Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Akın ÖZÇER

Serbestiyet.com



Bookmark and Share

Adiós a esta Europa (Bu Avrupa’ya elveda)


19.4.2017 - Bu Yazı 124 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle ilgili anayasa değişikliği referandumundan “Evet” oylarının çıkmasını birçok nedenle olumlu karşılayanlardanım. Anayasa değişikliğinin içeriğiyle ilgili görüşlerimi birkaç yazımla aktarmış olduğum için burada bir kez daha yinelemek istemiyorum. Bu konuda özetle altını bir daha çizmekte yarar gördüğüm iki husus var. Birincisi, devlet sistemi konusunun, başka bir deyişle bir ülkenin parlamenter, yarı başkanlık ya da başkanlık sistemiyle yönetilmesinin, evrensel demokrasi ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla, demokratik bir tercih olduğu. İkincisi, halk tarafından onaylanan bu anayasa değişikliğinin, uyum yasalarının çıkarılması ve Siyasi Partiler ve Seçim yasalarında gerekli değişikliklerin yapılmasıyla birlikte herhangi bir demokratik zafiyeti bulunmayacağı gibi Cumhurbaşkanı’nın yetkileri açısından da mevcut anayasadaki çarpıklığı gidereceği.     

Gel gör ki anayasa değişikliğinin içeriğiyle ilgili ciddi eleştiriler bir tarafa, “Hayır” cephesinin kampanyası 18 maddelik pakette yer almayan hususlar üzerinden ve kimi saçma iddialarla yürütüldü. Etik olmasa da karşı propagandanın bu tür iddialar üzerine kurulmasını sonuçta “Hayır” cephesinin tercihi olarak görmek mümkün. Sorun, bu tür propagandayı iki-üç yıldır Erdoğan üzerinden Türkiye karşıtlığı yapan Batı medyasının ve Almanya başta olmak üzere bazı Avrupalı siyasetçilerin de benimsiyor olması.

Erdoğan’ı anayasa değişikliği önerisi daha ortada yokken “Sultan” ve “Diktatör” ilan etmiş olan çevreler, 15 Temmuz’dan sonra bir yandan darbecilere ve PKK’lı teröristlere kol kanat gererken, öte yandan da referandumda etik olmayan kara propagandanın içinde yer aldılar. Bununla yetinmeyip, Hollanda’da olduğu gibi çok daha ileri giderek uluslararası anlaşmaları ve AİHS’ni (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi) çiğneme pahasına Erdoğan üzerinden Türkiye karşıtlığı yaptılar.  Bunun demokratik bir tutum olduğunu söylemek mümkün değil kuşkusuz.

Geçen Cumartesi referandumu izlemek üzere İstanbul’a gelmiş olan Arte’nin eski temsilcisi ve Slate.fr yazarı Arianne Bonzon’la talebi üzerine görüştüm. Kendisiyle bu konularda uzun bir sohbetimiz oldu. “15 Temmuz’dan sonra Batı dünyasıyla ilişkilerde hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını” söylediğim Bayan Bonzon, Batı Avrupa ülkelerinin kabul edilemez düşmanca davranışlarıyla ilgili olarak “Türkiye’nin başında Erdoğan’ı istemiyorlar anlamıyor musunuz” dedi. Bilinmeyen bir şey değildi; ilginç olan bunu Avrupalı bir gazeteciden duymaktı. Batı Avrupa için seçim ya da referandum, ne olduğu hiç önemli değildi, önemli olan Erdoğan neredeyse karşısında yer almaktı ne yazık ki.  

Bayan Bonzon’a da söylediğim gibi, Türkiye’nin evrensel demokrasi ilkelerine aykırı olmamak kaydıyla hangi sistemle yönetileceği kararını verecek olan Türk halkı, yabancı ülkelerin temsilcileri ya da medyaları değil kuşkusuz. Bu temel ilke tartışılırsa, Türkiye’nin bağımsız bir devlet olup olmadığını da tartışmak gerekir. AB üyelik sürecine emek vermiş eski bir bürokrat olarak, bu Avrupa’yı kabul etmem nasıl mümkün olabilir ki?            

Yazıma İspanyolca “Bu Avrupa’ya elveda” başlığı atmamın nedeni, bu düşüncemi yansıtıyor olmasının yanı sıra, El País’te referandum öncesi yayımlanan “Adiós a Turquía” (Elveda Türkiye) başlıklı yazıya cevap oluşturması. Avrupa Dış İlişkiler Konseyi (ECFR) Madrid Bürosu Başkanı José Ignacio Torreblanco’nun imzasını taşıyan yazının spotu son derece düzeysiz bulduğum şu cümleyi içeriyor: “Erdoğan ne zamandır kendisine elveda dediğimizin ve (onu gördüğümüzde) televizyonun sesini kapadığımızın farkında değil”. (No se da cuenta Erdogan de que hace tiempo que le dijimos adiós y le quitamos el volumen al televisor.)

Torreblanco yazısında İspanya ile Türkiye’nin geçmişini karşılaştırıyor. Franco döneminde İspanya’nın ne kadar geri olduğunu, AET’ye yaptığı başvurunun 1961’de reddedildiğini, Türkiye’nin ise 1963’de Ankara Anlaşması’nı imzaladığını anlatıyor. İspanya’nın daha sonra Türkiye’yi geçtiğini ama “kaydettiği büyük demokratik ilerlemelerin” Türkiye’ye 1999’da üyelik yolunu açtığını aktarıyor. Bu cümle Türkiye- AB ilişkilerini bilenleri gülümsetecek kadar abartılı. Helsinki’de üyelik yolunun açılması Türkiye’nin “demokratik reformlarının” değil, AB tarafının büyük deprem ertesi aldığı tek yanlı kararın sonucu. O dönemde kayda değer reformlar yapmadık çünkü.

Torreblanco, 2004’te başlayan müzakerelerden on yıl sonra Türkiye’nin eskiden İspanya’nın bulunduğu yere doğru gerilediğini söylüyor. Yazısının başında “kısa boylu bıyıklı” bir general olarak betimlediği Franco ile Erdoğan arasında benzerlik kuruyor ve Türkiye’de “otoriter davranışları olan bıyıklı bir başka beyden” (otro señor con bigote y modos autoritarios) söz ediyor. Yazı yukarıda aktardığım spottaki cümle ile sonlanıyor. (http://elpais.com/elpais/2017/04/12/opinion/1491992899_886660.html)  

İspanya, üzerine çok yazdığım ikili ilişkilerimizin mükemmel olduğu bir ülke. Ancak medyası sadece El País değil, ABC ve El Mundo da dâhil büyük gazeteleriyle kamuoyunu Erdoğan’ın sırtından Türkiye karşıtlığına hazırlıyor sanki.  Ayrı bir konu ama İspanyol medyasının aynı merkezden güdümlü uluslararası medyayla uyumlu tutumu ikili ilişkilerin geleceği açısından pek de hayırlı değil doğrusu.

Esas konumuza dönersek, Batı Avrupa medyasının referandumdan evet’ in çıkmasını genelde olumsuz yansıttığı ve Alman Sosyal Demokrat Parti Başkanı Martin Schulz gibi bazı Avrupalı politikacıların da bu yönde açıklamalar yaptıkları görülüyor. Bu politikacılardan biri de AP üyesi Türkiye raportörü Kati Piri. Bayan Piri referandum sonucunu, “Türkiye’deki bütün demokratlar için üzücü bir gün” olarak niteleyebiliyor. Oysa referandumlardan şu veya bu yönde çıkan sonuçlar demokrasinin özünü oluşturan halkın serbest iradesini yansıtıyor. AB, demokrasinin özüne böylesine aykırı söylemlerde bulunuyorsa, demokratlar olarak, bu Avrupa’ya, siyasetçileri ve medyasıyla evrensel demokrasi ilkelerine saygı gösterene kadar elveda demek durumundayız. Çünkü sadece Türkiye’nin değil dünyanın ihtiyaç duyduğu Avrupa böyle bir Avrupa değil.        

.

Facebook Yorumları

reklam
22.4.2017
Batı ile ittifakımız sorgulanmalı mı?
19.4.2017
Adiós a esta Europa (Bu Avrupa’ya elveda)
8.4.2017
İslamofobi Fransa’da geriliyor mu?
5.4.2017
Guyana neden kaynıyor?
2.4.2017
Sosyalistlerin Macron’la Valls’i
24.3.2017
Kürdistan kaosta vücut buluyor
22.3.2017
Dile getirilemeyen boşanma
19.3.2017
Avrupa’nın faşizmle dayanışması
14.3.2017
Hollanda haydut devlet mi?
18.8.2015
Çözüm süreci olmasaydı…
7.8.2015
Çözüm umudu büyük koalisyonda mı?
29.7.2015
Barışın yolu AKP karşıtlığından mı geçiyor?
24.7.2015
Daesh ile çözüme çomak sokmak
4.7.2015
Bir hayalin sonu
23.6.2015
Ahmet’in kitabı
19.6.2015
AK Parti ve liberal veya sosyal demokrat seçmen
16.6.2015
CHP’nin demokratik dönüşüm şansı var mı?
12.6.2015
Kutuplaşmaya devam mı, tamam mı?
9.6.2015
Çözüm karşıtlarının seçim zaferi mi?
3.6.2015
Bürokrasiyi yeniden yapılandırmak
29.5.2015
24-M seçimlerinin izdüşümü ve Türkiye ile karşılaştırma
26.5.2015
PKK/HDP Truva Atı mı?
23.5.2015
Türkiye’nin kayıp kuşakları ya da alaturka modernler
20.5.2015
İdama mahkûm edilen evrensel demokrasi
16.5.2015
HDP: Kimlik değiştirerek siyaset yapmak
12.5.2015
Brexit’in kılıcı
9.5.2015
HDP: Çözüm karşıtlarıyla flört etmek
5.5.2015
HAYSİYET MESELESİ
1.5.2015
Kıbrıs çözüm süreci
25.4.2015
Ermenilerin yüz yıllık yalnızlığı
22.4.2015
Koalisyon olasılığında yanıtlanması beklenen sorular
18.4.2015
Eski Türkiye’nin Ermeni politikası
11.4.2015
Batı medyasının gözüyle Erdoğan’ın Tahran ziyareti
02.04.2015
Çözümün karşılıklı güven boyutu
28.03.2015
Çözümün anayasal güvence boyutu
22.03.2015
Endülüs’te siyasi satranç
19.03.2015
İsrail’de çok olasılıklı erken seçimler
15.03.2015
İspanya ve Medeniyetler İttifakı
12.03.2015
Front National’in önlenemez yükselişi
08.03.2015
Barış sürecinde silah bırakma aşaması
04.03.2015
Beyaz bir sayfa açmanın güçlükleri (2)
28.02.2015
Beyaz bir sayfa açmanın güçlükleri (1)
25.02.2015
Çatışmadan barış sürecine
20.02.2015
Özerkliğin finansmanı ve Bask kotası
15.02.2015
Siyasi özerkliğin anayasal boyutu
04.02.2015
İspanya Yunanistan değil
25.01.2015
Çoğulcu sağduyuya sahip kesimin öncelikleri
22.01.2015
Fransa’daki ‘teritoryal, sosyal ve etnik apartheid’
17.01.2015
‘Hepimiz Charlie’yiz’ demek dergiyle özdeşleşmek mi?
13.01.2015
Hollande’ın İslamofobi karşıtı birlik mesajları
10.01.2015
Hepimiz Charlie’yiz
05.01.2015
Siyasete müdahale AB siyasi ölçütlerine aykırı
20.12.2014
Sil baştan seçeneğine neden evet diyelim ki?
15.12.2014
Türkçe siyasi gerilim romanında ‘Tek’
29.11.2014
El País’in Sultan dizisinin yarattığı Türkiye imajı
22.11.2014
Havana müzakere sürecine devam
05.11.2014
Düşündürücü tuhaflıklar
09.10.2014
“Kobané: Türkiye’nin hatası” mı?
07.10.2014
Lula’nın PT’si Rousseff ile yeni bir zafere mi koşuyor?
01.10.2014
Katalanların kaybolan referandum hayali
25.09.2014
İspanyol kadınların büyük zaferi
21.09.2014
İskoçya referandumunun ortaya koyduğu gerçekler
15.09.2014
Obama otoriterleşiyor mu?
12.09.2014
Amerikan yönetimlerinin çifte standardı
08.09.2014
Zirve’nin gölgesindeki sorun ve Türkiye’nin şansı
03.09.2014
Yeniyi savunana destek ya da köstek
28.08.2014
Siyaset mühendisliğinin son umudu ‘cohabitation’
24.08.2014
Çoklu kuşatma altındaki Çözüm Süreci
18.08.2014
Eşek arısı kovanına çomak sokmak
13.08.2014
Bonzon’un Obama polemiği
11.08.2014
Çarpıtılmış haberlerin hedefindeki Türkiye
09.08.2014
Sorgulama yeteneği olan çatı adayına mı oy verir?
07.08.2014
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine dışarıdan tutulan aynalar
01.08.2014
Homo Homini Lupus
27.07.2014
Asıl hedef ‘Yahudi devleti’ olarak tanınmak mı?
26.07.2014
Orantısız güçle ‘meşru savunma’
20.07.2014
MH-017 sefer sayılı Boeing 777 yolcularının katilleri kim?
15.07.2014
Batı medyasının vizyonu Erdoğan karşıtlığı
11.07.2014
Dış politika AK Parti’nin yumuşak karnı mı? (2)
07.07.2014
Dış politika AK Parti’nin yumuşak karnı mı? (1)
26.06.2014
Demokratikleşme yönünde atılmış doğru adım
21.06.2014
Mahkûm olan ‘kurucu irade’
19.06.2014
İhsanoğlu değil Santos gibi bir politikacı
16.06.2014
IŞİD’in Bağdat’a başkaldırısı
12.06.2014
Çözüm ile karşıtlığı arasında basit bir seçim
07.06.2014
Kürt sorununda çözülmesi gereken iki düğüm
04.06.2014
Diktatörün himayesinde yetişen demokratın vedası
02.06.2014
Değişmeyen parti değişimi savunamaz
28.05.2014
Ana muhalefetin sandıktan aldığı mesaj
27.05.2014
Toplumsal barışa sandık darbeleri
22.05.2014
Barışın kaderi sandıkta
20.05.2014
Sessiz çoğunluğun Soma’ya bakışı
17.05.2014
Yeter artık, ‘basta ya’
13.05.2014
Bon pour l’Orient demokrasi
08.05.2014
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı
02.05.2014
Demokrasi, Taksim’de gösteri yapma özgürlüğünden mi ibaret?
30.04.2014
Egemenliğe karşı jüristokrasi
27.04.2014
Ermeni açılımı ya da İttihatçı politikayla araya mesafe koymak
25.04.2014
Bizim diasporaya 99. yaş günü hediyesi
19.04.2014
Ayağımızın altından kayan demokrasi
14.04.2014
Ayrılıkçılığa karşı anayasal güvence ve CHP’nin konuya bakışı
10.04.2014
Alternatif iktidar
06.04.2014
Türkiye: Gerçeğin iki yüzü
02.04.2014
Siyaset mühendisliğine ilk tokat
28.03.2014
Çapulcunun hor gördüğü kalabalık
25.03.2014
Normal ve anormal
21.03.2014
Erdoğan Başbakan kalırsa…
19.03.2014
Asıl amaç Kırım sorununu çıkarmak mıydı?
17.03.2014
Sokak eylemleriyle iktidar değişikliği mümkün mü?
12.03.2014
Büyük komplo
11.03.2014
Batı medyasından siyaset arenamızdaki anomaliye desteğe devam
07.03.2014
Kırım’ın kendi kaderini belirleme hakkı tanınabilir mi?
05.03.2014
Córdoba cami-katedralinde neler oluyor?
03.03.2014
Brezilya karnavalının arka planı
28.02.2014
Paco de Lucía’yı sever misiniz?
27.02.2014
23-F darbe girişiminin karanlık noktaları
24.02.2014
Basit bir jestten biraz fazlası
21.02.2014
Nicolás Maduro’nun derin devleti
17.02.2014
BDP’nin ‘toplumsal barış ve müzakere’ yasa önerisi
13.02.2014
Beşinci Zirve’nin üzerindeki iç siyaset gölgesi
11.02.2014
Infanta Cristina’nın en uzun günü
07.02.2014
Barış sürecinde yasadışı dinleme skandalı
04.02.2014
Siyaset arenamızdaki anomali
29.01.2014
Demokrat olmanın ‘sine qua non’ koşulları
24.01.2014
CHP Suriye için Esad’dan daha iyi bir gelecek görmüyor
22.01.2014
CHP’nin Suriye politikasının iflası
21.01.2014
Hrant’ın yedi yıl sonra aklıma getirdikleri…
19.01.2014
Başka bir Gezi öyküsü
17.01.2014
‘ETA’nın sonunun gizli yönleri’ ve şiddetin anlamsızlığı
13.01.2014
AK Parti’nin iktidarda kalmasının bedeli
10.01.2014
Bak bir varmış bir yokmuş eski günlerde
06.01.2014
Liberal entelektüeller kendilerini “İslamcılara”mı kullandırtmış?
03.01.2014
Demokrasi ve evrensel oy hakkı
30.12.2013
Barışın önceliği var
27.12.2013
Yalnız bürokratı düşünen yok
24.12.2013
AK Parti ve PP’nin kara haftası
17.12.2013
Geri kabul neden ödün değil
14.12.2013
Katalunya İskoçya’nın izinde
13.12.2013
Bir yerel seçim öyküsü
11.12.2013
Barış sürecine sabotaja karşı tek yanlı ateşkes
09.12.2013
Anayasa değişmezse tüm kazanımlar yok olur
07.12.2013
Türkiye Kupası’nda büyüklerin hüsranı
05.12.2013
ABD’den Kolombiya barış sürecine destek
03.12.2013
Dışarıdan bakıldığında
29.11.2013
Bağımsız İskoçya’ya giden çıkmaz sokak
27.11.2013
Anayasa yapmama oyununu bozmanın yolu
21.11.2013
Hayaller nasıl gerçek olur?
18.11.2013
Çözüme 12 puan
14.11.2013
Barış ikinci turda kazanıyor
11.11.2013
Barışa doğru bir adım daha
08.11.2013
Bağımsızlığa karşı daha çok özerklik
03.11.2013
Başörtü yasağını özgürlük sorunu olarak görmemek
30.10.2013
ABD’nin eski alışkanlıkları, yeni yöntemleri
23.10.2013
AİHM’den ETA mahkûmlarına iyi haber
19.10.2013
AB’den hükümete orta, ana muhalefete kırık not
12.10.2013
Darbe girişimleriyle arasına mesafe koymamak
09.10.2013
Ana dilde eğitimin çatlattığı Jakobenizm
04.10.2013
Demokrasi postuna bürünmüş kırmızıçizgili muhalefet
28.09.2013
Çözümü BM Genel Kurulu’nda savunmak
21.09.2013
Seçimleri belirleyecek olan Y değil X kuşağı
16.09.2013
Demokrasi, daha çok demokrasi
09.09.2013
Çözüme karşı alan daraltmak
04.09.2013
Eski Türkiye ile iktidar hayali
30.08.2013
Bir düşüm var benim
26.08.2013
BM sisteminde insan hakları ihlalleri
21.08.2013
Kahire siyasi kriterleri
15.08.2013
Commedia all’inglese: oto-determinasyon hakkıyla sömürgecilik
11.08.2013
Hedefe darbenin mahkûm edileniyle varmak
05.08.2013
Mukdişu’nun köpekbalıkları
29.07.2013
Arap Sonbaharı’nda Başbakan’a açık mektup
24.07.2013
Çözüm sürecinin yan etkileri
18.07.2013
Devletin değil “AKP’nin büyükelçileri”
13.07.2013
Anayasa Komisyonu’nda düğümlenen çözüm süreci
07.07.2013
Mısır üzerinden darbe tehdidi
30.06.2013
Brezilya’daki protestolar Gezi direnişi ile ne kadar benzeşiyor
24.06.2013
Çözüme karşı her akşam bir doz gösteri
21.06.2013
Darbe yoksa, devrim var
14.06.2013
No pasaran por encima de…
10.06.2013
Gündem çözüm süreci ve yeni anayasa olmalı
21.05.2013
Başka ülke üzerinden geçmişle yüzleşmek (2)
18.05.2013
Başka ülke üzerinden geçmişle yüzleşmek (1)
14.05.2013
Reyhanlı’nın gölgesinde olası Suriye politikaları
11.05.2013
Barış temelinde birleşme
07.05.2013
Absürd dilemma
04.05.2013
Demokrasi ve başkanlık sistemi
27.04.2013
İki ucundan çekilen devlet
20.04.2013
Şu çılgın Chavistler
16.04.2013
Kuklacılar
13.04.2013
Toplumsal barış ve adalet
30.03.2013
ETA bildirisi ve bir yanlış bilgilendirme örneği
26.03.2013
Sürecin siyasi arenaya yansımaları
23.03.2013
Öcalan’ın mesajı
19.03.2013
Bir başka çözüm süreci
12.03.2013
İyi, kötü ve çirkin
09.03.2013
Efsanenin beklenen sonu
26.02.2013
Batasuna’nın yeniden doğuşu
23.02.2013
Mitterrand ve Erdoğan
19.02.2013
21. Yüzyıl Sosyalizmi’nin yeni lideri Correa
10.02.2013
Aynanın öbür yüzüne bakmak
03.02.2013
Yeni anayasanın kilit noktaları
02.02.2013
Bumerang
29.01.2013
Sosyal demokrat CHP’liler
27.01.2013
Egemenlik bildirisi ve zayıf noktaları (2)
26.01.2013
Egemenlik bildirisi ve zayıf noktaları (1)
19.01.2013
Yeni sürecin yol haritası
13.01.2013
Chavizm iktidara sımsıkı tutunuyor
12.01.2013
Cezayir görüşmeleri ve Txomin
08.01.2013
Başkanı ile birlikte yaşam savaşı veren ülke
06.01.2013
Çözüm yolunda adımlar
05.01.2013
Çözüm için umut ışığı
01.01.2013
Yılbaşı gelenekleri
30.12.2012
Iñigo Urkullu alçak profil izliyor
29.12.2012
Birliğe karşı birliktelik
25.12.2012
Hollande’ın küçük adımları
23.12.2012
Yereldeki evrensel
22.12.2012
Misyon
18.12.2012
Yasama dokunulmazlığı ve ifade özgürlüğü (3)
15.12.2012
Yasama dokunulmazlığı ve ifade özgürlüğü (2)
11.12.2012
Yasama dokunulmazlığı ve ifade özgürlüğü (1)
08.12.2012
Demokrasi öncelikle ilke demek
04.12.2012
Arabayı atın önüne bağlamak
01.12.2012
Dördüncü ikili zirve
27.11.2012
Bağımsızlık kumarını CİU kaybetti, ERC kazandı
24.11.2012
Havana barış müzakereleri
20.11.2012
Daha çok İber-Amerika
17.11.2012
Dünyada ölüm cezası
13.11.2012
İdam tartışması
10.11.2012
Çeşitlilik içinde birarada
06.11.2012
Dünyanın favorisi yarışta bir adım önde
03.11.2012
Başkanlık yarışının anahtarları
30.10.2012
Katalunya’nın imkânsız ikilemi
27.10.2012
Görüşme
23.10.2012
Bask milliyetçilerin muhteşem dönüşü
20.10.2012
Çifte standart
16.10.2012
Aynadaki görüntümüz
13.10.2012
Anayasa ve ülke bütünlüğü
09.10.2012
Daha çok egemenlik, daha az bağımlılık
06.10.2012
Seçimlerin anası
02.10.2012
Referandum tartışması
29.09.2012
Bağımsızlığa karşı federalizm
25.09.2012
Katalunya’nın bağımsızlığı neredeyse olanaksız
22.09.2012
Bilanço
18.09.2012
Suriye’ye karışmak ya da karışmamak (2)
15.09.2012
Suriye’ye karışmak ya da karışmamak (1)
11.09.2012
İçişlerine karışmak ya da karışmamak (2)
08.09.2012
İçişlerine karışmak ya da karışmamak (1)
04.09.2012
Demokratik hukuk devleti ve terör
01.09.2012
Cemil Çiçek’in çağrısı
28.08.2012
Bask erken seçimleri
25.08.2012
Gündemde yine terör var
21.08.2012
Diplomatik krizin arka planı
18.08.2012
Sivil toplum rahatsız
11.08.2012
İran’ın demokrasi ve insan hakları sicili
07.08.2012
Asıl gündem
04.08.2012
Askerin egemenlik alanı
31.07.2012
Seçeneksizlik
28.07.2012
Peces Barba ve yeni anayasa
24.07.2012
Atamalar ve vesayet rejimi
21.07.2012
CHP’nin değişim kurultayı
17.07.2012
14 Temmuz
14.07.2012
AİHM’den bir ETA militanı lehine karar
10.07.2012
Kimlikleri çalınan bebekler
07.07.2012
Meksika’da erkler ayrılığı dönemi
03.07.2012
Girişim
30.06.2012
Görevden alınan Devlet Başkanı
26.06.2012
Uçak krizini yönetmeye geçerli not
23.06.2012
Kısır döngü
19.06.2012
La vie en rose
16.06.2012
Venezuela’da Chávez olmadan Chavizm
12.06.2012
Fransa’da güçler birliğine doğru
09.06.2012
Nihayet partilerarası işbirliği
05.06.2012
UCD ve AK Parti
02.06.2012
Terazinin iki kefesi
29.05.2012
Hesap da, argümantasyon da yanlış
26.05.2012
Meksika seçimlerine doğru
22.05.2012
Kaya gibi sağlam bir sorun
19.05.2012
Devlet protokolü öndegelim sırası
15.05.2012
Başkanlık, yarı-başkanlık
12.05.2012
Fransa’da üçüncü tura doğru
09.05.2012
ETA’dan hükümete diyalog çağrısı
06.05.2012
Adieu Monsieur Sarkozy
01.05.2012
Darbelerin parmak izleri
28.04.2012
Hollande ve Türk-Fransız ilişkileri
24.04.2012
Hollande düelloya avantajlı başlıyor
21.04.2012
Oyun bitti mi
17.04.2012
Yeni Orta Doğu’da yeni Türkiye (2)
14.04.2012
Yeni Orta Doğu’da yeni Türkiye (1)
10.04.2012
İlk Adım sempozyumu
07.04.2012
İkinci masa
03.04.2012
Siyasi irade ve muhatapları
31.03.2012
Kültürel çoğulculuğun başkentinde bir sempozyum
27.03.2012
Yüzyılların sorunu yeniden ısınıyor (3)
24.03.2012
Yüzyılların sorunu yeniden ısınıyor (2)
17.03.2012
Evrensel sosyal demokrat kimliği
13.03.2012
Rajoy hükümeti ve medeniyetler ittifakı
10.03.2012
Hollande-Sarkozy düellosuna doğru
06.03.2012
Asker Dilma Roussef’e meydan okuyor
03.03.2012
Anayasa Konseyi ne diyor, ne demiyor
28.02.2012
Resmî ideolojiyle yüzleşmek
25.02.2012
Örnek bir anlaşma
21.02.2012
İlkeler ve karşılaştırmalar
18.02.2012
Rajoy hükümetinin ETA stratejisi
14.02.2012
Dönüşü olmayan yol
11.02.2012
Sivil darbe mi
07.02.2012
Kurultay
04.02.2012
Anayasa Konseyi’ne başvuru
31.01.2012
Yeni paradigmaya uygun politika
28.01.2012
Duvara toslayan politika
24.01.2012
Eleştiri ve muhalefet
21.01.2012
Sanık sandalyesindeki yargıç
17.01.2012
Ayrımcılık yasağı ve eşitlik
14.01.2012
İkilem
10.01.2012
Demokrasi sözde kalıyor
07.01.2012
Bezdiren komedi
03.01.2012
Yeni yıldan beklentimiz
31.12.2011
Millet hakkı
27.12.2011
Bizim diaspora
24.12.2011
Nefret suçları ve inkârcılık
20.12.2011
Geçmişle yüzleşme(me) diplomasisi
17.12.2011
Geçmişle yüzleşmek
13.12.2011
27’li Avrupa’nın sonu
10.12.2011
Devletin aydınlık ve karanlık yüzleri
06.12.2011
ETA, barışın anahtarları
03.12.2011
Avrupa Konseyi ve bürokratik elitler
29.11.2011
Devlet ve bürokratik elitler
26.11.2011
Yeni anayasanın seyir defteri
22.11.2011
İspanya’da siyasal tsunami
19.11.2011
Avrupa Konseyi ve vicdani ret
15.11.2011
İspanya’da iktidar değişiyor
08.11.2011
Tünelin ucundaki ışık
05.11.2011
Terörle mücadelede doğru ve yanlışlar
01.11.2011
Asunción’da sönük zirve
29.10.2011
ETA’nın sonlandırılması sürecinde ‘timeout’
25.10.2011
İspanyol deneyiminden çıkarılacak dersler
22.10.2011
ETA’dan silahlı faaliyete son
18.10.2011
Asker-sivil dosyasından bir yaprak
15.10.2011
AB ve demokrasi kaldıracı işlevi
15.10.2011
Yeni anayasa ve kırmızıçizgiler
15.10.2011
Çözümün anahtarları
15.10.2011
Değişim
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı