Yetvart Danzikyan

Artı Gerçek & Agos



Bookmark and Share

Buyurun size başkanlık sistemi


2.7.2018 - Bu Yazı 1135 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erdoğan’ın ve bir kısım AKP’linin Başkanlık hülyası “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı altında gerçekleşti. Seçim sonuçları her ne kadar aynı 16 Nisan referandumu gibi muhalefet bloğu seçmeninde derin bir şüphe ve güvensizlik yaratsa da yarışa giren siyasi aktörler sonucu kabullenmiş durumdalar. Dolayısıyla bu açıdan yapılacak fazla bir şey yok. Ancak haber ve siyasi faaliyet anlamında yapılacak epey iş var elbette.

Öncelikle HDP’nin Güneydoğu’da MHP oylarının artışı ile ilgili ortaya attığı iddialar hiç şüphesiz görmezden gelinemez. Ancak bunun görmezden gelinememesi için diğer siyasi partilerin de bu konuda alarm vaziyetinde olması ve konunun gündemde tutulması gerekir. Şimdilik ne yazık ki böyle bir şey yok. Seçim öncesinde –artık olabildiği kadarıyla– esen işbirliği/ve anlayış birliği havası tamamen kaybolmuş ve herkes kendi dükkânı ile ilgilenmeye başlamış durumda.

CHP adayı Muharrem İnce seçim gecesinden itibaren siyasi alandan çekildi mesela. Bu aslında üzerinde durulması gereken bir durum ve elbette İnce’nin siyasi projesi ya da projesizliği kadar, şu an CHP’de hiçbir pozisyonu olmamasından da kaynaklanıyor. Vekil bile değil İnce şu an. Geride kalmış bir seçimin Cumhurbaşkanı adayı. Parti içinde de önemli görevi yok. Peki, ama şöyle mi olacak yani? Bir dahaki Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar İnce ortalıkta görülmeyecek, ta o zaman kampanya dönemi başladığında mı ortaya çıkacak? O zamana kadar Kılıçdaroğlu mu tek yetkili? Doğrusu bu saçma olur. İktidara aday bir isim varsa ortada, her türlü siyasi gelişmede (hele ki bugünlerde) söz söylemeli ve insanların önüne siyasi ve toplumsal bir ufuk açmalı, proje koymalı. Ancak o zaman da Kılıçdaroğlu’nun durumu ne olacak diye soru çıkıyor elbette ortaya. Bu da temelsiz bir soru değil.

Bu CHP’nin acilen karar vermesi gereken bir konu. 16 yıllık bir iktidarı seçimden seçime yapacağınız propagandalarla değiştiremezsiniz. Sözünüze, siyasetinize, siyasetçinize güveniyorsanız bunu her gün söylemek, her gün insanların dikkatini çekmek durumundasınız. Medya konuşmalarınıza yer vermiyorsa bunu her gün dile getirmek, meseleyi ifşa etmek durumundasınız. Tuğlalar tek tek örülerek bir duvar inşa ediliyor. ‘Neyse bu CHP’nin bileceği iş’ diyebiliriz elbette ancak şartlar böylesine rahat değil.

Beri yandan İnce’nin de Erdoğan ile münakaşa ve münazaradan daha başka bir şey söylemesi gerekiyor topluma. Yani vaatler ve atışmalar ötesinde bir siyasi programı olması gerekiyor, yüzde 40’ın üzerine çıkabilmesi için. Ve elbette bir de kadro meselesi var. Tanıl Bora’nın Agos’a verdiği röportajda dikkat çektiği gibi: “Popülist siyaset, genellikle bir tek adam parıltısına veya parıldatmasına dayansa bile, arkasında onu taşıyan bir politik hareket, bir seferberlik vardır. Özellikle muhalif veya sol bir popülizmin, solun en gevşek anlamıyla da olsa, bir halk hareketi ve taban dinamiğine daha fazla dayanması, buna önem vermesi beklenir.”

CHP ve İnce bunu becerebilecek mi? Bilemiyoruz.

İktidar cephesine gelecek olursak. Seçim gecesi itibariyle en yaygın kanaat AKP’nin Meclis’te çoğunluğu kaybetmesini de hesaba katarak, AKP’nin artık MHP’siz hareket edemeyeceği şeklinde idi. Bu elbette doğrudur. Bu konuda ana güzergâhı MHP lideri Devlet Bahçeli’nin tutumu belirleyecek. Şu ana kadar işler Bahçeli açısından yolunda gitti. Hem parti içi muhalefet meselesini bir şekilde atlattı, hem de iktidar bloğunda sağlam bir yer edindi. Bütün bu sürecin karşılığını yeni yönetim sisteminde ne şekilde alacak bunu da önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Ancak şu son hafta olup bitenler hayli ilginç. İçişleri Bakanı Soylu iki muhalefet partisi için ortamı hayli gerecek ve kutuplaşmayı had safhaya taşıyacak açıklamalar yaptı. AKP’den ses çıkmadı. Bahçeli seçim sonrasında onlarca gazeteciyi hedef tahtasına koyan bir ilan verdi gazetelere. Aynı günlerde cezaevindeki bir suç örgütü lideri (kimileri Bahçeli’nin ilanındaki isimlerle de çakışan) 6 gazeteciyi açıkça tehdit etti, AKP’den ve Erdoğan’dan yine ses çıkmadı. Böyle şeyler olmamış gibi davranıyor, havaya bakıp ıslık çalıyor AKP.

Burada doğrusu hayli ilginç bir durum var Erdoğan ile Bahçeli arasında. Erdoğan ya da AKP, (ve elbette İçişleri Bakanı) Bahçeli’nin canını sıkmamak için mi bu tehdit konusunda ağızlarını açıp tek bir laf etmediler? Eğer öyleyse yepyeni bir siyasi denge durumu ile karşıyayız demektir.

Buyurun size Başkanlık sistemi.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
9.06.2020
Türkiye’deki ırkçılık, Afrikalılar’a bakarak anlaşılabilir mi?
12.05.2020
Demokrasi olsa demokrasi derdik…
14.04.2020
Geminin nereye gittiğini bilen var mı?
19.03.2020
Virüs belki de bize bir şey anlatmaya çalışıyor
24.02.2020
Devletin dehlizlerinde
10.02.2020
Tanrı göçmen çocukları sever mi?
28.01.2020
Deprem gerçekleri
14.01.2020
İran’daki gösterilere ne oldu?
31.12.2019
Libya’da sadece Mustafa Kemal yoktu, Enver Paşa da vardı
16.12.2019
‘İnsaf sahibi dünya halkları’ bu işe ne der?
26.11.2019
CHP’de fırtına bir bardak suda mı kopuyor, denizde mi?
12.11.2019
Cumhuriyet’ten ne anlayalım?
29.10.2019
Suriye’de Meksika Açmazı
14.10.2019
Akıncı’nın sözleri ve havaya bakıp ıslık çalanlar
9.09.2019
Kaftancıoğlu’na ceza, üç kente kayyım ve ortak zeminde mücadelenin geleceği
26.08.2019
Davutoğlu anladığımız şeyi kastetmiyor ama kastetse iyi olur
13.08.2019
Fırat’ın Doğusu'ndan nasıl bir medet umuluyor?
15.07.2019
Yargı reformu, 14 Temmuz, 15 Temmuz
2.07.2019
AKP inişte mi, inişteyse yükselen ne?
18.06.2019
Yazınca oluyor: Ekümenik. Söyleyince oluyor: Kürdistan
4.06.2019
İstanbul’dan İstinpoli’ye…
21.05.2019
100 yıldır hangi gemideyiz?
23.4.2019
Neo-12 Eylülcülerin tek derdi İstanbul mu? (Ya da Kılıçdaroğlu'na saldırı ne anlama geliyor?)
9.4.2019
Milli irade de bir yere kadarmış
25.2.2019
Gerçeği, yalnızca gerçeği tekrar etmek
11.2.2019
Hırsız bizim hırsızımız, mermi bizim mermimiz
28.1.2019
Venezuela'dan Strasbourg'a siyasette çapraz koşular
14.1.2019
Faşizmin dik âlâsı...
31.12.2018
Umut ile umutsuzluk arasında
18.12.2018
Burası Paris değil, neresi, biz de bilmiyoruz
3.12.2018
Demirtaş'ı içeride tutmanın 101 yolu
20.11.2018
Gezi ya da kurgulanmış gerçeğe karşı hakikatin direnişi
23.10.2018
Gıpta edilesi bir ülkeyiz
8.10.2018
McKinsey, McKinsey.. Neymiş bu McKinsey?
10.9.2018
Muhalefet meselesi, Kürt meselesi, Cumhuriyet meselesi
27.8.2018
Failin olay yerine dönüşü
13.8.2018
Dolmabahçe’de paydaşlarla neşeli bir gün
31.7.2018
Yargı sistemimiz kıskanılıyor
16.7.2018
Bir yıldönümünün düşündürdükleri
2.7.2018
Buyurun size başkanlık sistemi
18.6.2018
24 Haziran’da neyi oylayacağız?
4.6.2018
Parti-devlet rejiminden manzaralar
21.5.2018
Soykırım, 301. madde ve ‘denize dökmek’
7.5.2018
Alavere dalavere HDP baraj nöbetine
23.4.2018
Seçime doğru geniş alanda uzun paslaşmalar
10.4.2018
Kavala hakkındaki iddialar, tespitler… Meğer kimlerle görüşmüş
26.3.2018
Erdoğan rejiminin bitmeyen medya inşası
26.2.2018
Ölümün kutsanması ve Cumhur
12.2.2018
Evet savaşta bunlar olur. Ama barışta olmaz.
29.1.2018
Fetihçiler, Kızıl Elmacılar ve kuzenleri..
15.1.2018
AKP’nin yarattığı yeni Zincirbozanlar
25.12.2017
Tek derdimiz 'badem kurusu ne renk?' olaydı..
11.12.2017
Lozan ve bazı efsaneler…
27.11.2017
Elçi’nin yokluğu ve nefes alamayan Sur
31.10.2017
Türklük, Ecdad, Kayı boyu, Ermeniler, Pakraduniler diye diye ufaktan..
16.10.2017
Bir kitabın bizzat “terör örgütü” olması
4.10.2017
Bitmeyen 'Bir gece ansızın' lafları..
18.9.2017
Demek, orası Ermeni mezarlığı değil…
4.9.2017
Narmanlı ile Sur’u birlikte düşünmek
21.8.2017
Peki Karaman’dan ne olur? Dost olmaz orası kesin
7.8.2017
Oyunculuklar, eh, fena değil..
24.7.2017
Oysa toz kondurmadıkları kalkışacaktı...
10.7.2017
Hak savunucularına komplo kuran devlet
26.6.2017
Ne Diyanet’ten ses var, ne de Hazine’den..
12.6.2017
Ayırsanız da gelip birbirine bağlanıyor
29.5.2017
15 Temmuz’u laikler mi yaptı?
15.5.2017
İşsizlik, Soma ve bir tuhaf istihdam seferberliği..
2.5.2017
Bir gece ansızın KHK ile gelmek
17.4.2017
16 Nisan: Nereden baksan tuhaf, nereden baksan tartışmalı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive