Ali Saydam

Yeni Şafak



Bookmark and Share

YSK mühür iletişimini yönetmeli …


20.4.2017 - Bu Yazı 236 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu sefer karpuz efekti Batı'da… Ortadan ikiye bölünmüşler sanki… Bir kısmı kendilerine 'acı gelen gerçeği' (!) kabullenmiş vaziyette. Bir kısmı da çemkirmeye devam ediyor… Türkiye'ye hele de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a düşmanlık hâlâ had safhada…


İşte bir örnek: Dün iki derecelendirme kuruluşundan, iki farklı referandum yorumu geldi.. Moody's, Türkiye ile ilgili yayınladığı raporunda referandum sonucunun başa baş olmasının belirsizliği artırdığını ifade ederken, diğer bir kredi derecelendirme kuruluşu olan Fitch ise referandumun ekonomik reformların yapılması için alan açabileceği değerlendirmesini yaptı.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye'nin 2017 yılı için ekonomik büyüme beklentisini yüzde 3'ten 2.5'e düşürdü. IMF, 2018 yılı için ise Türkiye ekonomisinin yüzde 3.3 büyüyeceğini öngördü. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de Twitter'dan paylaştığı mesajda, “IMF'nin Türkiye ekonomisine ilişkin tahminleri muhtemelen yine yanlış çıkacak” dedi.

Batı basınını şöyle bir izlerseniz, sağlıklı bir fikir vermekten çok uzaklarda, birbiriyle tamamen ters öyle aykırı yorumlarla karşılaşırsınız ki, ne diyeceği başından belli olan en Batı hayranı en ecnebi Türk aydını bile ne düşüneceği konusunda apışır kalır.

Bu arada Sayın Kılıçdaroğlu'nu da anlamak gerek. Ayağının altından halı çekiliyormuş gibi davranıyor. Haklı bizce. Liderliği sallantıda… CHP'nin önündeki büyük fırsatı görememesini, iyi bir 'kaybeden' olamayışını, fırsatları kaçırdığı her 8 seçimde yarattığı bahanelerle kendisini galip gösterme refleksini, bu kez 'tanımıyorum!' şeklinde zirveye taşıyarak ortaya koyduğu agresif kışkırtıcı tutumuyla her türlü tahrike başvurmasını anlamak lazım. Kendisi için yolun bittiğini görüyor çünkü…

CHP'nin ve özellikle Genel Başkanının dayandığı asker – sivil – aydın bürokratik cephesi son kurşunlarını da attı… Bir tek Avrupa kaldı Kemal beyin sırtını yaslayacağı; Batı üzerinden tahrik edip harekete geçireceği kanalların da terör odaklarıyla bağlantılı olmasına bile aldırmadan meydanlara yönelmekte buluyor son umudu…

Ancak bu zemin üzerinden sonuç alması artık mümkün değil… Bir süre sonra öncelikle hırçınlığı, Kemal beye zarar verecektir. Kimsenin şüphesi olmasın. Mecliste HDP ile aynı dili konuşmak bu toplumun en CHP'li kesimlerinin bile uzun süre taşıyabileceği bir yük değildir…

Peki Yüksek Seçim Kurulu açısından bakıldığında ne söylenebilir?

Söylenecek çok şey var.

Bir: Burada onlarca defa yazdığımız şeyi tekrarlayalım: Müphemiyet yaratmak iletişimin bir numaralı düşmanıdır. YSK'nın referandum uygulamaları konusunda iletişimi doğru dürüst yönetememekten kaynaklı pek çok sorunun yanıtı hâlâ verilememekte; bu da ciddi bir algı boşluğu (müphemiyet) yaratmaktadır. Kaç zarf mühürsüz olarak kabul edilmiştir. 2,5 milyon mu 2 bin 500 mü? Yoksa daha mı az?

İki: Ortada bir kriz var mıdır? Bu sorunun yanıtı ikinci bir sorunun yanıtında yatmaktadır: Ortada bir hasar var mıdır? Bizce vardır. AK Parti itibarı, hükümetin itibarı ve en önemlisi YSK'nın itibarı yara almaktadır.

Durduk yerde yaratılmış bu krizi kimin yönetmesi gerekmektedir? Tabii ki YSK'nın. YSK iletişim yönetimi konusunda inanılmaz bir amatörlük sergilerken (bir tek referandum gecesi YSK Başkanı'nın yaptığı o kısa ve yetersiz konuşma vardır ortada) oluşan iletişim boşluğunu CHP lideri inanılmaz tezvirat ve abartı ile doldurmak için çaba harcamakta; YSK'nın yarattığı iletişim boşluğunu ise Sayın Başbakan kapatmaya çalışmakta, bu şekilde AK Parti kesinlikle tarafı olmadığı bir çelişkinin içine çekilmektedir.

Üç: YSK yasaların kendisine verdiği yetkiler çerçevesinde aldığı kararlarda tamamen haklıdır. Ancak her zaman ifade ettiğimiz gibi algılamada hakikat ile gerçeklik (realite), yani hakikatin algılanan kadarı, hiçbir zaman üst üste gelip, eşit ve özdeş olmaz. İletişimin görevi gerçekliği hakikate yaklaştırabilme konusunda tezahür eder. Algı, hakikate ne kadar yaklaştırılabilirse, iletişim o kadar başarılı olmuş sayılır. İşte bu noktada YSK'ya ciddi bir iletişim sorumluluğu düşmektedir. Müphemiyet ve tereddüt yaratacak bilgileri mümkün olduğu kadar izale etmek, algının düzelmesine de imkân verecektir.

Bu iş de sadece 'Ben haklıyım, kanunlara dayanarak karar veriyorum' demekle olmaz. Hakikati algı ile buluşturmakla, o süreci yönetmekle olur.

.

Facebook Yorumları

reklam
21.9.2017
Başlangıç çok iyi! Peki, sonrası?..
14.9.2017
PR reklam eş değeri ile ölçülmez
12.9.2017
Melanet bulutları üstümüzde dolaşırken…
9.9.2017
Mertlik ve siyaset ne kadar bağdaşır?..
7.9.2017
İttifak olmadan olmaz; ama hangi ittifak?
5.9.2017
‘İlericiler’ ‘gerici’ oldular…
29.8.2017
Keşke…
26.8.2017
Sadece söylenmek, siyasi ikbal getirmez
24.8.2017
Bir cacık olur mu?..
22.8.2017
Almanya ne zaman rahat durmaya başlar…
19.8.2017
Trump’ın ‘satranç tahtası’…
15.8.2017
Şimdi zafer sarhoşluğundan uyanma zamanı…
12.8.2017
‘Devletin temeli millî kültürdür!’…
10.8.2017
Bu ne yaman ikiyüzlülüktür...
8.8.2017
“Ben nerede duruyorum?”..
5.8.2017
Almanya, Almanya…
3.8.2017
ABD’nin Türkiye’de algısı yerlerde…
1.8.2017
İslam Dünyası iletişimin önemini nasıl kavrayacak?…
29.7.2017
Neredesiniz?…
27.7.2017
İş üç nalla bir ata kalmış…
25.7.2017
Şimdi ‘Detant’ zamanı…
22.7.2017
Almanya fırça atacak, biz hizaya gireceğiz…
20.7.2017
Yalancının mumu yatsıyı bile beklemedi…
13.7.2017
Tecrit kırılıyor
11.7.2017
Türkiye yine çok oluyor…
8.7.2017
Bağımsız yargının iletişimi de bağımsız olmalıdır
6.7.2017
Bana arkadaşını söyle...
1.7.2017
Bu ne yaman şizofrenidir…
29.6.2017
‘Bozulma’nın ilacı ‘Organik İletişim’…
24.6.2017
Arter’in rekoru kolay kolay kırılamaz
20.6.2017
‘Adalet erdemlerin itidalidir’…
17.6.2017
Yollar yürümekle aşınmaz…
15.6.2017
Tek çıkış yolu, provokasyona gelmemektir…
13.6.2017
Ertuğrul’dan erdem dersi
10.6.2017
İletişimde başarının sırrı: Beklenti yönetimi…
8.6.2017
’15 Haziran’da darbe olacak’ (!)…
6.6.2017
Geleceğimizin garantisi geçmiştedir
3.6.2017
Trump neden ‘kodlamadan’ konuşuyor!..
1.6.2017
530 bin dolar ne ki? Hedefi büyütmek gerek!..
30.5.2017
Ufuk turu…
25.5.2017
Çin'in puanını düşürseniz ne olur düşürmeseniz ne olur…
23.5.2017
Cumhurbaşkanı ‘başlama vuruşunu’ yaptı…
18.5.2017
“İyi ki Erdoğan var”…
16.5.2017
Türkiye’ye sahte röportaj suçlaması kayaya çarptı…
13.5.2017
İletişimin olmazsa olmazı: Değerlerle didişmemek!..
11.5.2017
‘Hayaller Hollywood, gerçekler Eminönü…’
9.5.2017
‘Parti içi demokrasiyi getiren benim!’..
6.5.2017
Abdullah Gül noktayı koydu
4.5.2017
‘Nerede kalmıştık?...’
2.5.2017
Dilini kaybeden her şeyini kaybeder…
27.4.2017
Macron’la birlikte kim kazanacak?.
25.4.2017
Türkiye’yi tecrit etmek isteyenlere inat
22.4.2017
Alt alta okuyunca fıkra gibi…
20.4.2017
YSK mühür iletişimini yönetmeli …
18.4.2017
İyi bir ‘kaybeden’ olmayı bilmek…
15.4.2017
‘Evet’ çıkarsa ülkeyi terk etmeyi düşünenlere..
13.4.2017
Evet arttıkça, manipülasyon iddiası da artıyor..
11.4.2017
Araştırma şirketlerinin yeni sınavı..
8.4.2017
‘Kontrollü Darbe’ kime hizmet etti?..
6.4.2017
Sigortanın sigortası atmak üzere…
4.4.2017
Bir kriz nasıl yönetilmez…
1.4.2017
Ne dersiniz Binnaz Hocam?
28.3.2017
Türkiye’ye gel ve kendi hikâyeni keşfet!…
25.3.2017
Çok naz âşık usandırırmış…
24.3.2017
Kadıköy’ün rengini kararsızların kararı belirleyecek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı


Seraby Interactive |Reklam Ajansı