Baskın ORAN



Bookmark and Share

G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?


21.9.2018 - Bu Yazı 302 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Fransa’da vergiler yüksek olduğu için Rus vatandaşlığına geçen ünlü aktör G. Depardieu şimdi de Türk vatandaşı olacağını ve CB Erdoğan’la görüşeceğini açıkladı.

Erdoğan görüşebilir. Evladına mezar isteyen Cumartesi Anneleri’ne zaman bulamadı ama ünlü işadamı E. Musk’a randevu vermişti, ona da verebilir. Böylesi ünlü birinin özgürlükler ülkesi Fransa’dan kaçıp bize iltica etmesi, Tek Adam rejimini acımasızca eleştirenlere anlamlı bir cevap olacaktır.

Fakat ciddiye gelirsek, Depardieu’nün resmen üşüttüğü kanısındayım. Çünkü gençler başta olmak üzere insanlarımızın akın akın dışarı çıkıp gittiği, çıkamayanların ise çileden çıktığı Türkiye’ye gelmek istiyor.

Kendisine bikaç haber başlığıyla anlatırsak, nasıl bir Türkiye’ye?

* * *

Elalemin ülkesine ajan yollayıp adam paketlediği gazetelerde iddia edilen ve bunların içinden Reyhanlı katliamı dosyasında “MİT’e çalışan eleman” diye geçen birini Esad aleyhine tanıklık ettiren bir Türkiye. İki devlet bankasının internetten yarım saatliğine ucuz döviz satıp hemen kapatmasına kadar türlü haberlerin medyada dolaştığı bir Türkiye.

Hayvan ithallerinde veteriner kontrolünü 28 Nisan 2018’de kaldırıp Ağustos sonundaki ilk şarbon olayına kapıyı açan, ama gazeteci N. Ilıcak’a casusluktan müebbet isteyen bir Türkiye. Gazete kağıdı fiyatlarının Resmî Gazete’yi bile kapattıracak denli fırlamasına kılı kıpırdamayan “insan”ların, tuvalet kağıdı pahalanınca ayılıvermeleri gibi fevkalade dışkısal vaziyetlere sahne olan bir Türkiye.

Dövizle kiraları protesto etmek için yalancıktan kepenk indiren AVM erbabının PKK’lıları çağrıştırmakla suçlandığı bir Türkiye. CB Erdoğan’ın, başına geçtiği ve damadını da muavin yaptığı Varlık Fonu torbasına şimdi bi de İşbank’ı sokmaya giriştiği bir Türkiye.

Artık bırakmak lazım çünkü ne söylesen 1 eksik kalacak. Depardieu serinlemek için işte böyle bir gayya kuyusuna dalmak istiyor.

Yalnız, aman, son cümleyi yazarken aklıma geldi:

Vergi kaçkını Depardieu, borçların durmadan “yapılandırıldığı” ve silindiği bir ülkeye kafayı üşüttüğünden değil, tam tersine ziyadesiyle akıllı olduğundan kapağı atıyor olmasın?

* * *

Böyle sudan işleri bırakalım, gelelim “havadan” işlere. Önce, 3. havalimanı işçilerinin hali.

Polisin gece kapılarını tekmeyle kırıp çıkarttığı, inşaatçı firmanında kendi otobüsleriyle karakola naklederek “hain ve terörist” ilan ettiği bu insanların talepleri atla deve değil. Asgari ücretin üstündeki ücretler elden verilmesin, gayriinsani barınma ve çalışma koşulları artık biraz düzelsin, ölmeyelim, bunları talep eden yüzlercemiz gözaltına alınmasın, alınanlar tutuklanmasın, alınırken biber gazı sıkılmasın diyorlar.

Ama “Ölseniz de buranın 29 Ekim’e yetişmesi lazım” denmiş bi kere ve bizde laf ağızdan çıktı mı bitmiştir. Çalışma Bakanlığı ölü sayısını 27 olarak açıklıyor ama, saha mühendisleri ile İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi kaynaklı iddialar binlerce yaralı olduğunu, en az 37 işçinin öldüğünü, bunların ailelerine sus payı dağıtıldığını iddia ediyor. Acele ettirmek yüzünden şantiyede bugüne kadar ölenlerin sayısını 400 ila 1.000 arası bildiren kaynaklar var.

Bu sayılarda istediğiniz oranda iskonto yapın, ürpertiyor insanı.

* * *

Ürpertme deyince, bu konuda bazı “gazeteci”ler öne çıkıyor. Havuz ekibi Habertürk’ten F. Altaylı “4 yıl 3 aydır gıkını çıkarmadan çalışan işçiler, açılışa 5 hafta kala ayaklandılar. Hayırdır inşallah!" diyor. Yine Havuzekibi Sabah’tan E. Ardıç “Yatakhanede tahtakurusu varmış; bizim okulda da vardı!” diye yazıyor. Bu sözler, bu “gazeteci”lerin,aldıkları maaşları hak ettiklerini gösteriyor da, AkSaray’ın Yüzme Havuzu Yeni Akit’ten yazan Mehtap Yılmaz bi başka: “Bu itler, bitlendik falan diyorsa üzerlerine biber gazı sıkıp, içlerindeki şeytanı çıkartacaksın!”.

Anlayacağını tahmin ettiğim terimle söyleyeyim, bu müstekreh (tiksinti verici; kerh kökündendir) olma dozunu bu ölçüde kullanabilmek başlı başına marifet.

* * *

Marifet ama şükür işte tam da burada doğuyor şerden hayır. Özellikle, İslamcılığı temsil etmesiyle maruf Yeni Akit’te yazılanlar, hakkını isteyen işçi konusunda yandaşların ve islamcıların ne düşündüğünü net biçimde gösteriyor.

Bunları aralarında konuşacak olan Müslümanların, islamcılar hakkında oturup bir daha düşünmemesi mümkün değil. Hiç şüpheniz olmasın ki, “Erdoğan’ın g…’nün kılıyım” türünden iğrençlikler sergileyen yandaş “hanım” zihniyeti artık hak ettiği yere konmaya başlanacak.

* * *

Hava derken, uçak meselesiyle bitirelim çünkü Depardieu’nün müstakbel vatanını epey iyi resmediyor.

Bu uçak, Eylül 2014 ve Aralık 2016’da satın aldırdıklarından sonra CB Erdoğan’ın üçüncü şahsi “makam” uçağı olmakta. Fiyatı 500 milyon dolar.

Olayın şüyu bulması üzerine önce Havuz ekibinden Yeni Şafak atılıp, “Katar’dan Jumbo Hediye” diye önlemeye çalışıyor konuyu, ama CB Erdoğan daha harbi konuşuyor:

“Katar bu uçağı satıyordu, hatta rakam bildiğim kadarıyla 500 civarındaydı [500 ne?]. O esnada biz de ilgilendik [ne ilgisi bu?]. Katar Emiri, bundan haberdar olunca 'Ben Türkiye'den para almam; bunu Türkiye'ye hediye ediyorum, hibe ediyorum' dedi”.

Sayın Emir iki cihanda aziz olsun da;yüzölçümü Yozgat’tan küçük ve nüfusu İzmir’in yarısı bir Arap emirliğinden böylesi bir “hediye” kabul etmenin onursal vaziyetleri bir yana, onca Kasımpaşa kaldırımı çiğnemiş bir Erdoğan’ın,“Beleş peynir ancak fare kapanında olur” veya en azından “Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü” deyişlerini duymamış olması mümkün mü?

* * *

Ardından da: “O uçak benim şahsımın değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nindir” diyor. Zurnanın zırt dediği yer tam da burası işte! Üçüncü makam uçağını da bütçeden, yani vatandaşın vergileriyle satın aldırtıyor.

“Sözünü ettikleri uçak şu anda boyanıyor. İnşallah her şey bittikten sonra bir seyahati de onunla yaparız” diyecek kadar da benimsemiş daha binmeden.

En üzücüsü de, “Uçaktan rahatsız olanlar mahkeme mahkeme sürünecek” diyor. Sanırım CB Erdoğan bu konuda kontrolü elden biraz kaçırdı.

* * *

İşin ayrıntısına girsen, daha kötü: Bir İsviçre şirketinin sitesinde satışa çıkarılan bu uçak için pilot arama ilanını THY, 7 ay önceden Şubat’ta vermiş. Aynı sitede “satılmıştır” diye ilan çıkmış. Bütün bunları ve daha ne ayrıntıları CHP Milletvekili Gamze Taşçıer’in her şeyi “Bilal’e anlatır gibi” anlatan videosundan izleyiniz.

* * *

Bu “hediye” olayı dillere düşeceğe benzer; Rabbim düşürmesin. Ama düştü bile. Arkadaşım Mustafa Tiğrek, bir haber sitesine gönderdiği yazısında türlü şeytanlıklar yapmakta:

“Kızınız Zafer’in kolunda çok pahalı bir saat gördüğünüzde, işin tatsız tarafı bütün akraba-yı taallukat da görüp kaş kaldırmaya başladığında, siz de kızınıza bu nereden geldi diye sorduğunuzda, şöyle bişeyler dese:

“Hani şu yalıda oturan genç var ya, o yenisini alacakmış, satıyordu, o esnada ben de ilgilendim, ben komşumdan para almam, hediye ediyorum, hibe ediyorum, dedi.”

“Ayrıca, bu saat benim şahsımın değil tüm ailemizindir. Yarın sabah saat kaç oldu derseniz buna bakıp söyleyeceğim.”

“Bu durumda siz nefessiz kalıp, ‘Kızım, para verip aldıysan, biz kirayı ödeyemezken sen parayı nereden buldun. Hibe olarak aldıysan daha da ayıp’ dediğinizde, kızınız cevap olarak ‘Hepinizi mahkeme mahkeme süründürürüm’ dese?”

“Veya,‘Ben bunu harçlıklarımdan biriktirdiğim paramla aldım. İşte makbuzu!’’ diye bir peçete sallasa size... olur mu?”

* * *

Gerek havaalanı işçileri ve gerekse bu uçak meselesi İslamcıların Müslümanlıktan ne anladıklarını gösterdi. Yani, tekrar ediyorum, şerden muazzam bir hayır çıktı.

Yalnız, şimdi bunları dedim ya, birden ürperdim: İslamcıların işi bu hale getirmeleri üzerine Türkiye’yi bir fırsatlar ülkesi olarak belleyip, Hıristiyanlığı yaymak için geliyor olmasın Depardieu? Hani, Kürtleri Hıristiyan yapmak için geldiydi ya Rahip Brunson, öyle bişey?

Çok dikkatli olmalıyız. Her taraftan kuşatılmış vaziyetteyiz. Dış mihraklar bu sefer de Depardieu’yükullanmak istiyor olabilirler.

.

Facebook Yorumları

Kod8
15.12.2018
170 imzalı mektup
7.12.2018
İnsanı sinir eden Türkçe rezaletleri
1.12.2018
Kaçırmış olabileceğiniz Zaytungsal haberler
24.11.2018
Hukuk bırakmadınız. Lütfen artık durunuz!
17.11.2018
Yargıcın kararı tamamen hukuksuzdu. Ama yargıç haklıydı
10.11.2018
AYM-AİHM ilişkisinden tatsız kokular geliyor
3.11.2018
95 yaşındaki Cumhuriyet: Bir toparlama
19.10.2018
THY’den biletiniz varsa dikkatli olun
12.10.2018
Kürtlerimize bu denli takmanın çok önemli bir sebebi olmalı
5.10.2018
Zaytung’dan son inciler
30.9.2018
Vaziyetimizin özetidir
21.9.2018
G. Depardieu üşütmüş olabilir mi?
14.9.2018
Bir 'Beşinci Kol' remake’i olarak Cumhuriyet operasyonu
7.9.2018
Espriler diyarı Türkiye’den enstantaneler
1.9.2018
Erdoğan ve Soylu: Kim kimden korkmalı?
24.8.2018
Belediye seçimleri yaklaşırken 'Tek Hesap' ve Kürt meselesi
17.8.2018
Türk Tarih Kurumu, vah…
10.8.2018
Ağlamadan gülmeye doğru: Dışişleri, İçişleri, Milli Eğitim, hele de Maliye
4.8.2018
Türkiye’nin bağımsızlığına müdahale meselesi
27.7.2018
Cevat Abi üzerinden 12 Eylül faşizmi ile günümüzün mukayesesi
21.7.2018
131.182 kardeşime: Söke söke döneceksiniz!
13.7.2018
Baba Diyalektik: Tek Adam, R. T. Erdoğan’a karşı…
6.7.2018
AYM ne durumda?
30.6.2018
Bekri Mustafa devrinde Türkiye’nin zoru ve Tek Adam’ın sonu
22.6.2018
Oylarımı açıklıyorum
16.6.2018
Bu Zaytung derhal KHK’yle kapatılmalı ve 299’dan tutuklanmalıdır
9.6.2018
Apo kalmadı, Kandil verelim
2.6.2018
AKP ve Erdoğan’a ülkemiz büyük teşekkür borçludur
26.5.2018
Armudun sapı üzümün çöpü diyecek zaman değil!
19.5.2018
Sen kimselere böylesi bi paniklemeyi reva görme Yarabbi!
11.5.2018
Rabiacı takım kendine güveniyorsa Mandela’yı serbest bıraksın
2.5.2018
Vahim derecede önemli: CHP adayının niteliği
28.4.2018
Aday işinde hata yapılmazsa, Tek Adam parantezi nihayet kapanıyor
21.4.2018
İfade özgürlüğü gün gelir, herkese lazım olur
14.4.2018
Eğer buna ülke yönetmek deniyorsa…
7.4.2018
Emareler belirdi, büyü bozuluyor…
30.3.2018
Hem Küçük Amerika, hem Küçük Rusya
24.3.2018
Suriye fütuhatı ve uluslararası hukuk
16.3.2018
Ara bilanço: Şu anda neyin neresindeyiz?
9.3.2018
Dünya Kadınlar Gününde bunu da işittik ya…
2.3.2018
Erken seçime giderken, zina üzerine önemli bilgiler
23.2.2018
Kürt partisi kapatma el rehberi
16.2.2018
Kayyım atanmadık Ermeni Patrikhanesi kalmıştı
9.2.2018
Ne olmuş çıkardıysa harp; harbiden tuttum bu lafını Erdoğan’ın
2.2.2018
Kilis’e düşen bu roketleri kim atıyor?
26.1.2018
Bu ortamda en sağlamı futbol takılmak
19.1.2018
Yerli ve Milli Şiarımız: 'Yurtta baskı, cihanda savaş'
12.1.2018
Tanımıyorum demeyin; çok bildik biri: Roy Moore
5.1.2018
'Yunan işgalindeki Ege adalarımız' meselesi
29.12.2017
Çakma KHK’ler varken, TBMM niçin hâlâ açık?
22.12.2017
Şu anda en ıstıraplı iş vicdanlı ve ahlaklı Müslüman olmak
15.12.2017
Can simitleri: Emlakçı Trump’ın Kudüs’ü, 'Siyaset Hukukçusu' Erdoğan’ın Lozan’ı
8.12.2017
Yunanistan’ın bize verdiği ve bizim hâlâ anlamadığımız iki büyük ders
1.12.2017
Sincan F Tipi Cezaevi duruşma salonundan hazin notlar
24.11.2017
'Allah’ın Büyük Lütfu' No. 2: NATO’cunun eşekliği
17.11.2017
Erdoğan niye Atatürkçü oldu?
10.11.2017
Bizi oğlumuz Hasan evlendirmişti
3.11.2017
Ayrı dünyaların referandumları: Katalonya ve Kürdistan
27.10.2017
CHP için iyi, 'İyi Parti' için kötü haber
20.10.2017
'PKK’lidir ve FETÖ’cüdür' söylemi de olmasa AKP ne yaparmış?
14.10.2017
İngiltere’de imamların resmî nikah kıyması hakkında yararlı olabilecek bilgiler
8.10.2017
AKP’nin iktidara gelmiş olmasından ben çok memnunum
29.9.2017
Her Musul-Kerkük dendiğinde hortlayan ulusalcı yalanları teşhirimdir
23.9.2017
Mezara saldırıp resim çektirmek üzerine
16.9.2017
Dinbazın hakkından…
8.9.2017
Acı duymayan kurbandan Myanmar’a, Türkiye’de tutarlılık
1.9.2017
“İşte Cenab-ı Hakk'ın hayvanlara yerleştirdiği muhteşem sistemin ayrıntıları”
25.8.2017
Kürt Fobisi’nden Münih Sendromu’na CHP ve Türkiye
18.8.2017
Hoş geldiiin, 30’ların “tenkil” ve “temsil” politikası
11.8.2017
Bodrum’da niye gürültü (ve deprem) oluyor?
4.8.2017
Bu ağır tahriklerin sebebini bilen var mı?
28.7.2017
Lozan kutlamamız ve şehir efsanelerimiz
21.7.2017
Rezil darbenin yıldönümünde karşılaştırmalı bir muhasebe
15.7.2017
Adalet derken: Yargımızdan bir vesikalık fotoğraf
8.7.2017
Mardin nire Bodrum nire: İki “büyükşehir uygulaması”
30.6.2017
Ördek Hayri hikayesinin epey ötesindedir bu olay
23.6.2017
Kürtler üzerine bazı trajikomik deneyler
16.6.2017
Değerli ve Şahane Yalnızlık’ın son fotoğrafı
9.6.2017
'Ülkede yaşanan sürece uygun düşen' bir yargımız var
2.6.2017
Cevabını çok merak ettiğim sorulardan bazıları
27.5.2017
Demiyorlarsa zaten, onlara verdiğim emekler haram olsun
19.5.2017
Türk dış politikasını nasıl bilirdiniz?
12.5.2017
Ülkemiz yönetiminde trajikomik durum vaziyetleri
5.5.2017
O benim canım sekreterimdi
28.4.2017
CHP Nasıl Kurtulur
21.4.2017
Referandum 2017: Erdoğan için son’un başı olabilir
14.4.2017
Referandumda mazoşizm vaziyetleri
7.4.2017
En âlâsından sansür: ‘Pıstırıcı Etki’
31.3.2017
Fetocular ve Fetöcüler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8