Aydın Ünal

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Yerel seçime doğru – 1


24.9.2018 - Bu Yazı 225 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AK Parti, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndaki başarısının üzerine inşa edildi. İstanbul’u iyi yöneten Türkiye’yi de iyi yönetir anlayışıyla AK Parti kuruluşundan kısa süre sonra iktidara geldi, bundan bir buçuk sene sonra da Türkiye’deki belediyelerin önemli bir kısmını yönetmeye başladı.

AK Parti’nin, yereli yönetmekte genelden çok daha fazla birikimi ve tecrübesi var. Yerel yönetim AK Parti’nin uzmanlık alanı. AK Parti belediyeciliği ile tanışan nice belde, ilçe, şehir ve büyükşehir çok hızlı dönüşüm yaşadı. Şehirlerimizin çehresi değişti; çöp toplamadan trafiğe, konuttan sosyal yardımlara kadar birçok şehir tarihinde görmediği hizmet ve yatırımlarla tanıştı.

Refah Partisi’nin İstanbul ve Ankara başta olmak üzere 329 belediye kazandığı 1994 yerel seçimlerini milat alırsak, 2019 Mart’ında birçok şehrimiz 25 yıldır kesintisiz olarak AK Parti belediyeciliği ile yönetilmiş olacak. Seçmenin, yerel seçimlerde genele göre daha pragmatist davrandığını da hesaba katarsak, 25 yıldır AK Partili belediyelerde başarı hikâyeleri yazıldığı net olarak görülüyor.

25 yıl… Yani çeyrek asır… Bu 25 yılın 17 yılı da kesintisiz AK Parti iktidarıyla geçti. Şehirlere yapılan yatırımların yanında ülkeye büyük yatırımlar yapıldı. Sosyoloji değişti. Artık beklentiler farklılaştı.

Belediyecilikte dünün birikim ve tecrübesine ihtiyaç var; ondan daha çok da artık yeni bir bakış açısına ihtiyaç var.

Dün, en büyük sorun konuttu, gecekonduydu, çöp, trafik, su, kanalizasyondu.

Bu öncelikli sorunları çözmek için üstün gayret gösterdi belediye başkanları, çözdüler de; ne var ki, hızla çözülen sorunların yerine yeni ve daha büyük sorunlar çıkmaya başladı.

Dün, gecekonduları yıkıp yerlerine modern sağlıklı binalar yapmaktı öncelik… Hem belediyeler, hem de TOKİ eliyle 1 milyona yakın yeni konut ürettik. İyi de, şimdi fark ediyoruz ki, apartmanlar güneşin bırakın evlerimize, sokaklara dahi değmesine engel oluyor. Yeni inşa edilmiş mahallelerde derme çatma kaldırımları arabalar işgal ediyor, sokaklar çocuklar için tehlike saçıyor, parklar görüntüyü kurtarmaya yetmiyor, yeni kurulan mahalleler gecekonduları aratır hale geliyor. Sitelerde izole hayatlar insanı insandan koparıyor.

Kimi şehirlerde trafik hızla akarken yayaya hiç yaşam hakkı kalmıyor.

Her köşeden, akıl almaz bir plansızlıkla beton yığınları yükseliyor. Plansızlık demişken; bir caddeye dökülen asfalt acaba neden üzerinden bir yıl bile geçmeden kazılır? Neden çukurlar oluşur? Rögar kapakları neden birer tuzağa dönüşür?

Belediye başkanlarımız sıkça yurtdışına giderler. Misal, New York’ta Central Park’ı, Washington’da şehrin içinden akan temiz dereleri, Londra’da uçsuz bucaksız Hyde Park’ı, Paris’te Lüksemburg Bahçesi’ni gördüklerinde acaba ne düşünürler? “Böyle bir park benim şehrimde de olsa” mı derler; yoksa, “bana verseler şuraya ne binalar dikerdim” diye mi iç geçirirler?

Estetik konusuna hiç girmeyelim…

Ben bir gecekonduda doğup büyüdüm. 1980’lerin başında evimize elektrik bağlandığında, 90’ların başında musluklarımızdan su aktığında hem şaşkınlık, hem de minnet duygusu içindeydik; bugün ise, ben de, benim gibi milyonlar da, artık haklı olarak daha fazlasını istiyoruz. Sükunet, huzur istiyoruz. Kolay, hızlı ulaşım istiyoruz. Yeşile dokunmak, tarihi teneffüs etmek istiyoruz. Şehirde adalet istiyoruz. Vergilerimizin dedikodularla bile yıpratılamadığı, rantın değil, imanın, haramın değil helalin egemen olduğu, şeffaf, hesap verilebilir, yani Müslüman şehirler arzuluyoruz. Bizim için yaşanabilir, çocuklarımız için ilham verici şehirler istiyoruz.

İnsan şehri, ama daha çok şehir insanı inşa eder. Çocuklarımızı inşa edecek şehirlerin özlemini çekiyoruz. Özgün şehirler, bizim, bize ait, o övünedurduğumuz tarihle örtüşen şehirlerimiz olsun istiyoruz. Kalabalıklaştıkça çirkinleşen ve yaşanmaz hale gelen değil; planlı, düzenli, 100 yıl, bin yıl sonrasını kurgulayan şehirleri özlüyoruz.

Maddi sıkıntılar içinde acil sorunları çözmeye çalışırken ipin ucu kaçtı. Ama hiç de geç değil. Yeni bir anlayışla, yeni bir zihniyetle, ufku, kurgusu, planı, tahayyülü ve tasavvuru olan bir belediyecilik yaklaşımıyla, değil çeyrek asır, daha asırlarca şehirlerimizi yönetebilir, yön verebiliriz.

Seçime 6 ay kala adaylık heyecanı yereli sardı. Hem bir kez daha seçimi kazanmak, hem de şehirlerimizi geleceğe tasarlamak, hazırlamak için nasıl adaylar çıkaracağımız bu kez her zamankinden daha fazla önem arz ediyor. “Adaylar nasıl olmalı” konusunu da Perşembe’ye bırakalım.

.

Facebook Yorumları

Kod8
22.10.2018
Osmanlı’nın son savaşı
18.10.2018
Medine’de son Cuma (2)
15.10.2018
Şanlı Medine Direnişi - 1
11.10.2018
Hicaz’ı nasıl kaybettik?
8.10.2018
Yeter ki Enver gitsin!
4.10.2018
Büyük Nablus bozgunu
1.10.2018
Kara Ekim
28.9.2018
Yerel seçime doğru – 2
24.9.2018
Yerel seçime doğru – 1
20.9.2018
Hiç yazasım yok…
13.9.2018
Aman dikkat!
10.9.2018
İdlib ve Srebrenica
6.9.2018
Buhara
3.9.2018
Sarı Kosor
30.8.2018
Adalet mülkün temelidir
27.8.2018
Reformları sağlam kazığa bağlamak
23.8.2018
100 yıl önce bir Kurban Bayramı günü…
20.8.2018
Çocuk ve kurban
16.8.2018
AK Parti kongresi, seçim, ekonomi
13.8.2018
AK Parti 17 yaşında
9.8.2018
Kahrolası piyasa!
2.8.2018
Kabadayı devlet
30.7.2018
Sorundan daha büyük sorun: İnkar
26.7.2018
Evdeki büyük tehlike: Youtuberlar
23.7.2018
Siyaset davadan uzaklaşmadan…
16.7.2018
Sıkıcı bir filme dair
12.7.2018
15 Temmuz ve Hakan Fidan
9.7.2018
15 Temmuz: Hepimizin zaferi
5.7.2018
Yeni kabine, yeni MYK
28.6.2018
Seçmenin AK Parti’ye mesajı
26.6.2018
Muhalefetin kampanya hatası
21.6.2018
Vicdan terazisi
18.6.2018
24 Haziran direniştir!
14.6.2018
Hedef 1 milyon
11.6.2018
Muhalefete vaat önerileri
7.6.2018
Prompter bozulursa
4.6.2018
Rezzan el Neccar
31.5.2018
Muhalefet ve hitabet
28.5.2018
Faşizm lekesi silinmez
24.5.2018
Muhasebe
14.5.2018
Kürt meselesi ve 24 Haziran
10.5.2018
İşte böyle! Çok güzel! Devam!
7.5.2018
İnChe
3.5.2018
Doğmamış çatı adaya ağıtlar
30.4.2018
Erken zafer duygusuna dikkat
26.4.2018
Adamlık sınavı
23.4.2018
Çift pusula propagandasına dikkat
19.4.2018
Aday adaylarına tavsiyeler…
16.4.2018
İktidar ve iktisat
12.4.2018
İnsana dokunmak
9.4.2018
Hülâgû gelmeden…
5.4.2018
Fransa yeniden Suriye’de
2.4.2018
Hiçbir FETÖ’cü emniyette değil
29.3.2018
AB’nin anlamadığı…
26.3.2018
“Din Uğruna”
22.3.2018
Bu PKK’lılar neden öldü?
15.3.2018
Yüzsüzlüğün bu kadarı!
13.3.2018
Büyük cihada hoş geldiniz!
8.3.2018
Dindarlara baskı mı yapılıyor?
5.3.2018
Nerede o eski troller!
1.3.2018
‘Allı Turnam’
26.2.2018
28 Şubat ve FETÖ
22.2.2018
FETÖ tamam, ya Fetullahçılık?
19.2.2018
Şantajın hesabı sorulur
15.2.2018
HDP faşizmi çöküyor…
12.2.2018
CHP dış politikada ne söylüyor?
8.2.2018
CHP: Kaos içindeki düzen
5.2.2018
Jin, jiyan, feryat, figan
1.2.2018
PKK’nın kadınları: Jin, jiyan, tecavüz!
29.1.2018
Terörü kaynağında kurutmak
25.1.2018
Kürtler, PKK ve Afrin
22.1.2018
10 soruda Afrin harekâtı
15.1.2018
Necip Fazıl-Nihal Atsız ittifakı
4.1.2018
Vefa
28.12.2017
CHP’nin gazına gelmek…
25.12.2017
Fahreddin Paşa: Biz unuttuk Araplar unutamadı
21.12.2017
Selçuklu Towers Miraç Asansör Hicret Turizm
18.12.2017
Burj el Barajne
11.12.2017
Kudüs: Şimdi ne olacak?
7.12.2017
Korkmayın, titreyin…
4.12.2017
“Akıllı” Fetullahçılar
27.11.2017
Zarrab davasının sonuçları ne olur?
20.11.2017
PKK solu da kaybetti
13.11.2017
Ekim Devrimi: Ölmeseydi 100 yaşında olacaktı
9.11.2017
Karamsarlığa dikkat
7.11.2017
Seçim yok, ekonomi büyüyecek
2.11.2017
Seçimle gelen diktatör yoktur
30.10.2017
Narcos
26.10.2017
Bahtı kara Ankara
23.10.2017
Kavala’ya devrimsel bir dokunuş
19.10.2017
Tezgâh
12.10.2017
McDonald’s, Starbucks, Burger King ve FG
9.10.2017
Bahar temizliği başladı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8