Ali Türer



Bookmark and Share

Zihinsel Engelli Aileler ve Çocuklar


02.02.2012 - Bu Yazı 3648 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 

ZİHİNSEL ENGELLİ AİLELERLE

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARLA KURULACAK İLİŞKİLER ÜZERİNE

BİR SÖYLEŞİ

 

Bu söyleşimizde, zihinsel engelli çocuklarımızın gelişimlerine yardımcı olabilecek ilişki biçimimizin nasıl olması gerektiğini konuşacağız. 

Bu söyleşiye katılmakla her şeyden önce çocuğunuzu olduğu gibi kabul ettiğinizi göstermiş oluyorsunuz. Bu nedenle sizi kutluyorum; çünkü sorunun çözümü yolunda atılacak ilk belirleyici adım sorunu tanımlamakla atılır.

Fakat şu kabul konusunu biraz açalım. Çocuğumuzun zihinsel engelli olduğunu nasıl kabul ediyoruz? Kabul edişten edişe fark var. Örneğin içimizden bazıları yüzüne baktığında yaptığı hataları ona hatırlatan biri olarak görüyor çocuğunu. Eğer “ben ne halt yedim” suçluluğu içinde yaşıyor; size bunu hatırlattığı için çocuğunuza kızıyorsanız bu kabul ediş sorunludur. Çocuğunuzu katlanılması zorunlu baş belası olarak gören bir ruh haliyle ona da kendinize de yardımcı olamazsınız.

Örneğin doğru bir evlilik yapamamış ya da hamilelik sırasında kendinizi koruyamamış olabilirsiniz. Ama artık bu çocukla birlikte olgunlaşmak zorundasınız. Sadece çocuğunuz için değil en başta sizin için bu çok önemli. Artık kendiniz dahil, eşinizi, çocuğunuzu hiç kimseyi suçlamamalısınız. Kendinizle ailenizle çocuğunuzla barışık olabildiğinizde, geleceğinizi bugünden hazırlama fırsatını da yakalamış olacaksınız.

Bunu yapabilirsiniz, aslında bunu yapmaktan başka da çareniz de yok.

Bir anne olarak çocuğunuzu seviyorsunuz, o sizin için her şeyden önemli, o sizin yaşamınızın anlamı, var olma nedeniniz. Yaşadığınız onca sorunla baş ederken, öz bakım becerilerinden tutunda, dil gelişimine, sosyal gelişimine kadar bütün boyutlarda çocuğunuzun gelişimine katkıda bulunurken gücü buradan alıyorsunuz.

Öyle anneler tanıyorum zihinsel engelli çocuğunu çevreden gizliyor. Ondan utandığından, birlikte insan içine çıkmaktan kaçınıyor. Onu eve hapsediyor. Onu toplumdan uzak tutuyor. Ya da onunla ilgili konuşmamaya çalışıyor.  O çocuk bunu anlamaz mı, hissetmez mi?

Zihinsel engelli çocuklar normal çocuklardan daha fazla özgüven sorunları yaşar. Annesinin-babasının kendisine güvendiğini, kendisine saygı duyduğunu, kendisinin ailesi için çok önemli, değerli olduğunu bilmeye bu tür çocukların herkesten daha fazla ihtiyaçları var. Anne-babasının ona güvenmediğini, ona önem vermediğini, ona saygı duymadığını, hatta ondan utandığını fark eden çocuk hayatın bin bir zorluğuna nasıl göğüs gersin, neyi nasıl öğrensin. 

Peki, sizin için önemli, değerli olduğunu, ona saygı duyduğunuzu çocuğunuz nasıl fark edecek. En başta onun fizyolojik, biyolojik ihtiyaçlarını, güvenlik ihtiyaçlarını zamanında ve yetince karşılamanız çok önemli.

Diyelim çocuğunuz altını ıslattı, siz bunu biliyorsunuz; fakat “ne olacak 3-5 dakika öyle duruversin” tavrı içindesiniz. Ya da örneğin komşunuzla dedikodu yaparken, çocuğu unuttunuz. Aç mı, susuz mu? İster zihinsel engelli, ister normal olsun; çocuk bunu anında anlar, mutlaka hisseder. Bunu hisseden çocuk kendisini güvende hissedemez, huzursuz olur. Dolayısı ile gelişmesi durur, körelir.

Bazen, davranışlarımızın çocukta ne gibi duygulara yol açabileceğini, hangi davranışları ya da duyguları tetikleyeceğini bilmiyoruz; ya da hesap edemiyoruz. Önemsemediği, pek dikkat de etmediği pek çok hareketin çocukta ciddi sorunları tetikleyebileceğini bilse; anne de baba da kuşkusuz daha dikkatli olur.

Bilinçli anne-baba çocuğun hangi hareketlerinin ne anlama geldiğini, bu hareketlerin ileride ortaya çıkabilecek hangi sorunların habercisi olduğunu, bunların nerelerden kaynaklanabileceğini düşünür, bilir. Davranışlarına ona göre çeki düzen verir.

Diyelim çocuğunuz aşırı hareketli ve dikkati dağınık. O zaman mümkün olduğunca öğrenmesine ket vuracak uyaranları odasından uzak tutacaksınız. Odasında parlak, dikkat çekici malzemeler bulundurmayacaksınız. Sadece kendisine ve çevresine zarar vermeyecek eşyalar bulunduracaksınız. Bunu yapmayan annenin, çocuğu vazoyu kırdığında ona bağırmaya hakkı var mı?

Öte yandan çocukla ilişkimiz sadece onun ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik de olmamalı; aynı zamanda onu bir yandan da bağımsız kendi kendine yeten bir birey olacak şekilde yetiştirmek gibi bir amacımız olmalı. Burada da sabır, tekrar ve kurallar çok önemli.

Önce çocuğunuzun gerçek durumunu bilmek durumundasınız. Zihinsel engelli kavramının içine geç öğrenenlerden tutunda en ağır zihinsel engellilere kadar geniş bir yelpaze giriyor. Çocuğunuzun gerçek durumunu bilmelisiniz. Bu konuda tabiî ki rehberlik servisinden, öğretmenlerden yardım alabilirsiniz, almalısınız da. Ama bir anne olarak çocuğunuzun durumunu, nelere nasıl tepkiler verdiğini, duygusal durumlarını, gelişme hızını, öğrenme hızını en iyi siz bilebilirsiniz, bilmelisiniz; bunu unutmayın.

Sabırlı olmanız çok önemli. Söylediğiniz bir şeyi anlamadı diye çocuğunuza kızmayın. Nasıl söylersem daha iyi anlar, diye düşünün. Yapmasını istediğiniz şeyi açık basit sözcüklerle, kısa cümlelerle ortaya koyun. Örneğin “eşyalarını ortadan kaldır” çocuk için anlaşılması zor olabilir. Oysa “oyuncağını sepete koy” derseniz daha çabuk anlayacaktır. Anlamaması onun suçu değil. Çocuğunuzu kısa basit komutlara alıştırmalısınız.

Söylediğinizi mutlaka gösterin, somutlaştırın; onunla birlikte yeniden yeniden yapın. Çocuğunuzun durumuna göre acele etmeden kavramları tek tek öğretin. Bir kavramı iyice öğrenmeden bir diğerine geçmeyin.  Sürekli bıkmadan usanmadan tekrar edin. Davranış alışkanlık haline gelinceye kadar bıkıp usanmadan tekrar yaptırın.

Söylediğinizi yaptığında, beklentinizi yerine getirdiğinde mutlaka onu ödüllendirin. Bu tür çocukların kendilerine güveni normal çocuklardan daha düşüktür. Bağımsız hareket etmekte güçlük çekerler, sorumluluk almaktan kaçınırlar, sebat etmezler. O nedenle öz güvenini arttırıcı ifadeler kullanmanız, başarı beklentisi içinde olduğunuzu onlara hissettirmeniz, bu çocuklar için çok çok önemli. En küçük başarılarını ödüllendirin. Sakın atlamayın. “Aferin” deyin, maddi küçük ödüller verin; onunla gururlandığınızı, ona güvendiğinizi, yapabileceğini, başaracağını bildiğinizi, onu sevdiğinizi söyleyin. Bunu ona hissettirin. Bu tür davranışlar çocuğunuzu öğrenmeye teşvik edecektir.

Başarısızlığa düştüğü her durumda kendine olan güvenini hemen yitireceğini aklınızdan çıkarmayın. O nedenle ona başaramayacağı görevler vermeyin. Bir işi başaramadığı zaman üzülmemesini, tekrar tekrar denemesini, mutlaka başaracağını söyleyin. Sakın onları beceriksizlikle suçlamayın, arkadaşları ile, diğer kardeşleri ile karşılaştırmayın, örseleyici yargılarda bulunmayın. “Şu çocuk kadar bile olamıyorsun, utan, tembel, beceriksiz çocuk, işe yaramaz çocuk” Bu tür ifadeler, çocuk için son derce örseleyici, kırıcı, öğrenmeyi engelleyici ifadelerdir.

Bir taraftan son derece sevecen, anlayışlı, güven verici davranırken bir taraftan son derece de ilkeli olmalısınız. Bir takım kurallarınız olmalı. Ve çocuk bu kurallara uyunca işlerin daha kolay yürüyeceğini, yaşamının kolaylaşacağını hissetmeli. Kuralları yerleştirirken cezadan çok ödüllendirmeyi kullanın. Şunu yaparsan bunu yapmana izin vereceğim deyin. Bu kuralların onun iyiliği için konulduğunu bilmesini sağlayın. Diğer yandan çocuktan sizin koyduğunuz kurallara uymasını isterken kendi yaşamınızda kural tanımaz davranırsanız, inandırıcı olamazsınız. Söylediklerinizle yaptıklarınız tutarlı olmalı.    

Çocukla ilişki kurarken kendinizden emin, güven verici, rahat, sakin görünmeniz de çok önemli. Telaşlı stresli, her şeye zorlayan, her şeyde sürekli ısrar eden, sürekli inatlaşan bir tutumu sürdürürken çocuğunuza yardımcı olamazsınız. Komut verirken sakin olmalısınız; sarsıcı söz ve isteklerden kaçınmalısınız.

Zihinsel engelli çocuklar gerek aile içinde, gerekse okulda normal çocuklara göre daha fazla şiddete maruz kalıyorlar. Neden böyle davranıyorsun bu çocuğa diye soruyorum: “Hocam başka türlü başa çıkamıyorum, ne yapayım” diyor.  Ben ise bundan “çocuğumla ilişki kurmayı beceremiyorum” anlamını çıkarıyorum. Aslında kendi yetersizliğini açıklamış oluyor.

Şiddet uygulayarak, çocuğu tehdit ederek, ya da dayak atarak belki bazı davranışları yapmasının önüne geçebilirsiniz. Ama çocukla ilişkinizi bozarsınız; onu dışlarsınız, yalnızlığa, kendine güvensizliğe itmiş olursunuz. Böylece onun kendini geliştirmesini, kendi deneyimi ile sağlıklı bir öğrenme süreci içine girmesini de engellemiş olursunuz. Her gün daha fazla şiddete maruz kalan çocuk ya daha fazla içe dönük olacak, etrafında kendisine ulaşılmasını engelleyen bir duvar örecek ya da daha fazla saldırgan olacak, kırıp dökecek.

Bir kere sakin, kararlı ve tutarlı olmak gerekiyor. Çocuğa ceza verecekseniz bile bunu bağırarak, çağırarak, tehdit ederek yapmayın. Kuralları önceden belirtin, kurala uymazsa ne ceza vereceğinizi de söyleyin. Örneğin sevdiği, yapmak istediği bir uğraştan onu men edebilirsiniz. Ama önce vereceğiniz cezanın sonuçlarını, bu cezanın çocuğun davranışlarına nasıl yön vereceğini iyice bir düşünün.

Ödül ve cezadan başka araçlar da kullanabilirsiniz. Örneğin ilk kez yaptığı olumsuz bir davranışsa görmezden gelebilirsiniz. Bazen görmezden gelmek o davranışın sönmesine, daha fazla hizmet edebilir. Bazen de yön değiştirme tekniği kullanabilirsiniz. Ona oyalanacağı başka bir şey vererek, olumsuz davranıştan uzaklaşmasını sağlayabilirsiniz.

Çocuğunuzla mümkün olduğunca olumlu ifadelerle iletişim kurun. Örneğin “yapma” diyeceğinize, başka bir şeyi yapmasını önerin. Bazen de davranışı bir ihtiyacını karşılamaya yönelik olabilir; o zaman ihtiyacını daha doğru bir yoldan karşılayabileceğini ona açıklayın, yol gösterin.

Fakat diğer yandan aşırı kollayıcı davranışlardan da uzak durun.  Aşırı koruyucu kollayıcı olursanız, örneğin aman başına bir şey gelecek diye arkadaşlarıyla yalnız başına oynamasına izin vermez; çocuğu evin dışına bırakmazsanız, farkında olmadan bağımsız gelişmesini de engellemiş olursunuz.

Unutmayın! Bu tür çocuklar daha çok görerek, işiterek, yaparak öğrenirler. Çocuğunuzun evdeki işlere katkıda bulunmasına izin verin. Örneğin yapabiliyorsa bırakın yatağını düzeltsin, yemek masasına bardakları, tabakları yerleştirsin. Çorbayı dibi tutmasın diye o karıştırsın. Sizin kısa zaman da bıkıvereceğiniz, sürekli tekrar etmek gerektiren işleri, hayranlık verecek bir sabırla bıkmadan usanmadan yaptıklarını, ve bundan zevk aldıklarını göreceksiniz.

Bir de çocuğunuzla konuşmaya özel zaman ayırın. Zihinsel engelli çocukların normal çocuklara göre kendilerini ifade etmeleri daha zordur. Kendilerini ifade edebilmeleri için onlara günlük yaşamdaki olay ve olgularla ilgili ne düşündüklerini, ne hissettiklerini sorun. Hayal kurmaya teşvik edecek sorular sorun. Basit masallar anlatın ya da uydurun, onlara da anlattırın. Başından geçen olayları anlattırın, daha düzgün cümleler kurmalarına yardımcı olun.

Özetleyecek olursak: Her şeyin başı sevgi. Çocuğunuz sizin için ne kadar önemli, ne kadar değerli? Onun ayakları üzerinde durabilmesi, kendine yeten bir birey haline gelebilmesi sizin için ne kadar önemli? Önce buna kendi içinizde karar vermek durumundasınız. Çocuğunuz sizin için gerçekten çok önemliyse, her türlü fedakârlığı yapmayı göze almışsanız; o zaman çocuğunuzla doğru ilişki kurmayı, onun ihtiyaçlarını zamanında karşılamayı, özelliklerine göre davranmayı er ya da geç öğrenirsiniz. Yeter ki kendinizi geliştirmeye hazır olun. Kompleks yapmayın.  Kendinizle barışık olun. Sabırlı, ilkeli, tutarlı olun. Bu konuları eşinizle kavga etmeden aranızda tartışın. Çocuğunuzu doğru geliştirmek eşinizle aranızdaki ortak payda olmalı.  Gerisi mutlakla gelecektir.

İşinizin kolay değil. Ama bu çocuk sizin, bu hayat sizin. Bu hayatı çocuğunuzla birlikte daha anlamlı yaşamak sadece sizin elinizde, size bağlı. 

 

 Ali TÜRER

 [1]Necatibey Eğitim Fakültesi, Balıkesir. Email: aturer@hotmail.com.

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.05.2019
TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!
13.4.2019
İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE!
3.4.2019
AYIPLI SEÇİM!
28.12.2018
TOPLUMUN YENİ YIL HEDİYESİ SAVAŞ MI OLACAK!
10.12.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞA ÜZERİNE (2)
26.11.2018
ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE YAŞANAN KARMAŞANIN TEMELİNDE NE VAR?
13.11.2018
GÜZEL NEDİR, SEÇİM GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT?
5.11.2018
MAHCUP MİLLİYETÇİLİK ÜZERİNE!
14.10.2018
BEKA SORUNU!
14.9.2018
KARMA EĞİTİM İLKESİNE ALTERNATİF OLUŞTURMAK DEMOKRATİK GÖREV OLABİLİR Mİ?
10.9.2018
PARTİLER YAŞANAN YEREL SORUNLARIN NE KADAR FARKINDA! (DİKİLİ ÖRNEĞİ)
19.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (2)
13.8.2018
POST MODERN YAKLAŞIMLARIN EĞİTİME ETKİLERİ (1)
2.7.2018
EĞİTİM HAKKI VE LİSEYE GEÇİŞ MODELİ ÜZERİNE
22.6.2018
SATİ BEY’İN TÜRKİYEDE EĞİTİMİN MODERNLEŞMESİNE KATKILARI!
10.6.2018
ERDEMLİ İNSAN YETİŞTİRME YOLU OLARAK EĞİTİM!
3.6.2018
EĞİTİMDE ETİK VE AHLAKİLİK SORUNU!
30.4.2018
CHP’NİN CUMHURBAŞKANI ADAYI İÇİN BİR FİKRİM VAR!
3.4.2018
TEOG YERİNE BU SİSTEMİ Mİ BULDUNUZ?
28.12.2017
2017’DE EĞİTİMDE NE DEĞİŞTİ!
12.12.2017
PARASI OLANA EĞİTİM VE SAĞLIK/ BAĞLILIĞI OLANA İŞ VE KORUMA!
8.11.2017
ÖĞRETMEN NASIL DEĞERLENDİRİLMELİ!
10.10.2017
Lider Nasıl Yetişir?
27.9.2017
SORUN TEOG DEĞİL, YÖNLENDİRME SİSTEMİ!
6.9.2017
EĞİTİMDE ADALET VARMI?
12.8.2017
UHREVİLEŞMEYE DOĞRU!
25.7.2017
“YENİ” PROGRAMLAR ÜLKEYE NE GETİRİR!
1.7.2017
ANLAM ARAYIŞI
22.6.2017
ZORUNLU ARABULUCULUK!
9.6.2017
Mesleki eğitim anlayışımız nasıl doğdu, nasıl gelişti?
29.5.2017
ÖĞRETMEN NASIL GÖRÜNMELİ?
9.5.2017
CHP’nin sorunu, Türkiye’nin sorunu!
25.4.2017
“Biz ve diğerleri”/ ikiyüzlü siyaset üzerine!
16.4.2017
BİR TEŞEKKÜR İÇİN BORÇLANMAK!
3.4.2017
YGS SONUÇLARI VE ORTAYA ÇIKAN EĞİTİM HALİ ÜZERİNE?
19.3.2017
Öğretmen Atamalarında Keyfilik!
29.1.2017
BİREY OLABİLMEK!
13.5.2016
Eğitim anlayışımızı etkileyen felsefi akımlar!
18.8.2015
BU POLİTİKALAR SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
10.8.2015
SAVAŞ MI DEMOKRASİ Mİ?
29.7.2015
Birini kullan, birini oyala, diğerini yok et!
24.7.2015
ŞİDDET YOLUYLA GÜÇ DEVŞİRME
6.7.2015
EĞİTİMDE EN BAŞARILI İL NEDEN TUNCELİ?
28.6.2015
YÖNLENDİRME OLMADAN YERLEŞTİRME: TEOG
22.6.2015
Siyaset lidere dayalı kümelenme olmaktan çıkmalı?
14.6.2015
KÖTÜ KOKULAR GELİYOR!
2.6.2015
İhtiyacımız olan fetih ruhu mu?
26.5.2015
KOALİSYONDANKORKMAK MI GEREK?
17.5.2015
Günümüz eğitiminin seçimler üzerine etkisi
4.5.2015
Baskı ve korku ile sonuca gitmek!
25.4.2015
23 Nisan’ı gururla yaşayabilmek!
20.4.2015
SEÇİM, PARTİLER VE GELECEĞE DAİR!
13.4.2015
Ortada silah varsa o bir gün patlar!
06.04.2015
Hukukun olmadığı yerde meydan ikiyüzlülüğe kalır!
29.03.2015
Kalitesiz eğitimi kaliteli sorularla niye ölçtünüz?
21.03.2015
Çanakkale savaşı zafer mi, trajedi mi?
16.03.2015
Anlamak için inanıyoruma geri mi dönmeli?
02.03.2015
Bakan Avcı doğruyu söylemiyor!
23.02.2015
Eril kültür, cinsiyetçi eğitim ve sonuçları!
16.02.2015
Çözüm sürecinde kritik dönemeç!
10.02.2015
Algı operasyonları ve sivilsizliğe dair
27.01.2015
BU BÖLÜNMÜŞLÜKTEN NE ÇIKAR?
19.01.2015
ALİCE HALA UYUYOR MU?
12.01.2015
Aynaya bakma zamanı...
05.01.2015
YENİ YILDAN UMUTLU MUYUZ?
29.12.2014
Eğitimde kalite bu bütçeyle Allaha emanet!
15.12.2014
İman gücü ile siyaset!
08.12.2014
19. Şura kararları ve eşeklikten kurtulmaya dair!
1.12.2014
Ortaöğretimde ne öğretiyoruz, nasıl öğretiyoruz?
24.11.2014
Ortaöğretimde okullaşma ne kadar sağlıklı!
10.11.2014
Yetenek ve amaç eğitiminde nerdeyiz!
03.11.2014
Lidere dayalı çözümsüzlük!
27.10.2014
Çözüme ve zeytinliklere dair!
20.10.2014
Böyle mi Türkiyelileşeceksiniz?
13.10.2014
Dış ve iç siyaset üzerine sorular, kaygılar!
29.09.2014
Dindersi zorunlu, baş (örtüsü) özgür!
15.09.2014
Alkolü yasaklarsan bonzai patlar!
08.09.2014
Eğitimde keyfililik dönemi!
1.09.2014
Mutlak iyilik adına yapılan mutlak kötülükler üzerine!
26.08.2014
Demokratlık nerede, mezhepçilik-milliyetçilik nerede başlar?
18.08.2014
Kimlik siyaseti girdabından Türkiye nasıl kurtulur?
11.08.2014
Ulusalcılarımızın ruh hali neden önemli!
04.08.2014
EĞİTİM SİSTEMİNDE YAŞANAN TAHRİBAT ÜZERİNE?
22.07.2014
Özerkleşme, yerelleşme, otoriterleşme ve sol liberal tutum üzerine!
14.07.2014
Çağdaş Türkiye yolunda, hangi aday yürüyor?
07.07.2014
Eğitimde yapılanmanın yeni yüzü üstüne!
30.06.2014
Siyaset ve siyasetin dili üzerine!
24.06.2014
Ortak aday ve hesap bozacak gelişmeler üzerine!
16.06.2014
Şiddetin bölgesel yüzü ve düşündürdükleri!
09.06.2014
Şiddetin sürdüğü yerde çözüm mümkün mü?
02.06.2014
Siyasette yeni arayışlar çözüme katkı sunuyor mu?
26.05.2014
Acı yükselirken vicdan betonlaşıyorsa!
19.05.2014
UTANDIM!
12.05.2014
Eğitim sistemi çocuklarımıza sahip çıkıyor mu?
05.05.2014
Türkiye’de gazeteci olmak,demokrat olmak!
28.04.2014
Siyasallaşan kurumlar, lidere endeksli siyaset!
21.04.2014
ÖZERK OLUNCA DEMOKRATİK DE OLACAK MI?
14.04.2014
Vicdan sahibi miyiz, vicdanlarımız ne kadar özgür?
07.04.2014
Yerel seçimde kaybedenler üzerine bir değerlendirme?
31.03.2014
SEÇİMLİK DEMOKRASİDEN NE ÖĞRENDİK, NE ÖĞRENEMEDİK?
24.03.2014
AKLI BAŞINDA SİYASETE ÇAĞRI!
17.03.2014
GÖRÜNENİN ARDINDA GERÇEKTE NE VAR?
10.03.2014
EĞİTİM SİSTEMİ NASIL KURTULUR?
03.03.2014
Eğitim sisteminde operasyonun adı: kadrolaşma, özelleştirme!
24.02.2014
Otoriter yöntemle sorun çözme geleneği üzerine
17.02.2014
Eğitim sisteminde yeni bir kadrolaşmaya doğru
10.02.2014
Gerçeklerin üstü itina ile örtülür!
03.02.2014
Siyasi bir cinnet hali mi yaşıyoruz?
28.01.2014
Çürüme artarken umut artmıyorsa!
13.01.2014
Kurtarıcı sistemde bir durum tespiti
06.01.2014
DERİN DEVLETTE KALICI UZLAŞMA OLUR MU?
30.12.2013
Kirli sistem suçüstü yakalanmıştır!
23.12.2013
Gençlere böyle mi örnek olacağız?
16.12.2013
EĞİTİMDE İŞLER YOLUNDA MI?
09.12.2013
Devletin mahremiyetinde başka neler var?
02.12.2013
Zorunlu din dersi ne kadar ahlaki?
25.11.2013
EĞİTİMCİLERİMİZE SAYGI, ZULMEDENLERE LANET!
18.11.2013
İSLAMİ EĞİTİM NASILDI? NE GETİRDİ?
11.11.2013
İktidarın gençlik politikası ne getirir?
04.11.2013
Ve başörtüsü meclise girdi, peki ne değişti?
28.10.2013
Sahip çıkamadığımız bir meslek: öğretmenlik!
21.10.2013
Avrupa’ya başka ODTÜ’ye başka bayram mesajı
07.10.2013
“Demokratikleşme” paketi eğitimde fırsat eşitliğine ne getirdi?
30.09.2013
Eğitim sistemimiz, her yanından su alan koca bir gemi!
17.09.2013
SOKAĞIN ROLÜNÜ VE GÜCÜNÜ DOĞRU KAVRAMAK
02.09.2013
Yasanın ya içindesindir ya da dışında!
26.08.2013
Çözümsüzlüğe beş kala artan tehlike ve umut!
19.08.2013
Zorunlu eğitim dindar gençlik yetiştirme aracı mı?
12.08.2013
Kurtarıcı hukukuyla adalet arayışı mümkün mü?
05.08.2013
Muhalefetteki boşluk ve BDP'nin Türkiyelileşmesi üzerine!
29.07.2013
Eğitimde reform neye bağlı?
22.07.2013
Umut tüketen siyaset
15.07.2013
Kin güden, hesap soran siyaset!
09.07.2013
ÜÇ GENCİMİZDEN BİRİ NEREDE?
1.07.2013
Yaratılanı yaratandan ötürü seven siyaset!
24.06.2013
Nerede duracağını bilmek!
17.06.2013
Kusura bakmasın ama başbakan çatışmayı yönetemedi!
10.06.2013
Doksan kuşağının verdiği ders: yeni tarz siyaset!
03.06.2013
Ayrıştırıcı politikalar ve sonuçları üzerine
27.05.2013
Hükümetten eğitime yeni müdahaleler
19.05.2013
Siyasetin dili üzerine!
12.05.2013
İKTİDARIN MUHALEFETİ KONTROL ETME POLİTİKALARI ÜZERİNE
04.05.2013
1 Mayıs’ta ortaya çıkan sendikalardan tahammülsüzlük üzerine
29.04.2013
“Kul hakkı” kavramın siyaset oluşturucu rolü üzerine
22.04.2013
Siyasette politik körlük ve “kul hakkı” üzerine
24.03.2013
TEDBİRLİ BİR İYİMSERLİK İÇİNDE, AMA TEDİRGİNİZ!
18.03.2013
“Barış Süreci”nde beklentiler-sorular
04.03.2013
CHP’NİN HALLERİ ÜZERİNE BİR TANIKLIK (1997-2013)
25.02.2013
Milliyetçilik kötü de İslamcılık iyi mi?
11.02.2013
Türkiye'de ailelerin eğitimden beklentileri
04.02.2013
Yargıya güvensizlik bilinçli olarak mı kışkırtılıyor?
28.01.2013
KAMU VİCDANINA DÜŞEN KARA LEKELER!
21.01.2013
Eğitime “ahlaki” müdahaleler artıyor!
15.01.2013
TÜRKİYE ÖĞRETMEN ÖRGÜTLENMESİNDE YÜZ YILIN KISA TARİHİ (1913- 2013)
07.01.2013
Barıştan söz edenler, yeni bir Türkiye'ye hazırmısınız?
31.12.2012
Yüksek öğretim yasa tasarısı ne getiriyor?
24.12.2012
Ya tuz da kokarsa?
17.12.2012
Ergenekon davası ve ortaya çıkan kamplaşma üzerine
10.12.2012
Velayet kültürü için demokrasi arayışı
03.12.2012
Siyaset gerginlik kaynağı haline gelirse
24.11.2012
Öğretmenlik devlet görevi mi olmalı, kamu görevi mi?
19.11.2012
Türk eğitm sisteminde fırsat eşitliği var mı?
13.11.2012
M.K.Atatürk'ün eğitim ile ilgili düşünceleri
04.11.2012
Eğitime İdeolojik Müdahale Mesleki Eğitimde Gelişmeyi Engelliyor.
22.10.2012
TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR?
13.10.2012
KAZ DAĞLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN!
07.10.2012
ON İKİ YILLIK ZORUNLU/SORUNLU EĞİTİM ÜZERİNE!
01.10.2012
ŞİDDET TERBİYE ARACI OLARAK KULLANILAMAZ
23.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (2)
16.09.2012
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNDE KALİTENİN ARTTIRILMASI ÜZERİNE (1)
07.09.2012
ŞEHİTLERE RAHMET, ARKADA KALANLARA SABIR!
04.09.2012
+4+4 KADEMELİ EĞTİMİN MUHTEMEL SONUÇLARI ÜZERİNE
28.08.2012
NE ZAMAN BİTECEK BU KAN TUTMA HALİ!
21.08.2012
NE OLACAK BU ÜNİVERSİTELERİN HALİ?
13.08.2012
TEK AYAKÜSTÜNDE DÜŞE KALKA SİYASET!
06.08.2012
KURUTUN ŞU BATAKLIĞI; SUSSUN SAVAŞ BEYLERİ!
30.07.2012
AKP’NİN ARAYIŞI YERELLEŞME Mİ, MERKEZİLEŞME Mİ?
24.07.2012
LİBERAL DEMOKRASİ TARİHİN SONU MU?
16.07.2012
İNSANLARIN KENDİNİ AŞAĞILANMIŞ HİSSETTİĞİ BİR YAPIYA DEMOKRASİ DENİR Mİ?
12.07.2012
BUNLAR SADECE KENDİLERİNE MÜSLÜMAN!
01.07.2012
SENDİKALARIN, SENDİKACILARIN ÜZERİNDEN ELİNİZİ ÇEKİN!
26.06.2012
ÇÖZÜM, BAŞKA TÜRLÜ OLUNAMAYACAK YERDE ORTAYA ÇIKIYOR
18.06.2012
Küreselleşme Emekçilerin Örgütlenmesini Nasıl Etkiliyor?
11.06.2012
Yeni Tutucular Bulanık Suda Balık Avlıyor.
02.06.2012
Yeni Tutuculuk Eliyle Yaşam Tasarımı ve Sonuçlarımar
26.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (2)
19.05.2012
SOSYALİSTLER KENDİNİ YENİLEMENİN NERESİNDE? (1)
14.05.2012
Eğitim anlayışımızın sosyal,siyasal,mesleki yaşantımız üzerindeki etkileri
06.05.2012
ORTAÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİK TASLAĞI NE GETİRİYOR?
28.04.2012
Neden Bir Türlü Normalleşemiyoruz!
16.04.2012
YENİ ANAYAYASA HELALLAŞMAK İÇİN FIRSSATTIR!
08.04.2012
ANADİLİ EK DERS YAPMAK, O DİLİ KULLANANA HAKARETİR!
31.03.2012
4+4+4 TAMAM, DERSANELER KAPANACAK! PEKİ, ŞİMDİ NE OLACAK?
26.03.2012
YENİ ANAYASA NE KADAR “YENİ” OLACAK?
19.03.2012
ÖĞRETMENLER! 16 MART’I HATIRLAYANINIZ VAR MI?
10.03.2012
EĞİTİM SİSTEMİNE İDEOLOJİK MÜDAHELE EDEREK TÜRKİYE’YE KÖTÜLÜK ETMEYİN!
04.03.2012
KATSAYIYI KALDIRMA, KADEMELİ EĞİTİM MESLEKİ EĞİTİME ÇARE Mİ?
24.02.2012
4+4+4= 12 yıllık kesintili eğitim yasa tasarısı üzerine değerlendirme
19.02.2012
HÜKÜMET İMAM HATİPLARİN ORTA KISMINI YENİDEN AÇMAYA HAZIRLANIYOR
07.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMENDEN NE BEKLİYORUZ! MEMURLUK MU, LİDERLİK Mİ ?
03.02.2012
TÜRKİYEDE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME
02.02.2012
Zihinsel Engelli Aileler ve Çocuklar
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8
Emlak8.Net