Yıldız RAMAZANOĞLU

Karar Gazetesi



Bookmark and Share

Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları


2.5.2018 - Bu Yazı 706 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsanlığın ortak değerlerine ulaşmak için tecrübelerin karşılıklı aktarımı lazım. Ne kadar farklı coğrafya ve kültürlerde yaşarsak yaşayalım huzur güvenlik kendini gerçekleştirme sevme sevilme ve özgür olma gibi temel beklentilerimiz var. Özelikle savaş ve barış süreçlerinde yaşanan deneyimlerin paylaşılması kötülüklerin tekerrür etmesini önlemede işe yarayabilir.

***

Geçen mart ayında “zor zamanlarda kadınların diyaloğun sürdürülmesi ve çatışma çözümündeki rolü” başlıklı bir çalışmayla İstanbul’da Kolombiyalı kadınlarla bir araya gelmek küresel insani çözümler adına ufkumuzu biraz daha genişletti. Toplantıdan kısa süre önce Kolombiya’da 1964’ten beri devam eden iç savaş sona ermiş taraflar arasında barış anlaşması imzalanmıştı. Sosyalist ve liberal parti liderlerinin hükümet güçleri tarafından öldürülmesiyle komünist Manuel Marulanda tarafından kurulan silahlı örgüt FARC(Kolombiya devrimci silahlı örgüt) kısmi halk desteği de almasına rağmen, halka da büyük acılar yaşatmıştı. Eşitsizliklerin adaletsizliklerin giderilmesi için silahların değil insanların konuşması gerektiği anlaşılana kadar ağır bir çöküş yaşandı. Nüfusu 48 milyonu aşan Latin Amerika ülkesi Kolombiya yarım asır boyunca çok acılar çekti, 260 bin kişi hayatını kaybetti, 6 milyondan fazla insan yerinden oldu, göç etti.

İrlanda Norveç desteğinde DPI’ın düzenlediği toplantıya dönelim. Kadınların barış süreçlerine katılımına genel bir değerlendirme yapan Birleşmiş Milletler Siyasi İşler Bölümü Kıdemli Uzlaşma Danışmanı Elisabeth E. Scheper kadınların silah tutanlardan daha farklı bakarak insancıl girişimlerle hayatı kurtarmaya yönelebildiğini söylüyordu. Fakat Türkiye’li katılımcılardan BM’in Suriye’deki hatta Somali ve Libya’daki işlevsizliğiyle ilgili epeyce eleştiri aldı. Açıkçası Suriye’den farklı etnisiteden ya da inançtan olsa da daha çok hükümet yetkilisi kadınlarla temas kurabilmişlerdi. Sahadaki farklı kadınlara, muhaliflere ulaşmayı başaramamıştı BM. Bosna savaşından sonra etkisini yitirmiş, Suriyeli mülteciler konusunda da son derece etkisiz kalmıştı. Açıklamalar kurumsal sınırları da çiziyordu net biçimde. Elbette bölge halklarının ve yönetimlerinin birer özne olarak akıl almaz hataları var ve bu bahsi diğer.

Kolombiya barış süreci Norveç Kolaylaştırıcı Ekibi eski üyesi Idun Tvedt iyi bir gözlemci olarak kadınların gücüne tanık olmuştu. Şiddeti belgelemeleri, çocukların hakları için verdikleri mücadeleler, geniş kadın ağları oluşturup çatışmacı dili değiştirmeleri, uluslararası konferanslar düzenlemeleri, çatışmanın derinliklerine inip toplumsal eşitsizliklere, daha ince noktalara ulaşabilmeleri, örgütün taban bulmasını sağlayan kimi gerçekliklerle yüzleşmeleri gibi nice çalışmalar. Tvedt’e göre anlaşmayı yazanlar da büyük ölçüde kadınlardı.

Teorik gözlem ve akademik çabalar elbette önemli ama sahadan gelen, bütün çatışmalı süreçler üzerlerinden geçmiş Kolombiyalı kadınları dinlemek gerçekten de çok etkileyiciydi. Kolombiya Ulusal Tarihsel Hafıza Merkezinden Nancy Prada Prada kurbanların hatıralarını anlattıkları ses kayıtlarını dinleyince yaşanan vahşet, tahayyülünün ötesine geçmiş. Uluslar arası uyuşturucu ekim ve dağıtım trafiğinin de parçası olan Farc’la barış masasına ilk oturulduğu yıllarda kadınlar çağırılmamış. Onlar ise boş durmayıp hafıza merkezleri kurarak anıları topladılar. Hatırlama barışın müttefikidir çünkü, unutmak bizi tekrara götürür, hatırlayarak kötülüğün tekrar etmemesini sağlamak mümkün Nancy’ye göre. Kurbanlara ne olduğunu bilmek önemli bir ihtiyaç ve eleştirel bir egzersiz. Hafızaya kara çalanlar intikam ve hırstan kaçamayanlar. Deneyimlerin içine bakan hafıza adaleti değil hakikati arar ve barışa yönelik ses çıkarır. Nancy annesinden dinlediği hikayeyi anlattı sonra. Kendi ifadesiyle örgüt bazı gençleri kandırıp götürmüştü. Annesi Kordoba bölgesinde yaşayan kadınlar topluluğunu harekete geçirmiş ve ikiyüz kadın çocuklarını almak için yola çıkmışlardı. Sabah altıda başlattıkları yürüyüşte dizlerine kadar çamura saplansalar, korksalar da endişelerini bastırmış, paramiliterlerin tehditlerine aldırmadan çocuklarını kurtarmışlardı.

***

Bir kadının oğlu (Louis Fernando) kaybolmuştu, onu yıllarca aradıktan sonra bir operasyonla orman yürüyüşünde yakalanıp öldürüldüğünü öğrendi. Bu arayışa yavrularını arayan bir kuşun adı verilmişti. Sebatkar kuş Siriri. Daha sonra bütün yavrusunu arayanların adı oldu. Sonra örgü örerek hayatı organize ettiler ve buna bazı erkekler de katıldı. Yaşlılar çatışmaların kovulduğu arazileri ruhsal olarak temizlediler ve örgülerle giydirdiler. Barış imzalandığında kendilerine yaşatılanları bazı kadınlar affetti bazıları ise affetmedi. Tecavüze uğrayanlar kendilerini yeniden var edebilmek için Anka İnisiyatifini kurup başlarına gelenleri anlatmaya şiir öykü masal şeklinde yazmaya başladılar. Bu yazılanlardan Anka kuşunun Sığınağı adlı bir kitap çıkarmışlar. Güven içinde insanca yaşama hak ve arzusunun peşinden kıyamete kadar gidecek insanoğlu.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
5.12.2018
Mahalle hakkında
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Toprak
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
25.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
13.4.2017
Erzurumlu gençlerle kitap yolculuğu
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive