Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Hiç yazasım yok…


20.9.2018 - Bu Yazı 186 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 pazartesi yazı günümdü, istirahat ettim. Bugünkü yazı için klavye başına geçince de hiç yazasım olmadığını fark ettim. Konu mu yok? Yüzlerce, binlerce konu var. Ama elim, zihnim hiç birine gitmedi…

3. Havalimanı inşaatındaki işçileri ve eylemlerini yazacaktım örneğin… Türkiye solunun en küçük işçi eylemine bile nasıl karabasan gibi çöktüğünü, nasıl istismar ettiğini, işçiyi nasıl eylemden eyleme hatırlayıp emek ve emekçiyi nasıl sadece provokasyon malzemesi olarak gördüğünü, en haklı emekçi eylemini dahi nasıl illegalleştirip haksız konuma sürüklediğini, nasıl istismar ettiğini; Türkiye sağının ise “emek en kutsal değerdir” diyerek başladığı nutuklarını nasıl âyet ve hadislerle “süslediğini”, ama pratikte işçi, emekçi, örgüt, sendikalardan nasıl korktuğunu, nefret ettiğini, hayali ihracat yapıp “Hz. Peygamber de bir ihracatçıydı” densizliğine baş vururken, 1’e aldığını 100’e satıp ticaret hadisine sığınırken, 2 bin 500 Asgari Ücret değerindeki lüks arabaya binip “at” edebiyatı yapar, İmam-ı Azam’a iftira atarken, ihaleye fesat karıştırıp “yakınları gözetin” âyetini cürmüne meze ederken, sınırsız bir hırsla ve kuralsızca kazandığını “Harp hiledir” deyip meşrulaştırırken “İşçinin ücretini alın teri kurumadan veriniz” hadisini nasıl olup da hiç hatırlamadığını, kendisine verileni “Rızk Allah’tandır” deyip emekçiye karşı kendisini nasıl Rezzak gördüğünü, aslında babası ya da dedesi işçi olduğu için, özünü unutmak adına işçiden, terden, alınterinden nasıl tiksindiğini yazacaktım… “Boşver” dedim sonra… Yazma…

Şu malum “Hz. Protezi öpenler” fotoğrafı üzerine yazacaktım örneğin… Hurafeler üzerine yazacaktım… Cemaatlerini çarşı-pazara çeviren, orada da durmayıp güç hırsıyla din uyduranlar üzerine yazacaktım… Her türlü sapkınlığı büyük bir kurnazlıkla meşruiyet dairesine dâhil edebilen ticari ve siyasi zekâdan bahsedecektim… “Yanlış anlarlar şimdi” dedim… Yazmadım…

Sokakta ve sosyal medyadaki “tesettürlüleri” yazacaktım örneğin… Ötekine benzeme zavallılığını, sefilliğini, kompleksini; lüks araçlarından yoksullara kibirle burun kıvıranları, sınırsız tüketenleri, “ne oldum” delilerini yazacaktım… 80’lerde, 90’larda verilen başörtüsü kavgalarını, eylemleri, mücadeleyi ve geldiğimiz yeri yazacaktım… Sosyolojinin, rollerin nasıl değiştiğinden, kavgamızın nereye evrildiğinden bahsedecektim. “Bunu istemişiz ki bu oldu” dedim sonra, “Değişimin önünde durulmaz” dedim… Vazgeçtim, yazmadım…

FETÖ ile mücadeleyi yazayım dedim… “Kininizi diri tutun” diyerek hatırlatma yapayım dedim… Mücadele sulandırılmasın, keyfileştirilmesin, kumpasa, karalamaya, tasfiyeye dönüşmesin diye uyarılar yapayım; suçun şahsiliğinden bahsedeyim, kardeşi FETÖ’cü olanın bakan, büyükelçi olabildiği, bunun da gayet tabii olduğu bir hukuk anlayışının herkese teşmil edilmesi gerektiğini söyleyeyim, öte yandan FETÖ’cülere daha düne kadar övgüler düzmüş, iş tutmuş kişilerin makamlardan uzak tutulması gerektiğini vurgulayayım, FETÖ ile mücadelede hâlâ suç-ceza orantısızlığı olduğunu, strateji eksikliğinin geleceğimiz adına ciddi bir tehdit olduğunu tekrar anımsatayım dedim… Yorulduğumu fark ettim, onu da yazmadım…

Buğday fiyatlarındaki fahiş artışı, market raflarındaki fırsatçı yükselişleri, kâğıt ve yayın piyasasındaki kaosu, faiz artışına rağmen dolardaki ateşi, ekonomi yönetimine güven tesis edilmeden suların durulamayacağını, reaksiyoner boykotların faydasızlığını, yerli üretim, yerli tüketim ve markalaşmada radikal değişim ihtiyacını yazacaktım… “Karamsarlık yaymayayım” dedim… Yazmadım…

Daha çok şey yazacaktım… İdlib’i yazacaktım, tarihe yolculuk yapıp “Lale Devri”nden bahsedecektim. Okullar açılırken milli eğitimin Kemalist, evrimci, bilimperest, ilerleme ve kalkınma takıntılı, Batıcı, seküler bir istikamete evrilmesi karşısındaki şaşkınlığımızı, yerel seçimler yaklaşırken şehirlerimizin sorunlarını, Ankaralının milyarlarını yutan ve paslanan büyük, çok büyük lunaparkı, af tartışmalarını, dönüşen devleti, memurların feryadını yazacaktım… Yazmadım… Hatta CHP’yi bile yazmak istemedi canım…

Karamsarlık değil umut zamanı… İçimdeki karamsarlığı yaymayayım dedim. Bugün hiç yazasım yok; onun için de yazmadım… Haftaya Allah Kerim…

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8