Atilla Aytemur

Serbestiyet



Bookmark and Share

Yine neler oluyor?


7.06.2020 - Bu Yazı 238 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Irkçılık, ayrımcılık, ötekileştirme politika ve uygulamaları salgın falan dinlemiyor.

Bazı rejimlerin içine işlemiş bu insanlık ayıbı. Uygun koşulları yakaladığı her anda, toplumların hayatını felç etmeye, yeni hukuksuzluk ve mağduriyetler yaratmaya hazır bekliyor.

ABD’de sıradan bir asayiş olayında bile, beyaz, protestan, evanjelist ve ırkçı zihniyetin esiri polisler karşılarındaki bir siyah olunca ölüme sürüklemekte tereddüt etmiyor. Bardağı taşıran bu ırkçılık ülkeyi cayır cayır yakıyor. Koskoca ülke yüzlerce yıllık ayıbın altında eziliyor.

Bizim tarihî ve siyasî sicilimiz de doğrusu bu konuda pek parlak değil. Tek tek saymayayım ama bu ayrımcılığın, ırkçılığın, ötekileştirmenin şiddetinden payına düşeni almamış toplum kesimi çok azdır.

Özellikle siyasal tıkanmaların görüldüğü dönemlerde, toplumsal mühendislik projelerinin devreye sokulduğu, şartları olgunlaştırmak adına ülkenin kaosa sürüklendiği durumlara tanık olduk.

Dumanlı havalar

Böylesi dumanlı günlerde, niyeti bozuk olanlar planlarını öncelikle ülkenin gerilimli fay hatları üzerine yapıyor. Ayrımcılık, kutuplaştırma, düşmanlaştırma ve ötekileştirme için bu alanlar uygun bulunuyor.

Yakın ve uzak tarihimize şöyle bir göz atarsak, derin acılara yol açan iç çatışmaların ve kanlı olayların hemen tamamının dindar-laik, Alevi-Sünni, Kürt-Türk farklılıkları üzerine oturtulduğunu görüyoruz. Kutuplaşmadan medet uman bütün siyasi odaklar dikkat ve eylemlerini sürekli bu hatlara yöneltiyor.

“Kurt dumanlı havayı sever”  atasözünün işaret ettiği gerçekliği toplumumuz sıkça ve doğrudan yaşayarak öğrendi.

Mağdur toplum kesimlerinin ve bireylerin hafızalarında acıların halen çok canlı olmasının sebebi, bu alanlarda yaşanmış acılarla doğru dürüst bir yüzleşmenin yapılmaması ve perde gerisindeki karar vericilerin yargı önüne çıkarılıp hesap sorulmaması.

Koronalı bu günlerde iktidarla muhalefet arasında gerilime yol açan birçok konu olağanüstü sert tartışmalarla gündemimize girdi: Darbe iddiası, erken veya baskın seçim, Gelecek ve DEVA partilerinin seçimlere girmesini önlemek üzere iktidarın Seçim Yasası ve Siyasi Partiler Yasası’nda değişiklik yapma hesapları, barolardaki seçim usullerini değiştirme girişimi, bazı iktidar yandaşlarının muhaliflere ilişkin ölüm listeleri ve paramiliter örgütlenme söylentileri.  

Kamuoyu salgını savuşturmak ve bu konuları tartışmakla meşgulken, Türkiye’nin malum fay hatları üzerinden dikkat çekici ve can sıkıcı haberler gelmeye başladı.

Her ne kadar iktidar olayların üzerine gittiği izlenimini verse de, yine ne oluyor dedirten bir durumla karşı karşıyayız. 

Bunlar tesadüf olabilir mi?

Bunlar hepimizin hafızasına yerleşmiş bazı vahim olayların ilk sinyallerini anımsatıyor. 

Tarih sırasıyla dikkatinize sunmak istiyorum.

8 Mayıs 2020 Cuma günü Bakırköy Dznunt Surp Asdvadzadzni Kilisesi’nin dış kapısı kimliği belirsiz bir kişi tarafından yakılmak istendi. Failin kimliği belirlendi ve İstanbul Valiliği bir süre sonra yakalandığını açıkladı.

9-10 Mayıs 2020 tarihlerinde, yani Bakırköy olayının hemen ertesinde, Rum Ortodoks ve Ermeni kiliseleri ile Yahudi cemaati, kendilerine yönelik tehditler ve muhtemel saldırılar konusunda hükümeti uyardı. (Murat Yetkin 31 Mayıs 2020 tarihli “Endişe verici gelişmeler: İkinci Ergenekon mu?” başlıklı yazısında bu olaya farklı bir yorum getirdi: “Covid-19 nedeniyle dünyada yaşanan belirsizliğin Türkiye’yi nasıl etkileyeceği belli değil ve Batı ile ilişkiler yine bir yol ayrımında. Bunun anlamı, AB ile ilişkilerin yepyeni bir eksene oturtularak gelişme ihtimalinin de bulunması. Böyle bir dönemeçte yine gayrimüslim vatandaşlara saldırılar, tehditler artıyor.”)

20 Mayıs 2020 günü ise, laik ve sosyal demokrat eğilimli yurttaşların yoğun olduğu İzmir’in Konak, Karşıyaka, Çiğli ve Buca ilçelerindeki bazı camilerin yayın frekansına korsan bir şekilde giren kimliği belirsiz kişiler, minare hoparlörlerinden İtalyan partizanlarının da marşı olan Çav Bella’yı yayınladı. Sosyal medyada bunu paylaşan CHP ilçe yöneticisi tutuklandı ve daha sonra serbest bırakıldı. İktidar çevreleri CHP’ye yönelik suçlamalarda bulunurken, diğer kesimler olayı şiddetle kınadı.

21 Mayıs 2020’deyine meçhul kişiler, bu kez İzmir’in Bornova ve Bayraklı ilçelerindeki bazı camilerin minarelerinden Selda Bağcan’ın seslendirdiği, Alevi Aşık Mahsuni Şerif’e ait “Yuh Yuh” türküsünü yayınladı. Sanatçı Selda Bağcan olayı ânında kınadı ve şiddetle tepki gösterdi.

23 Mayıs 2020 Cuma günü saat 19.20’de, Beylerbeyi istikametinden gelen kimliği belirsiz bir kişi İstanbul Kuzguncuk’taki Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Kilisesi’nin kapısına tırmanıp üzerindeki haçı koparıp yere attı ve iskele istikametinde kaçıp kayboldu. Bir süre sonra Valilik failin yakalandığını açıkladı ama daha sonra serbest bırakıldı. Bu kişi daha sonra tekrar gözaltına alındı ve tutuklandı.

27-28 Mayıs 2020 tarihlerinde internet üzerinden Hrant Dink Vakfı’na Rakel Dink’i ve vakıf çalışanlarını tehdit eden bir mektup gönderildi. Yapılan inceleme sonucunda mektubu Konya’dan 25 yaşında H. A. isimli şahsın gönderdiği anlaşıldı ve bu kişi de tutuklandı. 

Vakfın avukatı Fethiye Çetin, 31 Mayıs 2020 gecesi aynı nitelikte bir tehdit mektubunun daha geldiğini açıkladı.

Aynı günün gecesinde Ankara’nın Etimesgut ilçesi Alsancak Mahallesi’nde yüksek sesle müzik dinleme tartışması yaşandı ve Ağrı Patnos doğumlu 20 yaşındaki Barış Çakan kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. Hadise sosyal medya üzerinden “Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü” şeklinde yayıldı. Valilik bunu yalanlarken, olayı araştıran HDP milletvekili ve il yönetimi bu görüşte ısrar etti. Barış Çakan’ın babası ise bir açıklama yaparak olayın Kürtçe müzikle ilgisinin olmadığını söyledi. Suçlanan üç kişi tutuklandı.

Fay hatlarına dikkat!

Bu olayların, temel fay hatlarımızı doğrudan hedeflediği açık.

İlk etapta belirlenen faillerin tipolojik özelliklerinin, önceki yıllarda ülkeyi birçok kez kaosa yuvarlayan suikast, cinayet, saldırı, kundaklama gibi olaylarda rol alanların özellikleriyle birçok yönden ortak olduğunu görüyoruz.

Kimse cahil ve meczupların bireysel ve tesadüfi eylemleriyle karşı karşıya olduğumuzu söylemesin. Çünkü kabak tadı verdi.

Elbette böyle olayların arkasındaki karanlık odakların açığa çıkarılmasının pek kolay olmadığını da biliyoruz.

Ama derin devletin, onunla bağlantılı bürokrasinin perdenin aralanmaması için neler yaptığı da artık sır değil.

Örneğin, Hrant Dink’i öldüren silâhı tutan elin daha ilk saatlerden itibaren açığa çıkmasına karşın, planlayıcıların halen karanlıkta kalması ya da bilinse bile devlet koruması nedeniyle yargı önüne çıkarılamaması birçok şeyi anlatıyor.

Ama hiç olmazsa bugün, kaos mekanizmaları tam harekete geçmeden, siyasal ve toplumsal uyanıklık ve duyarlılıkla sürecin önüne geçecek adımların atılması için bir şeyler yapılabilir.

Hükümet ve TBMM seyirci kalmasın

Ancak bunca hazin deneyden sonra, yurttaşların devlete güveninin tam olmaması normaldir.

Bu bakımdan “yine bir şeyler oluyor” ihtimali yabana atılmamalı, üzerine gidilmeli ve önü arkası açığa çıkarılmalıdır.

Bu kez, iktidarı ve muhalefetiyle, amasız fakatsız herkesin üzerine düşeni yapması için harekete geçilmelidir. Bu olanların iç yüzü açığa çıkarılmalıdır. Bizimki belki de bir kuruntudur, kimbilir. Ama bunu görmeliyiz.

Minarelerden şarkı ve türkü yayınlama olayını bir yana bırakırsak, en azından diğerlerinde piyonlar ortaya çıkarıldı ve kimlikleri biliniyor. Bu kişilerin bu tür olayları planlayıp yapacak nitelikte insanlar olmadıkları da belli. İktidarı ve muhalefetiyle bunun üzerine gidilmesi gerekir.

Fakat özellikle iktidar olur olmaz her mevzuda muhalefete saydırmaktan vakit bulup da bu hususu kurcalar mı, hayli şüpheliyim.

“Memleket Masası” gibi samimi bir önerinin dahi reddedilmesinden sonra, olumlu cevap verebilmek kolay değil.

Zaten şu sıralar AK Parti’nin, kendi içinden çıkan iki partinin seçime katılmasını önlemek adına, Seçim Yasası’na ve Siyasi Partiler Yasası’na yönelik bir operasyona yoğunlaşması nedeniyle işi başından aşkın gibi görünüyor.

Biz yine de vatandaş olarak çağrımızı yapalım.

Karanlık hesaplar peşinde olanlar varsa, beklemeyin ve fırsat vermeyin. Oyalanmayın, perdeyi aralayıp, yargı önüne çıkarın. Çünkü tekrar tekrar aynı sahneleri görmek istemiyoruz.

 
 
 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
2.07.2020
AK Parti’nin ‘ince’ hesapları
22.06.2020
Türkiye Kürt sorununu kiminle çözecek?
16.06.2020
HDP’yi kapattırma sevdası
7.06.2020
Yine neler oluyor?
2.06.2020
Siyasette iki tıkanma
16.05.2020
Hayır, cüretleri cehaletlerinden değil!
8.05.2020
Kullanım süresi geçmiş suçlama
17.04.2020
Vebadan sonra Avrupa’da ne oldu?
4.04.2020
Salgınla mücadelenin üzerine düşen gölge
19.03.2020
Korona ve siyaset
4.03.2020
Ömer Faruk’tan Aşk ve Ereksiyon “Aşk”ı
21.02.2020
Vesayet ve darbe tehlikesi hortladı mı?
3.01.2020
Kanal İstanbul (1) Hakiki bir ihtiyaç mı? (*)
28.12.2019
Okuyucuya not: Kanal İstanbul ısrarı ve gerçekler
13.12.2019
Kamu yetkililerinin sorunlu zihniyeti
4.12.2019
Bunu da gördük: Üniversiteye haciz!
23.11.2019
Dipsiz Göl’ün ölümü
15.11.2019
Otizmli çocuklara ayrımcılık
9.11.2019
Zor denklem!
15.10.2019
Yargı ve adalet krizi
4.10.2019
Bütün anneler birleşin!
10.09.2019
Reşat Çalışlar'dan sosyal medya ve Gariplikler (*)
8.09.2019
İstanbul Belediyesi meğer kimleri finanse etmiş!
26.08.2019
Yine mi kayyım!
14.08.2019
Kaz Dağları’nda itiraz ve isyan!
5.08.2019
HDP’nin Diyarbakır mitinginin düşündürdükleri
24.07.2019
Hedefteki adalet!
11.07.2019
Başkanlık tartışmasının ardında dış güçler mi var?
29.06.2019
AK Parti’nin metamorfozu ve 23 Haziran seçimi
27.05.2019
Türkiye Gemisi
18.05.2019
#sanatçıyadokunma!
12.05.2019
İktidar, YSK kararı ve muhalefet
4.05.2019
Ortada kalan ittifak
30.04.2019
23 Nisan ve linç girişimi
21.4.2019
HDP seçimlerde ne yaptı?
15.4.2019
AK Parti ülkeyi nereye sürüklediğinin farkında mı?
8.4.2019
Adresini arayan uyarı!
4.4.2019
Sıradaki kriz: S-400’ler
22.3.2019
Başkası Adına Konuşmanın Haysiyetsizliği (*)
10.3.2019
Zorlamayalım, “beka” seçimlere sığmaz!
5.3.2019
CHP manifestosu neler vaat ediyor?
20.2.2019
AK Parti manifestoda ne diyor, ne demiyor?
11.2.2019
Seçilmişlerin meşruiyeti ve Venezuela
30.1.2019
Trump’ın açtığı kapıdan giren mevzular
11.1.2019
Parti kapattırma sevdası
3.1.2019
“Alışamadık”
21.12.2018
Böyle gider mi?
14.12.2018
Oslo toplantısı AK Parti’nin oyunu mu?
9.12.2018
Siyasetin güçlü babaları ve etkisiz oğulları
30.11.2018
Seçimler ve iktidar koalisyonunun menüsü
27.11.2018
Osman Kavala’dan gizli örgüt lideri çıkmaz!
8.11.2018
Cumhur İttifakı çöker mi?
18.9.2018
Tekrar AB yoluna giriyor muyuz?
30.8.2018
Biraz vicdan…biraz adalet…hepsi bu!
22.8.2018
Kanal (3) Risk bombası!
17.8.2018
Kanal (2) Türkiye, ücretli geçişe zorlayabilir mi?
8.8.2018
Kanal İstanbul hakiki bir ihtiyaç mı?
29.7.2018
N’olacak bu CHP’nin hali!
21.7.2018
Gitti OHAL, geldi “bu hal”!
6.7.2018
Seçimler ve başkanlık sistemi
7.6.2018
Aldatılmalara doyamıyoruz!
1.6.2018
Ahmet Maranki vakası
24.5.2018
HDP’nin konumu ve Millet İttifakı
28.4.2018
CHP’nin hamlesi
16.4.2018
“Siyasi ayak” Erdoğan iddiası...
26.3.2018
Boykot muhalefete yaramaz!
22.3.2018
Ötesini görmek
5.3.2018
İttifak yasasını anlama rehberi/ Sandık devletin “güvenli” kolları arasında
23.2.2018
HDP’de yeni dönem
12.2.2018
Olaylar, partiler ve yaklaşan seçimler
29.1.2018
Canan Kaftancıoğlu
3.1.2018
Ne zulüm ne merhamet; yalnızca adalet!
22.12.2017
Trump, ne yaptın sen!..
12.12.2017
Yeni Suudi veliaht (3) ABD bu işin neresinde?
24.11.2017
Yeni Suudi veliaht ne yapmak istiyor? (1)
3.11.2017
Gezi olayları ve Kavala hakkında bir tanıklık
27.10.2017
HDP’den özeleştirel çıkışlar
16.10.2017
AK Parti geç mi kaldı?
2.10.2017
Sosyalistler Kürt referandumuna nasıl baktı?
27.9.2017
Hamas: Meşruiyet arayışında bir adım daha
18.9.2017
Siyasal nebbaşlara geçit vermeyelim!
11.9.2017
Referanduma itirazlar ve PKK’nın tavrı
31.8.2017
Bülent Uluer’i uğurlarken
15.8.2017
Şu halimize bakın!
8.8.2017
Diyanetin FETÖ raporu: Niçin geç kaldım!
31.7.2017
Cumhuriyet gazetesi dâvâsı ve metal yorgunluğu
25.7.2017
Meclis’teki içtüzük bombası
18.7.2017
Kaçan fırsat
14.7.2017
Bazen bir yürüyüş, bir yürüyüşten fazlası olabilir
22.6.2017
Muhalefetinizi nasıl istersiniz?
17.6.2017
Dindarlar ve laikler arasındaki ilişkiler
10.6.2017
“Yan yana ve birarada olanlar”ın çağrısı
1.6.2017
İki kongre
26.5.2017
Hamas’ın meşruiyet arayışı
23.5.2017
CHP’de neler oluyor?
30.4.2017
Bu sonuçlar huzur verir mi?
10.4.2017
Son hafta için özet ve birkaç soru
29.3.2017
Referanduma giderken “Hak ve Adalet”
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive