Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’


2.8.2017 - Bu Yazı 981 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yakın zamanda çekilmiş bir video Filistin’de yaşananların temelindeki zihniyeti göstermeye yetiyor. Askerlerin desteğinde korkakça bir Filistinlinin evinin duvarına tırmanmaya, evine girmeye çalışan yerleşimcinin ve aşağıda ona alkış tutan kadın çocuk ve erkeklerin hali ibret verici. Ev sahibi bütün bunlara alışkın bir halkın ferdi olarak, sakin bir sesle, evime tecavüz etmek yerine neden kapıyı çalmıyorsunuz dediğinde cevap kan dondurucu. “Burası bizim ülkemiz, heryer bize ait istediğimizi yapabiliriz.” Batılı devletlerin onayladığı, desteklediği, cesaretlendirdiği hal ahval bu işte. Ev sahibi hala sakin bir sesle soruyor: Bu size yapılsa hoşunuza gider mi?

***

Kudüs’te yaşananlar dünyaya demokrasi dersi verirken ikiyüzlülüğü artık tevil etmeye bile gerek görmeyen uygar dünyanın (!) bütün insanlık değerlerine meydan okumasından ibaret. Filistin, Guantanamo gibi vahşetin sorgulanamadığı, hukuk kanun işlemez bir yer ve arzın bütün kötülüklerine esin kaynağı oluyor bu statüsüyle. İnsandaki hak ve adalet duygusunun burada aldığı yara, bütün patolojileri, aşırılıkları, nefretleri, güvenlik politikalarını, ayrımcılıkları ve adaletsizlikleri besliyor. Sadece Müslüman Filistinlileri değil Hristiyanları da aşağılayan sürgüne yollayan, evlerinden çıkaran Siyonist İsrail’e bu imtiyazı, sonsuz kötülüğü Avrupa ve Amerika bahşetti. Adeta ruhlarına, vicdanlarına kastederek ikinci soykırımı gerçekleştiriyorlar. Filistin meselesiyle ilgili çevrilmekten yıpranmış sararmış solmuş başta Edward Said’in Filistin Sorunu olmak üzere nice kitaplara döndüğümüzde, bütün deliller beyanlar suç ortaklıkları gözler önüne seriliyor bir kez daha.   

Topraklarını kaybetmiş bu onurlu halk tarihi duraklarda varlığını koruyarak bu günlere geldi. Bölgenin doğal sakinleri olan Yahudilerle barış ve iyilik içinde yaşadılar, antisemitizm nedir bilmediler. Siyonist rejim tarafından burada her şey Arap saçına dönmüş, Yahudilere yönelik büyük bir tehdit varmış gibi takdim edildi ve Avrupa’da Filistinli neredeyse terörle eş anlamlı kullanılıyor. Başka ülkelere iltica edip varlık mücadelesi veren Filistinliler kimi Müslüman ülkeler tarafından bile sinsice bela ve baş ağrıtan bir problem olarak görülüyor ne yazık ki. Filistin ortadan tamamen kalksa kendi kıt izzetlerini hatta mevcudiyetlerini de bütünüyle kaybedeceklerinin bilincinde değiller. 

Şimdi mescid-i Aksa’da yaşananlar, Gazze katliamları, Lübnan’daki mülteci kamplarında yaşayan Filistinlilerin napalm bombalarıyla yakılması, Sabra ve Şatilla felaketleri ve nice görülmeyen bilinmeyen ölümler acılar. Dünyanın bunları görmezden gelmesi neyle açıklanabilir. Avrupa Yahudi halkına duyduğu nefretle soykırımı gerçekleştirdi sonra da Filistin halkıyla karşı karşıya getirerek sanatçılar düşünürler akil insanlar yetiştiren bir halkın insanlıklarına inançlarına kastetti.

İşgal, İngilizlerin kaleme aldığı 1917 Balfour Deklarasyonu ile başladı. Filistin’in Yahudi halkı için yeniden teşkilatlanacağından söz ederken mevcutta burada kimin bulunduğundan söz etmeye gerek görmeyen metin. İma edilen şey elbette halihazırda orada yaşayan yüzbinlerce  Arabın bir şekilde imha edilmesiydi. ‘Yahudi ne yapacağını bilir’ hakaretiydi bu imalar aslında. Gazeteci Arthur Koestler’in ifadesi gerçekten çarpıcı. ‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti.’ Osmanlı toprağı önce İngilizler tarafından işgal edildi sonra da siyonizme teslim edildi. Britanya burayı Yahudi halkı için ulusal bir yuva ilan ettiğinde Noam Chomsky’ye göre halkın yaklaşık yüzde 10’unu teşkil eden küçük bir Yahudi cemaati vardı. Filistinlilerle insani ilişkiler içinde yaşayıp gidiyorlardı ve çoğu da antisiyonistti. Bugün Yahudi devletine karşı çıkan, bu zulümlere karşı mücadele edenler onların torunları düşünürün dediği gibi. İşgali, öldürmeyi, ırkçılığı reddeden izzetli Yahudi topluluğu.

***

BM’lerin önerdiği gibi İsrail 1967 sınırlarına çekilseydi iki devletli bir çözüm olabilirdi belki ama mevcut çete yapılanmasına devlet demek ne kadar mümkün. Devletin üzerinde yükseldiği üç ayaktan biri olan sabit sınırlar meselesi belirsiz. Sınırları sürekli değişen genişleyen başkalarına tecavüz eden bir yapı. Halka gelince, kadim bir halkı kıyıma uğratanların onların evlerine yurtlarına yerleşenlerin hepsi dışarıdan gelmiş getirilmiş toplama bir ulus.  Herkesin cebinde başka ülkenin pasaportu var ve dünyanın siyasal terminolojisinde yerleşimci ve işgalci olarak anılıyorlar. Anayasa ise ırkçılık üzerine kurulu ve çocukların öldürülmesi ve işkence kanunlarla güvence altında.

Müslümanlar olarak ilk kıblemizin orada olması ne kadar kıymetliyse, Hz. İsa’nın doğduğu dolaştığı düşünülen yerler de o kadar mübarek. Yahudi halkı için de kutsal mekanlar var. Hiçbir varoluş sonsuza dek zorla şerle sürdürülemez. Kimliği varlığı paramparça edilmek istenen Filistinlilerin yaşadıklarını, bilincin kabuğunu çatlaşıp derinlerden tekrar yükselişini edebiyatta izlemek mümkün. Romancı Gassan Kanafani, Emil Habibi, şair Mahmut Derviş, Nizar Kabbani ve büyük yazar ve şairler Yahudi olmayı değil icraatları mahkum ederek çok kıymetli bir bilinç yükselmesi yarattılar. Bir Filistin vardı Bir Filistin yine var diyen Derviş bir meş’ale. Filistin var ve Filistin halkı insanlığın onuru.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
29.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive