Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Aslı Aydıntaşbaş

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Sessizlik


23.7.2018 - Bu Yazı 282 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir rehavet var herkesin üzerinde. “Amaaan boşver” diye ellerini havaya fırlatanların sayısı, her geçen gün artıyor. “Bu kadarmış işte. Bu memleket böyle. Böyle gelmiş, böyle gider. Biz kendi işimize bakalım...” diyorlar.

Amacım içinizi karartmak değil. Ancak bizim mahallede eş-dost ve temas ettiğim insanlar, hep aynı cümleleri tekrarlıyor. Seçim sonrası muhalif mahallenin üzerine çöken “derin hüzün”, yerini kabulleniş hissine bırakmış durumda. Herkesin derdi, bir şekilde Türkiye gerçeğinden uzaklaşmak, kendini olan bitenden soyutlamak, görmemek, duymamak; ezcümle, ruhunu korumaya almak.

Uzun süredir rastlamadığımız bir “içe kapanma” evresine girmiş gibiyiz. Ekranlar çoktan kapandı, sosyal medya hesapları çürümeye bırakıldı. Haber okumak, bulaşık yıkamakla eşdeğer bir eziyet olarak görülüyor.

Siyaset konusunda ağızları bıçak açmıyor.

Çünkü kimsenin enerjisi kalmadı.

Herkes önüne bakmaya, kıyıda köşede kalmış işleri halletmeye, dışarıda kaotik bir dönüşüm süreci tüm hızıyla devam ederken kendine yaşanabilir bir hayat kurmaya odaklanmış durumda. Amaç, fırtınaya dayanıklı sakin bir koya park etmek. Kapıyı, bacayı iyice tıkayıp, içeride mutlu bir yaşam kurmak.

Haliyle yıllar önce rafa kalkan tadilat planları, o babadan kalma eski evi adam etme hayalleri, Foça’ya taşınma, Dikili’deki o araziye bir şeyler yapma, Assos’a yerleşme, iş kurma, şirketi tasfiye etme, Kanada’dan oturum alma, İtalya’da kızı okutma, tası tarağı toplayıp Bodrum’a göç etme hayalleri... Hepsi yeniden gündemde.

Bu aslında tanıdık bir refleks. 1980 darbesi sonrası da benzer bir içe kapanma ve ‘apolitizasyon’ dönemi yaşanmıştı Türkiye’de. Anne-babalarımız, siyaseti bırakıp, kendi hayatlarına, ailelerine, orta sınıf bir yaşam kurma gayretine girmişlerdi.

“Hayat tarzı” lafının Türkçeye 80’li yıllarda girmesi tesadüf değil. “Madem memleket değişmiyor, madem yapabileceğimiz bir şey yok, madem kafasını kaldıranı hapse atıyorlar, o zaman kendi hayatlarımıza dönelim” demişti o dönem toplum...

Ev alalım, çocuk yapalım, iş kuralım, zenginleşelim... Kısaca bundan sonra siyaset dışında her şeyi deneyelim diyen koskoca bir nesil yetişti.

İşte biz, aslında o neslin çocuklarıyız.

Ancak ne hazin ki Türkiye bizlere de benzer bir tecrübe yaşatma gayretinde.

Düşünsenize son yıllarda yaşadıklarımızı.Önce devletin cemaate teslimi, sonra gerisin geri cemaatin devletten temizlenmesi. Çoğulcu demokrasinin fikrinin yükseliş ve düşüşü. Darbe ve sonrasında yaşanan süreç. Otoriterleşme. OHAL. Milletvekilleri ve gazetecilerin tutuklanması. Batı’yla sancılı bir kopuş. İki arada bir derede demokrasinin yükseliş ve çöküşü. Şimdilerdeyse, canlı yayında rejimin değişikliğini izlemek...

Bütün bunlar bize yıllardır iktidar çevrelerinin lafını ettiği ‘Öz yurdunda garip’ hissetmenin ne olduğunu anlattı. Sadece bizlere değil, ona, buna, geniş halk kitlelerine anlattı. Toplumun her bir alt kümesine ‘Azınlıksın, azınlık kalacaksın’ dendi.

Rejim değişikliği, baraj kapakları açılmış gibi gümbür gümbür gerçekleşirken, şimdilerde bize verilen tek seçenek, akşam televizyonda haberleri izlemek ya da izlememek.

Oysa biz zaten o kirli ekranları çoktan kapattık. Kendi hayatlarımıza döndük.

İzlemiyoruz hiçbir şeyi.

Dedim ya, bu ülke bize 1980 sonrası anne-babamızın hayatlarını yeniden yaşattı. Yordu bizi.

Elbet bir gün devran değişecek, Türkiye toparlayacak. Demokrasi ve çoğulculuk yeniden moda olacak.

Ancak durun da o gün gelene kadar şuracıkta bir soluklanalım...

.

Facebook Yorumları

Kod8
6.9.2018
Yaklaşan facia
31.8.2018
Yalancı bahar mı ikinci bahar mı?
26.8.2018
Bu mu devlet aklı?
23.8.2018
Lale Devri bitti!
20.8.2018
Mutsuzluk beter umutsuzluk daha beter
18.8.2018
Avrupa ile yakınlaşmak için
13.8.2018
Trump, Brunson’la ilgili ne demiş?
10.8.2018
Alis harikalar diyarında
5.8.2018
Takas formülü: Önce Rahip Brunson sonra Hakan Atilla
3.8.2018
Brunson yaptırımları ve devam eden pazarlıklar
29.7.2018
Brunson’la takas fikri kimden çıktı
27.7.2018
Al Papaz’ı ver Halkbank’ı
23.7.2018
Sessizlik
19.7.2018
Bir demokrasi kendini nasıl savunur?
16.7.2018
Batı’yla pazarlık
12.7.2018
Osmanlı bu değildi
8.7.2018
Yeni dönem ne olur?
5.7.2018
Dünya karıştıkça biz geriliyoruz
1.7.2018
Hüzün
28.6.2018
Sonuçlara bir de böyle bakın
24.6.2018
Kazanacağız
21.6.2018
25 Haziran Türkiye’si
18.6.2018
Emanetim sende saklı
14.6.2018
İki seçim arası
11.6.2018
MERKEL: Kendine gel! TRUMP: Dükkân benim
10.6.2018
Oyun büyük
7.6.2018
Ver Papaz’ı, Al Münbiç’i
4.6.2018
Ben sana iktidar olamazsın demedim...
31.5.2018
Sessiz çoğunluk
28.5.2018
Burası Rusya değil kardeşim
24.5.2018
Ne yapmalı?
21.5.2018
Dip dalga ne gösteriyor?
17.5.2018
Baskıda kaosa geçiş süreci
13.5.2018
Dışarıda olan seçimi nasıl etkiler?
11.5.2018
Attım bunu cebe
6.5.2018
Bilinenler, bilinmeyenler
3.5.2018
Piyesin son sahnesi
30.4.2018
Diktatörlüğün sıradanlaşması
26.4.2018
CHP’nin zor kararı
23.4.2018
İki çift lafım var...
19.4.2018
Devlet Bahçeli’nin himayelerinde baskın seçim
16.4.2018
Tam bir tiyatro!
13.4.2018
Üçüncü dünya savaşı çıkar mı?
9.4.2018
Stalin’in özel kalemi
5.4.2018
Rusya ile dostluk...
2.4.2018
Yüzde 7’lik mutluluk
31.3.2018
Macron neden aradı?
30.3.2018
Varna’da ne oldu?
26.3.2018
Kendi elimizle Afganistan kuruyoruz
23.3.2018
İslamın güncellenmesi
19.3.2018
Seçilmiş imparatorlar dönemi
15.3.2018
Topluma umutsuzluk aşılamayın
12.3.2018
Bu gemi batmaz
9.3.2018
Saadet’in Bu Filmdeki Rolü
5.3.2018
Varna’nın kilidi Ahmet Şık’ta
2.3.2018
Şaşırmanıza şaşırdım
26.2.2018
Ne oldu hayır cephesine?
24.2.2018
Umarım yanılıyorumdur
19.2.2018
Yargı esprilerinden sıkıldım
16.2.2018
Washington’daki Tartışma
11.2.2018
Tillerson öncesi görünen resim
8.2.2018
O resim ve siyasetin tablosu
4.2.2018
CHP’nin misyonu
1.2.2018
Soçi ve Rusya ne istiyor?
29.1.2018
ABD’yle nasıl bir yol?
21.1.2018
Afrin aforizmaları
18.1.2018
Nazlı Ilıcak’ın kandırılma hakkı
15.1.2018
Kafana göre takıl kanka
11.1.2018
Devletin başına Devlet geldi
8.1.2018
Avrupa’yla imtiyazlı ortaklık
1.1.2018
Beklentiler
28.12.2017
Almanya’yla yumuşama
25.12.2017
Özlediklerimiz
21.12.2017
Çoğunluğun öfkesi
17.12.2017
Kaçış
14.12.2017
Kudüs’ü savunmak
10.12.2017
Tarihin neresindeyiz?
7.12.2017
Para ürkektir
3.12.2017
Twitter devrimleri
30.11.2017
Normal bir ülke değiliz ki
23.11.2017
Mesele NATO ya da Sarraf değil
19.11.2017
Bir sel var ki sürüklüyor bizi
16.11.2017
MHP’yle ittifak şaşırtmadı
12.11.2017
AK Kemalizm olur mu?
9.11.2017
İran’la savaş mı geliyor?
6.11.2017
Yıldırım, Washington’a gidiyor
30.10.2017
Transatlantik
22.10.2017
Büyük cehalet teorisi
19.10.2017
Aykırı sesler
15.10.2017
Şu devletin bekası meselesi
12.10.2017
ABD ile kriz nasıl biter?
8.10.2017
Kum fırtınası
5.10.2017
İran’la dostluk iyi, nedeni yanlış
1.10.2017
Bakarkörler ülkesi
28.9.2017
Sakin güç nasıl olunur?
21.9.2017
MGK’den ne çıkacak?
14.9.2017
Siz ne deseniz de dünya yuvarlak
11.9.2017
Cumhuriyet davası bitmeli
7.9.2017
Piyasa demokrasiyi iplemiyor
3.9.2017
Yunanistan’a kaçan kaçana
31.8.2017
Washington-Ankara hattında ne oluyor?
28.8.2017
Size ne Irak’taki Kürtlerden!
24.8.2017
2019’da ne yapmalı?
17.8.2017
Her yerde aynı dalga
13.8.2017
Fazla da ciddiye almayın
10.8.2017
Karanlık bir ufuk turu
6.8.2017
Rejim kim ola?
3.8.2017
Bağırıp çağırmak strateji değildir
27.7.2017
Yok böyle bir komedi
23.7.2017
Ahmet Şık uçak da kaçırmış
20.7.2017
Kabine değişikliği
13.7.2017
Darbeyi atlattık ama demokrasi kuramadık
9.7.2017
Kemal Bey’in stratejisi
6.7.2017
Yine mi Almanya!
26.6.2017
Demirel’i neden andım?
22.6.2017
Avrupa’yla karmaşa
18.6.2017
Gandi’nin dönüşü
15.6.2017
Nor-mal-leş-me
11.6.2017
Trump dikiş tutmaz
8.6.2017
Katar krizi Ankara’ya mesaj
4.6.2017
Bir cenazenin ardından...
1.6.2017
Yaktın bizi Trump
28.5.2017
Avrupa’yla takvim ne demek?
25.5.2017
Aman Trump’a kanmayın!
21.5.2017
Yeni dönem
18.5.2017
Beyaz Saray’da ne oldu?
14.5.2017
Trump ne isteyecek?
11.5.2017
Stratejik zekânıza hayranım!
7.5.2017
Geleceğe geri dönenler ülkesi
5.5.2017
O ses Türkiye: 2019
27.4.2017
Trump görüşmesi öncesinde
23.4.2017
Dost acı söyler
21.4.2017
‘Kürtler Evet dedi’ safsatası
13.4.2017
Bilinmeyenlerin referandumu
9.4.2017
Suriye’de ne değişir?
6.4.2017
Ergenekon savcılarından ders alaydınız bari
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8