Yusuf Kaplan

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Neden kader seçimi?


27.4.2018 - Bu Yazı 253 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye, siyaset mücadelesi vermiyor; varoluş mücadelesi veriyor.

Yönünü bulma, yörüngesine kavuşma, Batılıların yaptıkları tarihin önünde sürüklenen bir figürandan, yeniden tarihi sürükleyecek bir aktör konumuna yükselme mücadelesi bu...

VAROLUŞ MÜCADELESİ...

Varoluş mücadelesi olarak tanımladığım bu süreç, hakikat medeniyeti mücadelesidir; o yüzden çok zorlu, zahmetli ve yorucudur doğal olarak...

O yüzden inişli-çıkışlıdır...

Tam bu noktada, bu toplumun tarihî derinliğinin ve ruhköklerinin temsilcisi olma, geleceğini şekillendirme iddiasında olan İslâmî kesimlerin takınacağı temel tavır, varoluş mücadelesi gerçeğini gözününde bulundurarak yalpalamamak, “bu gemi”nin batmaması için çaba sarfetmek; bunun için de yapılan doğruları teslim etmek, yanlışları da yıkıcı değil, yol-yordam gösterici bir dille hatırlatmak olmalıdır.

Bu süreçte “yalakalar” da, olur olmaz şekillerde “bağırıp-çağıranlar” da, hem ülkeye hem de bu varoluş mücadelesine zarar vermekten başka bir iş yapmış olmazlar.

O yüzden bendeniz, Türkiye’nin, medeniyet coğrafyamızın ve dünyanın sorunlarına hiç bir zaman parti politikaları açısından yaklaşmadım, yaklaşamam, yaklaşamayız.

Her zaman şunu yazdım ve söyledim: Siyaset araçtır; hakikat amaç. Aracı amacın önüne geçirirseniz, hakikatten eser kalmaz ortada. Aslolan hakikattir, gerisi teferruat.

24 Haziran seçimlerine de parti politikaları açısından yaklaşmıyorum. Medeniyet yürüyüşümüzün geleceği açısından, dolayısıyla medeniyet perspektifiyle yaklaşıyorum ve iki asırdır yaşadıklarımızı bir varoluş, toparlanış, diriliş ve ayağa kalkış mücadelesi olarak görüyorum.

YARMA HAREKÂTI SÜRECEK...

24 Haziran seçimlerine de bu kaygılarla bakıyorum ve bu seçimlerin Cumhuriyet tarihi boyunca karşı karşıya kaldığımız en kritik ikinci hayatî seçim olduğunu görüyorum.

Bu toplum, Menderes’le birlikte bir yarma harekâtı gerçekleştirdi. Bu yarma harekâtı sadece siyasetle ilgili değildi. Bu toplumun medeniyet iddialarına sosyal, kültürel, entelektüel bütün alanlarda yeniden sahip çıkma mücadelesiydi bu.

Menderes’ten bu yana medeniyet iddialarımıza sahip çıkabilmemizi mümkün kılacak yolu açacak rotamızı bulma, yörüngemize kavuşma mücadelesi verdik ve bu mücadelede hem niteliksel kayıplarımız oldu hem de gözardı edilemeyecek kazanımlar elde ettik.

Niteliksel kayıplarımızdan kastettiğim şey şu: Bu toplumun kırdan kentlere göçüyle birlikte hızla, ciddî bir bedel ödemeden Müslümanlanlığını hatırlaması, İslâmîleşmede kitlesel / niceliksel bir patlama yaşanmasına yol açtı.

Bedel ödemeden İslâmî kimliğe yeniden kavuşmamız, sadece şeklî bir Müslümanlaşma biçiminin zuhûr etmesine yol açtı.

KAYIPLARIMIZ: SEFİH SEKÜLERLEŞME SÜRECİNİN YIKIMLARI...

Bundan sonraki süreci kestirmek hiç de zor değildi artık: Özal döneminden itibaren hızla liberalleşme sürecine girilince, toplum bir anda sekülerleşmeye başladı süratle...

Akparti iktidarlarına gelinince, bu sekülerleşme süreci, kontrolden çıktı: Oportünizm, konformizm biçimleri, ucuz müslümanlaşma biçimlerini de dönüştürdü.

Ve gelinen noktada, İslâmî kimlikler ve duyarlıklar kırılganlaştı ve zamanla aşınarak buharlaşma eğilimi gösterdi.

Bu çok tehlikeli bir süreç. Bu sefih sekülerleşme biçimlerinin önüne geçemezsek, bu toplumun omurgasını oluşturan İslâmî kimliğini hem korumakta hem de bunu medeniyet iddiasına dönüştürecek bir atılım gerçekleştirmekte zorlanabiliriz.

Bu sefih sekülerleşme sürecinin kontrolden çıkmasında, 2000’li yıllardan itibaren bütün küre ölçeğinde sel gibi yayılan postmodern popüler pagan kültürün Türkiye’de de etkisini hissettirmesindeki payını gözardı edemeyiz.

Unutmayalım: Çin, Hindistan ve Japonya başta olmak üzere, bütün Asya ülkeleri bu postmodern popüler pagan kültürün önünde duramadılar; üstelik de bütün direnç noktalarını yitirerek tuzla buz oldular.

KAZANIMLARIMIZ: VESAYET SİSTEMİNİN SONU VE TÜRKİYE UMUDU...

İslâm dünyasında, münhasıran da Türkiye’de hiç olmazsa bu gelen dalganın ne denli yıkıcı olduğu fark edilmiş durumda ve toplumun bütün İslâmî kesimleri bu dalganın önüne geçebilmek için iyi kötü mücadele veriyor -şimdilik gelişigüzel de olsa...

Sadece biz direniyoruz yani. Ve o yüzden sadece Türkiye, umut ışığı sundu İslâm dünyasına bir kez daha.

Gelinen noktada Türkiye’nin etki alanı ilke kez Türkiye sınırlarının dışına taştı ve bütün dünyada da Türkiye’nin dünyanın ruhu, mazlumların umudu ve zorbaların korkusu olduğu anlaşıldı.

Bu büyük bir kazanım. Bu kazanımın ete kemiğe büründürülmesi gerekiyor işte.

Bunun için de ülke içinde düşünce, eğitim, kültür, sanat, şehircilik, medya ve gençlikte büyük atılımlar atacağımız belirleyici bir kader ânı olacak bundan sonraki süreç.

Bu atılımları gerçekleştirebileceğimize dâir bazı ipuçları var elimizde.

Bunların başında vesayet rejimini tarihe gömmemiz gerçeği geliyor.

İşte 24 Haziran seçimlerinin bu süreçte, dönüm noktası olacağını düşünüyorum ya da öyle olacağını, olması gerektiğini söylüyorum.

Çünkü ilk defa köklü bir sistem değişikliğine gidiyor Türkiye, cumhuriyet tarihinde bu seçimlerde.

Yüzyıl boyunca, hatta iki yüzyıl boyunca, vaziyeti idare etmekle yetindik sadece. Önümüzdeki süreçte, Halkın iradesi idareye vaziyet edecek bir konuma yükselecek inşallah.

Bürokrasi baştan sona yenilenecek...

Devlet silbaştan inşa edilecek...

Türkiye hızlı karar alan ve aldığı kararları Batılıların şu ya da bu şekilde kontrol ettikleri askerî, hukûkî, ekonomik vesayetleri aşarak hem kendi kaderini şekillendirecek hem bölgenin geleceğinde kilit roller üstlenecek bir zihnî, siyasî, kültürel, askerî ve stratejik bağımsızlaşma sürecine girecek...

Bütün bunlar, emperyalistleri fenâ hâlde ürkütüyor...

O yüzden Türkiye’yi içerden ve dışardan kuşatıyorlar.

Benim beklentim, önümüzdeki süreçte, bu çifte kuşatmayı yarabileceğimiz yönünde.

İşte o zaman sıra -çok geç kaldığımız- eğitime, kültüre, şehirciliğe gelecek diye ümit ediyorum.

O yüzden sen-ben davası gütmeden ülkenin ve bölgenin önünü açacak basiretle hareket etmek zorundayız. Yoksa iş işten geçtikten sonra dövünmenin bir anlamı olmaz... Vesselâm.

.

Facebook Yorumları

Kod8
13.8.2018
Dalga-kuramazsak yok oluruz!
12.8.2018
Hiç kimse Türkiye’nin haydutlara boyun eğmesini beklemesin!
10.8.2018
Akılla bilirsin, kalple bulursun, ruhla olursun
5.8.2018
Emperyalist her yerde: İstikametin üzerinde titre! (1)
3.8.2018
Amerikan jeo-politiğinin İslâm’ın teo-politiğiyle savaşı
30.7.2018
Eğitimde devrim yapabilirsek tarihi biz yapmaya başlayabiliriz yeniden...
29.7.2018
Asya çağı’na doğru: Batı ekseni için sonun başlangıcı
23.7.2018
Cemaatler, Ehl-i Sünnet omurga ve geleceğimiz
22.7.2018
Batılıların yüzyıllık stratejisi:
20.7.2018
Tekvînî ve tenzîlî âyetler, dînî ve din-dışı “cemaatler”
16.7.2018
Zihniyet ve maarif devrimi olmadan aslâ!
15.7.2018
15 Temmuz direnişi, diriliş ruhuna dönüştürülmeli
13.7.2018
Socrates’i öldürmeliyiz; yoksa metafiziksiz bilim, yok oluşa sürükleyecek hepimizi...
9.7.2018
Topçu’nun düşüncesi: İrade metafiziği ve postmodern krizi öngörmesi
6.7.2018
Eğitim, kültür ve medyada büyük atılımın beş şartı
24.6.2018
Tarihin nasıl yapılacağına karar vereceğiz...
18.6.2018
Çağ körleşmesi ve ruh üşümesi: Sûr’a üfleme vakti şimdi... (2)
17.6.2018
Çağ körleşmesi, ruh üşümesi ve ruh’un diriltici “sûr” üflemesi... (1)
15.6.2018
Ramazan, ümmîleşme seyrüseferi; bayram, ümmetleşme zaferi
11.6.2018
Hakikat neresi, siyaset nereye düşer?
8.6.2018
TİKA’ya ve Arifan’a saldırmanın dayanılmaz hafifliği!
4.6.2018
Süleymaniye, Sinan’ın ibadeti; senin ibadetin ne, peki?
3.6.2018
Şehir, oruç tutar mı? Hem de nasıl!
1.6.2018
Bin yıllık omurga: Ortak tarih şuuru ve medeniyet tasavvuru
28.5.2018
Ruh atılımı olmadan aslâ!
25.5.2018
Askerî darbe girişiminden sonra şimdi de ekonomik darbe...
21.5.2018
İngilizlerle Yahudileri çözmeden bir mesafe katedemeyiz!
18.5.2018
Yahudiler dünyayı esir aldılar: Dünyanın bir Yahudi Sorunu var
14.5.2018
Köklü sorunlara köklü çözümler gerekir...
11.5.2018
Batılılar, yüzyıllık hesaplarını Türkiye üzerinden yapıyorlar!
6.5.2018
Anadolu’da fırtınaya direnen ve yeşeren tohumlar...
4.5.2018
Bir medeniyet meselesi olarak sinema
30.4.2018
Osmanlı ruhu ve modeli: İnsanlığın geleceği
29.4.2018
Hakikat şarkısı bitmesin diye uykuyu kendilerine haram edenler var olduğu sürece...
27.4.2018
Neden kader seçimi?
23.4.2018
Suud ve İran: İki püsküllü belâ!
20.4.2018
Kader seçimi
16.4.2018
Asıl hedef Türkiye!
15.4.2018
Suriye vuruluyor ama hedef Türkiye kuşatılmasıdır!
13.4.2018
İsrâ ve Mirac: “Lâ”dan “illâ”ya... İki “gece yolculuğu”…
9.4.2018
Deizmin kökleri ve nasıl önlenebileceği...
9.4.2018
İki büyük tehlike: Deizm ve ateizm dalgası
6.4.2018
Türkiye, yeni bir eksen oluşturamadığı sürece...
2.4.2018
Maddî bakımdan büyürken, İslâmî bakımdan kan kaybetmemizin önüne nasıl geçebiliriz?
1.4.2018
Yürüdüğün yol kadar değil, aldığın mesafe kadarsın...
30.3.2018
Hedef Mısır değil, İhvan!
26.3.2018
Gençlerini ihmal edenler, geleceklerini imha ederler!
25.3.2018
İşte bir maarif inkılabı taslağı...
23.3.2018
Üç Aylar’da bütün yollar yürek ülkesi’ne çıkar...
19.3.2018
Kur’ân’ın kuşatıcılığını, aklın sınırlayıcılığına hapsetmek!
16.3.2018
Hem çağ’ı tanıma! Hem de tefessüh etmiş bir çağa göre Kur’ân’ı yorumla! Felâket, bu!
12.3.2018
Müslümanların direniş, diriliş ve varoluş yolculuğu...
9.3.2018
İnsan yetiştirmeden ve dünyasını inşa etmeden aslâ (1)
5.3.2018
Arapça Kitap ve Kültür Günleri: Sessiz bir devrimin ayak sesleri...
2.3.2018
Bütün darbeler İslâm’a karşı yapılmıştır
26.2.2018
Türkiye’nin ve coğrafyamızın istiklâl ve istikbal mücadelesi...
25.2.2018
Yaşadıklarımız, büyük doğum’un sancılardır...
23.2.2018
Üç Turgut Cansever: Düşünür, Mimar, Bilge
19.2.2018
Direniş ve diriliş ruhuyla donanmadan aslâ!
16.2.2018
Afrin Harekâtı: Türkiye’nin kendini bulma ve tarih yapma yolculuğu...
12.2.2018
Suriye’de kurtlarla dansımız başladı...
11.2.2018
Üç Abdülhamid: Mü’min, Mürîd, Sultan
9.2.2018
Suriye ve Mısır’la ilişkiler gözden geçirilmeli vakit geç olmadan...
5.2.2018
Türkiye’nin yanında mısın, karşısında mı?
4.2.2018
Bu ülkeyi herkes için güven adası yapmak zorundayız...
2.2.2018
Çanlar, Amerika için çalıyor...
29.1.2018
Amerikan hegemonyasının yani Yahudi gücü’nün sonuna doğru...
28.1.2018
“Türk askeri İslâmlaşıyor!” diye şikâyet eden celladına âşık tasmalı çekirgeler var bu ülkede!
22.1.2018
Afrin operasyonu: Dönüm noktası...
15.1.2018
Sorun üreten değil sorun çözen âdil bir hukuk sistemi şart!
8.1.2018
Durduğunuz yer, bakışınızı da, akışınızı da belirler...
5.1.2018
İran’la ortaklaşa oynanan asırlık tehlikeli oyun!
25.12.2017
Tarih fânîdir, hafıza bâkî...
24.12.2017
Dünyanın, “Tanrı’yı kıyamete zorlayan” bir 'Yahudi sorunu' var
22.12.2017
28 Şubat darbesi ve yıkımı...
18.12.2017
Hakikatin şifreleri: Hayatı okuma ve dokuma hamleleri...
15.12.2017
Tarihî kriz ve krizi aşmanın yolları...
8.12.2017
Küresel bir İntifada başlatılmalı!
3.12.2017
Türkiye’ye diz çöktürmek için “engizisyon mahkemesi” kurdular!
27.11.2017
Diyanet için üç büyük atılım önerisi
26.11.2017
Balkanlar’ın umudu: Köklü bir gelecek tasavvuru
24.11.2017
Suudlar ateşle oynuyor!
20.11.2017
Önümüzü açacak bir eğitim sistemi önerisi
17.11.2017
Sistemi dönüştürmek mi, sistem tarafından dönüştürülmek mi?
13.11.2017
Gazâlî yıkıcı mı, kurucu mu?
12.11.2017
İslâm, tek vazgeçilemezimiz olmadığı sürece...
10.11.2017
Suudlara biçilen tehlikeli roller!
3.11.2017
“Şoför” müyüz, “taşıt” mı?
30.10.2017
Diyanet büyük düşünmeli, kendisini yıpratmamalı ve yıpratılmamalı
27.10.2017
Medine’den Medeniyet’e, İstiklâl’den İstikbal’e...
23.10.2017
İlerleme putu ve zihnî felçleşme
16.10.2017
Kervan’ın yolu niçin kesildi?
15.10.2017
Erdoğan’dan Saddam icat etmek istiyorlar!
13.10.2017
Türkiye’nin tam bağımsızlık yürüyüşü engellenemeyecek...
9.10.2017
İslâm, nasıl yeniden geleceğimiz olabilir?
2.10.2017
Eğitim, kültür ve medyada devrim yapmadan aslâ!
29.9.2017
Dünyanın üzerinde bir Avrupa hayaleti dolaşıyor...
22.9.2017
Hicret Ruhu: Diriliş umudu ve ufku
18.9.2017
Tarih, gücün değil, hakikatin kanatlarında yükselir…
17.9.2017
Çember daralıyor ama Türkiye herkesi şaşırtacak..
15.9.2017
Dünyayı çölleştiren, insanı tehdit eden tekno-paganizm çağına hoşgeldiniz!
11.9.2017
İnsansız şehir, şehirsiz insan…
8.9.2017
Gönül coğrafyamız, fokur fokur kaynıyor, bizi bekliyor…
4.9.2017
Kurban’ı “barbarlık” olarak görmek!
3.9.2017
Kurban’ın öğrettiği hakikat: Ölüm gerçeği’nden ölümsüzlük fikri’ne ulaşmak…
1.9.2017
Kevser ve ebter: Nahr günleri ve “intihar” günleri
28.8.2017
Dünya bizi bekliyor… İyi hazırlanmalıyız…
25.8.2017
Yarın, çok geç olabilir…
21.8.2017
Laiklik dogması ve sopası…
20.8.2017
Batı komada… Türkiye yola çıktı…
14.8.2017
Dikkat! ABD, Türkiye’nin altını oyuyor adım adım…
13.8.2017
Önümüzü açacak bir millî kültür hamlesine doğru…
11.8.2017
1400 yıllık birikim “uydurulmuş din”, oryantalistlerin fikirleri “indirilmiş din”, öyle mi?
7.8.2017
İslâm’ın temel kaynaklarına yapılan saldırılara seyirci kalamayız!
6.8.2017
Eğer İslâm’ı kaybedersek, sadece biz değil, bütün insanlık kaybeder…
4.8.2017
Diyanet, Türkiye’nin önünü açacak tarihî rolünü oynamalı…
31.7.2017
Bu topraklardaki İslâmî varlığımız tehlikede… Oysa anahtar bizde!
30.7.2017
Medeniyetimizin ruhu Tarihî Yarımada ve hafızası Babıâlî ölüyor adım adım…
28.7.2017
Uyarıyorum: Devletleri çökerttiler… Cemaatler de çökerse, her şey biter…
24.7.2017
Kudüs, siyonist esaretinden kurtulmadıkça, dünya barış yüzü göremeyecek…
21.7.2017
Kudüs özgürleşmeden “özgürüm” deme!
17.7.2017
Dünya tükendi ve Türkiye’ye kilitlendi…
14.7.2017
15 Temmuz’un hedefi: Cemaatleri ve Ehl-i Sünnet Omurga’yı çökertmek
10.7.2017
Beşinci Cumhuriyet’e doğru…
7.7.2017
Gelen siyasî darbe: Kaos planı ve Türkiye’nin durdurulması
3.7.2017
Laiklik pompalanacak, 15 Temmuz ruhu bombalanacak, Alevî meselesi kaşınacak…
2.7.2017
Yol, sefasını sürenlerle değil, cefasını çekenlerle yürünür…
30.6.2017
İnsanlığın dekadansla ölüm dansı, çıkış yolu ve Türkiye’nin rolü
26.6.2017
Bayramın tatile dönüşmesi: İnsanın ve hayatın çölleşmesi…
23.6.2017
Kadir Gecesi takdir olunan iktidar ve kudret
18.6.2017
Kültürde kazanılamayan istiklâl mücadelesi, kaybedilmeye mahkûmdur…
16.6.2017
Kılıçdaroğlu, ateşle oynama!
12.6.2017
92 yaşındaki âlim Karadavi’yi terörist ilan etmek için çıldırmış olmak gerek!
11.6.2017
İngilizlerin 2 asırlık stratejisi: İslâm’sız Dünya, Türkiye’siz İslâm
9.6.2017
Devletleri ve bütün İslâmî hareketleri yok etmek istiyorlar!
5.6.2017
Hüznün gönül coğrafyası: Ramazan’ın diriltici sesleri ve renkleri
2.6.2017
Türkiye’nin küresel güç olmasının yolu Suriye’den değil Balkanlar’dan geçer...
29.5.2017
Balkanlar bizi bekler... Stratejik akıl şart!
28.5.2017
Osmanlı, Balkanlar’da yaşıyor: Kosova izlenimleri...
26.5.2017
Üç Akif Emre: Ahlâk anıtı, dava adamı ve fikir adamı
22.5.2017
Özlü bir medeniyet tasavvuru manifestosu
19.5.2017
Yeni bir dünya kurulacak, Türkiye, kurucu rol oynayacak...
15.5.2017
Türkiye’nin uzun soluklu medeniyet yürüyüşü: Osmanlı ruhunun dirilişi...
14.5.2017
Medeniyet krizi: Önümüzü açacak Maarif Modeli ve Siyer-i Nebî Projesi
12.5.2017
FETÖ zihniyeti’yle mücadele etmeden FETÖ’yle mücadele edilemez!
8.5.2017
Türkiye’siz yeni bir dünya kurulamaz...
7.5.2017
Gençlik dizileri, gençleri kurşuna diziyor!
5.5.2017
Yol, değerini bilenlerle yürünür...
1.5.2017
İslâmî entelektüel omurga olmadan aslâ!
30.4.2017
Balkanlar’ı kendi hâline terk edemeyiz!
28.4.2017
Anadolu ruhu, dirilişin mayasını karıyor adım adım...
24.4.2017
İki Gece Yolculuğu: “Lâ”dan “İllâ”ya...
23.4.2017
İslâmcılığı gösteriyorlar ama hedef İslâmî omurganın çökertilmesi!
21.4.2017
Asıl iş şimdi başlıyor... Taze bir heyecan dalgası şart!
17.4.2017
Erdoğan’a 20 öneri
16.4.2017
Milletin devletine ve 5 Millî Seferberliğe doğru...
14.4.2017
Çifte vesayet düzeni sona erdirilmedikçe...
10.4.2017
Kilise saldırıları: İhvan’ı bitirme tezgâhı...
9.4.2017
Türkiye’yi “boğmak” istiyorlar: Dışarda temkin, içerde teyakkuz şart!
7.4.2017
Türkiye "yeni Endülüs" olmayacak...
5.4.2017
Türkiye’nin Batı’yı rahatsız eden tarihî seçimi, asimetrik savaş ve teyakkuz
24.3.2017
Türkiye’yi vurmak için bahane arayacaklar... Teyakkuz ve tedbir şart!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8