşımız işimiz için mücadele ederken, iktidardakilerin attığı her adım havamızı biraz daha zehirliyor, toplumu nefes alamaz hale getiriyor. Bizi etkilemez sandığımız yasal kısıtlama ve uygulamalar sadece özgürlüğümüzü değil aşımızı, işimizi de tehdit ediyor.

"İktidarı uyarıyoruz: Elinizde iktidar gücü var. O güce dayanarak, rıza değil dayatmayla yönetmeye çalışıyorsunuz. Geniş kitleler memnuniyetsiz, tedirgin, huzursuz. Sessizlikleri, var olduğunu sandığınız desteğe değil korkuya ve çaresizliğe dayanıyor. Ancak, gün gelir suskun itirazlar büyür, sandığa yansır, seçmen bu gidişata dur der. O günlerin yaklaştığını siz görmeseniz de bizler görüyoruz.

"Muhalefete sesleniyoruz: AKP-MHP koalisyonu gücünü muhalefetin dağınıklığından alıyor. Çaresiz ve kararsız insanlarımız; güvenebileceği, dayanacağı sağlam bir seçenek arıyor. Topyekûn tehdit ancak topyekûn karşı koyuşla bertaraf edilir. Çözüm; bütün muhalefet güçlerinin, kendi çizgilerini, kendi varlıklarını koruyarak temel ilkelerde buluşacakları demokrasi ittifakını gecikmeden kurmaktır.

Gençler! Sesimize kulak verin

"Size seslenişimizi akıl vermek, büyüklenmek olarak değil bunca yılın içinden süzülmüş deneyimlerimizin özeti ve size hak ettiğiniz aydınlık ülkeyi bırakamamış olmanın eksiklenmesi olarak kabul edin.

"Bizler umudumuzu hiç yitirmedik. Ülkemizin uçuruma sürüklenmesine, gençlerimizin geleceğinin çalınmasına, halkın yoksulluğa mahkûm edilmesine, kaynakların talanına, doğanın tahribine, kadınlara, halklara, gençlere dayatılan bu yaşama dün olduğu gibi bugün de isyan ederken, umudumuzu sizlere bağlıyoruz.

"Size dayatılan bölünmeleri, düşmanlıkları, sahte cepheleri aşın, birlik olun, sesinizi yükseltin. Özgürlüklerimize, aşımıza ekmeğimize, yaşam tarzlarımıza sahip çıkma, haklarımızı talep etme zamanıdır. Yarının aydınlığı sizlerin ellerinde. Ve biz aksaçlılar o aydınlığı yaşarken görmek istiyoruz."

Abdullah Nefes, Abdülbaki Erdoğmuş, Ahmet Aykaç, Ahmet İnsel, Ahmet Telli, Ahmet Türk, Ali Bayramoğlu, Ali Sirmen, Altan Öymen, Arif Keskiner, Atilla Dorsay, Aydın Cıngı, Aydın Engin, Ayşe Erzan, Ayşenur Arslan, Baskın Oran, Binnaz Toprak, Bülent Ortaçgil, Canan Arın, Celal Doğan, Cem Toker, Cengiz Aktar, Cengiz Çandar, Cihangir İslam, Coşkun Özdemir, Doğan Bermek, Ercan Karakaş, Erdoğan Aydın, Ersin Kalaycıoğlu, Ersin Salman, Ertuğrul Günay, Ertuğrul Yalçınbayır, Eşber Yağmurdereli, Fatma Gök, Fatmagül Berktay, Fehmi Koru, Fikri Sağlar, Filiz Ali, Genco Erkal, Gençay Gürsoy, Gökhan Akçura, Gürel Tüzün, Hacer Ansal, Halil Ergün, Hasan Cemal, Hayri İnönü, Herkül Milas, İbrahim Betil, İbrahim Sinemillioğlu, İlhan Tekeli, Kazım Güleçyüz, Korkut Boratav, Marta Kalyoncu, Mehmet Hayri Kırbaşoğlu, Melek Ulagay, Meral Tamer, Meryem Koray, Moris Gabbay, Murat Belge, Murat Karayalçın, Müjde Ar, Nadire Mater, Nazar Büyüm, Necmiye Alpay, Nesrin Nas, Nesteren Davutoğlu, Nurettin Sözen, Orhan Pamuk, Orhan Silier, Osman Ulagay, Oya Baydar, Öget Öktem Tanör, Ömer Madra, Peral Bayaz, Rakel Dink, Reşit Canbeyli, Rıza Türmen, Selçuk Erez, Serra Yılmaz, Süleyman Coşkun, Süleyman Çelebi, Şahin Tekgündüz, Şanar Yurdatapan, Şebnem Korur Fincancı, Şevket Pamuk, Şükran Soner, Şükrü Aslan, Tarhan Erdem, Tarık Ziya Ekinci, Tuğrul Eryılmaz, Turhan Günay, Tülin Dursun, Ümit Aktaş, Üstün Ergüder, Vecdi Sayar, Veysi Dündar, Yaşar Okuyan, Yücel Erten, Zeynep Oral, Ziya Halis, Zülfü Livaneli.

İki haftadır bu köşede yazdıklarıma bakın, Aksaçlıların bildirisinde dile getirdiklerinin açınımını göreceksiniz.

Toplumun vicdanından gelen bu sese öncelikle muhalefette yer alan CHP ve HDP kulak vermeli diye düşünürüm.  Bunu diğer muhalefet partilerini dışarıda bırakma önerisi olarak almayın, tam tersi diğer muhalefet partilerinin karar vermelerini kolaylaştıracak ilk adım olarak görün.

CHP, önümüzdeki günlerde kurultayını yapacak. Bence kurultayında, bu çağrıya yanıt vermeli. Hatta HDP ile ittifakı kurultayına taşımalı, bunu tartışmalı, bu yolda karar almalı.

CHP ve HDP demokratik, laik, sosyal devlet ilkesine, hukukun bağımsızlığına, güçler ayrılığına ve anayasal vatandaşlığa dayalı siyasi bir seçenek, program, anayasa için aralarında anlaştıklarını kamuoyuna açıklamalılar.  “Demokrasi zemininde bir araya geldik” demeliler.

Ancak böyle bir gelişme, Cumhur İttifakı karşısında umut vadeden bir seçenek oluşturabilir. Bu durumda herkes oturup düşünecek, tarafını seçecektir. Bu da daha geniş bir muhalefet için sağlam bir zemin oluşturacaktır.

Bu ittifak içinde Demokrasiye Geçme Hareket Planı ortaya konmalıdır. Bu topluma verilmiş güçlü bir mesaj olacaktır.

Selamet Partisi, Gelecek Partisi, Deva Partisi ve İyi Parti, demokrasi zemininde kalacaklarsa, anayasal vatandaşlık zemininde yeni bir anayasa oluşturmak için bu ittifakın içinde yer alacaklardır, almalıdırlar da.  Aklın yolu budur.

Böyle bir “hareket planı” Türkiye’de demokrasi yolunu açabilir. Toplumsal Değişimin parametrelerinde böyle bir belirginleşme, toplumda umudun filizlenmesine yol açacaktır.

Burada cevaplanması gereken kritik soru şudur:

Bagajında Milliyetçiliğin ve Siyasal İslam’ın çeşitli varyasyonlarını hala barındıran Türkiye’nin muhalefette yer alan siyasal partileri, toplumsal değişimin bu kritik eşiğinde ön yargılarının üzerine çıkabilecekler midir? Toplumun moral dayanaklarını, bilincini, toplumsal değişim deneyimini temsil eden Aksaçlıların bu çığlığını duyacaklar mıdır?

  • Abone ol