Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

15 Temmuz: Hepimizin zaferi


9.7.2018 - Bu Yazı 152 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 15 Temmuz 2006 akşamı askeri hareketliliğin başladığı ilk saatlerde darbe girişiminin kimler tarafından yapıldığı bilinmiyordu. Büyükşehirlerde, AK Parti muhaliflerinin yoğun yaşadığı semtlerde insanlar darbe girişimini memnuniyetle karşıladılar, hatta balkonlara çıkıp sevinç gösterileri yaptılar.

15 Temmuz akşamı darbe girişiminin seyrini değiştiren en önemli müdahalelerden biri Anadolu Ajansı’ndan geldi. Anadolu Ajansı darbe girişiminin Fetullahçılar tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. İşte o anda, balkonlarına çıkıp darbeci teröristlere alkış tutanlar evlerine girdiler. Kimileri darbeye direnmek için sokağa bile çıktılar.

TBMM’deki direnişe 82 AK Partili, 8 MHP’li milletvekilinin yanında 16 CHP milletvekili de katılmıştı. O gece Meclis’te olmasa da HDP hazırlanan ortak bildiriye imza atacağını bildirmişti.

Darbeye Ankara ve İstanbul direnirken, Diyarbakır, Şırnak Batman da direniyordu. Türkler de, Kürtler de, Araplar da, Sünniler de, Aleviler de, sağcılar da, solcular da darbeye direniyordu.

O gece, parti ayrımı olmaksızın, mezhep, etnik köken, ideoloji, sınıf ayrımı olmaksızın bütün Türkiye darbeye direndi.

15 Temmuz, sadece AK Partililerin, sadece MHP’lilerin zaferi değil, Türkiye’nin zaferidir.

Ne yazık ki, 15 Temmuz zaferinin birleştirici, bütünleştirici ruhuna ilk sabotaj CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından yapıldı. Bütün Türkiye darbeye karşı tek yürek olmuşken, Kılıçdaroğlu, “Köprüde asker boğazladılar, askerleri linç ettiler” yalanıyla ülkenin ortak zaferini ayrıştırma yolunda ilk adımı attı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Yenikapı’ya geldiği halde, orada bütün Türkiye’nin coşkusunu gördüğü ve o coşkuya hitap ettiği halde, sonraki günlerde de ayrıştırıcı dili terk etmedi. Fetullah Gülen’in bizzat ürettiği “kontrollü darbe” yalanını tekrar ederek ve yayarak Kılıçdaroğlu hem zaferi kendince gölgelemeye, hem de ayrıştırmaya devam etti.

15 Temmuz’u Türkiye’nin ortak zaferi olmaktan çıkartıp, belli bir kesimin başarısı gibi gösterme çabalarında tek fail Kılıçdaroğlu değil.

16 Temmuz sabahından itibaren, Fetullahçılar, kendilerini korumaya alma güdüsüyle, 15 Temmuz’u milletten daha fazla sahiplenmiş gibi yaptılar, herkesten öne çıktılar ve abartılı dille, abartılı hamasetle zaferi ayrıştırmada önemli rol oynadılar.

Geçmişte Fetullahçılarla iş tutmuş ve 15 Temmuz girişimiyle akılları başlarına gelmiş birçok kişi, geçmişlerinin sorgulanmasını önlemek amacıyla 15 Temmuz zaferini ve kutlamalarını abartılı şekilde istismar ettiler.

15 Temmuz’un kahraman gazileri ve şehit aileleri büyük bir tevazu ve vakar içinde kenarda dururken, o gece saklananlar en öne çıkıp, en çok kendilerinin direndiğini, en çok kendilerinin zaferi sahiplendiğini bin bir menkıbe anlatarak gösterme yarışına girdiler.

Fırsatçılık hiçbir milli ve manevi değer tanımaz… 15 Temmuz zaferini kendi reklamı için, kurumunun reklamı için, belediyesinin reklamı için, geleceği, ikbali, terfii için bir fırsat görenler, sınır tanımadan, doymak bilmeden sömürdüler.

Hatasını örtmek isteyen 15 Temmuz’a sarıldı. Kazanmak isteyen 15 Temmuz’a sarıldı. Kendisini göstermek isteyen 15 Temmuz’a sarıldı.

Keşke sadece sarılsalardı; saldırdılar ve her biri milletin ortak zaferinden, kardeşlik ruhundan bir parça kopardılar.

Pazar günü 15 Temmuz direnişimizin ve zaferimizin 2. Yıldönümü’nü kutlayacağız. Kabul edelim ki, 2. Yıldönümü’nü sadece milletin bir kesimiyle kutlayacağız.

Oysa 15 Temmuz, tıpkı Çanakkale Zaferimiz gibi, tıpkı İstiklal Savaşımız gibi, tarihimizdeki sayısız zafer ve başarı gibi, bize, hepimize aittir. 15 Temmuz, milletin ortak direnişidir, ortak zaferidir. 15 Temmuz, her türlü farklılığın üzerinde, her türlü siyasi görüşün, yaklaşımın, oluşumun üzerinde, siyaset üstü bir değerimizdir.

Teşbihte hata olmaz: 27 Mayıs, sadece belli bir kesimi sevindirmişti, 1980’e kadar da o kesim tarafından “bayram” olarak kutlanmıştı.

Milletin tamamının ortak zaferi ve ortak bayramı olan 15 Temmuz eğer daha fazla ayrıştırmaya maruz kalırsa, eğer sadece belli bir kesimin bayramı olmaya başlarsa, Allah korusun, hiç hak etmediği halde, 27 Mayıs’ın tam zıddı olduğu halde, 27 Mayıs’ın aksine “bayram” ruhunu yansıttığı halde, akıbeti 27 Mayıs’a benzer. Her türlü darbeye, milli iradeye yönelik her türlü müdahaleye tokat manası taşıyan 15 Temmuz, maazallah, belli bir dönem kutlanır, sonra unutulur, unutturulur…

Pazar günü ortak zaferimizin, şahlanışımızın, kutlu direnişimizin 2. Yıldönümü’nü kutlayacağız. İnşallah bu ve sonraki kutlamaları istismardan arındırırız, fırsatçılara imkân tanımayız ve 15 Temmuz’u milletin ortak zaferi olarak ebediyen coşkuyla, hep birlikte kutlarız.

15 Temmuz, AK Partililerin, MHP’lilerin olduğu kadar, CHP’lilerin, HDP’lilerin de bayramıdır. 15 Temmuz hepimizin bayramıdır. Hatta 15 Temmuz, dünyada zulme, baskıya, vesayete, darbelere direnen her milletin bayramı olmayı hak edecek kadar büyük bir semboldür.

15 Temmuz’u, elimizdeki bu büyük milli ve manevi değeri örselemeyelim…

.

Facebook Yorumları

Kod8
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8