Ali Türer



Bookmark and Share

Eğitim anlayışımızı etkileyen felsefi akımlar!


13.5.2016 - Bu Yazı 3368 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 II. Meşrutiyet yıllarında ortaya çıkan Modernleşme döneminin düşünsel alt yapısını neden Romantizm, Doğalcılık, Deneycilik, Liberalizm gibi tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi hazırlayan dönemin ana akımları değil de Kemeralizm, Işıkçılık, Zihincilik, Pozitivizm gibi akımlar oluşturdu? Bugün yaşadığımız düşünsel kısırlığı ve siyasal karmaşayı anlamak bakımından bu soruya cevap aramak önemli olabilir.

Bu kuşkusuz kapsamlı bir araştırma konusudur. Biz burada sadece Hilmi Ziya Ülken, Şerif Mardin, Taner Timur gibi sosyal bilimcilerin elde ettikleri bulgulardan yola çıkarak Meşrutiyet yıllarında oluşan Modern Eğitim anlayışının Batı’nın düşünce akımlarından nasıl etkilendiğini saptamakla yetineceğiz.

Osmanlı-Türk Modernleşme Sürecinin etkilendiği düşünce hareketlerinin klasik felsefi akımlarla ilişkisini tespit etmek çok kolay değil. Çünkü bu süreçte yer alan düşüncelerin felsefenin belli başlı alt disiplinleri olanvarlık ve bilgi teorilerialanında ne pozisyon aldıkları konusunda belirsizlik var. Belki de geleneksel toplum yapısının kapitalist gelişime elverişli olmadığı koşullarda, modernleşmeyi sürükleyecek düşüncelerin Deneycilik, Doğalcılık, Romantizm, Liberalizmgibi düşünce akımlardan etkilenmesi için bir neden, bir ihtiyaç yoktu. Bu noktada sürecin geleneksel düşünce biçimiyle olan ilişkisini de gözden uzak tutmamak gerekir.

Taner Timur “Osmanlı Modern düşüncesi ‘Gerçek’ ile ilgili temel sorulara eğilirken “devleti kurtarmak için Batı’dan ne alabiliriz?” sorusuna cevap aradı” diyor. (Timur, 1968:113) Şerif Mardin ise Batı siyasal düşüncesinden etkilenmenin, Batıdaki ünlü düşünürlerin eserlerinin Osmanlı İmparatorluğuna girişi yoluyla değil; “fizyokratlar olarak bilinen kamu idaresi kuramcılarının uzantısı sayılan “Kameralizm”yoluyla olduğuna dikkati çekiyor.

Kameralizm, “Aydın Despotizmi” adı verilen siyasal görüşün siyasal teorisidir. Aydın Despotizmi’nin amacı ortaçağ kurumlarının yerine merkezden idare edilen bütün birimlerin türdeş olduğu bir devlet yapısı kurmaktı. 18. Yüzyıl başlarından itibaren batıyla ilişki kuran, Batı’da gördüklerinden etkilenen Osmanlı diplomatları, İmparatorluğun gerilemesinin asıl sebebi olarak devletin toplumun dizginlerini -ve bu arada vergi kaynaklarını- elinden kaçırmış olmasında buldular. Bu dizginleri devlet tekrar eline nasıl geri alabilirdi sorusuna cevabı Kameralizm’de buldular. (Mardin, 1992: 83-84)

H. Ziya Ülken, Namık Kemal, Ziya Paşa gibi düşünürlerin Avrupa’da ulus devletlerin ortaya çıkışını besleyen “Romantizm”e değil de “Işık Felsefesi (Lumiére) ve zihinciliğe”(Almanya’da Wolff, Fransa’da Volter ve Condorcet) ilgi duyduklarını hatırlatıyor. Hâlbuki bu düşünürlerin Edebiyatımızda romantik devri açtığı kabul edilir? Oysa Batılılaşmak ve Millileşmek bu düşünürlere göre onu zihni terbiye yolu ile aydınlardan halka doğru inmek üzere yaymaktan ibarettir.

Emrullah Efendi “Tuba Ağacı” nazariyesi ile “formalist ve zihinci görüşü” bir pedagoji sistemi haline getirmeye çalıştı. Ona göre aydınların üniversitelerde yapacakları kültürleme faaliyetleri yukarıdan aşağıya halka yayılacak, garpçılığı ve milliyetçiliği halka yerleştirecekti. 1910’lardan itibaren İttihat Terakki’nin Emrullah Efendi eliyle üniversitelerde gerçekleştirmeye çalıştığı reformunun anlamı budur. II. Abdülhamit’in programlara müdahale ederek, müfettişlik sistemi getirerek yapmaya çalıştığını, üniversiteyi siyasi kontrolü altına alarak,  İttihat Terakki Sultanileri açarak yapmaya çalıştı. Bu görüşte halk basit ilkel ve pasif bir aletten ibarettir, yukarıdan aşağıya inen zihni kültür ona istediği şekli, kimliği ve anlamı kuşkusuz verecektir.

Ülken’e göre Gökalp, bu içeriği halkın içinden, halkın yaşadığı gerçeklikten değil tarihçi ve dilcilerin “Turan”a ait araştırmalarından ortaya çıkarmaya çalıştı. Gökalp’in öne sürdüğü Türk mitosu, yaşayan bir kıymet halindeki halkın örf ve âdetlerine dayanmaz, dilci ve tarihçilerin öne sürdükleri belgelere göre yapılmış oluşturucu ve yapay bazı fikirlere dayanır.

Ülken eleştirilerini şöyle sıralar: Bu zihinci felsefeye göre Halk şuurlaşacak olan “millet”in temeli ve kaynağıdır.  Halk cahildir, acizdir, ona “ilim ve fen” götürülerek her şey halledilebilir. Millet zihni ve teknik gelişmenin son halkası olarak değil, orijinal ve kökten gelen kuvvetlerin şahsi kıymet yaratışlarına imkân vermesiyle ortaya çıkacaktır. “Işık” felsefesi sonuçlar ve ürünler üzerinden milli oluşumu açıklamaya çalıştığı için yüzeyseldir, yöntem bakımından da tersine hareket eder. Kökleri havada ve meyveleri yerde olan Tuba ağacının gerçeğe neden uymadığı buradan anlaşılır (Emrullah Efendi’nin Tuba ağacı naziresinde öne sürdüğü gibi, I. Abdülhamit’ten II. Meşrutiyete ve Cumhuriyet’e kadar Eğitim sisteminde okullaşma ve kurumlaşma yukardan aşağıya böyle şekillenir.) (Ülken, 197-200)

Osmanlı-Türk düşün hareketi üzerinde Pozitivizm oldukça etkili olmuştur. Bu etki Genç Osmanlılardan Jön Türkler’e, onlardan da Kemalist düşünceye taşınır.

Bir medeniyet anlayışı olarak ortaya çıkan Pozitivizm, metafizik düşünceyi, tanrıbilimi inkâr eder. Her şey, toplumsal yapının ve onun evriminin nesnel, bilimsel analizi üzerine kurulur. Pozitivizme göre olaylar arasında belirli neden-sonuç ilişkileri, yasalar, sabit bağıntılar vardır. Bu bakış açısı varlıkların kendine özgü özellikleri olabileceğini, olgu ve olayları kendine has özelliklerinden yola çıkarak tanımayı reddeder. Yaşamda var olan uyum rastlantısal değil, bilim dalları arasındaki uyumda ortaya çıkar. Öyleyse, bütün sosyal bilim dallarında aynı yöntemler uygulanmalıdır; bunlar tümdengelim, gözlem, terim dizini, karşılaştırma, tarih ve soy zincirlerioluşturma olarak sıralanırlar. Pozitivist bir olay karşısında “niçin” sorusunu sormaz; “nasıl” sorusuna yanıt arar.

Pozitivizm gerçeğin “bilimsel olarak” ele alınmasından yola çıkılıp, aslında olması gerekeni tanımlar. Böylece bilimsel davranışlara bir kural, bir düzen getirir. Daha çok tarihin çevrimsel tekrarını, kalıcılığını düzenler. Modernizmin standartlaşma, tek biçimlilik arayışını yansıtır. Böylece Pozitivizmin kendisi bir inanç sistemi haline gelir.

Batıda pozitivizm bilimdeki gelişmenin ve yeni buluşların metafizik ve teolojik inançları derinden sarstığı koşullarda ortaya çıktı. Ortaya koyduğu anlayış ve yöntemle bilimsel-teknolojik gelişmenin hızlanmasına yol açtı.

Osmanlı-Türk toplumsal değişimine yön veren düşüncenin Batı’daki ekonomik, teknolojik gelişmeyi açıklayabileceği bir sihirli değneğe ihtiyacı vardı. Bu noktada pozitivizm, “bilim ve fenne dayanan medeniyet” arayışına yol gösterdiği aynı zamanda Hıristiyanlığa da bulaşmadığı için benimsendi. Osmanlı imparatorluğuna Pozitivizm, Comt ve takipçilerinin düşüncelerini savunma biçiminde değil, her türlü inancı hoş gören bir çeşit laik metot olarak girdi.(Timur:116)

Cumhuriyet döneminde laik yönetimve laik eğitimanlayışının temelleri de sorunlu biçimde böyle oluştu. Bu ortaya çıkışta Ziya Gökalp’in önemli rolü oldu. Gökalp kavramların analizinden yola çıkarak ideal toplumun “millet”te” “nasıl” şekillenmesi gerektiği yolunda gerekirciarayış ortaya koydu.

Peki, Türk düşünce hayatında pozitivist etkinin sonuçları nelerdir?

Pozitivizm Türk düşünce hayatında geleneksel değerlerin ve dini inancın toplum içinde gerilemesine, hoşgörüsüzlüğün yaygınlaşmasına, dogmatik tutumun yaygınlaşmasına, düşünce hayatının kısırlaşmasına, bilimin ve bilimsel bilginin her derde deva görülmesine ve mutlaklaştırılmasına yol açtı. Bugün Türkiye siyasal yaşamı bu kısırlaşmanın, mutlaklaştırmanın, hoşgörüsüzlüğün sonuçlarını yaşıyor. Buna karşılık pozitivizmin bilim düşüncesinin ve bilimsel yaşamın gelişmesinde olumlu rol oynadığını da kabul etmek gerekir.(Bolay: 279-280)

Bu temel düşünsel yapı içinde “iş içinde eğitimi” araç edinen dayanışmacı, kolektivist, işe ve ürüne dönük yaklaşımlar da görüldü (İ. H. Baltacıoğlu gibi). Ancak bunu eğitim anlayışının pragmatist yüzünü ortaya çıkarmaktan çok, kendine özgü karakteristik çizgisine pragmatist düşünce içinde dayanak noktaları aramak ile açıklamak daha doğru olur.

Görüldüğü gibi Batı’dan etkilenilen bütün düşünsel siyasal akımlar esas olarak sistemde istikrar arayan, ideal toplumsal kuruluşu arayan ve bu arayışta aydına, sosyologa özel rol yükleyen düşünsel akımlardır.

Osmanlı Devleti çökmektedir, bu çöküş içinden toplumsal yapıyı koruyacak, ayakta tutacak örgütlenme nasıl çıkarılabilir, aydınlarımız asıl buna kafa yormuştur. Ve bu kafa yormanın sonucu da eğitime hep ideolojik müdahale olmuştur. Bu düşünce de halk yok, insan haklarına saygı, sahip çıkmak yok, halkı temsil etmek yok, huzuru demokraside aramak hiç yok. Huzuru yukarıdan aşağıya tesis etmek var. Devleti kurtarmak var.

Bu arayış bugün de İslamcılık, Batılılaşma, Türkçülük, Kürtçülük tartışmaları içinde devam edip gidiyor. Ama gerçek şu ki ne huzuru tesis ettik, ne de devletin kurtuluşunu güvence altına alabildik.

KAYNAKLAR

Şerif Mardin, Türk Modernleşmesi (İstanbul: İletişim Yay.,1992), s. 83-84.

Süleyman Hayri Bolay, “Pozitivizmin ve Pragmatizmin Türk Milli Eğitimine Etkileri”, Türkiye 1.Eğitim Felsefesi Kongresi: Bildiriler-Müzakereler 5-8 Ekim 1994 (Van: 100.Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yayınları, 1995), s.272. 

Hilmi Ziya Ülken, Millet ve Tarih Şuuru (İkinci Baskı, İstanbul: Dergah Yay., 1976), ss. 197-198-199.

Guy Samama  “Agust Comte ve Pozitivizm ” Thema Larousse Cilt:1 (İstanbul: Milliyet Yayınları, 1994), ss. 424-425.

Taner Timur,Türk Devrimi: Tarihi Anlamı ve Felsefi Temeli (Ankara: Sevinç Mat., 1968),  s.116.

.

Facebook Yorumları

reklam
13.5.2016
Eğitim anlayışımızı etkileyen felsefi akımlar!
18.8.2015
BU POLİTİKALAR SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
10.8.2015
SAVAŞ MI DEMOKRASİ Mİ?
29.7.2015
Birini kullan, birini oyala, diğerini yok et!
24.7.2015
ŞİDDET YOLUYLA GÜÇ DEVŞİRME
6.7.2015
EĞİTİMDE EN BAŞARILI İL NEDEN TUNCELİ?
28.6.2015
YÖNLENDİRME OLMADAN YERLEŞTİRME: TEOG
22.6.2015
Siyaset lidere dayalı kümelenme olmaktan çıkmalı?
14.6.2015
KÖTÜ KOKULAR GELİYOR!
2.6.2015
İhtiyacımız olan fetih ruhu mu?
26.5.2015
KOALİSYONDANKORKMAK MI GEREK?
17.5.2015
Günümüz eğitiminin seçimler üzerine etkisi
4.5.2015
Baskı ve korku ile sonuca gitmek!
25.4.2015
23 Nisan’ı gururla yaşayabilmek!
20.4.2015
SEÇİM, PARTİLER VE GELECEĞE DAİR!
13.4.2015
Ortada silah varsa o bir gün patlar!
06.04.2015
Hukukun olmadığı yerde meydan ikiyüzlülüğe kalır!
29.03.2015
Kalitesiz eğitimi kaliteli sorularla niye ölçtünüz?
21.03.2015
Çanakkale savaşı zafer mi, trajedi mi?
16.03.2015
Anlamak için inanıyoruma geri mi dönmeli?
02.03.2015
Bakan Avcı doğruyu söylemiyor!
23.02.2015
Eril kültür, cinsiyetçi eğitim ve sonuçları!
16.02.2015
Çözüm sürecinde kritik dönemeç!
10.02.2015
Algı operasyonları ve sivilsizliğe dair
27.01.2015
BU BÖLÜNMÜŞLÜKTEN NE ÇIKAR?
19.01.2015
ALİCE HALA UYUYOR MU?
12.01.2015
Aynaya bakma zamanı...
05.01.2015
YENİ YILDAN UMUTLU MUYUZ?
29.12.2014
Eğitimde kalite bu bütçeyle Allaha emanet!
15.12.2014
İman gücü ile siyaset!
08.12.2014
19. Şura kararları ve eşeklikten kurtulmaya dair!
1.12.2014
Ortaöğretimde ne öğretiyoruz, nasıl öğretiyoruz?
24.11.2014
Ortaöğretimde okullaşma ne kadar sağlıklı!
10.11.2014
Yetenek ve amaç eğitiminde nerdeyiz!
03.11.2014
Lidere dayalı çözümsüzlük!
27.10.2014
Çözüme ve zeytinliklere dair!
20.10.2014
Böyle mi Türkiyelileşeceksiniz?
13.10.2014
Dış ve iç siyaset üzerine sorular, kaygılar!
29.09.2014
Dindersi zorunlu, baş (örtüsü) özgür!
15.09.2014
Alkolü yasaklarsan bonzai patlar!
08.09.2014
Eğitimde keyfililik dönemi!
1.09.2014
Mutlak iyilik adına yapılan mutlak kötülükler üzerine!
26.08.2014
Demokratlık nerede, mezhepçilik-milliyetçilik nerede başlar?
18.08.2014
Kimlik siyaseti girdabından Türkiye nasıl kurtulur?
11.08.2014
Ulusalcılarımızın ruh hali neden önemli!
04.08.2014
EĞİTİM SİSTEMİNDE YAŞANAN TAHRİBAT ÜZERİNE?
22.07.2014
Özerkleşme, yerelleşme, otoriterleşme ve sol liberal tutum üzerine!
14.07.2014
Çağdaş Türkiye yolunda, hangi aday yürüyor?
07.07.2014
Eğitimde yapılanmanın yeni yüzü üstüne!
30.06.2014
Siyaset ve siyasetin dili üzerine!
24.06.2014
Ortak aday ve hesap bozacak gelişmeler üzerine!
16.06.2014
Şiddetin bölgesel yüzü ve düşündürdükleri!
09.06.2014
Şiddetin sürdüğü yerde çözüm mümkün mü?
02.06.2014
Siyasette yeni arayışlar çözüme katkı sunuyor mu?
26.05.2014
Acı yükselirken vicdan betonlaşıyorsa!
19.05.2014
UTANDIM!
12.05.2014
Eğitim sistemi çocuklarımıza sahip çıkıyor mu?
05.05.2014
Türkiye’de gazeteci olmak,demokrat olmak!
28.04.2014
Siyasallaşan kurumlar, lidere endeksli siyaset!
21.04.2014
ÖZERK OLUNCA DEMOKRATİK DE OLACAK MI?
14.04.2014
Vicdan sahibi miyiz, vicdanlarımız ne kadar özgür?
07.04.2014
Yerel seçimde kaybedenler üzerine bir değerlendirme?
31.03.2014
SEÇİMLİK DEMOKRASİDEN NE ÖĞRENDİK, NE ÖĞRENEMEDİK?
24.03.2014
AKLI BAŞINDA SİYASETE ÇAĞRI!
17.03.2014
GÖRÜNENİN ARDINDA GERÇEKTE NE VAR?
10.03.2014
EĞİTİM SİSTEMİ NASIL KURTULUR?
03.03.2014
Eğitim sisteminde operasyonun adı: kadrolaşma, özelleştirme!
24.02.2014
Otoriter yöntemle sorun çözme geleneği üzerine
17.02.2014
Eğitim sisteminde yeni bir kadrolaşmaya doğru
10.02.2014
Gerçeklerin üstü itina ile örtülür!
03.02.2014
Siyasi bir cinnet hali mi yaşıyoruz?
28.01.2014
Çürüme artarken umut artmıyorsa!
13.01.2014
Kurtarıcı sistemde bir durum tespiti
06.01.2014
DERİN DEVLETTE KALICI UZLAŞMA OLUR MU?
30.12.2013
Kirli sistem suçüstü yakalanmıştır!
23.12.2013
Gençlere böyle mi örnek olacağız?
16.12.2013
EĞİTİMDE İŞLER YOLUNDA MI?
09.12.2013
Devletin mahremiyetinde başka neler var?
02.12.2013
Zorunlu din dersi ne kadar ahlaki?
25.11.2013
EĞİTİMCİLERİMİZE SAYGI, ZULMEDENLERE LANET!
18.11.2013
İSLAMİ EĞİTİM NASILDI? NE GETİRDİ?
11.11.2013
İktidarın gençlik politikası ne getirir?
04.11.2013
Ve başörtüsü meclise girdi, peki ne değişti?
28.10.2013
Sahip çıkamadığımız bir meslek: öğretmenlik!
21.10.2013
Avrupa’ya başka ODTÜ’ye başka bayram mesajı
07.10.2013
“Demokratikleşme” paketi eğitimde fırsat eşitliğine ne getirdi?
30.09.2013
Eğitim sistemimiz, her yanından su alan koca bir gemi!
17.09.2013
SOKAĞIN ROLÜNÜ VE GÜCÜNÜ DOĞRU KAVRAMAK
02.09.2013
Yasanın ya içindesindir ya da dışında!
26.08.2013
Çözümsüzlüğe beş kala artan tehlike ve umut!
19.08.2013
Zorunlu eğitim dindar gençlik yetiştirme aracı mı?
12.08.2013
Kurtarıcı hukukuyla adalet arayışı mümkün mü?
05.08.2013
Muhalefetteki boşluk ve BDP'nin Türkiyelileşmesi üzerine!
29.07.2013
Eğitimde reform neye bağlı?
22.07.2013
Umut tüketen siyaset
15.07.2013
Kin güden, hesap soran siyaset!
09.07.2013
ÜÇ GENCİMİZDEN BİRİ NEREDE?
1.07.2013
Yaratılanı yaratandan ötürü seven siyaset!
24.06.2013
Nerede duracağını bilmek!
17.06.2013
Kusura bakmasın ama başbakan çatışmayı yönetemedi!
10.06.2013
Doksan kuşağının verdiği ders: yeni tarz siyaset!
03.06.2013
Ayrıştırıcı politikalar ve sonuçları üzerine
27.05.2013
Hükümetten eğitime yeni müdahaleler
19.05.2013
Siyasetin dili üzerine!
12.05.2013
İKTİDARIN MUHALEFETİ KONTROL ETME POLİTİKALARI ÜZERİNE
04.05.2013
1 Mayıs’ta ortaya çıkan sendikalardan tahammülsüzlük üzerine
29.04.2013
“Kul hakkı” kavramın siyaset oluşturucu rolü üzerine
22.04.2013
Siyasette politik körlük ve “kul hakkı” üzerine
24.03.2013
TEDBİRLİ BİR İYİMSERLİK İÇİNDE, AMA TEDİRGİNİZ!
18.03.2013
“Barış Süreci”nde beklentiler-sorular
04.03.2013
CHP’NİN HALLERİ ÜZERİNE BİR TANIKLIK (1997-2013)
25.02.2013
Milliyetçilik kötü de İslamcılık iyi mi?
11.02.2013
Türkiye'de ailelerin eğitimden beklentileri
04.02.2013
Yargıya güvensizlik bilinçli olarak mı kışkırtılıyor?
28.01.2013
KAMU VİCDANINA DÜŞEN KARA LEKELER!
21.01.2013
Eğitime “ahlaki” müdahaleler artıyor!
15.01.2013
TÜRKİYE ÖĞRETMEN ÖRGÜTLENMESİNDE YÜZ YILIN KISA TARİHİ (1913- 2013)
07.01.2013
Barıştan söz edenler, yeni bir Türkiye'ye hazırmısınız?
31.12.2012
Yüksek öğretim yasa tasarısı ne getiriyor?
24.12.2012
Ya tuz da kokarsa?
17.12.2012
Ergenekon davası ve ortaya çıkan kamplaşma üzerine
10.12.2012
Velayet kültürü için demokrasi arayışı
03.12.2012
Siyaset gerginlik kaynağı haline gelirse
24.11.2012
Öğretmenlik devlet görevi mi olmalı, kamu görevi mi?
19.11.2012
Türk eğitm sisteminde fırsat eşitliği var mı?
13.11.2012
M.K.Atatürk'ün eğitim ile ilgili düşünceleri
04.11.2012
Eğitime İdeolojik Müdahale Mesleki Eğitimde Gelişmeyi Engelliyor.
22.10.2012
TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
13.10.2012
KAZ DAĞLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
07.10.2012
ON İKİ YILLIK ZORUNLU/SORUNLU EĞİTİM ÜZERİNE!
01.10.2012
ŞİDDET TERBİYE ARACI OLARAK KULLANILAMAZ
23.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (2)
16.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (1)
07.09.2012
ŞEHİTLERE RAHMET, ARKADA KALANLARA SABIR!
04.09.2012
+4+4 KADEMELİ EĞTİMİN MUHTEMEL SONUÇLARI ÜZERİNE
28.08.2012
NE ZAMAN BİTECEK BU KAN TUTMA HALİ!
21.08.2012
NE OLACAK BU ÜNİVERSİTELERİN HALİ?
13.08.2012
TEK AYAKÜSTÜNDE DÜŞE KALKA SİYASET!
06.08.2012
KURUTUN ŞU BATAKLIĞI; SUSSUN SAVAŞ BEYLERİ!
30.07.2012
AKP’NİN ARAYIŞI YERELLEŞME Mİ, MERKEZİLEŞME Mİ?
24.07.2012
LİBERAL DEMOKRASİ TARİHİN SONU MU?
16.07.2012
İNSANLARIN KENDİNİ AŞAĞILANMIŞ HİSSETTİĞİ BİR YAPIYA DEMOKRASİ DENİR Mİ?
12.07.2012
BUNLAR SADECE KENDİLERİNE MÜSLÜMAN!
01.07.2012
SENDİKALARIN, SENDİKACILARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!
26.06.2012
ÇÖZÜM, BAŞKA TÜRLÜ OLUNAMAYACAK YERDE ORTAYA ÇIKIYOR
18.06.2012
Küreselleşme Emekçilerin Örgütlenmesini Nasıl Etkiliyor?
11.06.2012
Yeni Tutucular Bulanık Suda Balık Avlıyor.
02.06.2012
Yeni Tutuculuk Eliyle Yaşam Tasarımı ve Sonuçlarımar
26.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (2)
19.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (1)
14.05.2012
Eğitim anlayışımızın sosyal,siyasal,mesleki yaşantımız üzerindeki etkileri
06.05.2012
ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİK TASLAĞI NE GETİRİYOR?
28.04.2012
Neden Bir Türlü Normalleşemiyoruz!
16.04.2012
YENİ ANAYAYASA HELALLAŞMAK İÇİN FIRSSATTIR!
08.04.2012
ANADİLİ EK DERS YAPMAK, O DİLİ KULLANANA HAKARETİR!
31.03.2012
4+4+4 TAMAM, DERSANELER KAPANACAK! PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?
26.03.2012
YENİ ANAYASA NE KADAR “YENİ” OLACAK?
19.03.2012
ÖĞRETMENLER! 16 MART’I HATIRLAYANINIZ VAR MI?
10.03.2012
EĞİTİM SİSTEMİNE İDEOLOJİK MÜDAHELE EDEREK TÜRKİYE’YE KÖTÜLÜK ETMEYİN!
04.03.2012
KATSAYIYI KALDIRMA, KADEMELİ EĞİTİM MESLEKİ EĞİTİME ÇARE Mİ?
24.02.2012
4+4+4= 12 yıllık kesintili eğitim yasa tasarısı üzerine değerlendirme
19.02.2012
HÜKÜMET İMAM HATİPLARİN ORTA KISMINI YENİDEN AÇMAYA HAZIRLANIYOR
07.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMENDEN NE BEKLİYORUZ! MEMURLUK MU, LİDERLİK Mİ ?
03.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME
02.02.2012
Zihinsel Engelli Aileler ve Çocuklar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı